Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/509 E. 2026/1013 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/509
Karar No
2026/1013
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/509 Esas

KARAR NO:2026/1013

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:02/10/2024

NUMARASI:2023/87 Esas, 2024/242 Karar

ASIL DAVA TÜRÜ:TASARIM HAKKINA TECAVÜZDEN KAYNAKLANAN

BİRLEŞEN DAVA TÜRÜ:TASARIMIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ

KARAR TARİHİ:18/06/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ve birlesen davaya cevaplarında özetle; Uzun yıllardır cam desen tasarımı yapan müvekkilİ firma tarafından TPE nezdinde ... nosu ile tescilli "..." ve (davanın açıldığı tarihte tescilsiz olup sonradan tescil edilen) ’"..." isimli cam desen tasarımlarının, İzinsiz olarak, iltibas yaratacak şekilde benzer şekilde, taklidinin üretildiğini, ticari satışının yapıldığını, İstanbul 4. FSHHM’nin 2016/111 D.iş kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu ile benzerliğin ve tasarım haklarına tecavüz eyleminin gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, müvekkilin uğradığı zararın tazmini için her iki tasarım için ayrı ayrı 5.000-TL olmak üzere toplam 10.000-TL tazminatın davalıdan tahsiline, Ürünlere el konulmasına karar verilmesini, Birleşen Dava Yönünden; Davalı tarafından, dava konusu tescilli desenin önceden çizilmiş desenin benzeri olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, tasarımın özgün olduğunu, iddianın hukuki dayanağı olmadığını, birleşen davanın reddini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından tescilsiz olarak üretildiği beyan edilen “... ve ...” isimli desenlerin piyasada birçok firma tarafından kullanılan "...” gibi isimlerle bilinen desenler olduğunu,1957 yılında bugüne ... firması tarafından kullanıldığını, desenlerin yenilik, ayırt edicilik şartını taşımadığım, davanın haksız rekabete aykırı olduğunu, asıl davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA:Davacı-asıl davada davalı vekili, dava dilekçesi ile; davalı tarafın müvekkili aleyhine İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/472 Esas sayılı dosyasında "... ve ..." isimli cam desen tasarımı ile ilgili tecavüzden bahisle dava açtıklarını, bu davada "..." isimli cam desen tasarımının TPE nezdinde ...1 no ile davalı adına tescilli olduğu belirtilmiş ise de "..." isimli tasarımın ilk kez davalı tarafından kullanılmadığını, yenilik ve ayırt edici özellik taşımadığını iddia ederek davalı adına tescilli ...1 nolu tasarım tescilinin iptalini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:"...Asıl davada,Davalı eylemlerinin davalının tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,Toplanan delillere göre dava konusu tasarım nedeni ile davacının lisans seçeneğine göre 265.051,89TL maddi tazminata hak kazandığı tespit edilmişse de talepten fazlaya hükmedilemeyeceğinden davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak tasarım ihlali nedeni ile10.000TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline,, Mahkemece verilen tedbir kararı infaz edilmediğinden yeniden tedbir kararı verilmesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde dava konusu tasarımlarla ihlal teşkil eden davalı elindeki ürünlere el konulmasına,Birleşen davanın reddine..." şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF KARARI:Dairemizin 2021/662 Esas, 2023/322 karar sayılı, 23/02/2023 tarihli, ilamı ile; "...Somut uyuşmazlıkta; tecavüze konu olduğu iddia edilen işletme davalıya ait değil ise de, dosyada mevcut belgelere göre dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmaktadır. Davacı vekili, 18.10.2018 tarihli dilekçesinde "davanın ...'a yöneltilmesi gerekli olmadığından ek rapor alınmasını,mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın ...'a yöneltilmesi için süre verilmesini" talep etmiştir. Bu durumda HMK 124/4. maddesi gereğince davacı vekiline üçüncü kişiyi davaya dahil etmesi için süre verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Bununla birlikte davacı iddiasını tescilsiz tasarımına da dayanmıştır. Dava tarihinde yürürlükte olan SMK 55/4.md göre; ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur. Kanun'un 56.maddesi; Tescilsiz tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. Kanun'un 59/2. maddesi; "Tescilsiz tasarım, sahibine birinci fıkrada belirtilen fiilleri engelleme hakkını sadece korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması hâlinde verir. Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğu kabul edilmez." Yine Kanun'un 69/2; " Tescilsiz tasarımların koruma süresi, koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda tescilsiz tasarımın koruma şartlarının olup olmadığı yönünden mahkemece re'sen inceleme yapılarak Kanun'da öngörülen koşullarının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenle istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

-Davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,

-İstanbul 1.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 03/11/2020 tarih, 2017/472 E, 2020/320 K. sayılı kararının HMK 353/1-a-6, 355.md gereğince KALDIRILMASINA,

-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE," şeklinde karar vermiştir.

DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin 2023/87, 2024/242 K, 02/10/2024 tarihli ilamında; "...Açıklanan hususlar, dava dosyasına sunulan deliller, resen yapılan araştırmalar ve tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan teknik değerlendirmeler doğrultusunda; Davacı / birleşen dava dosyası Davalısı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 12.04.2011 tarihinden önce kamuya sunulduğunu gösteren bir delil tespit edilemediği, Davacı / Birleşen dava Davalısı tarafa ait “...” isimli desen tasarımının, davacı / birleşen dava davalısından önce dava dışı kurum ve kişiler tarafından kamuya sunulduğunu denetlenebilir görsel bir bilgi ve belge tespit edilemediği anlaşılmış, anılı sebeplerle birleşen davanın reddine, asıl davanın ise Davalı eylemlerinin davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Mahkememizce asıl dava dosyasında verilen 05/04/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararı infaz edilmediğinden bu aşamada yeniden tedbir kararı verilmesine yer olmadığına karar kesinleştiğinde davaya konu tasarımlarla ihlal teşkil eden davalı elindeki ürünlere el konulmasına dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.Asıl dava yönünden maddi tazminat talebinin mevcudiyeti sebebiyle Mahkemece emsal lisans araştıması için İTO'ya yazı yazılmış ve cevabi yazı ile cironun %15'inin emsal olabileceği belirtilmiştir...Lisansa göre hesaplama yapılırken lisans bedeli sadece tarafların ciroları dikkate alınarak hesaplanamayacağı, lisans bedeline göre yapılacak hesaplamada emsal lisans bedelleri , taraf ciroları kadar , tasarımın itibarı, başka lisansın olup olmaması, tasarımın koruma süresi gibi etkenlerin de dikkate alınması gerekmektedir. Kaldırma ilamı öncesi yapılan yargılamada Mali bilirkişi denetime uygun şekilde raporuna faturaları da eklemiş,davacı faturalarında bizzat tasarımların adının yazılması suretiyle satış yapıldığı, ürünlerin miktarı, adetleri ve tasarım isimleri de yazdığından sunulan rapor mahkememizce denetime uygun olarak görülmüş, davacı ve davalının aynı iş kolunda (cam )çalışmaları, davacı tasarımının dava tarihinden önce 2011 yılında tescil edilmiş ve piyasada bilenen bir tasarım olması, bilirkişilerce tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunun belirlendiği ve dolayısıyla davalının davacıdan izin almadan aynı ürünleri 4.FSHHM’ nin 2016/111 değişik .iş dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu kapsamına göre iltibas yaratacak şekilde ürünler üzerinde kullandığı, bu durumun tüketici nezdinde iltibasa neden olduğu anlaşılmış olup, davalı yan kusurlu olduğundan maddi zararı gidermek zorundadır. Tarafların ticari kapasitesi , tasarımın tescilli olduğu tarih ile ihlal tarihinde halen geçerliğini koruması, keza tescilsiz tasarımında halen güncel olup, davacıya ait olması, başkasına ait olduğu yönünde davalı yanca delil bildirilmemiş olması, anonim oldukları yönündeki iddiların raporlar kapsamı ile çürütülmüş olması, davalının ihlalinin davacının her iki tasarıma yönelik bulunması, günün ekonomik koşullarına göre hükmedilecek tazminatı mütecavizi ödüllendirir derecede olmayacağından , davalının bizatihi cam işi yaptığından,Gelir İdaresi Başkanlığının 14.11.2019 tarihli yazıları ve ekindeki CD ile mali bilirkişinin davalı işyerine giderek düzenlediği 12.6.2019 tarihli tutanakta ...'a ait ticari defter ve belgelerin ibrazından imtina edildiğinin tutanak altına alındığı, bu durumda davacının cirosuna göre inceleme yapılmasının hakkaniyete uygun bulunduğu, MK 2. Maddesi ve tarafların aynı alanda faaliyet göstermesi hususu da gözetilerek , bam kaldırma ilamı öncesi alınan rapor ile usul ve yasaya uygun olarak gerekli tespitlerin yapıldığı, hak ve nesafet ilkelerine göre toplam davacı cironun %15 i ne göre hesaplanan 265.051.89 TL mahkememizce emsal lisans olarak benimsenmişse de davacı dava dilekçesinde haklarını saklı tutarak her bir tasarım için 5.000’er TL den 10.000 TL talep ettiğinden talep ile bağlı kalınarak 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekmiş,

1-ASIL DAVADA:

-Dava ikame edilirken her ne kadar davalı olarak ... olarak gösterilmiş ise de; işbu davalının taraf olarak gösterilmesinin kabul edilebilir yanılgı kapsamında olması ve bu hususun Bam ilamı ile de tespit edilmiş olması, işbu davalının yerine HMK 124/4 maddesi gereğince yeni davalı olarak ...'ın geçmiş olması hasebiyle eski davalı ... yönünden olumlu yahut olumsuz hüküm kurulmasına yer olmadığına,

