İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/73 E. 2026/561 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/73
Karar No
2026/561
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/73 Esas KARAR NO : 2026/561

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/01/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ve davalı şirket arasında et alım satımından kaynaklı ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu kapsamda toplamda 1.343.696,88 TL'lik et satışı gerçekleştirildiğini, satışı davalı şirkette aşçı olarak çalışan ...'ın bizzat müvekkiline ait kasaptan elden teslim ıslak imza ile imzalanarak aldığını, davalı şirketin söz konusu faturalara yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, TTK'nın 21. maddesine göre 8 gün içerisinde itiraz edilmeyen fatura kesinleşmiş olup içeriğinin kabul edildiği anlamı taşıyacağını, buna göre yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen fatura, fatura düzenleyen lehine delil olarak kullanılabileceği hususunda karine teşkil ettiğini, ayrıca bu ticari ilişki sonucunda düzenlenen faturaların müvekkili tarafından ticari defterine de işlendiğini, somut olayda ise müvekkili tarafından etlerin teslim edilmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine, taraflarınca ... 31. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ticari ilişkiden kaynaklı bakiye borçların ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnamenin 02.01.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen herhangi bir cevap verilmediğini, bunun üzerine taraflarınca ... 9. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası ile 19.12.2024 tarihinde ... icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine 27.12.2024 tarihinde usule, yasaya ve hukuka aykırı şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, takibin devamını sağlamak amacı ile itirazın iptali davası açılmadan önce yasal arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak başvurunun anlaşamama ile sonuçlandığını da belirtmekle açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; ... 9. İcra Müdürlüğünün ... E. E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı borçlunun yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın söz konusu fatura alacak taleplerinin gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkil şirkete hiç teslim edilmeyen veya çok eksik teslim edilen et ürünleri için fahiş tutarlı fatura düzenlenip bedellerin tahsil edilmeye çalışıldığını, kasıtlı olarak gerçeğe aykırı veya mükerrer sevk irsaliyeleri düzenlenerek müvekkil şirketten yüksek bedeller tahsil edilmeye çalışıldığını, aksine firmalarının fazlaca ödediği meblağlar nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunun dahi söz konusu olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket tarafından, ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ... soruşturma numaralı dosyada suç duyurusunda bulunulduğunu, bu sebeplerle davacının alacak talebinde haklı olmadığını, mahkemeye sunulan dava haksız ve kötü niyetli olduğunu belirtmekle, davanın reddine, dava konusu takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığı sabit olduğundan, İİK m.67/2 uyarınca müvekkil şirket lehine, dava değeri veya takip konusu alacak üzerinden en az yüzde yirmi (%20) oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Davaya konu taraflar arasında düzenlenen imzalı faturalar, ihtarname, arabuluculuk son tutanağı ve vekaletnamenin onaylı suretinin davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu görüldü. Davalı vekili tarafından 27.12.2024 Tarihli İç Denetim Raporu ve Ekleri ve 18.12.2024 Tarihli İade Faturası ve İlgili Belgelerin cevap dilekçeleri ekinde dosyaya sunulduğu görüldü. Davacı vekili tarafından davacı şirkete ilişkin ticari defter kayıtlarını içerir 1 adet USB belleğin dosyaya sunulduğu görüldü. ... CBS ... Soruşturma numaralı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü. ... 5. Noterliği'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği,... Tarih ve ... yevmiye numaralı işlemin tasdikli örneği ve işlem makbuzunun celp edildiği görüldü. ... Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü. Bilirkişi kök, bilirkişi ek ve bilirkişi heyet raporlarının dosyaya sunulduğu görüldü. Bilirkişi (Mali Müşavir) 17/09/2025 tarihli kök raporunda; ''Davacı ... Şti. tarafından davalı... A.Ş.’ye 2024 yılı içerisinde düzenlenen faturalar ve yasal defter kayıtları incelenmiştir. Defter beratlarının süresinde Maliye Bakanlığı’na iletildiği, bu yönüyle delil niteliği taşıdığı anlaşılmıştır . Davalıya ulaşılamadığından defter ve belgelerinde inceleme yapılamamıştır. Davacı ... Ltd. Şti. ile davalı ...A.Ş. arasında uzun süredir devam eden ticari ilişkinin bulunduğu, bu kapsamda 2024 yılı içerisinde toplam 11.818.000 TL tutarında et satışı gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Satışların aylık bazda düzenli olarak arttığı, özellikle Mart 2024 sonrası yüksek hacimlere ulaştığı görülmüştür. Düzenlenen faturaların e-fatura niteliğinde olup üzerinde imza bulunduğu, faturalar üzerinde “irsaliye yerine geçer” ibaresi bulunduğu ancak teslim alanın kimliği hakkında bilgi yer almadığı görülmektedir. bu sebeple takibe konu faturalar içeriği ürünlerin teslimine ilişkin karar Sayın Mahkemeye aittir. TTK m.21/2 uyarınca faturaların yasal süresinde itiraz edilmediğinden kesinleştiği, davalı tarafın itiraz hakkını süresinde kullanmadığı, 18.12.2024 tarihinde düzenlenen 13.787.636,58 TL bedelli iade faturasının YASAL SÜRESİNDEN SONRA düzenlendiği görülmektedir. söz konusu iade faturasının davacı yan kayıtlarına alınmadığı ve takip tarihi itibarıyla davalının (20.12.2024) 1.343.696,88.-TL (B) olduğu ve borcuna karşılık herhangi bir ödeme yapmadığı, Davalının, yüksek miktarlı siparişler verdiği ve aylık yüksek bedelde alımlar yaptığı hesaplanmıştır. Davalı tarafça sunulan 27.12.2024 tarihli İç Denetim Raporunda teslimatlarda olağan dışı artışlar, mükerrer irsaliye düzenlemeleri ve şirketin 14 milyon TL zarara uğradığı iddiaları ileri sürülmüşse de; bu rapor şirketin kendi iç birimince hazırlanmış olup, tek taraflı olduğu görülmektedir ve bağlayıcı delil niteliğinde olup olmadığı Sayın Mahkemenin takdirlerindedir. Hukuki takdir ve nihai karar Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere, Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz ederim.'' şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişi (Mali Müşavir) 19/02/2026 tarihli ek raporunda; ''Davacı ... Ltd. Şti. tarafından davalı ... A.Ş.’ye 2024 yılı içerisinde düzenlenen faturalar ve yasal defter kayıtları incelenmiştir. Defter beratlarının süresinde Maliye Bakanlığı’na iletildiği, bu yönüyle delil niteliği taşıdığı anlaşılmıştır . Davalı tarafça ibraz edilen 2024 yılına ait yevmiye ve defteri kebir kayıtlarının e-defter kapsamında olduğu, beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığı sistemine gönderildiği anlaşılmıştır. Davacı ...Ltd. Şti. ile davalı...A.Ş. arasında uzun süredir devam eden ticari ilişkinin bulunduğu, bu kapsamda 2024 yılı içerisinde toplam 11.818.000 TL tutarında et satışı gerçekleştirildiği tespit edilmiştir., Takip tarihi itibarıyla davacı hesaplarında davalı, 1.343.696,88.-TL (B) iken davalı, takiptan sonra 13.787.636,58 TL kadar iade faturası düzenleyerek davalıyı borçlu duruma getirmiştir. Davalı cari hesap kayıtları incelendiğinde; 2024 yılı boyunca davacı tarafından düzenlenen çok sayıda faturanın davalı kayıtlarına işlendiği ve dönem içerisinde banka ödemeleri yapıldığı görülmektedir. Bu durum taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu göstermektedir. Ancak kayıtların muhasebeleştirilmiş olması tek başına teslimin fiilen gerçekleştiğini kesin olarak ispatlamaz 2024 yılı Mart ayı ve sonrasında davacının düzenlediği satış fatura tutarlarında belirgin artış olduğu dosya kapsamındaki kayıtlardan anlaşılmaktadır. Faturaların e-fatura niteliğinde olduğu, üzerinde imza bulunduğu, ancak teslim alan kişinin kimliğinin açık şekilde belirlenemediği görülmüştür. Bu haliyle imzanın kime ait olduğunun teknik olarak doğrulanmadığı bu durumda, yalnızca fatura üzerindeki imzaya dayanılarak teslimin kesin olarak gerçekleştiği yönünde kanaat oluşturulması mümkün olmadığı, Diğer yandan davalı şirketin 1 yıllık personel sayısı ortalaması ile davacı tarafın satış miktarı bir arada değerlendirildiğinde 1 kişinin Haziran ayında 25,32 kg dana kontrfille tüketmişken, Ekim ayında 28,76 kg ve Kasım ayında 31,46 kg tükettiği görğlmekte olup; bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerldnirilmiştir. Hukuki takdir ve nihai karar Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere, Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz ederim.'' şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişi heyet (Hukuk alanında uzman - Mali Müşavir) 18/05/2026 tarihli raporunda; ''Dosya mevcudu, davacı ve davalı yan ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle/netice-i taleple bağlılık ilkesi sayın Mahkemece ayrıca gözetilmek kaydı ile; 7.1 Davacı Ticari Defterlerinin “Usulüne Uygunluk Yönünden” tetkik