Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1182 E. 2026/1216 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1182
- Karar No
- 2026/1216
- Karar Tarihi
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/1182 Esas 2026/1216 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1182 KARAR NO : 2026/1216
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2026 (Ara Karar) NUMARASI : 2026/323 Esas İHTİYATİ TEDBİR KARARINA İTİRAZ TALEP : İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz TALEP TARİHİ : 20/06/2026 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2026
Taraflar arasındaki genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir ara kararına itirazın reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir ara kararına itiraz eden davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; mahkemece davacı vekilinin yürütmenin geri bırakılması talebinin ve bir kısım taşınmaz yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini, daha sonra dosyaya kazandırılan yeni bir delil bulunmadığı halde 12/06/2026 tarihli ara karar ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği gerekçesiyle dava konusu genel kurulda alınan kararların yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğini, şirket yetkililerin görüşü alınmadan ve daha önce verdiği ara karara aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, kararın sicil gazetesinde yayınlanması nedeniyle müvekkili şirket yönetiminin tüm hak ve yetkilerinin durdurulduğunu, şirketin zaruri iş ve işleyişinin durma noktasına geldiğini, bu durumun şirketin organsız kalmasına, şirket istihdamlarının hukuksuz şekilde sona erdirilmesine, ticari hayatını sürdüremez olmasına yol açtığını, davacının usulüne uygun şekilde davet edildiği yönetim kurulu toplantısına katılmayıp, sonradan bu toplantıda alınan kararların dava konusu yapmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını, dava konusu genel kurul kararını alan yönetimin davacının butlan sebebiyle teşekkül etmesi gerektiğini iddia ettiği yönetim kadrosuyla aynı isimlerden oluştuğunu, davacının şirketin işleyişini durdurmak kastıyla davalar açtığını belirterek 12/06/2026 tarihli ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği, davalı vekilinin itiraz dilekçesinde belirtilen hususların tahkikat aşamasında tespit edilebileceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir ara kararına itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece henüz dilekçeler aşaması yeni tamamlanmış ve ön inceleme dahi yapılmadan TTK'nun 449. maddesine uygun şekilde şirket yetkililerinin görüşü alınmaksızın yine henüz bir ay evvel aynı mahkemece kurulan hükme aykırı olarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, söz konusu kararın ticaret sicil gazetesinde yayınlanması sebebiyle müvekkili şirketin mevcut yönetiminin tüm hak ve yetkilerinin durdurulması karşısında halihazırda devam eden zaruri iş ve işleyişinin de durma noktasına gelmesine sebebiyet verdiğini, bu durumun aynı zamanda şirketin organsız kalmasına, şirket istihdamlarının hukuksuz şekilde sona erdirilmesine ve ticari hayatını sürdüremez olmasına yol açacağını, dava dilekçesinin tebliği ile beraber süresi içinde ibraz edilen cevap dilekçelerinde, davacının usulüne uygun şekilde ve bir kez daha ibraz edilen Yenimahalle 5. Noterliğinin 12.12.2025 tarih ve .... yevmiye numaralı davet yazısı ile davet edildiği yönetim kurulu toplantısına katılmayıp sonradan bu toplantıda alınan kararları dava konusu yapmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, her ne kadar davacı tarafından 2023 yılında yapılan yönetim kurulu toplantısı ile alınan genel kurul kararına yoklukla batıl olduğuna, butlan hükmünün kesinleştiği dolayısyla bu tarihten sonra yapılan her türlü çağrının, toplantının da aynı sebeple butlan hükümlerine tabi olduğu iddia edilmiş ise de davaya konu genel kurul kararını alan yönetim, davacının butlan sebebiyle teşekkül etmesi gerektiğini iddia ettiği yönetim kadrosuyla aynı isimlerden oluştuğunu, davacı tarafından sürekli surette ve sadece müvekkil şirketin işleyişini durdurmak kastıyla davalar açtığını, mahkemece henüz hiçbir delilin değerlendirilmesi yapılmadan bahsedilen dosyalar celb edilmeksizin üstelik kendi dosyası içinde mevcut tam tersi kararın mevcudiyetine rağmen sadece bir ay sonra müvekkili şirketin tüm işleyişini durduracak surette verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbir ara kararına itiraz istemine ilişkindir. HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin aile şirketi olduğunu, müvekkilinin 2026 yılına kadar görevlendirilmiş yönetim kurulu üyesiyken kendisine hiçbir haber verilmeden toplanan yönetim kurulu tarafından genel kurul yapılmasına ilişkin karar alındığını, kararın alındığı yönetim kurulu toplantısına müvekkilinin kasten çağrılmadığını, açılan dava sonunda alınan yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verildiğini, bu yönetim kurulu kararı üzerine yapılan genel kurul toplantısında seçilen yönetimin yetkisiz olduğunu, yetkisiz yönetim kurulu tarafından yapılan çağrı üzerine davalı şirketin 19/01/2026 tarihli genel kurul toplantısının yapıldığını, müvekkilinin toplantıya katılmadığını, toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğunu belirterek davalı şirketin 19/01/2026 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yokluğunun tespitine, aksi kanaat halinde tüm gündem maddelerinin iptaline talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına, şirkete ait bir kısım taşınmazların üçüncü kişilere devri, satışı ve her türlü işlemin engellenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Anılan talep üzerine mahkemece 13/05/2026 tarihli ara karar ile, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 09/06/2026 tarihli talep dilekçesiyle, davaya konu olayların başlangıcı olan dosyanın müvekkili lehine kesinleştiğini, müvekkilinin yönetim kurulu toplantısına katılmamış olmasının hukuki bir sonuç doğurmadığını, müvekkili toplantıya katılsaydı bile toplantının yapıldığı tarih itibarıyla yönetim kurulu üyesi olmadığından alınan kararlara müdahalesinin mümkün olmayacağını, hukuken yok olan işleme hiçbir sonuç bağlanamayacağını belirterek davalı şirketin dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına, şirkete ait bir kısım taşınmazların üçüncü kişilere devri, satışı ve her türlü işlemin engellenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 12/06/2026 tarihli ara karar ile, TTK'nun 449 ve HMK'nun 389. vd. maddeleri uyarınca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği veya imkansız hale gelebileceğinden ihtiyati tedbir talebinin kabulü gerektiği, davalı şirketin 19.01.2026 tarihli 2023- 2024 yılı olağan genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, TTK'nın 449. maddesi ve HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca, davalı şirketin " 19.01.2026 tarihli 2023- 2024 yılı olağan genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin itirazı üzerine ilk derece mahkemesince yapılan itiraz yargılaması sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine hükmedilmiştir. Talebe konu 19/06/2026 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, ihtarname suretleri, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/566 Esas 2026/471 Karar sayılı ilamı ile aynı mahkemenin 2023/286 Esas 2023/796 Karar sayılı ilamı dosya içerisinde yer almaktadır. TTK'nun 449. maddesi uyarınca genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebi yönünden yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınması gerekmektedir. Mahkemece dava dilekçesinde yer alan ihtiyati tedbir talebi üzerine yönetim kurulu üyelerine davetiye çıkarıldıktan sonra 13/05/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin 09/06/2026 tarihinde yeniden dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin durdurulmasının talep edilmesi üzerine mahkemece verilen 12/06/2026 tarihli ara kararda yönetim kurulu üyelerine davetiye çıkarıldığı yazılıdır. Dosya içerisinde ve UYAP kayıtlarında anılan ara karar öncesinde yönetim kurulu üyelerine davetiye çıkarıldığına ilişkin bir bilgi ve belge bulunmamakta ise de, davacı vekilinin 09/06/2026 tarihli ihtiyati tedbir talebi ve dayandığı deliller dava dilekçesindeki talep ve dayanılan deliller ile aynıdır. Yönetim kurulu üyelerine 13/05/2026 tarihli ara karar öncesinde görüşlerinin alınması yönünde davetiye çıkarılmıştır. Bu durumda, dava dilekçesindeki ihtiyati tedbir talebi üzerine davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine davetiye çıkarıldığı, davacı vekilince 09/06/2026 tarihinde yeniden talep edilen ihtiyati tedbirin ve dayandığı delillerin dava dilekçesindeki talep ve deliller ile aynı olduğu anlaşıldığından yeni talep yönünden TTK'nun 449. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin yeniden dinlenmesi yönünde davetiye çıkarılması gerekmediğinden mahkemece 09/06/2026 tarihli talep üzerine yeniden yönetim kurulu üyelerine davetiye çıkarılmayarak daha önce çıkarılan davetiyeler ile yetinilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan, dava konusu genel kurul toplantı tutanağı, alınan kararlar karşısında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, davalı vekilinin itirazında belirttiği hususların yargılama aşamasında değerlendirileceği, yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleştiği gözetildiğinde mahkemece davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir ara kararına itirazın reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir ara kararına itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir ara kararına itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harç peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 25/09/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.