Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1626 E. 2026/865 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1626
Karar No
2026/865
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1626 KARAR NO : 2026/865

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/09/2019 (Dava) - 30/03/2023 (Karar) NUMARASI : 2019/104 Esas - 2023/204 Karar DAVA : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 12/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/05/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarih ve 2019/104 Esas - 2023/204 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ....Şirketi .. Şubesi nezdindeki TR... nolu hesabından 29/12/2016 tarihinde 15.000,00-TL ve 09/12/2016 tarihinde 50.000,00-TL olmak üzere toplamda 65.000,00-TL para çekildiğini, bu hususta müvekkili şirket para çekim işleminin kendileri tarafından yapılmadığını, dekontlarda imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını fark ettiğini, bu hususta İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu ve savcılığın 2017/136675 sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda dekontlardaki imzaların şirket yetkilisi ...'ya ait olmadığı ve sahte olarak atıldığı tespit edildiğini, ancak bankaca işlem yapan ve parayı tahsil eden muhtemel şüpheliler yönünden bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiğini, bu nedenle karara itiraz edildiğini ancak itirazın henüz sonuçlanmadığını, davalı bankaca ödeme yapılırken para çekenin şirket adına temsile yetkili kişi olup olmadığı araştırılmamış ve yetkisiz kişilere ödeme yapılarak müvekkili şirket zarara uğratıldığını, bu nedenle İzmir 1. İcra Dairesi'nin 2019/8483 Esas sayılı dosyası üzerinden banka aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının da dava dilekçesinde açıkça belirttiği üzere müvekkil banka çalışanı tarafından yapıldığı iddia edilen haksız fiile ilişkin olaylar aralık 2016 yılında gerçekleştiğini ve davacı bu 3 yıllık süre zarfında müvekkili bankadan hiçbir talepte bulunmadığını, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, şirket hesapları incelendiğinde ... ve ... ile ilgili pek çok işlem yapılmış olduğu görüleceğini, ancak davacı tüm işlemleri, hesap özetlerinin kontrolü de dahil yapması gerekir iken bugüne kadar yapmadığını ve yapılan işlemlerden müvekkili bankayı sorumlu tuttuğunu, bu durumun her şeyden önce hayatın olağan akışına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, her iki para çekme işleminde de; davacının iş anlaşmazlığı yaşadığı ve dakikalar içinde ... tarafından işcepten yatırılan tutarların, yine dakikalar içinde (CK) kodu ile çekilmesi ve yine dakikalar içinde ... hesabına şirket yetkilisi ... teslimatı olarak yatırılması, söz konusu işlemlerin birbirini takip eden fiş numaraları ile ve takip eden dakikalar ile yapılması ilgi çekici olup, mevcut durumdan da anlaşılacağı üzere davacı şirket hesabından çekilen davaya konu tutarlar ... teslimatı olarak .... Şti. hesabına yatırıldığını, davacı şirketin davaya konu işleminde paranın çekilmesi akabinde....yetkilisi ... teslimatı olarak ....Şti. hesabına yatırıldığını, müvekkili bankanın eyleminden dolayı oluşan bir zarar söz konusu olmadığından herhangi bir tazminat yükümlülüğü de bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "...davaya konu uyuşmazlığın davalı ... Şirketi ... Şubesi'nde davacı ...Şirketine ait hesaptan şirketin imza ve temsile yetkili şahıslardan olmayan kişinin sahte olarak attığı imzası karşılığında toplamda 65.000,00-TL para çekilmesi işlemine izin veren davalı .... Şirketi ... Şubesi'nin davacıyı uğrattığı zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine süresinde yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı .... Şirketi ... Şubesi'nden tahsili taleplerine ilişkin olduğu, İzmir 1. İcra Dairesi'nin 2019/8483 Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 50.000,00-TL asıl alacak, 15.000,00-TL asıl alacak, 11.268,49-TL faiz ve 3.306,58-TL faiz olmak üzere toplam 79.575,07-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde dekontlar üzerinde yer alan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığını iddia ettiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/136675 Soruşturma sayılı dosyası ve içeriğinde yer alan Adli Belge İnceleme Uzmanı bilirkişinin 12/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda dekontlar üzerinde yer alan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığının, imzaların taklit olduğunun tespit edildiği, mahkememizce yaptırılan incelemede de bilirkişi heyeti tarafından....