-Diğer davalı ... yönünden ikame edilen davaya ilişkin olarak,

-Davalı eylemlerinin davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,

-Toplanan delillere göre dava konusu tasarım nedeniyle davacının lisans seçeneğine göre 265.051.89 TL maddi tazminata hak kazandığı tespit edilmişsede da talepten fazlaya hükmedilemeyeceğinden davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak tasarım ihlali nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine, (faiz talebi bulunmadığından faiz konusunda karar verilmesine yer olmadığına)

-Mahkememizce verilen 05/04/2028 tarihli ihtiyati tedbir kararı infaz edilmediğinden bu aşamada yeniden tedbir kararı verilmesine yer olmadığına karar kesinleştiğinde davaya konu tasarımlarla ihlal teşkil eden davalı elindeki ürünlere el konulmasına,

2-BİRLEŞEN DAVADA

-Birleşen davanın REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Dahili davalı ... ve davalı-birleşen dosyada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;Esas dava yönünden, "davalı sıfatı sona ermesi" nedeniyle müvekkili ... yönünden ücreti vekalete hükmedilmemesinin yerinde olmadığını,Müvekkili ... yönünden ise, dosya kapsamında bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtmadığını, bilirkişilerin tarihi mekanlarda var olan maddi gerçekleri yok sayılarak verdikleri raporun hukuki ve ilmi bir değeri olmadığını, internet üzerinden yapılan araştırmada dahi mezkur ürün kamuya mal olmuş ve bir çok sitede kullanılmış olduğunun görüleceğini, karşı tarafın ihtar çekmesi neticesinde ürünün üretilmediğini, imal ve satışa sunması veya başka bir gelir temin etme de olmadığını,Birleşen dava yönünden; eksik inceleme neticesi karar verildiğini, “...” isimli tasarım ilk kez davalı tarafından kullanılmadığını, davalı taraf ... adlı internet sitesinde ...’a hediye edilen bir aynanın arkasındaki desenden esinlenerek yaptığını belirttiğini, önceden var olmayan yeni bir desen değil de daha önce çizilmiş bir desenin benzeri yapılmak suretiyle tasarımı tescil ettirildiğini, mutlak yenilik koşulu olmadığını, kamuya mal olmuş, tarihi bir gerçekliği bulunan, mezkur aynadan esinlendiği iddiasıyla, içindeki küçük desenler ... ve tarihi büyük camilerdeki desenlerle birebir aynı olduğunu, birleşen davanın reddinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını asıl davanın reddini, birleşen davanın kabulünü talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı TPMK nezdinde ...1 numara ile tescilli desen tasarımı ile tescilsiz "..." desen tasarımlarına dayanarak davalının tecavüz teşkil eden eylemlerinin durdurulmasını ve SMK 151/2.c maddesine göre maddi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada ise davacı, davalının TPE nezdinde ...1 no ile tescilli cam ürünler için desen tasarımının hükümsüzlüğünü talep etmiştir.İlk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl davada davalı ... ve birleşen dosyada davacı ... vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. Maddesi gereğince kamu düzeni dikkate alınarak ve HMK 357. maddeleri gereğince davalı tarafça ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; dava konusu tasarımlar ile davalı ürünlerinin usulüne uygun karşılaştırmasının yapıldığı bilirkişi raporuna göre, davalı ürünlerinin davacı tasarımları ile benzer olarak algılandıkları ve hükümsüzlüğü talep edilen ...1 no ile tescilli desen tasarımı ile asıl davadaki tescilsiz tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunda re'sen yapılan incelemeye de yer verildiği, davalı tarafça sunulan ancak kamuya arz tarihi ve kaynağı tespit edilemeyen görsellerin incelenmemesinin yerinde olduğu, tescilsiz tasarımın davacıdan önce kamuya sunulduğu yönündeki iddianın ispatlanamadığı dikkate alındığında mahkemece asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı ile birleşen davada davacı vekilinin istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.Asıl davada ..., lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; iş bu davalının taraf olarak gösterilmesinin kabul edilebilir yanılgı kapsamında olması, davadan önce İstanbul 4.FSHHM'nin 2016/111 D.iş sayılı dosyasında karşı taraf olarak davalı ...'ın ismi belirtilerek yerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alındığı, tespit raporunun davalıya 03.12.2016 Tarihinde bizzat tebliğ edildiği, davalının herhangi bir husumet itirazında bulunmadığı, yine iş bu davaya cevap ve 2.cevap dilekçesinde de bu yönde itirazının bulunmadığı, bilirkişi raporundan sonra husumet itirazında bulunduğu, davacının HMK 124/4 maddesi gereğince davasını ...'a yönelttiği ve mahkemece ... yönünden olumlu yahut olumsuz hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği dikkate alındığında ... yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından ... vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri ve kamu düzenine dikkate alınarak yapılan incelemeye göre ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı ... ve birleşen dosyada davacı ... vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;

1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı ... ile birleşen dosyada davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 683,10TL harcın mahsubu ile bakiye 48,90TL'nin davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

-Alınması gereken 732TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın ...'dan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

3-Davalı ... ile birleşen dosyada davacı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/509, K. 2026/1013, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-509-e-2026-1013-k-8c689191675a