Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1357 E. 2026/1383 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1357
Karar No
2026/1383
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1357 Esas

KARAR NO : 2026/1383 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2026/1265 D.İş- 2026/1340 Karar

EK KARAR TARİHİ: 05/05/2026

DAVA: İhtiyati Haciz (Finans)

KARAR TARİHİ: 02/07/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 07/04/2026 tarih ve 2026/1265 D.İş-2026/1340 Karar sayılı kararında;

Talebin ihtiyati hacze ilişkin olduğu, talebin yasal dayanağının İİK'nın 257 vd. Maddeleri olduğu, talep sahibinin dilekçesi ve ekindeki belgelerin incelenmesinden; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun süresinde ödenmediğine kanaat getirecek delillerin İİK'nın 258/1. fıkrası uyarınca sunulduğu ve yaklaşık ispatın da bu aşamada var olduğu kanaatine varılmakla İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle;

"1-İhtiyati haciz talebinin kabulü ile, 31.520.306,91-TL için alacağın yetecek miktarda borçlunun kendisinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarda İHTİYATEN HACZİNE, kararın infazı için iş bu kararın mühürlü olarak ibraz edilmek kaydı ile İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına gönderilmesine,.." karar verilmiş, karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.

İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; taraflar arasında birden fazla kredi sözleşmesi bulunduğunu, ihtiyati haciz talebine konu olan kredi sözleşmesinin hangisi olduğunun açıkça belirtilmediğini gibi rehin ile temin edilmiş alacağı için ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, ortada geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, TBK M. 586/1'deki şartların yerine getirilmediğini, alacaklı tarafından düzenlenen hesap kat raporundaki ana para ve faiz hesaplarına itiraz ettiklerini, müvekkilinin mal kaçırma hazırlığı içerisinde olduğu iddialarının asılsız olduğunu, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığına dair açıklamaların baki kalmak kaydıyla alacağın tamamına ilaveten uygun bir tedbir miktarına hükmedilmesini talep ettiklerini beyanla, koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde alacağın %100'üne ilaveten mahkemenin belirleyeceği bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararının devamına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 05/05/2026 tarih ve 2026/1265 D.İş-2026/1340 Karar sayılı ek kararında; Somut olayda; ihtiyati hacze itiraz eden tarafça yetki itirazında bulunulmuşsa da, GKS sözleşmesinin ilgili maddesi, TBK 89. amdde, Hmk 10. madde, HMK 17. Madde ve TTK 7. Madde uyarınca ihtiyati haciz açısından yetki itirazının yerinde olmadığı, yine ihtiyati hacze itiraz eden tarafça ileri sürülen diğer itirazların İİK 265. Madde kapsamında olmadığı anlaşılmakla ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haczin yasal şartlarının oluşmadığını, alacağın rehinle temin edilmiş olduğunu, kefaletin geçerliliğinin tartışmalı bulunduğunu, muacceliyet koşullarının gerçekleşmediğini, hesap kat raporunun tek taraflı ve denetime elverişsiz olduğunu, mal kaçırma iddiasının tamamen soyut kaldığı ve teminat hususunda da ayrıca değerlendirme yapılması gerektiğini, Mahkeme ek kararının gerekçeli olmadığını, sadece Kanun maddelerinin aktarıldığını, İİK'nın 265 maddesinin yanlış değerlendirildiğini, yetki itirazının somut olarak incelenmediğini, hangi kredi sözleşmesi kapsamında alacağın talep edildiğinin açık olmadığını, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, teminat itirazının değerlendirilmediğini, ihtiyati haciz kararının ölçüsüz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsilinin temini için ihtiyat haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, karara itiraz eden vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece 05/05/2026 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verildiği ve ek karara karşı itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

İİK'nın 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

İİK'nın 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.

İK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.

Somut talepte davacı alacağının ve muaccel olduğunun genel kredi sözleşmesi, kat ihtarı, tebliğ belgeleri ile yaklaşık olarak ispat edildiği, genel kredi sözleşmelerinin talep ekine eklendiği, araç rehinin kefili takibe engel olmadığı, müteselsil kefiller tacir olmasalar bile TTK 7/2 gereği teselsül karinesi gereği sözleşmelerin 19. maddesindeki İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki şartı kendilerini bağlayacağından yetki itirazının yerinde olmadığı, talep eden bankanın 6219 Sayılı Kanunun Geçici 5 maddesi uyarınca, her türlü ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri bakımından teminattan muaf olduğundan teminat alınmamasının yerinde olduğu, genel kredi sözleşmeleri bakımından kefalet sözleşmesinin yasada öngörülen şekil şartlarını taşımadığına ilişkin itiraz sebebi İİK'nın 265 maddesinde sayılan itiraz sebeplerinden olmadığından incelenmesinin mümkün olmadığı ve itiraz edenin itirazında haksız olduğu anlaşılmakla aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. İtiraz eden tarafından ileri sürülen kefalet sözleşmesinin şartları dışındaki itiraz sebepleri İİK'nın 265 maddesinde düzenlenen borcun sebebine ve teminata ilişkin olmasına rağmen Mahkemece aksinin kabulü ile değerlendirilmemesi ve yetkiye ilişkin itiraz hakkında da sözleşme maddesi gösterilmek suretiyle somut bir değerlendirme yapılmaması usul ve yasaya aykırı olmuş ise de karar sonucu itibariyle doğru olduğundan bu hususlar kaldırma sebebi yapılmamıştır.

Sonucu itibariyle karar doğru olduğundan itiraz edenin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İtiraz edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/07/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1357, K. 2026/1383, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1357-e-2026-1383-k-e81e7d76c189