Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1333 E. 2026/1488 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1333
Karar No
2026/1488
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1333

KARAR NO: 2026/1488

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

EK KARAR TARİHİ: 02/04/2026

NUMARASI: 2026/331 Esas - 2026/345 Karar (Değişik İş)

İHTİYATİ HACZE

İTİRAZ EDEN

DAVA: İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden ...Limited Şirketi vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: İhtiyati Hacze İtiraz Eden Davalı ... vekili itiraz dilekçesinde Özetle; Karşı tarafça müvekkil ... aleyhinde ihtiyati haciz kararı tesis edildiğini, ancak müvekkilinin karşı taraf ile herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmadığını, takibe dayanak olarak sunulan senet ise ödenmiş borca ait olup, kötü niyetli olarak ciro edilmiş ve takibe konulduğunu, hatta müvekkilinin ödemelerini tam ve eksiksiz yapmış olmasının yanı sıra ayrıca alacaklı konumda olduğunu, bu sebeple de ...Müdürlüğü...E. Ve ... E. Numaralı dosyalarında ... Limited Şirketi' ne karşı toplam dört milyon Türk Lirası( 4.000.000 TL ) değerinde takiplerin başlatılmış ve bu takipler kesinleştiğini, bu dosyadaki alacağın kaynağına ait çekler ekte sunulduğunu, bu durum da başlı başına müvekkilinin alacaklı konumda olduğunun ve bir borcunun bulunmadığını, ... Limited Şirketi'ne yapılan ödemelere ait dekontlar da ayrıca dosyaya kazandırılacağını, müvekkilinin yerleşim yeri Ordu olduğundan yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini beyan ederek, öncelikle, müvekkilinin yerleşim yeri olan Ordu Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesine, TKHK m. 4/5 uyarınca tüketici yönünden geçersiz olan senede dayalı ihtiyati haciz kararının esastan kaldırılmasına, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07.04.2026 tarihli usule ve esasa aykırı ihtiyati haciz kararının tüm neticeleriyle birlikte kaldırılmasına, müvekkilinin varlığı (taşınmaz, araç, banka hesapları vb.) üzerine konulan tüm hacizlerin, şerhlerin ve blokajların fekkine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

İhtiyati Hacze İtiraz Eden Üçüncü Kişi ...Limited Şirketi Vekili itiraz dilekçesinde özetle; ...'nun İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/331 Değişik İş kararı uyarınca ... hakkında almış olduğu ihtiyati haciz kararı gereği İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra dosyasından 04.07.2026 günü müvekkili şirketin ... Mah. ... ... Sk. D... Blok No: ..../ ......./ İstanbul adresinde franchise sözlşemesi kapsamında faaliyet gösteren ... mağazasına hacize geldiğini, Haciz yapılması istenilen ..... Mah. ... ... Sk. D....Blok No:......./ İstanbul adresinde ...'a ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığını, haciz işlemi sırasında icra memuru tarafından yapılan incelemelerde, iş yerindeki bilgisayar kayıtları, ticari defterler, faturalar ve personelin kimlik bilgileri denetlendiğini, yapılan bu kapsamlı inceleme neticesinde, borçlu ...’ın adının geçtiği tek bir belgeye, dijital veriye veya iş ilişkisini gösteren bir emareye rastlanmadığını, İhtiyati haciz işlemi sırasında müvekkili şirketin mağazasında yapılan aramalarda, belge incelemelerinde ve bilgisayar kayıtlarında dava dışı borçlu ... ile ilgili hiçbir bilgi, belge veya emareye rastlanmadığını, müvekkili şirket, borçludan tamamen bağımsız, ayrı bir tüzel kişiliktir. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi - 05.02.2026 - 2025/940 E. - 2026/85 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, itiraz eden tarafın "davacının mahkememiz dosyasında taraf sıfatının bulunmadığı, icra dosyasında borçlu sıfatının bulunmadığı ve icra dosyasından bağımsız üçüncü kişi konumunda olduğu" hallerde haczin derhal kaldırılması gerektiğini, beyan ederek, Üçüncü kişi konumundaki müvekkili şirketin ihtiyati hacze itirazının kabulüne, müvekkilinin adresi, işyeri ve malları yönünden verilmiş olan İhtiyati Haciz Kararının Kaldırılmasına yönelik karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

CEVAP:

