Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1613 E. 2026/1469 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1613
Karar No
2026/1469
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1613

KARAR NO: 2026/1469

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : (KAPATILAN)BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/06/2026 tarihli ek karar

NUMARASI: 2026/303 D.İş - 2026/318 Karar

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz

Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu ...vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 22.06.2026 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ...vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; 02.06.2025 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden müvekkili Bankanın ... İstanbul Şubesinden kredi kullanan borçlu ...ve kefillerinin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine 23.03.2026 tarihi itibariyle 4.688.490,44- TL nakdi, 63.250,00-TL gayrinakdi alacak olmak üzere toplam 4.751.740,44-TL olarak kredinin kat edildiğini, .... Noterliğinin 23.03.2026 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile borçlu ve kefillere bildirimde bulunulduğunu, kat ihtarnamesi aleyhine ihtiyati haciz talep ettikleri borçlu ...ve müteselsil kefiller ...Limited Şirketi ve ...Limited Şirketi'ne kat ihtarının gönderildiğini, ihtarnamede ödeme için verilen sürede ve halen de borcun ödenmediğini, borçluların malvarlıklarını azalttıkları ve adreslerini değiştirdikleri duyumları aldıklarını ileri sürerek, teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 03.06.2026 tarihli değişik iş kararında; "Talep, İİK'nın 257/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebine ilişkindir. Talep eden vekili dilekçesinde borçlular yönünden 4.688.490,44-TL alacak üzerinden borca yetecek miktardaki menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

Somut olayda alacaklı banka ile asıl borçlu ...arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeyi diğer borçlular ...Limited Şirketi ve ...Limited Şirketi'nin müteselsil kefil olarak imzaladığı, asıl borçlu şirketin iş bu kredi sözleşmelerinden kaynaklı olarak borcu ödemede temerrüte düşmesi nedeniyle alacaklı banka tarafından hesap kat edilmiş ve kat ihtarı asıl borçlunun sözleşmede yazılı olan adresine tebliğe çıkarılmış olduğundan İİK 68/b uyarınca tebligatın yapılmış sayılması gerektiği anlaşılmıştır.

Ayrıca kat ihtarının müteselsil kefillere tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

İş bu tespitler ışığından; hesabın kat edilmesiyle birlikte banka alacağı muaccel hale gelmiş ve TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca müteselsil kefil olan borçluya alacaklının müracaat edebilmesi için gerekli olan "ihtarın sonuçsuz kalması" koşulu gerçekleşmiştir. Hesap ekstreleri ve kat ihtarı uyarınca talebe konu nakdi alacağın varlığı konusunda da yaklaşık ispat olgusu gerçekleştiğinden, alacaklı bankanın nakdi alacak talebinin kabulüne karar vermek gerkemiştir.

... 6741 sayılı ... Yönetimi Anonim Şirketi'nin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca Varlık Fonu'na devredildiği ve anılan kanunun 8/2. Maddesi uyarınca her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetlerinden muaf olduğu ..." gerekçesiyle, borçlular yönünden 4.688.490,44-TL alacak üzerinden, teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmiştir.

Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ...vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir.

İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ...vekili, itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili bakımından ihtiyati haciz kararı verilmiş ise de mahkemece yetki hususunun somutlaştırılmadığını, müvekkilinin adresinin talep dilekçesinde .../İstanbul olarak gösterildiğini, müvekkili yönünden Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair açık, geçerli ve müvekkili bakımından bağlayıcı bir yetki kuralı ortaya konulmadığını, Bankanın, talebini genel kredi sözleşmesine dayandırdığını, ancak sözleşmenin tamamı, ekleri, limit artırımları, teminat hükümleri, yetki şartı, varsa yetki sözleşmesinin kapsamı ve müvekkil bakımından geçerliliğinin dosyada denetime elverişli şekilde ortaya konulmadan ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığını, özellikle müvekkilinin tacir sıfatının sözleşmedeki yetki şartının geçerliliği ve bu şartın ihtiyati haciz bakımından da uygulanabilirliğinin de ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle mahkemenin yetkisine açıkça itiraz ettiklerini, yetki itirazımızın kabulü ile müvekkili yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ise ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, yaklaşık ispatın ve ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, kat ihtarı, sözleşmeler kapsamında yeterince inceleme yapılmadığını, alacağın muaccel olmadığını, borca ilişkin başkaca teminat bulunup bulunmadığının incelenmediğini, alacağın tartışmalı olduğunu ve bilirkişi incelemesine gerek bulunduğunu, teminat alınmamasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili açısında telafisi güç zararlar oraya çıktığını belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 22.06.2026 tarihli ek kararında; "İş bu talep, İ.İ.K. 265 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir.

