Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1645 E. 2026/834 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1645
Karar No
2026/834
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1645 KARAR NO : 2026/834

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2021 (Dava) - 31/01/2023 (Karar) NUMARASI : 2021/172 Esas - 2023/48 Karar DAVA : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 07/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/01/2023 tarih ve 2021/172 Esas - 2023/48 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... A.Ş. ile ...,...., .... ve ... A.Ş' leri tarafından müştereken olmak üzere 31/03/2020-2021 tarihleri arasını kapsar şekilde düzenlenen 92141537 ve 59400784 numaralı Paket Yangın Sigorta Poliçeleri kapsamında sigortalı bulunan dava dışı ..... A.Ş'nin kiracı olarak faaliyet gösterdiği Ankara, İstanbul Tem Otoyolu ...Gişeleri Yanı ... Mh... Ankara adresinde bulunan soğuk hava deposunda 22/06/2020 tarihinde yangın çıktığını ve itfaiye raporu ile eksper raporunda belirlendiği üzere depoda bulunan muhtelif miktarda gıda malzemesi ile dava dışı sigortalı kiracıya ait bulunan panel ve sair araçlarda hasar meydana geldiğini, itfaiye raporunda .. Blok 1-2-3 bölümlerinde soğuk deposunda tavan bloklarında bulunan soğutucu evaporatör soğutma sisteminin tavan arasından gelen elektrik kablolarıyla birleştiği yerde bilinmeyen bir nedenle şase yaptığı, çıkan kıvılcımların elektrik kablolarını erittiği oradan da raflarda bulunan kağıt kutuları tutuşturarak yaktığı ve yangının bu şekilde çıktığını rapor etmiştir. Hasar dosyası kapsamında yer alan uzman görüşüne göre bahse konu aksamların periyodik bakım ve kontrolleri ile sorumlu olan ..... A.Ş'nin sorumlu olacağının belirlendiği, dava dışı sigortalayı Paket Poliçe kapsamında müvekkil şirket tarafından sigorta poliçesindeki sorumluluk oranı çerçevesinde muhtelif gıda malzemelerine ilişkin olarak 20/11/2020 tarihinde 27.520,08 Euro, panel, perde ve cihaz hasarlarına ilişkin olarak ise 28/10/2020 tarihinde 1.777,36 Euro ödeme yapıldığını bu nedenle müvekkil şirketin Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2020/1222 Esas sayılı dosyası ile 27.644,498 Euro tutarındaki alacak ve 2021/63 Esas sayılı dosyası ile 1.798,06 Euro tutarındaki alacak ile ilgili davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibine başlandığını, lakin açılan icra takiplerine karşı borçlu tarafından icra dosyalarında 31/12/2020 ve 01/02/2021 tarihlerinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, borçlunun icra takiplerine yaptığı itirazların iptaline, takibin devamına ve %20' den az olmamak üzere tazminat ödetilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu edilen alacak döviz cinsinden olup davacı tarafça belirlenen döviz kuru ile döviz faiz oranı ve miktarının fazla olduğunu, mevduata fiilen uygulanan faiz oranının bankalardan sorulmasının gerektiğini, dava dilekçesinde sunulan 09/07/2020 tarihli makine mühendisi ... tarafından düzenlenen raporun somut gerçekle bağdaşmadığını, raporda yangının... marka ... model soğutucuda meydana geldiğinin belirtildiğini, halbuki yangının ... marka 3 farklı cihazdan oluşan ... model grupta meydana geldiğini bu nedenle raporun gerçeği yansıtmadığını, raporda yangının meydana geldiği belirtilen ... model cihazın 2019 yılında sigortalı şirkete satılmış olup gerçekte yangının meydana geldiği ... model soğutucunun satışının 2011 yılında yapılmış olduğu, yangının garanti kapsamında olmayan soğutucuda çıkmış olmasına rağmen, yeni model soğutucuda çıkmış gibi rapor düzenlendiğini, bilirkişi raporunda yangının kablo yanığından kaynaklandığı belirtilmiş ise de kablo yanığından kaynaklanan yangınlarda rezistansın zarar görmesinin gerektiğini, somut olayda ise rezistansta hasar meydana gelmediğini, belirtmiştir. Zayi olduğu iddia edilen malların gıda maddesi olduğu 14/10/2020 tarihli ekspertiz raporunda zayi olduğu belirtilen malların son kullanım tarihlerinin belirtilmediğinden bu malların zayi fiyatını kabul etmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ile ücretini vekaleten davacıdan alınarak tarafımıza iade edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "... davacı vekilince verilen ıslah dilekçesi ile