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; İhtiyati hacze konu bonolar üzerinden de açıkça görüleceği üzere; borçlu ... tarafından bildirilen adres ''... Mahallesi ... ... Sitesi ... Blok K:... D:... .../İstanbul'' olup, borçlunun bilinen son adresinin yargı çevresi doğrultusunda tarafımızca İstanbul Anadolu adliyesinden başvuru yapılmış ve yine ilgili ihtiyati haciz kararı İstanbul Anadolu adliyesinden takibe geçildiğini, Müvekkilinin senedi elinde bulunduran iyi niyetli yetkili hamili olduğunu, İtirazda bulunan, soyut ve afaki iddialar ile senedin bedelsiz olduğunu, müvekkilinin dava dışı üçüncü şahıs şirket ile kötü niyetle birlikte hareket ettiğini iddia etmiş ise de; söz konusu iddiaları ispata elverişli hiçbir somut delil sunulmadığını, ihtiyati hacze itiraz sebepleri kanunda sınırlı sayıda belirtilmiş olup, ihtiyati hacze itiraz eden yanın işbu soyut ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarının da reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, İhtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin itiraz edene tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ... İİK'nın 265/2.maddesinde; "Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder." hükmü uyarınca üçüncü kişinin itiraz hakkı bulunmaktadır. Ancak, ihtiyati hacze konu bononun yaklaşık ispat için yeterli olması nedeniyle ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığına ilişkin itiraz yerinde görülmemiştir. 3. Kişi tarafından itiraz edilen hususlar ihtiyati haczin uygulanmasına ilişkin olup bu tür nedenler, icra hukuku kuralları çerçevesinde itiraz ve şikayet yoluyla icra mahkemelerinde ileri sürülebilir.

Açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz eden üçüncü kişi vekili tarafından ileri sürülen hususlar ihtiyati hacze itiraz nedeni olmadığından itirazların reddine," karar verilmiştir.

Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden ...Limited Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

İhtiyati hacze itiraz eden ...Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; haciz mahallinin davalı şirkete ait olduğunu, borçlu ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, yerel mahkemenin eksik incelemeyle karar verdiğini, Yüksek Mahkeme kararlarında "davacı şirketle borçlu şirketin faaliyet adresleri, konuları ve yetkililerinin farklı olduğu, şirket yetkilileri arasında akrabalık bağı olmasının aralarında organik bağ olduğunu göstermeyeceği" ilkesinin benimsendiğini, haciz mahallinde davalı şirket yetkilileri tarafından derhal istihkak iddiasında bulunulduğunu, icra müdürlüğünün, İİK madde 88 hükmü gereği kıymetli evrak ve madenlerin muhafaza edilmesi kuralına dayanarak altın ve pırlantaları muhafaza altına almak istediğini, ancak bilirkişi hazır bulunmadığından fiili muhafaza işleminin o gün itibarıyla gerçekleşemediğini, ancak muhafaza tehdidinin devam ettiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanundaki sıkı şekil şartlarının gerçekleşmesi gerektiğini, alacaklının, müvekkilin AVM içerisindeki lüks mücevherat mağazasına gelerek altın ve pırlantaları haczettiğini müşterilere sergilemesinin, ticari itibara yönelik açık bir saldırı olduğunu, itiraz değerlendirilirken "olayın meydana geliş biçimi, davalının eylemi, eylemin davacılar üzerindeki etkisi" hususlarının gözetilerek bu haksız ve mesnetsiz ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, üçüncü kişi konumundaki ...Limited Şirketi'nin ihtiyati hacze itirazının kabulüne, ...Limited Şirketi'nin adresi, işyeri ve malları yönünden verilmiş olan İhtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Talep, bonoya dayalı ihtiyati haciz talebine ilişkindir.

Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, borçluların ve istinaf yoluna başvuran 3.kişinin itirazı üzerine açılan duruşmada itirazların reddine karar verilmiştir.

İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir.

İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.

Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez.

Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığının bulunması halinde muaccel bir para alacağı yönünden ihtiyati haciz, kararı verilebilecektir.

İİK'nın 265. Maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.

Somut olayda; İhtiyati haciz kararına itiraz eden 3. Şahsın itiraz sebeplerinin İİK 265 maddesinde düzenlenen sebeplerden olmadığı, ihtiyati haczin uygulamasına ilişkin şikayet niteliğinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından ihtiyati hacze itiraz eden 3. şahsın istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-İhtiyati hacze itiraz eden 3. şahıs vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İhtiyati hacze itiraz eden 3. şahıs tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İhtiyati hacze itiraz eden 3. şahıs tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1333, K. 2026/1488, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1333-e-2026-1488-k-d0d03cbac6d8