Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1532 E. 2026/1631 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1532
- Karar No
- 2026/1631
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1532
KARAR NO : 2026/1631
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 01/07/2026
NUMARASI : 2026/446 Esas - (Derdest)
DAVA: Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/09/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, davalı ... ... Anonim Şirketi'ni (Eski Ticaret Unvanı: ... Limited Şirketi) 18.05.2015 tarihinde ticaret siciline tescil ettirerek tek ortaklı olarak kurduğunu, halen %100 payına sahip, tek ortağı olduğunu, davalı şirket ömrünü tamamlamış lastikleri değerlendirerek elektrik üretimi yapan bir tesisi Çorum İli, ... İlçesinde kurduğunu, EPDK'nın 24.12.2020 tarih ve ...sayılı kararı ile önlisans aldığını, EPDK'nın 11.03.2021 tarih ve ... sayılı kararı ile ise 49 yıl süreli üretim lisansı aldığını, müvekkili ile dava dışı ... ... Anonim Şirketi arasında Beşiktaş 5. Noterliği’nin 07.01.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı İntifa Hakkı Sözleşmesi akdedildiğini, davalı ... ... Anonim Şirketi'nin müvekkiline ait payları üzerinde dava dışı ... A.Ş. lehine intifa hakkı tesis edildiğini, dava dışı ... A.Ş. Lehine tesis edilen intifa hakkı kapsamında yer alan yönetim hakkı gereği şirkete 4 yeni yönetim kurulu üyesi atandığını, şirket ile üretim tesisinin faaliyetleri bu yönetim kurulu üyeleri tarafından yürütüldüğünü, İntifa Hakkı Sözleşmesi'nin Sözleşme Süresi başlıklı 5. Maddesinde kendiliğinden sona erme sebebi düzenlendiğini, EPDK'nın 11.12.2025 tarih ve ... Karar sıra numaralı kararı ile ... ... Anonim Şirketi’ne verilmiş olan 11.03.2021 tarihli ve EÜ/.../... numaralı üretim lisansı Kurul Karar tarihi 11.12.2025 itibariyle sona erdiğini, 07.01.2021 tarihli İntifa Hakkı Sözleşmesi, sözleşmede düzenlenen kendiliğinden sona erme sebebi üretim lisansının sona ermesi ile 11.12.2025 tarihi itibariyle kendiliğinden sona erdiğini, taraflarınca davalı şirkete keşide edilen Beyoğlu 43. Noterliği'nin 22.04.2026 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile 07.01.2021 tarihli İntifa Hakkı Sözleşmesinin 5. madde düzenlemesi ile 11.12.2025 tarihi itibariyle sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği, bu tarihten itibaren ... A.Ş.nin intifa hakkından kaynaklanan tüm yönetim, denetim, mali hakları da bu tarih itibariyle sona erdiğini, sözleşmenin devamına yönelik müvekkilinin kabul, onay veya muvafakatının bulunmadığını, müvekkilinin ...’daki payları üzerinde ... A.Ş. lehine tesis edilen intifa hakkının sona erdiğine ilişkin olarak ticaret siciline tescil, pay defterine kayıt, ilgili resmi, özel, vs. tüm kurum/kuruluşlar nezdinde gerekli tüm iş ve işlemlerin yapılması, 11.12.2025 tarihinden sonra intifa hakkına dayalı ... A.Ş. tarafından elde edilen tüm hak ve menfaatlerin şirkete iade edilmesi, 11.12.2025 tarihi sonrasında ... A.Ş.yi borçlandırıcı veya sorumluluk altına sokucu işlemlerden dolayı ilgili yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olacağı, ... A.Ş.ye ait Genel Kurul Müzakere Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri ve Pay Defteri’nin tarafımıza teslim edilmesi talep ve ihtar edildiğini, davalı şirketin Beşiktaş 18. Noterliğinin 27.04.2026 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde 07.01.2026 tarihli İntifa Hakkı Sözleşmesi’nin 30 yıl süreli imzalandığı, muhatap şirketin bundan kaynaklı bir uyuşmazlığın tarafı olmadığı, intifa hakkının kaldırılması için ... ... Anonim Şirketi’nin onay, kabul ve muvafakatinin, kesinleşmiş yargı kararının muhatap şirkete tebliğ edilmediği ifade edilerek, müvekkilinin ihtarname ile iletilen talepleri kabul edilmediğini, davalı şirketin cevabi ihtarnamesi sonrasında müvekkili tarafından dava konusu 29.04.2026 tarihli ... Kararı alındığını, kararın tescili yönetim kurulundan Beyoğlu 64. Noterliğinin 29.04.2026 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talep edildiğini, davalı şirkete keşide edilen Beyoğlu 64. Noterliği'nin 29.04.2026 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile 07.01.2026 tarihli İntifa Hakkı Sözleşmesinin, sözleşmenin 5. maddesindeki sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle kendiliğinden sona erdiği, bu hususta herhangi bir yerden tespit, tasdik vb. işlem yapılması gerekmediği, muhatabın aksine iddialarının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığı, İntifa Hakkı Sözleşmesi’nde 30 yıllık bir süre öngörülmediği, bir an olsun böyle bir sürenin öngörüldüğü ve genel kurul kararına da konu edildiği kabul edilse dahi, lisans sözleşmesinin sona ermesi ile İntifa Hakkı Sözleşmesinin de kendiliğinden sona erdiği, müvekkilinin ...’daki payları üzerinde ... Elektrik lehine tesis edilen intifa hakkının sona erdiğine ilişkin olarak ticaret siciline tescil, pay defterine kayıt, ilgili resmi, özel, vs. tüm kurum/kuruluşlar nezdinde gerekli tüm iş ve işlemlerinin yapılması, 29.04.2026 tarihli Genel Kurul kararının yerine getirilmesi sonrasında ... A.Ş'ye ait Genel Kurul Müzakere Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri ve Pay Defteri’nin taraflarına 04.05.2026 tarihine kadar teslim edilmesi talep ve ihtar edildiğini, davalı şirketin Beşiktaş 18. Noterliğinin 08.05.2026 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde İntifa hakkı sahibi ... ... A.Ş.nin açık talimatı nedeniyle, ihtarnamenizde belirtilen iş ve işlemlerin, müvekkil şirket yönetim kurulunun intifa hakkı sahibine karşı kanundan doğan sorumlulukları dikkate alınarak intifa hakkının sona erip ermediği hususunda takdir ve tayin meciinin Müvekkil şirket veya Müvekkil yönetim kurulu olmadığı, yönetim kurulunun bu hususta herhangi bir karar almasına hukuken imkan bulunmadığı, intifa hakkı hususunda ancak ve ancak intifa hakkı lehtarının alacağı kararın veya yetkili yargı mercilerince alınacak kararların uygulanabileceği, intifa hakkı sahibinin intifa hakkı sözleşmesinin ve intifa hakkının halen yürürlükte olduğu ve devam ettiği yönündeki bildirimi karşısında yönetim kurulunca taleplerinizin yerine getirilmesinin hukuken olanaklı olmadığı, ihtarnamenizde belirtilen suç isnadının tamamen hukuki dayanaktan yoksun olduğu, herhangi bir cezai ya da hukuki sorumluluk kabul edilmediği ifade edildiğini, ihtarname ile davalı şirket yönetim kurulu açıkça kanuna aykırı şekilde genel kurulu kararını uygulamayacağını ve tescil ile birlikte diğer işlemleri yapmayacağını ikrar ettiğini, genel kurul karar tarihinden itibaren 15 günlük tescil süresi 14.05.2026 tarihinde sona erdiğini, davalı şirket yönetim kurulu cevabi ihtarnamesinde ifade ettiği gibi genel kurul kararını tescil ettirmediğini, ihtar edilen diğer hususları da yerine getirmediğini, bu nedenle işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin yönetim ve temsil yetkisi genel kurul kararı ile sona erdiğini, ticaret sicilinde tescilli görünmeleri sebebiyle halen 3. kişiler bakımından yetkili kabul edilmekte olduğunu, halen %100 payına sahip, tek ortağı olan müvekkilin kendi şirketi mülkiyetinde bulunan taşınmazın 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tapu kaydına şerh düşülmesi suretiyle ihtiyati tedbir konulmasının gerektiğini, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin, hukuka aykırı işlemleri gizlemek amacıyla ticari defter ve kayıtlar üzerinde tahrifat yapma veya kayıtları yok etme şüphesi