davanın talep kısmı değiştirildiğinden davanın tamamen ıslah edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK’nın 180. maddesi hükmünce, bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi verilmesi zorunludur. Ancak davacı, bir haftalık sürenin geçmesine rağmen davanın tamamen ıslah edilmesi için yeni dava dilekçesini vermemiştir. Davaya konu icra takiplerinin iptal edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı..." gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Menderes İcra Hukuk Mahkemesi'nin takiplerin iptali ile ilgili kararının 16/12/2022 tarihli olup bu kararların istinaf yolu açık olarak verildiğini, kararların henüz kesinleşmediğini, kararlar kesinleşmeden müvekkili şirket adına 21/12/2022 tarihinde itirazın iptali davasının, alacak davası olarak devam edileceğinden ıslahın kabulüne ve itirazın iptali davasının alacak davası olarak devamına karar verilmesinin yerel mahkemeye dilekçe ile bildirildiğini, dolayısıyla yargılama henüz tamamlanmadan ıslah ile dava sonucunun alacak olarak değiştirildiğinin bildirildiğini, bu dilekçe ile itirazın iptali dava dilekçesindeki tüm beyan ve delillerin aynı olduğunu, aslında sonucunda değişmediğini, sadece davanın adının değiştirildiğini, bu nedenle dilekçenin ıslah ve dava dilekçesi olarak kabulünün gerektiğini, aksi halde dahi HMK 176-182 maddeleri gereği, mahkemeye sunulan bu dilekçe nedeniyle mahkemenin öncelikli olarak, ıslahı kabul ettiğini, varsa eksik harçların hesaplanmasına dair karar verilmesi ve bu konuda yeniden dava dilekçesi verilmesi bakımından süre verilmesi gerekirken, doğrudan ve üstelik davanın konusuz kaldığından reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece, müvekkili adına verilen dilekçenin ıslah olarak kabul edilmesi ve ıslahın kabul edildiği karar ile dava için ödenen harçların değerlendirilmesi, ilgili harçların yatırılması ve hem de gerekiyorsa yeni bir dava dilekçesi verilmesi bakımından süre verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararını kabul anlamına gelmemekle, itirazın iptali konusu davada, Menderes İcra Müdürlüğü tarafından verilen takiplerin iptali kararına dayanak dosyada verilebileceği kararın ancak davanın usulden reddi olabileceğini, davanın konusuz kalması kararı verilemeyeceğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafça açılan itirazın iptali davasından sonra davaya konu takiplerin iptaline karar verildiğini, takiplerin iptaline ilişkin kararın kesinleştiğini, bu dosyaya sunulan istinaf dilekçesinde davacının takibin haksız olduğunu ileri sürmüşse de, icra mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığını, davacının bu dosyada icra mahkemesi kararın itiraz etmesinin yersiz olduğunu, itirazın iptaline konu takiplerin iptal edilmesinden sonra 21/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davacının davaya alacak davası olarak devam edeceğini bildirdiğini, davacının ıslah talebinin davanın tamamen ıslahı niteliğinde olduğunu, kamu düzenine, yasanın emredici hükmüne aykırı hareket eden davacı lehine yargılama gideri ile vekalet ücreti hükmedilmesinin yanlış olduğunu, kabul anlamına gelmemekle, yerel mahkemece vekalet ücreti takdir edilirken vekalet ücreti miktarlarının neye göre belirlendiğinin kararın gerekçesinden anlaşılmadığını, kararın bu yönüyle de eksik olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının kendi sigortalısına yapmış olduğu ödemenin TTK m. 1472 uyarınca zarara neden olan davalıdan tahsili için başlatılan takiplere vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın konusuz kalması sebebiyle reddine karar verilmiş olup; hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Islah müessesi, 6100 sayılı HMK'nın 176 ila 182. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Islah, taraflardan birisinin yapmış olduğu bir usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine denir (HMK 176/1). Dava, davacı tarafından HMK'nın 180. maddesi uyarınca tamamen ıslah edilebileceği gibi, taraflarca HMK'nın 181. maddesi uyarınca kısmen de ıslah edilebilir. Davanın tamamen ıslah yoluna dava dilekçesinden itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması için başvurulur. Davadaki talep kısmının değiştirilmesi de davanın tamamen ıslahı mahiyetindedir. Kısmi ıslahta ise, taraf belli bir usul işlemini ıslah etmektedir. Davadaki talep kısmının artırılması ise davanın kısmen ıslahı mahiyetindedir. Gerek davanın tümden ıslahı gerekse kısmi olarak ıslahı tahkikatın sona ermesine kadar (HMK 177/1) ve bir defa yapılabilir (HMK 176/2). Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176. maddesine göre taraflardan her birinin, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği hükme bağlanmakla kural olarak Türk Hukukunda ıslaha izin verilmiştir. Ancak, dava dilekçesinde talep edilmemiş bir alacak kaleminin ıslah yoluyla artırılıp davaya konu edilmesi mümkün değildir. Kural olarak davanın tamamen ıslahı HMK'nın 180. maddesi hükümlerince mümkündür. Davanın tamamen ıslah edilmesi halinde dava dilekçesinden itibaren bütün usul işlemleri yapılmamış sayılır ve davalı temerrüdü de ıslah tarihinde gerçekleşir. HMK 26. maddesi “Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar verilmez” hükmünü içermektedir. Bu bilgiler çerçevesinde somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı eldeki davada Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2020/1222 ve 2021/63 esas sayılı dosyaları üzerinden başlatılan takiplere vaki itirazın iptalini talep etmiş olup yargılama devam ederken Menderes İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/195-206 E.-K. ve 2022/196-207 E.-K. sayılı dosyalarında davaya konu takiplerin iptaline karar verilmiş ve bu karar taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili bunun üzerine eldeki davanın alacak davasına dönüştürülmesi talebiyle ıslah dilekçesi sunmuştur. Davacı vekilince verilen ıslah dilekçesi ile davanın talep kısmı değiştirildiğinden davanın tamamen ıslah edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK’nın 180. maddesi hükmünce, bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi verilmesi zorunludur. Ancak davacı, bir haftalık sürenin geçmesine rağmen davanın tamamen ıslah edilmesi için yeni dava dilekçesini vermemiştir. Bu durumda mahkemece, anılan madde gereği davacının ıslah hakkını kullanmış sayması ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam etmesi doğru olmuştur. (Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 01.04.2021 tarihli ve 2020/2652 E. - 2021/1340 K. Sayılı ilamı). Ancak itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup dava süresince geçerli bir takip olması dava şartıdır. Bu doğrultuda, takibin sonradan iptal edilmekle ortadan kalkması halinde mahkemece bu durum re'sen nazara alınarak dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi ve yargılama giderleriyle vekalet ücretine buna göre karar verilmesi gerekirken; hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır (bknz. Yargıtay 11. HD, 04.12.2024 tarihli ve 2024/650-8657 E.-K; Yargıtay 3. HD. 22.12.2025 tarihli ve 2025/2841-6304 E.-K. sayılı ilamları). Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/172 Esas - 2023/48 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE, "a-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince; peşin alınan 3.286,04 TL harçtan alınması gerekli 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.554,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, c-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, e-Davalı tarafından yapılan posta ve bilirkişi ücreti toplamı 1.700,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan gider avansı miktarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine," ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 3-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları; a-İstinaf eden davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, b-Davalı tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 492,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-Davacı taraftan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, d-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, e-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, f-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, g-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ve HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1645, K. 2026/834, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1645-e-2026-834-k-151ebdb654d1