Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1209 E. 2026/1758 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1209
Karar No
2026/1758
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1209 KARAR NO : 2026/1758

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/04/2026 NUMARASI : 2026/322 Esas DAVA : ALACAK TALEP : İHTİYATİ TEDBİR KARAR TARİHİ : 10/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 10/07/2026

Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/322 Esas sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbirin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Müvekkili şirket ile karşı yan ...nın arasında 2021 OCAK tarihinden itibaren sayısız ticari ilişkinin gerçekleştiğini, bu zaman içerisinde sayısız evrak, irsaliye, kambiyo senedi imzalandığını, müvekkili ile aralarında bir güven ilişkisi de tesis edildiğini, ....olarak faaliyette bulunan ....' nın bazı fatura ve senet bedellerini ödememesi ve senetlerin banka aracılığı ile tahsile konulması sonucu Noterlikçe protesto belgesi düzenlenmesi üzerine, öncelikle kendilerine 2025 Nisan ayı itibariyle başvurulmuşsa da; ödeme yapacaklarına ilişkin çeşitli gerekçeler ileri sürerek süre talep ettiklerini, müvekkili şirketi sürekli olarak oyalayarak mağdur ettiklerini, sürenin uzaması üzerine şüphelenen müvekkili alacaklarını tahsil için yasal yollara başvurarak icra takipleri başlatıldığını, taraflar arasında 5 yıl boyunca süregelen güven ilişkisi ve önceki senet bedellerinin ödenmiş olması ve aynı imzayı barındırıyor olması nedeniyle, Turgutlu İcra Müdürlüğünün 2025/2287 icra takibine konu senette yer alan imzanın ...’ya ait olup olmadığının müvekkili şirketçe ayrıca sorgulanmadığını, bu nedenle işbu senetlerin herhangi bir tereddüt duyulmaksızın icra takibine konu edildiğini, sonrasında ... tarafından Turgutlu İcra Müdürlüğünün 2025/2287 numaralı dosyasından icra takibine konu senetlerdeki imzaya ilişkin itirazda bulunularak imza itirazı konulu davanın açıldığını, Turgutlu İcra Hukuk Mahkemesi 2025/84 E. Sayılı dosyasından asılsız iddialarda bulunulduğunu, senet üzerindeki yer alan imzaların ...' ya ait olmadığı yönünde bilirkişi raporu düzenlenmesi üzerine, yalnızca şekli ve sınırlı inceleme yapma yetkisine sahip İcra Hukuk Mahkemesinin davayı kabul ederek icra takibini durdurması bir yana, müvekkili şirketi 79.641,85- TL para cezasına ve 159.283,71- TL tazminat ödemeye mahkum ettiğini, İİK'nun 170/4. maddesinde, icra mahkemesince imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklının, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulacağı ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edileceği hüküm altına alındığını, İcra Hukuk Mahkemesinden verilen kararın İzmir 1. İcra Dairesi 2026/238 E. Sayılı icra dosyasıyla takibe konulduğunu, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/59 D. İş dosyası ile tedbir kararı taraflarınca talep edildiğini, işbu taleplerinin kısmi olarak kabul edilerek icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verildiğini, Turgutlu İcra Hukuk Mahkemesi 2025/84 E. Sayılı dosyasından hükmedilen tazminatın ve para cezasının kaldırılması gerektiğini, zira İİK m.169/a-5 aynen : "İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açmak hakkı mahfuzdur. Alacaklı, genel mahkemede dava açarsa, inkar tazminatı ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar Tehir Olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan inkar tazminatı ve para cezası kalkar" hükmüne amir olduğunu, İİK m.170/4 aynen : "İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi hâlinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar Tehir Olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar." hükmüne amir olduğunu, bu sebeple İzmir 1. İcra Dairesi 2026/238 E. Sayılı dosyasının dava sonuna kadar tehir olunduğuna ilişkin müzekkere yazılması, neticede ise para cezası ve tazminatın kaldırılmasını arz ve talep ettiklerini, tekrar vurgulandığı üzere yıllara sari gerçekleşen işlemlerde; karşı yan ... ve eşi ... ...müvekkili şirket nezdinde öncelikle güven uyandırarak aynı imzaya sahip senetleri ödediğini, sonrasında ise gelinen aşamada yüksek meblağlı senetler verilerek bunlara imza itirazında bulunduklarını, ... ve kambiyo evraklarına ... adına imza attığı tahmin edilen ...' nın birlikte hareket ederek nitelikli dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı 2026/232 soruşturma numaralı dosyası ile taraflarınca şikayetçi olunduğunu, ... tarafından ciro edilen, keşidecisi ... olan 27.01.2025 tanzim 25.02.2025 vade tarihli 11.750,00 TL bedelli bono da vadesinde ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından 27.02.2025 tarihinde ödememe protesto gönderildiğini, ödenmemesi üzerine İzmir 25. İcra Dairesi 2025/3945 E. Sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, ... tarafından icra takibine itiraz edilmediğini, takibin kesinleştiğini, yüksek meblağların bulunduğu bonolardaki icra takibine ilişkin imzaya itiraz etmek suretiyle takibi iptal ettiren ...' nin, İzmir 25. İcra Dairesindeki imza için de aynı itirazda bulunmamasının itirazların kasıtlı ve kötüniyetli olarak yapıldığını gösterdiğini, yine keşidecisi ... olan 27.01.2025 tanzim 25.04.2025 vade tarihli 11.750,00 TL bedelli bono da vadesinde ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından 29.04.2025 tarihinde ödememe protesto gönderildiğini, bu protesto sonrasında da karşı yan ....' nin ne resmi makamlara ne de müvekkili şirkete hiçbir itirazı söz konusu olmadığını, dava konusu alacağın davalı ...’ya satılan kombilerin bedellerine ilişkin olduğunu, davaya konu kambiyo senetlerinin, davalıya satışı yapılan kombilerin bedeline ilişkin olduğu; söz konusu kombilerin seri numaraları, barkod bilgileri ve üretici firma aktivasyon kayıtlarıyla ve ticari defterleri ile sabit olduğunu, davalı yanın müvekkili şirkete olan borcunu ödemediğinden bahisle haklı davalarının kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak üzere; Davalı tarafından nitelikli olarak gerçekleşen eylemler dikkate alındığında, müvekkilinin ileride alacağını alamama riskinin önüne geçmek amacıyla, davalının mal varlığı üzerine tedbir konulmasına, 22/11/2024 tanzim 25/03/2025 vade tarihli 300.000,00 TL Miktarlı, 12/12/2024 tanzim 31/12/2024 vade tarihli 1.800.000,00 TL Miktarlı Bononun bakiye 196.418,57 TL, 22/11/2024 tanzim 25/02/2025 vade tarihli 300.000,00 TL Miktarlı Bonodan kaynaklanan ve defterlerde davalının borçlu olarak göründüğü 796.418,57 TL alacağın, bonoların vade tarihlerine isabet eden tarihlerden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile davalıdan tahsiline, İİK m.169-170 gereği Turgutlu İcra Hukuk Mahkemesi 2025/84 E. Sayılı dosyasında hükmedilen İzmir 1. İcra Müdürlüğü 2026/238 E. Sayılı dosyası ile takibe konu edilen para cezası ve tazminatın tahsiline ilişkin Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/59 D. İş dosyası ile verilen tedbir kararının, iş bu dava sonuna kadar tehir olunduğuna ilişkin müzekkere yazılmasına, neticede haklı davalarının kabulü ile hükmedilen para cezası ve tazminatın ortadan kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. MAHKEMECE: "...6100 Sayılı HMK'nun 390/1 maddesinde ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemede, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edileceği, aynı yasanın 390/3 fıkrasında ise, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esas yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, 6100 Sayılı HMK'nun 390/3. Maddesinde ise; tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, tedbir talebi, sunulan belgeler ve tüm mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça dava konusu alacağın tahsilinin teminat altına alınması amacıyla davalının malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması ile başka bir yargı kararı kapsamında hükmedilen para cezası ve tazminatın tahsilinin dava sonuna kadar durdurulması talep edilmiş ise de, eldeki uyuşmazlığın taraflar arasındaki temel ticari ilişkinin varlığı, dava konusu alacağın mevcut olup olmadığı, miktarı, dayanak belgelerin ispat kuvveti ve tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde yargılamayı gerektirdiği, mevcut aşamada davacı tarafça ileri sürülen taleplerin yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya konulamadığı, talep edilen malvarlığına yönelik tedbir isteminin ise doğrudan uyuşmazlık konusu hakka ilişkin nitelikte bulunmadığı, bu haliyle 6100 sayılı HMK’nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir koşullarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.' gerekçesi ile; "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE" şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile karşı yan ... (....