Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1177 E. 2026/1914 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1177
Karar No
2026/1914
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1177 KARAR NO : 2026/1914

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2026 NUMARASI : 2024/335 Esas 2026/508 Karar DAVANIN KONUSU : Sözleşmenin İptali, Tescil BAM KARAR TARİHİ : 15/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/09/2026

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının maddi durumunun kötüleşmesi sebebiyle dava konusu ... plakalı ... marka ... model ... tipli ticari aracını Bornova 3. Noterliği'nin 05/09/2018 tarih, 29518 yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile davalıya satarak devrettiğini, ancak devir işleminden sonra karşı taraf ile yemek yemeye gittiklerini, davacının yemek sırasında araç satışından aldığı 80.000,00-TL'yi kendisinde emanet olarak bulunan aracın iki koltuğun arasında bulunan konsolun çekmecesine bıraktığını, yemekten sonra ...ndan çıkan müvekkilinin arabanın ön sağ camının kırık olduğunu fark ettiğini, aracın içerisine baktığında ise paraların bulunduğu poşetlerden birinin boş diğerinin ise yerinde olmadığını fark edip polisi arayarak ihbarda bulunduğunu, izlenen kamera kayıtları ile adının sonrasında ... olduğu öğrenilen kişinin karşı tarafın akrabası olduğunun öğrenildiğini, karşı tarafın organize şekilde müvekkilinin güvenini kazanarak önce aracı üzerlerine aldıklarını, sonrasında ise satış bedelini çaldıklarından bahisle taraflar arasındaki Bornova 3. Noterliği'nin 05.09.2018 tarih ve 29518 yevmiye numaralı satış sözleşmesiyle gerçekleşen satış işleminin iptalini ile aracın davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olmadığından davaya görev yönünden itiraz ettiklerini, yerleşim yeri Merzifon olduğundan yetki hususunda da itirazda bulunduklarını, aracın satışı konusunda davacı ile anlaştıklarını, davacıya elden satış bedeli olarak 79.000,00-TL verdiğini, davacının yemek yemeyi kendisinin teklif ettiğini, davacının satış bedeli olarak aldığı 79.000,00-TL yi araç içerisinde bırakarak yemek yemeye geldiğini, aracın yanına geldiklerinde aracın camının kırıldığını birlikte gördüklerini, parayı çaldığı iddia edilen şahsı tanımadığını, aralarında akdedilen sözleşmenin yasal geçerlilik koşullarına haiz ve hukuka uygun bir sözleşme olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "...Dava; davacıya ait ... plakalı aracın davalıya satışına ilişkin Bornova 3. Noterliği'nin 05/09/2018 tarih, 29518 yevmiye numaralı satış sözleşmesinin iptali ve aracın davacı adına tescili istemine ilişkindir. Davanın ilk olarak Mahkememizin 2018/1077 Esas sayılı dosyası üzerinden açıldığı, yapılan yargılama sırasında, 2018/1077 Esas 2019/272 Karar ve 06/03/2019 tarihli karar ile işbu davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, işbu görevsizlik kararının istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 02/10/2019 tarihinde kesinleşmiş olduğu ve kesinleşen görevsizlik kararı üzerine dosyanın İzmir 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/390 Esas sayılı dosyasına kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu Mahkeme tarafından yapılan yargılamada davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk dairesi 2020/1296 dosya ve 2024/272 karar sayılı kararı ile davaya konu aracın trafik kaydının incelenmesinden, cins/tipinin minibüs/...., kullanım şeklinin de yolcu nakli/ticari olarak gösterildiği bu durumda uyuşmazlık konusu aracın ticari nitelikte araç olması nedeniyle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu ve dosyanın görevsizlikle gönderildiği İzmir 19. Hukuk Mahkemesi tarafından karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek esas hakkında karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle karar kaldırılmış, dosya görevli olan Mahkememize gönderilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları toplanan tüm deliller ve dosya kapsamına göre ;Taraflar arasında, davacının malik olduğu ... plakalı aracın davalıya satışı konusunda Bornova 3. Noterliğinin 05/09/2018 tarih ve 29518 Y. Numaralı düzenleme şeklinde araç satış sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmeye göre araç satış bedelinin 70.000,00 TL, davacı iddiasına göre 80.000,00 TL , davacı cevabına göre ise 79.000,00 TL olduğu, noterdeki resmi satış işlemi yapılıp davacıya nakit olarak verilen paranın, araç içinde bırakıldığı yerde aracın camının kırılıp paranın çalınması olayı sonrasında davacı tarafça bu paranın satın alan davalı ve yakınlarınca gerçekleştirildiği iddiasıyla satış sözleşmesinin iptali ve dava konusu aracın davacı adına tescilinin istem konusu yapıldığı görülmektedir. Davacıya ait ... plakalı aracın Bornova 3. Noterliği'nin 05/09/2018 tarih ve 29518 yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile 70.000,00TL bedelle davalıya satışının yapıldığı ve aracın davacı tarafça davalıya teslim edildiği, satış bedeline istinaden davalı tarafça da davacıya 80.000,TL'nin nakden ödendiği dosya kapsamı belgelerle sabittir. Dava konusu hırsızlık olayı ile ilgili olarak İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesinde, İzmir Cumhuriyet Bassavcılığı tarafından düzenlenen 2018/104865 soruşturma sayılı iddianame ile 27.11.2020 tarihinde şüpheli sanıklar..., .... ve ... hakkında, Herkesin Girebileceği Bir Yerde Bırakılmakla Birlikte Kilitlenmek Suretiyle Hırsızlık, Mala Zarar Verme suçlarından dava açıldığı, İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yürütülen yargılama sonucunda 2020/526 Esas 2022/473 Karar ve 30/06/2022 tarihli karar ile " suç tarihinde katılanın ... plakalı aracını borçlarından dolayı satmaya karar verdiği, aracın ilanını internette gören sanık ...'un katılanı cep telefonundan aradığı, 80.000 TLye anlaştıkları, sanık ...'un katılana İzmir iline gelmesini ve burada araca baktıracağını söylediği, katılanın 04/09/2018 tarihinde İzmir'e gelerek saat 13:30 sıralarında sanıklarla buluştuğu, sanık ...'un aracın o gün kendilerinde kalmasını ve araca baktıracaklarını söylemesi üzerine katılanın aracı sanıklara bıraktığı, 05/09/2018 günü saat 10:30 sıralarında katılan ve sanıkların yeniden buluşarak İzmir 3. Noterliğine gittikleri ve satış işlemini yaptıkları, katılanın 80.000 TL parayı nakit olarak sanık ...'tan aldığı, noter çıkışında sanık ...'un dayısı olduğunu söyleyen sanık ...'ın yemek yemeyi teklif ettiği, katılanın kendisinde emanet olarak bulunan .... plakalı araç ile Pınarbaşı semtinde bulunan... isimli lokantanın önüne aracı park ettiği, iki ayrı poşet içerisinde bulunan 80.000 TL parayı da aracın iki koltuğunun arasında bulunan konsolun içerisine bırakarak araçtan indiği, sanıklar ve arkadaşı olan tanık ... ile birlikte burada yemek yedikleri, katılanın tekrar aracın yanına geldiğinde sağ ön camının kırık olduğunu gördüğü, yaptığı kontrolde paranın yerinde olmadığını fark ederek polisi aradığı, sanık....'ın "hastanede hastamız var" diyerek şüpheli hareketler sergilemesi üzerine katılanın durumdan şüphelendiği ve sanıklar hakkında şikayetçi olduğu, yapılan soruşturma neticesinde temin edilen kamera kayıtlarından katılan ve sanıkların içerisinde bulundukları aracı.. renkli ... marka bir aracın takip ettiğinin, takip eden aracın ... plakalı olarak gözüktüğünün, sistem kontrolünde .... plakanın ... marka bir araca ait çıktığının.......,sanıkların savunmalarında hırsızlık olayıyla bir alakalarının bulunmadığını belirterek suçlamaları kabul etmedikleri anlaşılmıştır. Her ne kadar sanıklar ... ve....suçlamaları kabul etmemiş iseler de, sanıkların kullandıkları hatların HTS kayıtlarının istendiği, dosyada mevcut HTS inceleme raporunda sanık ....'ın 04/09/2018 ila 06/09/2018 tarihleri arasında .... ve ... isimli şahıslarla çok sayıda görüşmesinin olduğunun tespit edildiği, ... ve ...'in çok sayıda otodan hırsızlık ve mala zarar verme ile başkaca suçlardan suç kayıtları bulunduğunun belirlendiği,... bu haliyle sanıklar .... ve ...'ın hırsızlık olayını gerçekleştiren şahıslarla birlikte hareket ettikleri ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği kanaatine varılmış, sabit görülen hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından dolayı ayrı ayrı cezalandırılmaları yoluna gidilmiştir." gerekçesiyle, Dosyamız davalısı ...'ın üzerilerine atılı herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunu işledikleri anlaşılmakla sanıkların cezalandırılmalarına karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi'nin 2022/3342 Esas 2023/4576 Karar ve 09/11/2023 tarihli kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere sanıklar müdafiilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine, temyiz açık olmak üzere karar verildiği, verilen hükme karşı temyiz yoluna başvurulması nedeniyle, mahkemenin maddi vakıalar tespitine ilişkin kararı eldeki bu dava sonucunu etkileyecek nitelikte olması nedeniyle; İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/526 Esas 2022/473 Karar sayılı kararının kesinleşmesi beklenmiştir. YARGITAY 2 . C E Z A D A İ R E S İ'nin 08.09.2025 tarih, 2024/5704 ESAS ve 2025/14793 karar sayılı kararıyla dosyamız davalısı ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümlerin onandığı kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Eldeki davada tüm dosya kapsamında toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacının malik olduğu ... plakalı aracın davalıya satışı konusunda Bornova 3. Noterliğinin 05/09/2018 tarih ve 29518 Y. Numaralı düzenleme şeklinde araç satış sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmeye göre araç satış bedeli 70.000,00 TL olarak belirlenmiş ise de ceza dosyasındaki beyanlardan davacının araç bedeline karşılık 80.000,00 TL ödeme aldığı anlaşılmış davacı tarafından dava değerinin de bu bedel üzerinden artırıldığı görülmüştür. Davacı ve davalı arasındaki noter resmi satış işleminden sonra davalı tarafından davacıya nakit olarak verilen araç satış bedeli olan paranın, araç içinde bırakıldığı yerde davalı tarafından aracın camının kırılıp çalındığı Ceza dosyasında yapılan yargılama sonucu kesinleşen karar ile anlaşılmıştır. Davalının taraflar arasındaki araç satış sözleşmesi uyarınca davacıya ödediği araç bedelini davacıdan çalarak davacının aracını bedelsiz olarak kendi adına tescil etmiş olduğu anlaşılmakla davacının taraflar arasındaki satış sözleşmesinin iptalini istemekte haklı olduğuna kanaat edilmiş, dava konusu aracın davalı adına bulunan tescil kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.'' gerekçesi ile; DAVANIN KABULÜ İLE;1-Dava konusu Bornova 3. Noterliği 05.09.2018 tarih 29518 yevmiye numarası üzerinden yapılan satışın iptali ile ... plakalı ...motor ve ... şasi numaralı Davalı adına bulunan tescil kaydının iptali ile Davacı adına tesciline, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kesinlikle ....plaklı araç camını kırarak 80.000 TL parayı çalmadığını, almadığını, müvekkilinin yasaya aykırı bir hareketi eylemi olmadığını, İzmir Bornova Pınarbaşı ... lokantasına götürenlerin başkaları olduğunu, müvekkilinin lokantaya gittikten sonra kesinlikle dışarıya çıkmadığını, lokantadan ayrılmamış zaten müvekkilimin işi olduğu halde Merzifon 'a gideceğini, acil işleri olduğunu belirttiğini , yemek yemeğe gitmek istemediği, ancak yanındakilerin aşırı ısrarı ile ilgili yere gittiğini, ...ın dışarı çıktığında ... plaklı aracın camının kırık olduğunu araç satışından aldığı 80.000 TL paranın içeriden konsol çekmecesine bıraktığını, paraların poşetlerin boşaltıldığını, paraların çalındığını, müvekkilinin bu araç parasını ıban ile göndermek istediğini, davacı....in kesinlikle iban ile ödemeyi almayı kabul etmediğini, ...in bu parayı yanında taşıması gerekir veya araç içinde kilitli görünmeyeceği muhafazalı bir yere koyması gerekirken açıkta poşet içinde arabanın ön bölümünde bırakmasının kesinlikle kabul edilemeyeceğini, bu paranın müvekkili ... üzerinden polis araması yapıldığı halde çıkmadığını, bu paranın 459,84 gr ağırlığında 97,65 cm3 hacminde olduğunu, bu paranın ... üzerinde ve arabasında olmadığını, bu parayı çalan başkaları olduğunu, 05/09/2018 günü saat 11:45 de ... Plakalı araç bunları yani ... ve ... plaklı araçlarını takip ettiğini, bu araç...model Plakası sahte.... olan bir araç olduğunu, arabaların İzmir Bornova Pınarbaşı... lokantası önüne geldiğini, park edildiğini, davacılar ve davalının lokantaya girdikten 7,8 dk sonra ... aracın 7-8 dk sonra o alandan kaçarcasına hızla uzaklaşacağını, mahkeme kararında ... isimli kişinin davalı ile organize satış bedelini çaldığı yazılmış beyan edilmiş ise de böyle bir işi olmadığını, bu olayda adı geçen kişi gerçekte ... isimli olduğunu, .... 'un akrabası olmadığını, onu tanımayacağını, ... o gün .. . veya sahte isim kullanarak ... şeklinde hareket etmiş olabileceğini, İzmir 44.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/526 E. sayılı ve üst mahkemelerce onanmış kararında müvekkili ...in cezalandırıldığını, hırsızlık suçunun şahsi bir suç olduğunu, başkasının yapmış olduğu suç nedeni ile müvekkili...'a ceza verilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin bu araç için birçok bedel ödediğini, sözleşmenin iptali ile ... plakalı aracın müvekkili davalıdan tescil kaydının iptali ve davacı adına tescili kararının adalete, hakkaniyete , hukuka , yasalara aykırı olduğunu istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacıya ait ... plakalı aracın davalıya satışına ilişkin Bornova 3. Noterliği'nin 05/09/2018 tarih ve 29518 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin iptali ve aracın davacı adına tescili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, DAVANIN KABULÜ İLE;1-Dava konusu Bornova 3. Noterliği 05.09.2018 tarih 29518 yevmiye numarası üzerinden yapılan satışın iptali ile ... plakalı... motor ve ... şasi numaralı davalı adına bulunan tescil kaydının iptali ile Davacı adına tesciline, " şeklinde karar verilmiştir. İşbu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Daha önce İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 11/02/2020 Tarih, 2019/360 Esas ve 2020/57 karar sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, işbu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Dairemizin 2020/1296 Esas, 2024/272 karar ve 06/02/2024 Tarihli kararı ile; "....Davacıya ait ... plakalı aracın Bornova 3. Noterliği'nin 05/09/2018 tarih ve 29518 yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile 70.000,00TL bedelle davalıya satışının yapıldığı ve aracın davacı tarafça davalıya teslim edildiği, satış bedeline istinaden davalı tarafça da davacıya 80.000,TL'nin nakden ödendiği dosya kapsamı belgelerle sabittir. Dosyanın incelenmesinden, davanın ilk olarak İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1077 Esas sayılı dosyası üzerinden açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sırasında, 2018/1077 Esas 2019/272 Karar ve 06/03/2019 tarihli karar ile işbu davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, işbu görevsizlik kararının istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 02/10/2019 tarihinde kesinleşmiş olduğu ve kesinleşen görevsizlik kararı üzerine dosyanın İzmir 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/390 Esas sayılı dosyasına kaydının yapılarak yargılama devam olunduğu ve esas hakkında istinaf talebine konu esas hakkındaki kararın verilmiş olduğu görülmüştür. Dava konusu hırsızlık olayı ile ilgili olarak İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesinde, İzmir Cumhuriyet Bassavcılığı tarafından düzenlenen 2018/104865 soruşturma sayılı iddianame ile 27.11.2020 tarihinde şüpheli sanıklar ..., ... ve ... hakkında, Herkesin Girebileceği Bir Yerde Bırakılmakla Birlikte Kilitlenmek Suretiyle Hırsızlık, Mala Zarar Verme suçlarından dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 2020/526 Esas 2022/473 Karar ve 30/06/2022 tarihli karar ile karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi'nin 2022/3342 Esas 2023/4576 Karar ve 09/11/2023 tarihli kararı ile temyiz açık olmak üzere karar verildiği, İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Dairemize gönderilen 01/02/2024 tarihli cevabi yazıya göre "Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık" suçu yönünden verilen hükmün henüz kesinleşmediğinin bildirildiği görülmüştür. Davaya konu aracın trafik kaydının incelenmesinden, cins/tipinin minibüs/... .., kullanım şeklinin de yolcu nakli/ticari olarak gösterildiği görülmüştür. Bu durumda uyuşmazlık konusu aracın ticari nitelikte araç olması nedeniyle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Bu nedenle görevsizlikle dosyanın gönderildiği İzmir 19. Hukuk Mahkemesi tarafından karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek esas hakkında karar verilmesi yerinde olmamıştır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/15756 esas 2018/816 Karar, 2015/768 Esas 2015/12579 Karar sayılı kararları da bu yöndedir) Açıklanan bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan incelenmeksizin, kararın HMK nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine dair karar vermek gerekmiştir..." karar verilmiştir. Davaya konu aracın satışının resmi şekilde yapıldığı ve satış bedelinin de davalı tarafından davacıya ödendiği dosya kapsamı belgelerle sabittir. Bu kapsamda davalının, dava konusu aracın satış bedelini çalan kişilerle birlikte hareket ettiği ve bu nedenle satış sözleşmesinin iptali gerektiği yönündeki iddianın davacı tarafça ıspatlanması gerekmektedir. Dava konusu hırsızlı olayı ile ilgili olarak İzmir 44.Asliye Ceza Mahkemesinde, İzmir Cumhuriyet Bassavcılığı tarafından düzenlenen 2018/104865 soruşturma sayılı iddianame ile 27.11.2020 tarihinde şüpheli sanıklar...,... ve ... hakkında, Herkesin Girebileceği Bir Yerde Bırakılmakla Birlikte Kilitlenmek Suretiyle Hırsızlık, Mala Zarar Verme suçlarından dava açıldığı anlaşılmıştır.İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 2020/526 Esas, 2022/473 Karar ve 30/06/2022 tarihli karar ile eldeki iş bu dava dosyasında davalı olan sanık ... hakkında herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi'nin 2022/3342 Esas, 2023/4576 Karar ve 09/11/2023 tarihli kararı ile istinaf talebinin nitelikli hırsızlık suçu yönünden Temyiz yolu açık olmak üzere reddine karar verildiği, İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından dosyaya gönderilen 25.03.2026 tarihli cevabi yazı ekindeki Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2024/5704 Esas ve 2025/14793 Karar sayılı kararı ile Temyiz istemlerinin esastan reddi ve hükümlerin onanmasına karar verildiği görülmüştür. 6098 ...B.K. 74 maddesi hükmüne göre ceza mahkemesince saptanan maddi olguların hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacının maliki olduğu ... plakalı aracın davalıya satışı konusunda Bornova 3. Noterliği'nin 05/09/2018 tarih ve 29518 Y. numaralı düzenleme şeklinde araç satış sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmeye göre araç satış bedeli 70.000,00 TL olarak belirlenmiş ise de ceza dosyasındaki beyanlardan davacının araç bedeline karşılık 80.000,00 TL ödeme aldığı, davacı tarafından dava değerinin de bu bedel üzerinden artırıldığı, davacı ve davalı arasındaki noter resmi satış işleminden sonra davalı tarafından davacıya nakit olarak verilen araç satış bedeli olan paranın, araç içinde bırakıldığı yerde davalı tarafından aracın camının kırılıp çalındığının ceza dosyasında yapılan yargılama sonucu kesinleşen karardan anlaşıldığı, davalının taraflar arasındaki araç satış sözleşmesi uyarınca davacıya ödediği araç bedelini davacıdan çalarak davacının aracını bedelsiz olarak kendi adına tescil etmiş olduğu anlaşılmakla davacının taraflar arasındaki satış sözleşmesinin iptalini istemekte haklı olduğu kanaatine varılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir. Bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı vekilince sunulan istinaf talebinin aşağıdaki bendin dışında kalan kısımı yönünden, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde istinaf incelemesine konu karar ile; dava konusu Bornova 3. Noterliği'nin 05.09.2018 tarih 29518 yevmiye numarası üzerinden yapılan satışın iptali yanında ayrıca, davaya konu ... plakalı ... motor ve ... şasi numaralı davalı adına bulunan tescil kaydının iptali ile davacı adına tesciline şeklinde karar verilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/6987 Esas ve 2022/8322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere"... Motorlu araçların tescil işlemi idari bir işlem niteliğindedir. Mahkemece trafik kaydına tescile karar verilmesi, idareyi işlem yapmaya zorlayıcı bir karardır. Oysa adli yargı yerinde, idareyi işlem yapmaya zorlayıcı türden bir karar verilemez. Her ne kadar taşınmazlara ilişkin davalarda tescile ilişkin hüküm kurulabildiği akla gelmekte ise de, bu husus 4721 sayılı TMK’da yerini bulan düzenlemelerden kaynaklanmakta olup 2918 sayılı KTK’da motorlu araçların tesciline ilişkin mahkemelere bu şekilde bir yetki ve görev verilmemiştir. Uyuşmazlığın mahiyeti itibariyle bu noktada tartışılması gereken asıl husus, araç satışları için 2918 sayılı KTK’nın 19. maddesinde düzenlenen tescilin fonksiyonu olup, bu konuda öncelikle sicile güven ilkesine değinilmesi gerekir. Taşınırlar üzerindeki hâkimiyetin belirlenmesi yukarıda açıklandığı üzere zilyetlik yoluyla sağlanırken, taşınmazlar açısından bu belirleme tapu sicili yoluyla olur. Kanun koyucunun 6721 sayılı TMK’nın 1023. maddesinde taşınmaz mallar için açık bir şekilde öngördüğü sicile güven ilkesinin 2918 sayılı KTK’da yer almaması, başka bir anlatımla trafik kaydında yolsuz bir tescile dayanarak hareket eden kişinin iyi niyetinin mülkiyete hak kazanılması noktasında korunması hususunda 6721 sayılı TMK’nın taşınır mülkiyetine ilişkin kurallarına istisna teşkil eden bir yasal düzenlemenin mevcut olmaması karşısında trafik sicil kayıtlarının, tapu sicilinin sağladığı korumaya eşdeğer güce sahip olduğu söylenemeyecektir. Nitekim aynı husus Hukuk Genel Kurulunun 05/12/2019 tarihli ve 2017/13-505 E. 2019/1289 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. Bu durumda, davacı tarafından davaya konu araca ilişkin tescil kararı istenilmiş olmakla, çoğun içinde azın da olduğu ilkesinden hareketle mahkemece, davaya konu aracın mülkiyetinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde trafik siciline tesciline yönelik karar verilmesi, usul ve kanuna aykırıdır. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7. maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün 1. bendinde yer alan ‘-- aracın kaydının davacı adına tesciline’ ifadesinin hükümden çıkartılarak yerine; " aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun TESPİTİNE,” ifadesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, "şeklinde gerekçeye yer verildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki satış sözleşmesinin iptali ile dava konusu aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar vermekle yetinilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde tescil kararı da verilmesi yerinde olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılarak taraflar arasındaki satış sözleşmesinin iptali ile dava konusu aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 1-Davalı vekilinin yatırmış olduğu 634,20 TL istinaf nispi karar ve ilam harcının 732,00 TL istinaf maktu karar harcı olmak üzere toplam 1.366,20 TL.nin istek halinde kendisine ödenmesine, 2-Davalı vekilinin yatırdığı 2.002,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, B-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/05/2026 tarih, 2024/335 Esas ve 2026/508 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla; KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Dava konusu Bornova 3. Noterliği'nin 05.09.2018 tarih ve 29518 yevmiye numarası ile davaya konu aracın satışına ilişkin olarak düzenlenen " Düzenleme Şeklinde Araç Satış Sözleşmesinin" iptali ile dava ve sözleşmeye konu ... plakalı, ... motor nolu ve... Şasi numaralı, ... Model ... Marka aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, 2-Davacı taraftan peşin alınan ve sonradan tamamlanan toplam 2.226,55-TL karar ve ilam harcının, karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi uyarınca 5.464.80,-TL nispi karar ve ilam harcından mahsubu ile bakiye 3.238,25 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan ve karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen toplam 2.226,55-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan toplam 302,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1177, K. 2026/1914, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1177-e-2026-1914-k-04057af17e3d