Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/25 E. 2026/3 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/25
- Karar No
- 2026/3
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
70. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/25
KARAR NO: 2026/3
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/10/2022
NUMARASI: 2021/415 Esas, 2022/730 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların ortak olduğu ... İş Ortaklığı ile davalı arsa sahibi arasında düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve protokol akdedildiğini, davalının okuma yazmasının yetersiz olduğu için tanıklar huzurunda sözleşme imzalandığını, aynı gün davalının oğlunun da tanık olduğu ek protokol imzalanarak buna istinaden davalıya 300.000 TL ödeme yapıldığını, davalı ve ailesinin sözleşme akdedildikten sonra sözleşmenin yükümlülüklerine uymamak için muvazaalı işlemlere başladığını, sözleşmeye aykırı olmasına rağmen muvazaalı bir satış gerçekleştirildiğini, muvazaalı bono düzenlediğini, bu işlemler neticesinde taşınmazın cebri icradan satışına karar verildiğini, davaya ve takibe konu olan 300.000 TL'nin sözleşmenin ifası ve sonrasında yapılacak projeye istinaden ödendiğini ancak davalının sözleşme hükümlerine uymadığını, davalı aleyhine takip yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davanın kabulünü, alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların muvazaa iddiası gerçeği yansıtmadığını, sözleşmeye konu taşınmazın açık arttırma usulü ile satışa çıktığını, taraflarınca ihalenin feshi davası açılıp sorumlular hakkında suç duyurusu yapıldığını, dava dilekçesi ekindeki protokol ve ödemeden davalı arsa sahibinin haberinin olmadığını ve imzanın kendisine ait olmadığını, okuma yazması olmayan kişilerin imzası HMK 206. Maddesindeki usule tabi olduğunu öne sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi sırasında davalının okur yazar olmadığının anlaşıldığı ve buna göre işlem yapıldığı, davacının davalının okur yazar olmadığını bildiği halde iki şahit huzurunda adi yazılı olarak tanzim edilen protokole dayanarak davalının oğluna yapılan ödemeyi icra takibi ile talep ettiği, davaya konu protokolün HMK'nın 206 maddesine göre usulüne uygun şekilde düzenlendiğinden söz edilemeyeceği, söz konusu protokolün geçerli bir protokol olarak kabulünün mümkün olmadığı ve özellikle bizzat davalıya yapılan bir ödemenin de olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde sözleşme uyarınca aylık kira bedelleri, taşınma gideri, enkaz bedeli gibi bedellerin davalının oğlunun hesabına yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin konusu taşınmazın icradan satışının dayanağı olan bonoda da davalının imzası olduğunu, davalının kendisini borçlandıran adi işlemlere atılan imzalar aynı olup bu imzaların incelemesi yaptırılmadan hüküm kurulduğunu ve davalı arsa sahibinin kötü niyetli olduğunu beyan etmektedir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacılar yüklenici, davalı ise arsa sahibidir.
Davacı yükleniciler, davalı arsa sahibi ile imzalanan 09.01.2018 tarihli düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesiyle aynı gün adi yazılı bir protokol düzenlendiğini, bu protokol uyarınca ödenmesi kararlaştırılan 300.000TL’nin davalı arsa sahibinin oğlu ...’a ödendiğini ancak arsa sahibinin sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğinden bahisle ödenen bedelin tahsili amacıyla yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmektedir.
Mahkemece davalı arsa sahibinin okur yazar olmadığı ve noter huzurunda düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine parmak basarak taraf olduğu bu nedenle isim niteliğinde yazı mevcut olan protokolün geçersiz olduğu kabul edilmiş ise de dava konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 9.3. maddesi incelendiğinde sözleşme gereği ödenecek bir kısım bedellerin davalı arsa sahibinin oğlu olan ... hesabına ödeneceği kararlaştırılmış, sözleşmede hesaba ilişkin IBAN bilgileri belirtilmiştir.
Bu itibarla mahkemece yapılacak iş; banka aracılığıyla yapılan ödemenin gönderildiği dekontun açıklama kısmında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesiyle irtibat kurulduğu nazara alınarak, davalı arsa sahibine ait varsa resmi kuruluşlardaki yazı ve imza örnekleri usulüne uygun şekilde celbedilip mümkün olması halinde mukayese uygun imza ve yazı örnekleri alınarak uzman kuruluşlarca bilirkişi inceleme yapılması ve sahtelik iddiasına yönelik davalı yanın beyan ve itirazlarının sonuçlandırılmasının bekletici mesele yapılarak raporun sonucunun karara etkisinin belirlenmesidir.
Öte yandan, davacılar tarafından sözleşmeye konu taşınmazın ....İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı icra dosyasından satıldığı ve takibin dayanağı bonoda davalı arsa sahibinin protokolde attığı imzanın aynısının bulunduğu iddia edilmiş olmakla davacıların buna ilişkin delilleri de toplanarak, daha önce davalının katıldığı hukuku işleme konu belgelerdeki (bono, kambiyo senetlerinde ciro, sözleşme vb…) davalıya ait yazı ve imza kullanılıp kullanmadığı tartışılarak alınan rapor ve toplanan delillere göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sair sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../10/2022 tarih ve 2021/... Esas 2022/... Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahalli mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcı ve peşin istinaf karar harçlarının istek halinde davacıya iadesine,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğ ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere 16/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.