İhtiyati haciz müessesesine itiraz İİK nun 265. Maddesinde düzenlenmiş olup; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükmünü amirdir.

Bu hükümler uyarınca taraflar duruşmaya davet edilmiş, beyan ve itirazları alınmıştır.

Borçlu taraf öncelikle ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkeme tarafından verilmiş olduğunu iddia etmiştir. HMK'nın 6. Maddesi uyarınca; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." HMK 7. Maddesi ise: "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir." şeklinde yetkiye ilişkin husus açıkça düzenlemiş olup birden fazla borçlu ve davalı bulunması halinde bunlardan birinin adresinde takip yapılabileceği ve dava açılabileceği belirtilmiştir. Somut olayda asıl borçlunun yerleşim yeri itibariyle yetkili ve görevli mahkeme Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğu için davalı tarafın yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. İtiraz eden borçlunun sair itirazlarının İİK 265 de sayılan hallerden olmadığı, bu itirazlarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati haciz aşamasında mahkememizce incelenmesinin ve bu iddiaların dinlenmesinin mümkün olmadığı ... " gerekçesiyle, borçlu ...'in itirazının reddine karar verilmiştir.

Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ...vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ...vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yetki dışındaki tüm itirazlarının İİK m. 265’te sayılan hallerden olmadığı gerekçesiyle inceleme dışı bırakıldığını, bunun hükmün açık lafzıyla bağdaşmadığını, bankanın kendi ihtiyati haciz talep dilekçesinde, krediyi kullanan borçlunun müvekkil ...olduğu, Yesen Burger ve Enburger şirketlerinin ise müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmede yer aldığı belirtildiğini, buna karşılık, 03.06.2026 tarihli ihtiyati haciz kararının gerekçesinde “asıl borçlu şirketin” borcu ödemede temerrüde düştüğünden söz edildiğini, devamında yine şirketlerin müteselsil kefil olduğu kabul edildiğini, istinafa konu ek kararda ise, “asıl borçlunun yerleşim yeri itibariyle” Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, ancak asıl borçlunun kim olduğu ve hangi adrese göre yetki tesis edildiğinin açıklanmadığını, bu çelişkinin basit bir ifade hatası olarak görülemeyeceğini, zira asıl borçlu ile kefilin kim olduğu, muacceliyet, temerrüt, tebligat, TBK m. 586 uygulaması ve yetkili mahkemenin hangi adrese göre yetki tesis edildiğinin açıklanmadığını, talep tarihi itibarıyla ticaret sicili ve yerleşim yeri kayıtlarının ne olduğu ve taraflar arasında geçerli bir yetki şartı bulunup bulunmadığı tartışılmadığını, birden fazla tarafın bulunması, tek başına HMK m. 7’nin uygulanması için yeterli olmadığını, talepler arasında hukuken korunabilir bağlantının ve davalıların gerçek adreslerinin somut olarak ortaya konulması gerektiğini, üstelik mahkemenin ilk ihtiyati haciz kararındaki taraf sıfatı çelişkisini gidermeden, “asıl borçlunun yerleşim yeri” ifadesiyle yetkiyi tesis ettiğini, müvekkilinin talep tarihindeki yerleşim yerinin .../İstanbul olduğunu, sırf kefil şirketlerden birinin sicil adresinin Bakırköy yargı çevresinde bulunmasının, somut talebin tüm taraflar yönünden Bakırköy’de görülmesini kendiliğinden haklı kılmayacağını, yetki incelemesinin, varsayıma değil dosyada mevcut ve denetlenebilir adres, sözleşme ve sicil kayıtlarına dayanması gerektiğini, alacağın muaccel olmadığını, yaklaşık ispatın sağlanmadığını, muacceliyetin mahkemece ortaya konulmadığını, mahkemece, yalnızca “hesap ekstreleri ve kat ihtarı” ifadesini kullanıldığını, bu belgelerde yer alan rakamları, hesap yöntemini ve talep sonucuyla uyumunu denetlemediğini, talep miktarı ile kat edilen toplam hesap arasında fark bulunması, ayrıntılı ve denetlenebilir bir hesap incelemesini zorunlu olduğunu, bu inceleme yapılmaksızın yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceğini, kredi kullandırım kayıtları, hesap hareketleri, ödeme planları, faiz tahakkukları, teminat belgeleri ve borç bakiyesini oluşturan tüm alt hesapların .... Noterliğinden ise kat ihtarı ile tebliğ evrakının celbi ve bankacılık alanında uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, ihtarnamenin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin tartışılmadığını, kararda, ihtarın asıl borçlu bakımından tebliğinin aranmayacağı, kefiller bakımından ise tebliğin zorunlu olduğu yönünde soyut açıklamalara yer verildiğini, fakat müvekkilin asıl borçlu mu yoksa kefil mi kabul edildiği dahi netleştirilmediğini, İİK m. 257/1 uyarınca ihtiyati haciz, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçları için söz konusu olabileceğini, genel kredi sözleşmelerinde banka lehine tesis edilen taşınır rehni, alacak rehni, ticari işletme rehni, hesap rehni, kefalet, garanti veya sair teminatların bulunması uygulamada olağan olduğunu, somut dosyada, kredi ilişkisinin hangi teminatlarla güvence altına alındığı araştırılmadığını, talep dilekçesinde de bu husus açık ve denetlenebilir şekilde ortaya konulmadığını, tarafımızca kredi dosyasının ve teminat evrakının celbi talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece alacağın rehinle temin edilmediğine ilişkin herhangi bir somut tespitte bulunulmadığını, ilk kararda kanun hükmünü aktarmakla yetindiğini, mahkemece teminata ilişkin itiraz sebebinin tartışılmadığını, 6741 sayılı Kanun’un 8/2. maddesine dayanılarak ... AŞ lehine teminat muafiyeti kabul edilmişse de, bu muafiyetin bankaya hangi hukuki statü ve normatif bağ üzerinden uygulanacağının somutlaştırılmadığını, bankanın ... portföyünde bulunması ile kanunda sayılan şirket ve fon muafiyetlerinin kapsamı ayrıntılı biçimde tartışılmadığını, istisna hükümlerinin dar yorumlanması gerektiğini, itirazların ''yargılamayı gerektirdiği'' şeklindeki tek cümlelik gerekçenin, hangi itirazın neden kanun kapsamında görülmediğini ortaya koymadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise ihtiyati hacze borçlu ...'in yaptığı itirazın reddi ek kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borç ... vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 22.06.2026 tarihli ek karara karşı, borçlu ... tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Uyuşmazlık, ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı, borçlu ...'in itirazının yerinde olup olmadığı noktalarındadır.

