İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/801 E. 2026/627 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/801
- Karar No
- 2026/627
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/801 Esas KARAR NO:2026/627
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:06/12/2023 KARAR TARİHİ:15/09/2026
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 23.04.2022 tarihinde yaya olarak seyir halindeyken davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline çarparak müvekkilinin yaralanmasına neden olduğunu, bu kaza sonucunda müvekkilinin sağ kulağında işitme kaybı oluştuğunu, yüzünün felç geçirdiğini, müvekkilinin hayatını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığını, davalı ...’ın müvekkiline çarpıp olay yerini terk etmesi nedeniyle kaza tespit tutanağının tutulamadığını, olayın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, kaza meydana geldiğinde alkollü olan sürücü hakkında kaza ile ilgili ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/... E. sayılı dosyası üzerinden yargılama yapıldığını, meydana gelen kazada davalı sürücünün asli kusurlu bulunduğunu ve cezalandırılmasına karar verildiğini, davaya konu kazaya sebep olan aracın diğer davalılardan ...’a ait olduğunu ve aracın ... poliçe numarası ile ... Sigorta Anonim Şirketinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olması nedeniyle meydana gelen kazadan dolayı oluşan her türlü zarardan sorumlu olacağını belirterek; HMK 107. Madde gereğince belirsiz alacak olan maddi tazminatımız için şimdilik, 20.000,00-TL maddi tazminat ile yargılama sonucunda mahkemece tespit edilecek toplam maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, davalılardan, -sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere- müştereken ve müteselsilen tahsiline, 500.000,00-TL manevi tazminatın sadece davalılar ... ve ...’tan kaza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydı ile; dava dilekçesinde 23.04.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın, müvekkili şirkete 09.03.2022- 09.03.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başına 500.000,00-TL olduğunu, davacı tarafça müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını davanın bu nedenle reddinin gerektiğini belirterek; davanın usulden reddine, müvekkili şirkete müzekkere yazılarak poliçe süresi içerisinde başkaca kaza olup olmadığının ve davaya konu kaza nedeni ile davacıya veya diğer hak sahiplerine veya kurumlara yapılan ödemelerin sorularak poliçe limitinin belirlenmesine, davanın her halükarda davanın esastan reddine, talep edilen manevi tazminat, geçici iş görmezlik ve tedavi gideri talepleri teminat dışı olduğundan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olmasına rağmen müvekkili ile arabuluculuk görüşmesi yapılmadığını, davanın, dava şartı noksanlığı nedeniyle müvekkili davalı yönünden usulden reddinin gerektiğini, müvekkiline ait aracın hem zorunlu trafik sigortası hem de kasko poliçesinin mevcut olduğunu, dolayısıyla davacının husumeti müvekkiline değil öncelikle ilgili sigorta şirketlerine yöneltmesi, öncesinde ise başvuru yapmasının gerektiğini, ancak davacının usul ve yasaya uygun şekilde sigorta şirketine ve yasal yollara başvurmadığının sabit olduğunu, bu kapsamda kabul anlamına gelmemek üzere bir zarar ve tazminattan söz edilse dahi ilgili poliçeler kapsamında zararın sigorta şirketlerinden tahsilinin gerektiğini, davacının bu yönde bir girişimi olmaması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini belirterek; davanın müvekkili yönünden usulden reddine, davanın müvekkili yönünden esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; 23.04.2022 tarihinde meydana gelmiş olan dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın ...-4 poliçe numarası ile 09.03.2022-09.03.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere müvekkili şirket nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi kapsamındaki İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere poliçede yazılı özel şartlar ve ihtiyati mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olacağını, müvekkilinin ihbar olunan sıfatı taşıması sebebiyle aleyhe hüküm kurulmamasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu ve adli tıp raporu dosya arasına alınmıştır. Davacı vekilinin 24.12.2025 tarihinde ... Sigorta A.Ş. yönünden tümüyle, diğer davalılar yönünden ise ödeme yapılan kısım yönünden feragat etmiştir. Sigorta şirketi 500.000,00-TL ödeme yapmıştır. Feragat ettiğine dair kısmı feragat dilekçesi sunduğu görüldü. Davacı vekilinin 12.05.2026 tarihinde ıslah dilekçesi sunarak dava değerini 282.715,79-TL'ye çıkartarak harçlandırmıştır. Dava: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; davacının 23.04.2022 tarihinde yaya olarak seyir halindeyken davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu, bu kaza sonucunda davacının sağ kulağında işitme kaybı oluştuğu, yüzünün felç geçirdiği iddiaları doğrultusunda ikame olunan maddi manevi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Kusur durumunun öncelikle belirlenmesi gerekecektir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmeye göre; 25.04.2022 günü saat 11:30’ da düzenlenen ikinci “ CD İzleme ve İnceleme Tutanağında” özetle: “…... Marketten elde edilen görüntülerde: Kamera tarih ve saatine göre 23.04.2022 günü saat 21:50:41’ de aracın önünde herhangi bir engel bulunmadığı halde, diğer araçların da düz bir şekilde ilerlediği yolda sağa kırarak şahsa çarptığı ve sola kırıp durmadan yoluna devam ettiğinin görüldüğü” belirtilmiştir. Her ne kadar davalı sürücü ...'ün ifadelerinde özetle: “...Kazaya karışan aracın kendisinin kullanımdaki araç olmadığı; kendisinin idaresindeki ... plakalı araç ile vurup kaçmadığı, kazaya sebebiyet vermediğini belirtilmiş ise de; olayla ilgili olarak ... İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından tahkikat yapıldığı, kamera görüntüleri izlenerek kazaya karışan aracın ... plakalı ve araç sürücüsünün davalı ... olduğunun tespit edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı sürücü ...’ün idaresindeki ... plakalı kamyonet ile kazada tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan olduğu; görüşün açık, aydınlatmanın mevcut olduğu yerleşim yeri içindeki caddede seyir halindeyken, taşıt yolu içinde ön ilerisinde ve sağ ilerisinde ve kendisiyle aynı yönde yürümekte olan 2 yayanın varlığını/hareketlerinin görülebilir ve çarpma tehlikesi öngörülebilir olduğu; ön ilerisinde taşıt yolu sağ kenarında tehlikeli şekilde yürüyen yayaların fark edilmesini takiben yayaları ses ve ışık ile uyarma, uygun manevra yapma ya da durma vb. tedbir alınması halinde kazanın önlenebilir ya da daha hafif atlatılabilir olduğu düşünülmüştür. Adı geçen sürücünün hareket alanını kontrol altında tutmaya yeterli özeni göstermediği, kendisiyle aynı yönde sağ ilerisinde taşıt yolu içinde yürümekte olan yayaların varlığını/hareketlerini kontrol altında tutup arada uygun açıklığı bırakacak şekilde seyirne devam etmesi gerektiği halde etkin tedbir almadığı, yayaya önlensizce çarptığı ve kaza sonrası kaza yerini terk ettiği; dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve “%75 Oranında Asli Kusurlu” olduğu , öte yandan kazada yaralanan davacı yaya ... hakkında “Güven İlkesi” gereği de inceleme yapılmıştır. Adı geçen yayanın yanındaki arkadaşı ile taşıt yolu üzerinde ve yolun sağ kaldırımı kenarında yürümekte oldukları, taşıt yolu kenarında bulunan yaya kaldırımını tercih etmediği; kamyonetin seyir yönüne göre ön ilerisinde, kamyonet ile aynı yönde ve yolun sağ kaldırımı yanında yürümekte iken trafik güvenliğini ve kendi güvenliğini tehlikeye düşürdüğü; taşıt yolu üzerinde arkasından gelen ve aynı yönde seyreden kamyonetin çarpmasına uğradığı; dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği “%25 oranında Tali Kusurlu” olacağına ilişkin rapor hükme esas alınabilecek yeterlilikte değerlendirilmiştir.
Tazminat hesabının yapılabilmesi adına maluliyet tespiti yapılmıştır. .... Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan rapora göre; "23/04/2022 tarihinde maruz kalmış olduğu trafik kazasına bağlı tedavi gördüğü anlaşılan ... ve ... kızı, 18/05/2004 doğumlu ...’in aydınlatılmış onamı alınarak yapılan adli tıbbi muayenesinde elde edilen muayene bulguları, tıbbi belgelerde yer alan bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde; Kişinin 23.04.2022 tarihinde maruz kalmış olduğu trafik kazasına bağlı olarak sağ temporal kemikte kırık, sağ sfenoid sinüs lateral duvarında kırık, epidural hematom, sol temporal bölgede kontüzyon, minimal subaraknoidal kanama, fasiyal sinir paralizisi meydana gelmiş olduğu cihetle geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında %100 malül sayılması gerektiği, Geçici iş göremezlik süresi içerisinde 2 (iki) ay süreyle başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, Kişide meydana gelmiş olan yaralanma neticesinde minimal düzeyde fonksiyon kaybı sekeli bulunan yüz felci arızası nedeniyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde; Hafif (minimum fonksiyon bozukluğu veya estetik kayıp)....%5 Kişinin dava konusu trafik kazasına bağlı sürekli (kalıcı) iş göremezlik oranı %5 (yüzde beş) olduğu, Başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı" şeklinde belirlenen içerik benimsenmiştir.