- ... Mahallesi .. . .. Turgutlu/Manisa) arasında 2021 OCAK tarihinden itibaren sayısız ticari ilişki gerçekleştiğini, bu zaman içerisinde sayısız evrak, irsaliye, kambiyo senedi imzalandığını, müvekkili ile aralarında bir güven ilişkisi de tesis edildiğini, müvekkili şirket ile karşı yan ... (...-... Mahallesi .. . Turgutlu/Manisa) arasında, OCAK 2021 tarihinden bu yana ticari ilişki kapsamında çeşitli işlemler gerçekleştirildiğini, karşı yanın iddiasına göre kendi adına imza faaliyetinde bulunan, kaşe basılıp imzalanarak dolaşıma sokulan senetleri düzenleyen kişi kimdir ve hakkında yasal yollara bir başvuru olmuş mu bu konuda hiçbir aşamada bilgi verilmediğini, dava, kambiyo senedine dayalı bir alacak davası olmayıp taraflar arasındaki süreklilik arz eden ticari ilişki kapsamında doğan temel borç ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin ne kadar alacak kambiyo senetleri ile güvence altına alınmış ise de, borçlunun imzaya itirazı üzerine kambiyo takibinin iptal edilmiş olması alacak hakkını ortadan kaldırmayacağını, bu nedenle genel hükümlere göre alacak davası açılmış olup(huzurdaki dava), Mahkemece uyuşmazlığın bu hukuki niteliği gözetilmeksizin değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, zararların tamamını, davalı ve birlikte faaliyette bulunduğu eşi ....'nın birlikte ve organize şekilde gerçekleştirdikleri hileli eylemlerinin doğrudan sonucu olduğunu, dosyadaki diğer bir önemli delil ise dava dilekçesinde (ilk sayfada) yer aldığını, Türkiye'nin en büyü firmalarından olan (...–...–....) tarafından aktivasyon kayıtları, kombilerin fiilen kullanıldığını ve kim tarafından devreye alındığını gösteren belgeler sunulduğunu, bu da tedbir kararının verilmesi açısından önemli bir sebep olduğunu, iki ayrı tedbir talebinin şartlarının somut olayda oluştuğu gözetilerek, tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin olarak verilen kararın kaldırılarak talep gibi ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin dava dilekçesindeki ihtiyati tedbir istemi ile ilgili olarak, davacı tarafça dava konusu alacağın tahsilinin teminat altına alınması amacıyla davalının malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması ile başka bir yargı kararı kapsamında hükmedilen para cezası ve tazminatın tahsilinin dava sonuna kadar durdurulması talep edilmiş ise de, eldeki uyuşmazlığın taraflar arasındaki temel ticari ilişkinin varlığı, dava konusu alacağın mevcut olup olmadığı, miktarı, dayanak belgelerin ispat kuvveti ve tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde yargılamayı gerektirdiği, mevcut aşamada davacı tarafça ileri sürülen taleplerin yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya konulamadığı, talep edilen malvarlığına yönelik tedbir isteminin ise doğrudan uyuşmazlık konusu hakka ilişkin nitelikte bulunmadığı, bu haliyle 6100 sayılı HMK’nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir koşullarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine reddine karar verilmiştir. İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. HMK'nın "ihtiyati tedbir şartları" başlıklı 389/1. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Davacı tarafça dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında her nekadar davacı alacağının ileride tahsil edilememesi riskinin önüne geçmek üzere davalıya ait malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de HMK 389. gereğince sadece uyuşmazlık konusu olan şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden ve davalının üzerinde ihtiyati tedbir kararı uygulanması talep edilen malvarlığı doğrudan iş bu davanın konusunu oluşturmadığından mahkemece bu yöndeki ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin bu hususa dayanan istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Ayrıca davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen Turgutlu İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/84 Esas ve 2025/210 Karar sayılı kararının incelenmesinden, davacı ... tarafından davalı ...A.