Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1428 E. 2026/1220 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1428
Karar No
2026/1220
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1428 Esas 2026/1220 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1428 KARAR NO : 2026/1220

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/07/2026 NUMARASI : 2026/586 Esas (Ara Karar) İHTİYATİ TEDBİR TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 22/06/2026 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2026

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemli davada 24/03/2026 tarihli genel kurulunda alınan bir kısım kararların yürütülmesinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili talep dilekçesinde özetle; davalı anonim şirketin 24/03/2026 tarihli genel kurulunda alınan; Gündem (5) Finansal tabloların tasdiki, Gündem (6) Yönetim kurulu üyelerinin ibrası, Gündem (7) Kâr dağıtım/kâr dağıtmama kararı, Gündem (8) Bağımsız denetçi seçimi, Gündem (11) TTK 395-396 izinleri, kararlarının dava süresince yürürlükte kalması halinde; finansal tablolar hukuka uygunmuş gibi kullanılmaya devam edecek, ibra kararı ileride sorumluluk iddialarına karşı savunma aracı yapılabilecek, kâr kararı pay sahiplerinin mali haklarını etkilemeye devam edecek, denetçi seçimi tartışmalı denetim yapısını sürdürecek, TTK 395-396 izinleri grup içi çıkar çatışması doğurabilecek işlemler için meşruiyet zemini yaratabileceğini, yürütmenin geri bırakılması talebinin şirket faaliyetini durdurmaya veya şirketi organsız bırakmaya yönelik olmadığını, talebin yalnızca dava konusu kararların dava sonuna kadar telafisi güç sonuçlar doğurmasını engellemeye yönelik olduğunu belirterek, TTK m.449 uyarınca söz konusu kararların dava sonuna kadar yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı, davalı anonim şirketin 24/03/2026 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 5, 6, 7, 8 ve 11 nolu kararların yürütmesinin tedbiren geri bırakılması talebinde bulunmuş ise de; dava konusu edilen genel kurul kararlarının iptaline ilişkin yasal koşulların varlığının mevcut dosya kapsamına göre bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği, davacı iddialarının ispatının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, davacı yanın genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda yaklaşık ispatın gerçekleştiğini ve tedbir şartlarının oluştuğunu, yönetim kurulu üyeleri dinlenmeden karar verildiğini, kaldı ki, yürütmenin geri bırakılması taleplerinin, şirket faaliyetini durdurmaya veya şirketi organsız bırakmaya yönelik olmayıp, dava konusu kararların dava sonuna kadar telafisi güç sonuçlar doğurmasını engellemeye yönelik olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Öte yandan kanun koyucu TTK'nun 449. maddesi ile şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Somut olayda, dosya kapsamı itibariyle HMK 390. maddesi gereğince davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin kabulünü gerektirir mahiyette yaklaşık ispat koşuluna uygun belge ve delil sunulmadığı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karar usul ve yasaya uygundur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/09/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1428, K. 2026/1220, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1428-e-2026-1220-k-b57c9fec3f06