İhtiyati haciz isteyen alacaklı Banka vekili, 12.06.2025 tarihli genel kredi sözleşmesini sunarak, ...'in asıl borçlu diğer borçlu şirketlerin ise müteselsil kefil olduğunu, borçluların sözleşme kapsamında borçlarını ödemediklerini, bu sebeple 23.03.2026 tarihi itibariyle 4.688.490,44- TL nakdi, 63.250,00-TL gayrinakdi alacak olmak üzere toplam 4.751.740,44-TL olarak kredinin kat edildiğini, .... Noterliğinin 23.03.2026 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile borçlu ve kefillere bildirimde bulunulduğunu, ancak borçluların herhangi bir ödeme yapmadıklarını ileri sürerek, 4.688.490,44- TL nakdi alacak bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince talep kabul edilerek borçlular hakkında 4.688.490,44- TL alacak bakımından teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmiş, borçlu ...vekilince bu karara itiraz edilmiş, itiraz üzerine açılan duruşmada ise itirazın reddine karar verilmiş olup itirazın reddine dair bu ek karara karşı borçlu ...vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.

Alacaklı banka ile asıl borçlu ..., müteselsil kefiller ...Limited Şirketi ve ...Limited Şirketi'n arasında düzenlenen 12.06.2025 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca, sözleşme kapsamında kullanılan kredi borcunun asıl borçlu ve müteselsil kefiller tarafından ödenmemesi üzerine, alacaklı Banka tarafından kredi hesabının kat edildiği, borcun ödenmemesi üzerine ihtiyati haciz talep edildiği, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararı verildiği anlaşılmaktadır.

İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir.

Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır.

Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir.

Ancak borçlu, ihtiyati haciz kararına karşı alacaklının iddia ettiği alacağın mevcut olmadığı yönünde bir itirazda bulunamaz. Borçlu alacağın esasına ilişkin olan itirazlarını alacaklının açacağı davada ileri sürebilir. İİK'nın 265/3.maddesinde ise, mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilecektir.

İhtiyati hacizde yetkili mahkeme İİK'nın 50.maddesi gereğince HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri gereğince belirlenir. Davalı/borçlu yetki itirazında yetkili mahkemenin hangisi olduğunu bildirmelidir (İİK m. 50,I; HMK m. 19/2). Birden fazla yetkili mahkeme varsa, davalı/borçlu, yetki itirazında bu (yetkili) mahkemelerden seçtiği mahkemeyi (yalnız birini) yetkili olarak bildirebilir; aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz (İİK m. 50,1; HMK m,19/2,c.2). Yani, davalı/borçlu yetki itirazında yetkili mahkeme olarak birden fazla mahkemeyi gösterirse veya açıkça seçtiği mahkemeyi bildirmezse yetkili mahkemeyi kesin olarak bildirmemiş olduğundan, böyle bir yetki itirazı geçersiz olur. Somut olayda, gerek itiraz dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesinde karşı taraf/borçlu ... vekilince yetki itirazında açıkça hangi mahkemenin yetkili olduğu bildirilmediğinden yapılan yetki itirazı geçersizdir. Mahkemece, borçlu ...vekilinin yetki itirazının bu sebeple reddi gerekirken yetkili mahkeme incelemesi yapılması doğru olmamış ise de, yetki itirazın reddi kararı sonuç itibariyle doğru olduğundan bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır.

Öte yandan, alacaklı banka ile itiraz eden asıl borçlu arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi gereğince kredi kullandırıldığı görülmektedir. İhtiyati haciz isteyen banka tarafından gönderilen kat ihtarnamesi ile bankanın alacağının muaccel hâle geldiği, genel kredi sözleşmesi, kat ihtarnamesi ve ihtarnamenin tebliği belgeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde yaklaşık ispatın sağlandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle İİK'nın 257. maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

İtiraz eden borçlu vekilince kredi ilişkisinin hangi teminatlarla güvence altına alındığının araştırılmadığı ileri sürülmüş ise de, kredi sözleşmesi kapsamında, itiraz eden asıl borçlunun sorumluluklarını temin eder şekilde verilmiş herhangi bir ipoteğe ilişkin belgeye dosya kapsamında rastlanmamış, bu yönde bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle, asıl borçlu vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemişt

İhtiyati haciz nedeniyle İİK'nın 265.maddesinde sınırlı şekilde sayılmış olup buna göre, yokluğunda ihtiyati haciz kararı verilen teminata, mahkemenin yetkisine ve ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz edebileceği, mahkemece ihtiyati haczin itiraz eden asıl borçlunun borçlu olup olmadığının, sözleşmenin ve kefilliklerin geçerli olup olmadığı ve miktarının ihtiyati hacze itirazda değerlendirilebilecek itiraz nedenleri arasında bulunmadığı, borcun esasına ilişkin açılacak menfi tespit davası veya itirazın iptali davasının konusu olduğu anlaşıldığından itiraz eden borçlunun bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

6741 sayılı ... Yönetim Anonim Şirketinin Kurulması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8/2. Maddesi ''Şirket ve ... ile Şirket veya ... tarafından hakim hissedar olarak kurulacak şirketler ve alt fonlar, elektrik ve havagazı tüketim vergisi ve yangın sigortası vergisi hariç olmak üzere 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan vergi, harç, katılma payı ile tasdik ücretlerinden, sahip olduğu taşınmazlar dolayısıyla emlak vergisinden, satın alınan ve satılan taşınmazlar ile ilgili olarak tapu ve kadastro döner sermaye bedellerinden ve her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetlerinden muaftır.'' hükmü yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca mahkemece teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesinde usule yasaya aykırılık görülmemiştir.

Her ne kadar mahkemece, ''talebin yargılamayı gerektidiği '' şeklinde yasada yer almayan bir gerekçeye de ek kararda yer verilmiş ise de, ek karar yukarıda açıklandığı üzere sonucu itibariyle doğru olduğundan bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu 22.06.2026 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ...'in istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, itiraz eden borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ...vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ...tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ...tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 10.09.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1613, K. 2026/1469, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1613-e-2026-1469-k-733476c90130