Ş aleyhine açılan imzaya itiraz davasının yapılan yargılaması neticesinde 04.12.2025 tarihli karar ile imzaya itirazın kısmen kabulüne ve davacı borçlu ... yönünden başlatılan takibin İİK 170/3 maddesi uyarınca durdurulmasına, takip konusu alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 159.283,71 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden %10 oranında hesaplanan 79.641,85 TL para cezasının davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına karar verildiği ve iş bu kararda hüküm altına alınan tazminat açısından İzmir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2026/238 Esas sayılı dosyası üzerinden ... tarafından davalı ... A.Ş hakkında faiz ve verileriyle birlikte toplam 189.487,01TL üzerinden icra takibinin başlatıldığı görülmüştür. Daha sonrasında davalı .... A.Ş tarafından Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/59 D.İş sayılı dosyası üzerinden 22.01.2026 tarihinde icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edildiği ve mahkemece 23.01.2026 tarihli karar ile teminat karşılığında icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve teminatın yatırılması üzerine icra müdürlüğünün 28.01.2026 tarihli yazısı gereğince tedbir kararının uygulandığının belirtildiği, ... vekili tarafından iş bu karara itiraz edilmesi üzerine mahkemece yapılan değerlendirme neticesinde 21.04.2026 tarihli ek karar ile istinaf yolu açık olmak üzere ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından her nekadar İİK 169/a ve 170/4 maddesi gereğince eldeki esas davanın açılması nedeni ile İzmir 1.İcra 2026/238 Esas sayılı icra takibine konu para cezası ve tazminatın tahsiline ilişkin Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/59 D.İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati tedbir kararının iş bu dava sonuna kadar tehir olunmasına karar verilmesi gerekirken iş bu talebin reddedilmesinin yerinde olmadığı istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; Eldeki iş bu davanın 23.03.2026 tarihinde açıldığı ve dava dilekçesinin talep ve sonuç kısmında Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/59 D.İş sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararının iş bu dava sonuna kadar tehir olunmasına ilişkin olarak müzekkere yazılmasının talep edilmiştir. Mahkemece yazılı olduğu şekilde bu talebin de reddedildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesince verilen karar bu yönden de istinaf edilmiştir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere ... vekili tarafından iş bu karara itiraz edilmesi üzerine, davacı vekilince istinafa konu edilen ve eldeki iş bu dava dosyasından devamına karar verilmesi talep edilen Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/59 D.İş sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararının 21.04.2026 tarihli ek karar ile istinaf yolu açık olmak üzere kaldırılmasına karar verildiğinden, taleple bağlılık ilkesi gereğince Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/59 D.İş sayılı dosyasından verilen tedbir kararının eldeki iş bu dava dosyası üzerinden devamına karar verilmesi imkanı kalmadığından ve bu şekilde sonucu itibarıyla mahkeme kararı doğru olduğundan davacı vekilinin bu hususa değinen istinaf talebi de yerinde görülmemiştir. Yukarıda anlatılan nedenlerle davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2026 tarih ve 2026/322 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbirin reddine ilişkin olarak verilen 15/04/2026 tarihli ARA KARARA karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyen davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 10/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1209, K. 2026/1758, T. 10.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1209-e-2026-1758-k-cc4f5cff6b6a