Şirketine ait olarak .... Şirketi ... Şubesi nezdindeki hesabından 29/12/2016 tarihinde 15.000,00-TL ve 09/12/2016 tarihinde 50.000,00-TL olmak üzere toplamda 65.000,00-TL para çekildiği, davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde bahsi geçen meblağların imza karşılığında davacı şirket yetkilisi ...'ya ödendiği iddia edilmekte ise de, mahkememizce yapılan incelemeler neticesinde dekontlar üzerinde yer alan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, aksine dekontlar üzerinde yer alan imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davalı bankanın davacı şirkete ait hesaptan para çekilme işlemi için yapılan başvuruda, başvuranın şirket yetkilisi olup olmadığını veya şirket tarafından yetkilendirilip yetkilendirilmediğini kontrol etmekle mükellef olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davalı bankanın basiretli gibi davranma yükümlülüğü ile birlikte denetim yükümlülüğüne de aykırı davrandığı, neticeten davacı şirkete ait hesaptan yetkisiz kişi veya kişiler tarafından para çekilmesine izin verilmesi sebebiyle davacı şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiği, davacı şirketin para çekilme işleminde herhangi bir ihmali bulunmadığı, oluşan zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu..." gerekçesiyle Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-Davalı ... Şirketi'nin İzmir 1. İcra Dairesi'nin 2019/8483 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine İTİRAZININ İPTALİNE, İzmir 1. İcra Dairesinin 2019/8483 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 50.000,00-TL asıl alacak ve 15.000,00-TL asıl alacak bedeli olmak üzere toplamda 65.000,00-TL alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %9 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, 2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 65.000,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ....Şirketinden alınarak davacı ...ne verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı banka vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esasına girilerek hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu banka çalışanı tarafından gerçekleştirilen haksız fiilin 2016 yılında gerçekleştiğini, davacının bu süre zarfında müvekkili bankaya hiç bir talepte bulunmadığını, dava zaman aşımı süresinin haksız fiil işlenen kişinin fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl olduğunu, davacının banka müşterisi olduğunu, firma ile banka arasında Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve Genel Nakdi Gayri Nakdi Kredi sözleşmesi imzalandığını ve şube nezdinde hesap açıldığını, müvekkili bankanın ... Şubesi müşterilerinden olan davacı şirketin, şirket yetkilisi tarafından temsil edildiğini, aynı zamanda interaktif bankacılık kullanıcı olarak ... tarafından işlemler yapıldığını, hemen hemen tüm bankalara da müvekkili bankada dahil, şirket işlemlerinin ticari hayatın gereği, interaktif bankacılık, şirket yetkilisi tarafından verilen talimatlar, mail, fax gibi yollarla ödeme, havale veya eft işlemleri yapılabildiğini, davacının söz konusu davayı sadece müvekkili bankaya yönelttiğini, davaya konu fiilin işlem tarihlerinde ... ve ... arasında geçtiğini, köz konusu dönemde bazen ... ile davacı şirket yetkilisi, bazen davacı şirket ile .... yetkilisinin bir arada geldiği, hesaplarında o dönemde çok sayıda işlem yaptırdıklarını, bu durumda mutad bir hal aldığı göz önüne alındığına, davanın sadece müvekkili bankaya yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davacının dava dilekçesi ile müvekkili banka çalışanlarını bankacılık usulüne uymamakla itham etmesinin ciddiyetten uzak olduğunu, davacının tüm işlemleri, hesap özetlerinin kontrolünü dahi yapması gerekirken bugüne kadar yaptığı veya yapılan işlemlerden müvekkili bankaya sorumlu tuttuğunu, şirket yetkilisinin söz konusu hesabı kontrol etmesi neticesinde yapılan her tür işlemi istediği zaman görebildiğini, bu nedenle yapılan tüm işlemlerin şirketin şirket yetkilisinin dolayısıyla davacının bilgisi dahilinde olduğunu, dosyanın, davaya konu banka dekontlarındaki imzaların, davacı şirket yetkilisi ..., ihbar olunanlar ... ve ...'nin eli ürünü olup olmadığının saptanması hususunda ATK'ya gönderildiğini, ilk gelen ATK raporunda evrakların incelemeye ve sonuç bildirmeye elverişsiz olduğu gerekçesi ile eksik hususların giderilmesi için geri gönderildiğini, eksik hususlar tamamlanarak ek rapor alınması için dosyanın ATK'ya gönderildiğini, söz konusu imzaların ..., ... ve ...'nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği şeklinde rapor tanzim edildiğini, söz konusu ATK ek raporundaki tespitleri ile bu anlamda davacının davasını ispat edemediğini, davaya konu dekontlardaki imzaların kendi eli ürünü olmadığını ispatlayamadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, bankacılık işlemine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın zamanaşımı süresinde açıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu dekontların düzenlenme tarihinden önce ve sonraya ilişkin evrak asıllarına dayalı olarak inceleme yapıldığı, buna göre alınan raporun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davaya konu para çekim dekontlarındaki imzanın davacı yetkili temsilcisine ait olmadığının anlaşıldığı, aynı şekilde davacı yetkilisinin üçüncü kişilere para çekimi için yetki de vermediği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı banka vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/104 Esas - 2023/204 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 4.440,15 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 1.110,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.330,11 TL harcın davalı bankadan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı banka tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ve HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1626, K. 2026/865, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1626-e-2026-865-k-80e318301d96