Maluliyet tespitine göre de tazminat hesabı yapılması gerekecektir. Tazminat talepleri noktasında yapılan değerlendirmede; Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairesinin bu konudaki emsal kararlarında özetle; Maluliyete ilişkin alınacak raporlarda "“... kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirme Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir...' demektedir. Bu durumda; İş bu kaza 18.11.2021 tarihinde meydana gelmiştir. ATK tarafından düzenlenen raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli maluliyet oranının %1 ve 3 aya kadar da geçici maluliyetinin bulunduğu belirlenmiş olup, anılan oran üzerinden davacının sürekli iş göremezlik dönemindeki maddi zararı belirlenmesi gerekmektedir. 18.05.2004 doğumlu olan davacı ... 23.04.2022 kaza tarihi itibarı ile (17) yıl (11) ay (11) günlük olup, (18) yaşında kabul edilerek TRH-2010 Kadın yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (61) yıl ve (79) yaşına kadar yaşayacaktır. Buna göre; davacının (18-60) yaşları arasında zarar gördüğü bakiye aktif dönemi (41) yıl ve (60-79) arasında zarar gördüğü bakiye pasif dönemi (19) yıldır. Bu belirlemeler ışığında bilirkişi tarafından yapılan tespite göre kusur oranı ve de sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler de ( poliçe limitiyle sınırlı olarak yapılan 500.000,00-TL ödeme ) oransal olarak dikkate alındığında; geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 13.289,19-TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %5 maluliyeti ile ilgili maddi zararının 269.431,60-TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. Somut olay, yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davacıların maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararlarına karşılık huzur duygusunun oluşabilmesi için kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerinde etkisi, davacı tarafın sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü, genç yaşında yüz felci şeklinde kalıcı hasar oluşması, sürücünün alkollü oluşu kümülatif olarak değerlendirildiğinde değerlendirildiğinde tazminat miktarı bu doğrultuda değerlendirilecektir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Davacı için belirli tazminat miktarlarına hükmedilmiş ve oransal olmayacak şekilde müterafik kusur nedeniyle indirim yapılarak 125.000,00-TL olarak belirlenmiş davalı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde belirleme yapılmıştır. Reddedilen kısım yönünden davalı lehine ise kanun iptali nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; Davacı tarafın maddi tazminat talepleri ( 500.000,00-TL tutarlı maddi tazminat ve fer'ileri yönünden ) için davalı ... Sigorta A.Ş.' ye karşı ikame edilen davanın davalı tarafça ödeme yapılması nedeniyle feragat söz konusu olduğundan tüm davalılar yönünden ( 500.000,00-TL tutarlı maddi tazminat ve fer'ileri yönünden ) feragat nedeniyle REDDİNE. 1-a) Sürekli iş göremezlik nedeniyle; 269.431,60-TL bedelin davalı ... ve ...'tan kaza tarihi olan 23.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ın müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, b) Geçici iş göremezlik nedeniyle; 13.284,19-TL bedelin davalı ... ve ...'tan kaza tarihi olan 23.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ın müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, c) Davacının manevi tazminat talebi yönünden, 125.000,00-TL bedelin davalı ... ve ...'tan kaza tarihi olan 23.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ın müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, d) Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 27.851,07-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olmak üzere yatırılan 2.683,06-TL harcın mahsubu ile bakiye 25.168,01-TL harcın davalı ... ve ...'ın müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 1.625,21-TL'sinin davalı ... ve ...'ın müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde kalan 1.494,79-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Maddi tazminat yönünden; davacı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.234,53-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... ve ...'ın müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden; davacı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... ve ...'ın müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan peşin harç, başvuru harcı ve ıslah harcı olmak üzere toplam 2.952,91-TL harç giderinin davalı ... ve ...'ın müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından 28.994,00-TL bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere yapılan yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak 15.103,97-TL'sinin davalı ... ve ...'ın müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır