Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1386 E. 2026/1243 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1386
- Karar No
- 2026/1243
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1386 Esas 2026/1243 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1386 KARAR NO : 2026/1243
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 08/07/2026 TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 08/07/2026
KARAR TARİHİ : 25/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/09/2026
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması istemli davada ihtiyati tedbir konulması taleplerinin reddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı ... ... A.Ş., ... ... Ltd. Şti, .... .. Ltd. Şti. arasında 21/04/2026 tarih 250.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini ve sözleşme kapsamında firmalara kredi limiti tahsis edilerek kredi ilişkisi kurulduğunu, sözleşme kapsamında dava dışı ... A.Ş.'nin talebi ile bu firma adına kayıtlı ... parsel zemin kat 9 nolu konut vasıflı taşınmazın finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davacı bankaya devri, devir sonrası, davacı ve davalı banka müşterisi ... . ... Ltd. Şti.'ne kiralanması, kira müddeti sonunda sözleşmedeki tüm şartların gerçekleşmesi kaydıyla, dava konusu taşınmazı, dava dışı firmaya geri devri talebinin inceleme ve değerlendirmeye alındığını, gerekli inceleme ve araştırmanın yapıldığını, sonucunda ... A.Ş. adına kayıtlı iken bu firmanın davalı bankaya borçları sebebi ile yukarda belirtilen taşınmaz üzerinde davalı banka lehine tesis edilmiş, 21/05/2024 tarihli 1. derece 50.000.000,00 TL bedelli ipotek ile 20/08/2025 tarihli 2. derece 50.000.000,00 TL bedelli ipoteğin mevcut olduğunun tespit edildiğini, dava dışı firma ile finansal kiralama sözleşmesi imzalanabilmesi için taşınmaz üzerindeki ipoteklerin kaldırılması gerektiğini, dava dışı firmaya bildirildiğini, firma tarafından davalı banka ile görüşüldüğünü, ipoteğe konu borç tutarı ve bu ipoteğin fekki hususunda 07/05/2025 ve 25/05/2026 tarihli ipotek fek taahhüt yazılarının davalıdan temin edilerek davacı bankaya teslim edildiğini, davalı bankanın ... Şubesi tarafından ipotek fek yazılarında hesabında 25/05/2026 tarihi itibarıyla 34.250.000,00 TL tutarlı nakit girişinin sağlanmasına müteakip ... parsel 9 nolu bağımsız bölümde bulunan konut niteliğindeki taşınmaz üzerindeki 1 ve 2. derece her biri 50.000.000,00 TL tutarındaki ipoteklerin 10 iş günü içinde fek edileceğinin davalı banka tarafından açık ve kesin bir biçimde beyan ve taahhüt edildiğini, imza sirkülerinin kontrolü ile yazı içeriğini teyit eden davacı bankanın bu taahhüde güvenerek dava dışı ... A.Ş. hakkında ilgili finansman ve yapılandırma sürecini sürdürdüğünü, finansal kiralama sözleşmesini akdettiğini, dava konusu taşınmazı 22/05/2026 tarihinde kendi adına devir ve tescilini tamamlayarak davalı bankanın ipoteğin kaldırılması için talep ettiği 34.250.000,00 TL tutarındaki ödemeyi davalının bankanın bildirdiği hesaba 25/05/2026 tarihinde gönderdiğini, taahhüt gereğinin eksiksiz yerine getirildiğini, ancak davalı banka tarafından taahhüt ile üstlendiği ipotek fek borcunu yerine getirmediği gibi davalı bankanın Ankara 6. Noterliğinin 11/06/2026 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edilen kredi hesapları sebebiyle Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2026/710 Esas sayılı dosyasından dava dışı firma ve müvekkili banka aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, haksız ve hukuka aykırı olarak cebri icra sürecinin işletildiğini belirterek Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2026/710 sayılı dosyasında dava konusu taşınmaz yönünden satış hazırlığı, satış talebi, satış ilanı, elektronik ihale, paraya çevirme ve tüm cebri icra işlemlerinin derhal ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava dilekçesi ve eki belgeler içeriği, davanın niteliği, tedbir talebinin içeriği de gözetilerek mevcut delil durumu itibarıyla yaklaşık ispat yönünden HMK 389 ve devamı maddelerdeki koşulların oluşmadığı gibi ve yine takip tarihi dava tarihinden önce olmakla İİK 72/3 cümle 1 maddesi gözetilerek yasal koşulları oluşmayan icra işlemlerinin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda yaklaşık ispatın mevcut olduğunu, davalı bankanın 34.250.000,00 TL nakit girişinin sağlanmasını müteakip, ... parsel, zemin kat 9 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki birinci ve ikinci derece, ayrı ayrı 50.000.000,00 TL bedelli ipoteklerin on iş günü içerisinde fek edileceği açıkça taahhüt ettiğini, dava konusu taşınmazın , müvekkili tarafından finansal kiralama işlemi kapsamında edinilmiş olup, taşınmazın cebri icra yoluyla satılmasının yalnızca müvekkilin malvarlığında doğrudan kayba yol açmayacağını, finansal kiralama ilişkisinin, teminat yapısının ve ilgili ticari işlemlerin de telafisi güç şekilde zarar görmesine sebebiyet vereceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden d e tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, davacı yan davalı bankanın ... Şubesi tarafından düzenlenen 07/05/2026 ve 25/05/2026 tarihli ipotek fek taahhüt yazılarında, ... numaralı hesaba 25/05/2026 tarihi itibarıyla 34.250.000,00 TL nakit girişinin sağlanmasını müteakip, ... parsel, zemin kat 9 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki birinci ve ikinci derece, ayrı ayrı 50.000.000,00 TL bedelli ipoteklerin on iş günü içerisinde fek edileceği açıkça taahhüt etmesine ve davacı yanca davalı bankanın bildirdiği hesaba 25/05/2026 tarihinde 34.250.000,00 TL ödeme yapılmış olmasına rağmen ipotekleri fek etmediğini , bilakis davacı ve dava dışı borçlu aleyhine ipotekli takip başlattığını bildirerek , tedbiren ipotekli takibin durdurulmasını talep etmiş, davalı bankaca davacının 25/05/2026 tarihinde 34.250.000,00 TL borçlu ... A.Ş hesabına yatırdıktan sonra , dava dışı ... A.Ş'nin bu parayı başkaca bankada bulunan hesabına naklettiği, davalı bankaya hesaplarına para geçişi olmadığı savunulmuştur. Davacı yanca dosya kapsamına sunulu 25/05/2026 tarihli dekont incelendiğinde, davacı yanca , alıcı ... A.Ş hesabına ''... '' açıklaması ile 34.250.000,00 TL'nin gönderildiği görülmüştür. Hal böyle olunca, dosya kapsamı itibariyle bu aşamada HMK 390. maddesi gereğince davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin kabulünü gerektirir mahiyette yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi sonucu itibariyle usul ve yasaya uygundur. Tüm bu nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/09/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -