Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/736 E. 2026/1135 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/736
Karar No
2026/1135
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/736

KARAR NO : 2026/1135

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/03/2022

NUMARASI : 2020/755 Esas 2022/264 Karar

DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))

KARAR TARİHİ: 16/09/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, müflis ... A.Ş.'den olan çek alacağı için icra takibi yapmak istediğini ancak müflisin 18/09/2019 tarihinde iflas ettiğini bildirmesi nedeniyle icra takibi yapmanın mümkün olmadığını, akabinde davacının ekli faturalardan ve çeklerden görüleceği üzere, bu faturalar karşılığı mal temini sonrası müflisin müvekkile düzenlediği A0-... seri nolu 67.000,00 TL bedelli, 29.06.2019 keşide tarihli çekin 05.08.2019 tarihinde karşılıksızlık bedeli alındıktan sonra kalan 64.970,00 TL ve işlemiş 650,00 TL faiz olmak üzere toplam 65.620,00 TL alacağı tahsil etmek amacıyla Bakırköy 1. İcra İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasına alacak kaydı için başvuru yaptığını, işbu alacak nedeniyle iflas masasına kayıt talebinde bulunduğunu ancak talebin reddedildiğini, davalının itirazını kabul etmediğini, Bakırköy 1. İcra İflas Müdürlüğü'nün alacaklarının tamamının reddedildiğine dair kararın ... üzerinden tarafına 10.10.2020 tarihinde tarafına tebliğ edildiğini, işbu gerekçeler ile alacağının tamamının sıra cetveline kaydını ve kabulünü talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirketin iflas masasına 94 no'lu kayıt ile 65.620,00 TL alacak kayıt isteminde bulunduğunu ancak ... tarafından alacak kaydının alacağın dayanak belgesinin olmaması nedeniyle reddine karar verildiğini, çeklerin alacağı karşılamaya tek başına yeterli olmadığını, taraflar arasındaki temel ilişkinin ve ticari defterlerin incelenmesini, Ba/Bs formlarının incelenmesini, dava dilekçesinde belirtilen fatura içeriğindeki malların teslimine ilişkin sevk irsaliyelerinin incelenmesini, taraflarına tebliğ edilmediğini; dolayısıyla faize, türüne, oranına ve miktarına itiraz ettiklerini, vadesi gelmemiş alacağın varlığı halinde İİK m. 195 gereğince müflisin vadesi gelmemiş borçlarından yıllık faizi ile iskonto yapılması gerektiğini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, " ...Davacının alacak talebi ile ...ne başvuruda bulunduğu; ... tarafından davacının talebinin reddedildiği; ret kararının davacıya tebliğ üzerine 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde işbu davanın açılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş olup tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda hazırlanan raporda davacı tarafın davalı şirketten, dava konusu çek ile ilgili 64.970,00 TL alacaklı bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği (çek bedeli+cari hesap alacağının toplam 89.481,85 TL olduğu ancak davacı tarafının faiz talebinin takdirinin Sayın Mahkemede olduğu) belirtilmiştir. Kayıt kabule konu alacağın dayanağının çek olması, çekin bankaya süresi içerisinde 01/07/2019 tarihinde ibraz edilmesi üzerine davalı müflisin bu tarihte temerrüde düşmüş sayılacağının kabulü ile bu tarihten itibaren davacının müflis şirketin iflas tarihi olan 18/09/2019 tarihine kadar faiz talebinde bulunulabileceği mahkememizce kabul edilmiştir. Buna göre (Gün*Faiz Oranı*Para Miktarı/36500) faiz formülü ile 01.07.2019 ve 18.09.2019 arasındaki 79 gün için yıllık %9 faiz uygulanarak 1.265,58 TL faiz hesaplanmıştır. Mahkememizce hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak davacının 64.970,00 TL asıl alacak, 650,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 65.620,00 TL alacağının kayıt ve kabulüne" dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Karara esas alınan bilirkişi raporu hatalı olduğunu, müflis şirkete defterlerinde davacı tarafın bakiye alacağı 18.531,70 TL, davacının ticari defterlerinde ise cari hesap alacağı 24.511,85 TL olarak göründüğünü, Taraf defterleri arasında çelişki olduğu gibi raporda da davacı defterlerinde yer alan meblağın esas alınması kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın sunmuş olduğu çek, alacağın varlığını tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığı, dava dilekçesinde belirtilen fatura içeriğindeki malların teslim edilmediğine dair sevk irsaliyelerinin ve BA BS formlarının detaylı incelenmesi gerektiğini, çek bedelinin bankaya ibrazında itibaren faiz işletilmesi ve davalının temerrüte düimtüğü kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;

Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul) davasıdır.

Dosya kapsamına göre; davacının 94. kayıt numarası ile dayanak yapılan 29.06.2019 keşide tarihli 67.000,00 TL bedelli çekten kaynaklanan 64.970,00 TL ana para + 650,00 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 65.620,00 TL çek karşılığı alacağının iflas masasına kaydının yapılmasını talep ettiği, ...nce talep edilen alacağının dayanak belge olmaması ve müflis beyanı dikkate alınarak tamamının reddine karar verildiği, verilen kararın davacı alacaklı vekiline tebliğinden itibaren yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.

Mahkemece, hükme esas alınan 15/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı tarafın davalı taraf adına düzenlediği faturalarını 2018 yılı Yevmiye defterine usulüne uygun davalı taraf borcuna kayıtladığı, davalı tarafın iş bu faturalara karşılık muhtelif tarihlerde vadeli çeklerle ödemede bulunduğu, dava konusu alacağa dayanak olan, Borçlusu Müfliş Şirket ve ... ... ... Şubesi ne ait ... numaralı 29.06.2019 vadeli toplam 67.000,00 TI olan çekin davalı taraftan alınarak, 27.11.2018 tarihli yevmiye ile davalı taraf alacağına kayıtladığı, (Davacı tarafın iş bu çeki tedarikçilerine borçlarına mahsuben ciroladığı,) taraflar arasındaki cari hesabın bu şekilde devamla işlediği, davacı tarafın incelenen 2018 yılı Yevmiye defterinde; 31.12.2018 tarihli kapanış maddesinde, davacı tarafın davalı taraftan: 14.068,76 TI cari hesap alacağının bulunduğu, davacının incelenen ticari defterinin birbirini doğruladığı, silinti ve kazıntı olmadığı, davacı tarafın Bs Formlarını süresinde vergi dairesine beyan ettiği, davacı tarafın incelenen 2019 yılı Yevmiye defterinde; 31.12.2019 tarihli ve 466 no' lu kapanış maddesinde, davacı tarafın davalı taraftan ayrıca: 24.511.85 TL cari hesap alacağı olduğu ve karşılıksız çekler hesabında yukarıda arz edildiği üzere dava konusu çekten ( 2030 TI karşılık bedeli düşüldükten sonra) toplamda: 64.970,00 TL alacaklı bulunduğu tespit edildiği,

Davalı yanın incelenen ticari defterlerinde ;Davalı müflis şirketin cari hesap borcuna mahsuben davacı tarafa dava konusu ... ... ... şubesine ait ... numaralı ve 29.06.2019 keşide tarihli toplam 67.000,00 TL çeki; 27.11.2018 tarihli 11738 nolu vevmive maddesinde davacı tarafın alacağına kayıtladığı, davalı yanın incelenen 2019 yılı ticari defterlerinde; davacı tarafın, davalı taraftan cari hesap olarak 18.531,70 TL alacaklı bulunduğu,

Sonuç olarak ; davacının dava konusu çek ile ilgili alacağının (67.000-2030) 64.970 TL olduğu, karşılıksız olması nedeniyle tahsil edemediği dava konusu çek bedeli ile cari hesap alacağının toplam da 31.12.2019 tarihi itibarı ile ( 64.970,00 + 24.511,85) 89.481,85 TL olduğu, davacı tarafın faiz talebinin değerlemesinin mahkemenin takdirinde olduğu " yönünde tespit ve görüşe yer verilmiştir.

HMK 222. Maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği düzenlenmiştir.

Somut olayda; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ödeme aracı olarak verilen davaya konu 29.06.2019 keşide tarihli toplam 67.000,00 TL çekin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, cari hesap alacağı dışında davaya konu edilen çek bedeli yönünden ihtilaf bulunmadığı, çekin karşılıksız kalması nedeniyle bankaca ödenen karşılık bedelinin mahsubu ile davacının 64.970,00 TL çek bedeli alacağı bulunduğu, çekin bankaya süresi içerisinde 01/07/2019 tarihinde ibraz edilmesi üzerine davalı müflisin bu tarihte temerrüde düşmüş sayılacağından iflas tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiz hesabı yerinde görüldüğünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davalı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/736, K. 2026/1135, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-736-e-2026-1135-k-1f3cc2a6fe58