bulunduğunu, şirketin mali verilerinin gizlendiği, ticari kayıtların usulüne uygun tutulmadığı ve olası bir incelemede bu kayıtların tahrif edileceği yönünde ciddi şüpheler de bulunduğunu, şirketin mevcut mali durumunun ve yapılan usulsüz harcamaların tespiti için ticari defterlerin ivedilikle mahkemece koruma altına alınmasını, müvekkilinin davalı şirkete tedbiri yönetici (yönetim kayyımı) olarak atanmasını, davalı şirketin diğer 4 yönetim kurulu üyesinin şirketi temsil yetkilerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ... Davacı vekili, müvekkilinin kendi şirketi mülkiyetinde bulunan taşınmazın 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tapu kaydına şerh düşülmesi suretiyle ihtiyati tedbir konulmasını, şirketin mevcut mali durumunun ve yapılan usulsüz harcamaların tespiti için ticari defterlerin ivedilikle mahkemece koruma altına alınmasını, müvekkilinin davalı şirkete tedbiri yönetici (yönetim kayyımı) olarak atanmasını, davalı şirketin diğer 4 yönetim kurulu üyesinin şirketi temsil yetkilerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, halen %100 payına sahip, tek ortağı olan müvekkilin kendi şirketi mülkiyetinde bulunan taşınmazın 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tapu kaydına şerh düşülmesi suretiyle ihtiyati tedbir konulmasını, ticari defter ve kayıtların mahkemece muhafaza altına alınmasına teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş olup, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde HMK ilgili maddeleri kapsamında yaklaşık ispatın sağlanamadığı, ileri sürelen iddiaların davalı tarafça sunulacak olan savunmalar ile yargılama aşamasında belirleneceği, bu haliyle talebin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla tedbir taleplerinin reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin "yaklaşık ispat" kriterini "tam ispat" derecesinde yorumlayarak HMK m. 390/3 hükmünü açıkça ihlal ettiğini, mahkemenin "iddialar davalının savunması ile belirlenecektir" gerekçesinin ihtiyati tedbir kurumunun "ivedilik" ve "geçicilik" niteliğine aykırı olduğunu, "Asıl Uyuşmazlığı Çözecek İçerikte Karar Verilmemelidir" ilkesinin mahkemece hatalı yorumlandığını, tapu kaydına tedbir şerhi konulmasının uyuşmazlığın esasını çözmeyeceğini ve sadece mevcut durumu muhafaza edip ileride telafisi güç ve imkansız zararların doğmasına engel olacağını, davalıların 33.970.000,00 TL'lik usulsüz varlık satışının resmi raporlarla sabit olduğunu ve bu işlemlerin yasal delili olan ticari defterlerin mahkemece muhafaza altına alınması talebinin reddedilmesinin davalı tarafa delilleri tahrif etme veya ortadan kaldırma fırsatı sunduğunu, defterlerin mahkeme kasasına alınmasının davayı esastan bitiren bir işlem olmadığını, yalnızca delil güvenliğini sağlayan usuli bir koruma işlemi olduğunu, somut olay bakımından gecikmesinde sakınca bulunan durum ve telafisi imkânsız zarar şartlarının had safhada gerçekleştiğini, tüm somut ve resmi belgeli vakalara rağmen yerel mahkemenin "zarar tehlikesini ve yaklaşık ispat koşulunu" görmezden gelerek matbu, soyut ve basmakalıp gerekçelerle ret kararı vermesinin yasanın amacına, ruhuna ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Talep; davacının çağrısız genel kurul karar almaya yetkili olduğunun ve davacını 29/04/2026 tarihide tek pay sahibi olarak aldığı genel kurul kararının geçerliliğinin tespiti, kararın tescil ve ilanı istemli derdest davada; davacının davalı şirkte yönetim kayyımı atanması, davalı şirketin mevcut yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin kaldırılması ve şirkete ait taşınmazın satış ve devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir taleplerinin reddine yönelik kararın istinaf incelemesidir.
Dosyadaki iddia ve savunma ve sunulan belgelerden; davacının davalı şirketi tek pay sahibi olarak kurduğu ve tek pay sahibi olduğu, davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında 07/01/2021 tarihli davacıya ait tüm paylar üzerinde intifa hakkı sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin 2. Maddesi ile davacını sahip olduğu tüm paylara ait "yönetim, denetim, mali ve çıplak mülkiyet dışındaki tüm mülkiyet haklar, oy hakkı kar payı gibi malvarlığı ve yönetimsel haklar dahil olmak ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere en geniş anlamda ... lehine intifa hakkı tesis tesis edilmesi" olarak belirlendiği, sözleşmenin 5. Maddesi ile süre ; ".. Çorum ... ... Tesisi için enerji piyasası düzenleme kurumu tarafından santral'e verilecek üretim lisansının sona erme tarihine kadar veya ... payları ... veya ...'nin göstereceği üçüncü kişi tarafından devralınana kadar hangisi önce gerçekleşirse yürürlükte kalacaktır." şeklinde düzenleme bulunduğu, davacının tek ortak olarak aldığı davalı şirkete ait 07/01/2021 tarih ... sayalı genel kurul kararında " ortağın şirkette bulunan 3.000.000 TL değerindeki 3.000 adet payı üzerinde en geç 15/01/2021 tarihiden itibaren 30 (otuz) yıl süreyle 15/01/2051 tarihine kadar- intifa hakkı kurulması için TMK 794 ve ilgili sair mevzuat hükümleri uyarınca intifa hakkı sözleşmesi imzalanmıştır. Bu doğrultuda ortak ile ... arasında yapılan intifa hakkı sözleşmesinin kabul edilerek onaylanmasına" karar verildiği, davalı şirkete ait 11/03/2021 tarih ve EÜ/.../... numaralı üretim lisansının 11/03/2021 tarihinden itibaren 49 yıl süreyle verildiği, davacının sunduğu belgelerden EPDK' nın 11/12/2025 tarih ve ... sayılı kararı ile davalı şirketin üretim lisansının kurul karar tarihi itibarıyla sona erdirilmesine karar verildiği görülmektedir.
Davacının iddiasının tüm dayanağı dava dışı şirketle yapılan intifa sözleşmesini sona erdiği, bu sebeple paylara ait hakların kendisinde olduğunun tespiti ve buna bağlı tek başına aldığı gene kurul kararının geçerliliğinin tespitine yöneliktir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 389/1. maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nun 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin reddine yönelik istinaf istemi yönünden yapılan değerlendirme de; TMK'nın 427/4. Maddesi uyarınca bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir.
Davalı şirketin yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bir durum ve şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi yönetiminin başka yoldan sağlanamaması ve genel kurulun toplanamaması gibi bir durum da söz konusu değildir. Ayrıca davacı iddialarının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç durumdadır. Kaldı ki iddiaların tümü dava dışı ... şirketinin intifa hakkının devam edip etmediğinin tespitine yöneliktir. Bu haliyle davacının yaklaşık olarak ispat ediliğinden bahsedilemeyeceği gibi 3. Kişilerin haklarını etkiler şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmeyeceği, şirketin mevut seçilmiş yönetimi bulunduğu, organsız kalmadığı da anlaşılmakla davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının şirket adına kayıtlı taşınmazların 3. Kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebi yönünden yapılan değerlendirmede; haklarında tedbir istenilen şirket adına kayıtlı taşınmazlar uyuşmalık konusu olmadığı anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf istemi yerinde bulunmamıştır.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.10/09/2026