Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/880 E. 2026/1218 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/880
Karar No
2026/1218
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/880

KARAR NO : 2026/1218

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/04/2026

NUMARASI : 2025/857 Esas - 2026/276 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 07/11/2025

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/06/2026

İcra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; "Taraflar arasında 12.08.2020 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesinin süresinin sonunda, müvekkili şirketin sözleşmeyi yenilemediği, böylelikle sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini,davalı tarafça sözleşmenin süresinden önce müvekkil şirket tarafından feshedildiği iddiasında bulunarak, müvekkil adına 04.09.2025 tarihli ve 48.500-TL tutarında fesih cezası faturası düzenleyerek ... nden tahsil ettiğini davalı, varlığı kanıtlanmamış bir ikinci sözleşmeye dayanarak müvekkilden 48.500-TL tutarında bedel tahsil etmiş olup haksız tahsilatın iadesi amacıyla İstanbul 37. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine başlattığı takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davalı-borçlu şirket aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; akdedilen 27.06.2025 tarihli "Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi" uyarınca ihtilaf halinde Ankara Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığı,işbu davanın ilgili sözleşmede belirtilen yetki maddesi itibariyle Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, müvekkil şirket tarafından cihazların aktif hale getirilmesiyle birlikte, davacı şirket adına ... açılmış ve yakıt alımları bu sistem üzerinden yapıldığını, araçlara yerleştirilen tanıma cihazları sayesinde yapılacak her yakıt alımı için ... üzerinden ödeme alınması ve sözleşmede kararlaştırılan fesih şartlarının gerçekleşmesi halinde müvekkili şirketin, cihaz başına belirlenen cezai şartı ... limiti üzerinden tahsil edebileceği düzenlendiğini, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca müvekkil şirket tarafından 48.500-TL bedelli fesih tazminatı davacının ... kredi limitinden tahsil edildiğini, yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesine ve dosyanın yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesine, aksi halde davanın esastan reddine, %20'den aşağı olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasındaki ihtilafın temelinin taşıt tanıma sistemi sözleşmesinin oluşturduğunu, davacı tarafça her ne kadar 12.08.2020 tarihli sözleşme dışında başka bir sözleşme imzalanmadığı iddia edilmişse de kendisine verilen sürede sözleşmenin sunulmadığı gibi davalının kabulünde olan ve delil olarak sunulan 27.06.2025 tarihli sözleşmenin altındaki imzanında inkar edilmediği, taraflara izafe edilen eylemlerin sözleşmenin ihlaline dayandırıldığı, bu haliyle haksız fiil olarak değerlendirilemeyecek olan temel ilişkinin yetki kurallarını da etkilediğini, uygulanması gereken yetki düzenlemesinin HMK'nın 17. maddesi olduğu, buna göre yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan Ankara İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, davalı vekilinin yetki itirazının usule uygun olarak sunulduğunu, takibin yetkisiz İstanbul İcra Dairelerinde başlatıldığı anlaşılmakla, usulsüz takip başlatılması dolayısıyla davanın yetkili icra dairesinde takip başlatılmamış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili;davanın müvekkili şirketten tahsil edilen 48.500-TL bedelin iadesi amacıyla başlatılan İstanbul 37. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, müvekkili şirket, davalının dayandığı 27.06.2025 tarihli sözleşmenin taraflarınca imzalanmadığını ve bu nedenle davalının cezai şart tahsil etmesine dayanak teşkil edecek geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığını ileri sürdüğünü, mahkeme, gerekçeli kararında, davalı tarafça dosyaya sunulan 27.06.2025 tarihli sözleşme altındaki imzanın davacı tarafça inkar edilmediğini belirttiğini, ancak bu tespitin dosya kapsamı ile açıkça çeliştiğini, 26.11.2025 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, söz konusu sözleşmenin müvekkili şirket tarafından imzalanmadığı açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde ifade edilmiş, ayrıca sözleşmedeki imzaya açıkça itiraz edildiğini, yalnızca imza inkarında bulunulmamış; bunun yanında, davalı tarafın dosyaya sunduğu sözleşmenin kaşeli ve ıslak imzalı aslının ibraz edilmesi, müvekkili şirket yetkilisinin imza örneklerinin alınması ve imza incelemesi yapılması da talep edildiğini, incelemesi yaptırmaksızın ve belge aslını dosyaya getirmeksizin sözleşmenin geçerli olduğu kabulüyle hüküm verildiğini,müvekkili şirketin, kendi ticari menfaatine açıkça aykırı ve daha ağır yükümlülükler içeren böyle bir sözleşmeyi imzaladığı iddiası hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığını, mahkemenin tarafınca ileri sürülen bu somut vakıaları ve itirazları değerlendirmeden; yalnızca davalı tarafın sunduğu belgeyi esas almak suretiyle sonuca gittiğini, öncelikle sözleşmenin aidiyetinin ve geçerliliğinin belirlenmesinin zorunlu olduğunu 27.06.2025 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi, sözleşmenin taraflarınca imzalanmadığından geçersiz olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının doğal sonucu olarak mahkemenin tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaları değerlendirmesi, delilleri toplaması ve gerekçeli şekilde tartışması gerektiğini, ileri sürülen imza inkarı, belge aslının ibrazı talebi ve bilirkişi incelemesi istemi karşılanmamış; gerekçeli kararda bu hususlara ilişkin yeterli değerlendirmeye yer verilmediği davalı tarafça dayanılan sözleşmenin aslının dosyaya getirtilmesi, imza aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava; taşıt tanıma sözleşmesi nedeniyle tahsil edilen cezai şart ödemesinin istirdadına ilişkindir.

Davacı dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 12.08.2020 tarihli taşıt tanıma sistemi sözleşmesinin olağan süresinin bittiği halde davalı tarafça erken fesih ceza şart tahsil ettiğini belirterek bu bedelin iadesine karar verilmesi talepli icra takibine itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili tahsilatın 12.08.2025 tarihli sözleşmeyi süresinden evvel fesih ettiğini ileri sürerek davanın reddini istemiş, davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde böyle bir sözleşme imzalanmadığını, sözleşmenin aslının ibrazını talep ederek imza inkarında bulunmuş, mahkemece sözleşmenin inkar edilmediği gerekçesiyle icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Davacı taraf cevaba cevap dilekçesinde; davalı tarafça dosyaya fotokopisi ibraz edilen 27.06.2025 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesinin, kaşeli ve ıslak imzalı aslının, davalı tarafça dosyaya ibraz edilmesi, davacı şirket yetkilisinin imza örneklerinin alınması ve akabinde imzaya itirazlar yönünden bilirkişi incelemesi yapılması hususunda ara karar oluşturulmasını ve gereğinin yapılmasını talep ettiklerini, suç duyurusunda bulunma vs diğer şikayet ve dava haklarını şimdilik saklı tuttuklarını beyan etmiştir.

Davalı tarafın tahsilatını 27.06.2025 tarihli sözleşmeye dayandırmış olup bu sözleşmenin varlığını ve davacı tarafça imzalandığını ispat yükü altındadır. İmzası inkar edilen sözleşme aslının ibrazı sağlanarak davacıya atfen atılan imzanın aidiyetinin incelenmesi gerekir.Mahkemece davacı tarafça imzası inkar edilen sözleşmede imza incelemesi yapılmadan imzanın davacı tarafça inkar edilmediğinin belirtilmesi dosya kapsamına uygun değildir. Yetki sözleşmesinin hüküm doğurabilmesi için, öncelikle sözleşmenin taraflar arasında geçerli şekilde akdedilmiş olması gerekir. İmzası inkar edilen bir belgeye dayanılarak HMKnın17 madde kapsamında icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı sonucuna varılarak davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; inkar edilen sözleşmenin aslının ibrazı sağlanarak, imza aidiyeti tespit edildikten sonra imza inkarının çözüme bağlanması gerekirken, sözleşmedeki imzanın inkar edilmediğinden söz edilerek icra dairesinin yetkisine itirazın yerinde bulunması g doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/04/2026 Tarih 2025/857 Esas - 2026/276 Karar sayılı kararın HMK 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA;

"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"

Davacı tarafından yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin

olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/880, K. 2026/1218, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-880-e-2026-1218-k-0dc6cf42e069