edilmesi; İncelenen davacı şirkete ait 2024 yılı ticari elektronik defterlerine ait beratların yasal sürelerinde alındığı, Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı bu anlamda davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve tasdik edildiği, 7.2 Davalı Ticari Defterlerinin “Usulüne Uygunluk Yönünden” tetkik edilmesi; İncelenen davalı yana ait 2024 yılı ticari Elektronik defter beratlarının kanuni süresinde alındığı, Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal sürelerinde yapıldığı, bu anlamda davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve tasdik edildiği, 7.3 Davacı yanın incelenen 2024 yılına ait ticari defterlerinde davalı yandan 09.12.2024 tarihi ve icra takip tarihi olan 20.12.2024 tarihi itibariyle 1.343.696,88 TL asıl alacak, 9.525,52 TL işlemiş faiz toplam 1.353.222,40 TL alacaklı olduğu, 7.4 Davalı yanın incelenen 2024 yılına ait ticari defterlerinde davacı yana icra takip tarihi olan 20.12.2024 tarihi itibariyle 1.343.696,98TL borçlu olduğu, 7.5 Davalı yan davacı yana düzenlediği 18.12.2024 tarihli ... numaralı 13.787.636,58 TL tutarlı faturayı 26.12.2024 tarihinde tebliğ edilen tebligat kaydı açıklama ile hesaplarına iade aldığı, 7.6 Davacı ve davalı şirketlerin Karşılaştırmalı Alış-satış analizlerinde davalının düzenlediği 13.787.636,59 TL tutarlı fatura haricinde diğer faturaların birbiriyle uyumlu olduğu, 7.7 Davacı yan 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan 20.12.2024 tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği, 7.8. Faturanın delil olabilmesi için taraflar arasındaki bir temel borç ilişkisi bulunması gerektiği gibi davalı tarafın malın teslim edildiğini inkar ettiği durumlarda faturaların kapsamının kesinleşmesi ve davalıyı bağlayıcı olabilmesi için faturalara konu malların davalıya teslim edilmiş olduğunun yasal delillerle davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, 7.9. Her iki tarafın ticari defterleri de yukarıda incelenmiş, usulüne uygun tutulduğu, aşağıda belirtildiği üzere iade faturası olan ve itiraza uğrayan tek fatura haricinde uyumlu olduğu, her iki taraf için de lehe delil teşkil edeceği, 7.10. faturanın haklı olarak kesildiğini ispat yükü faturayı düzenleyende iken, diğer tarafın bu faturayı defterine kaydetmesi, ödeme yapması gibi durumlarda ispat yükünün el değiştirmiş olduğunun kabul edilebileceği, basiretli tacirin almadığı bir hizmetin faturasını ticari defterlerine kaydetmesi ve bunun ödemesini yapması hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere uygun olarak değerlendirilemeyeceği, 7.11. Basiretli bir tacirin Şubat ayından Mart ayına 2 kat, Hairan ayına 5 kat, Ekim/Kasım ayına 6-7 kat oranındaki artışları erken tespit etmesi, defterine kaydetmemesi ve ödeme yapmaması gerekmekte iken, cevap dilekçesindeki beyan ile “onay süreçleriyle örtüşmeyen, idareden bilgi saklanarak yapılmış işlemler” olarak değerlendirmesi ile hayatın olağan akışına uymayan et satış miktarındaki artışı değerlendirme hususunda nihai değerlendirme ve takdir yetkisi Sayın Mahkemeye ait olduğu, 7.12 Tarafların inkar tazminatı ve benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 282. maddesi uyarınca, bilcümle hukuki takdir tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere raporumuzu, Saygılarımla arz ederiz.'' şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasındaki sürekli et ve et ürünleri satışına dayalı ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya satılıp teslim edildiği ileri sürülen mallar karşılığında düzenlenen faturalardan kaynaklanan cari hesap bakiyesi alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkâr tazminatı istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası, alacaklıya itiraz ile duran takibin devamını sağlamak amacıyla tanınmış, maddi hukuk ilişkisinin esasına ilişkin bir eda davasıdır. Bu davada takip tarihi itibarıyla alacağın varlığı ve miktarı genel hükümler çerçevesinde incelenir. TMK'nın 6 ve HMK'nın 190. maddeleri uyarınca, satış bedelini talep eden satıcı; satış ilişkisinin varlığını ve malların alıcıya teslim edildiğini, alıcı ise bedelin ödendiğini veya borcu sona erdiren ya da ortadan kaldıran vakıaları ispatla yükümlüdür. Tarafların Ticari Defterlerinin Değerlendirilmesi; HMK'nın 222. maddesi uyarınca, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve kayıtları birbirini doğrulayan ticari defterler ticari davalarda delil olarak kabul edilir; bu şartlara uygun olarak tutulan defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bilirkişi heyet raporunda; her iki tarafın 2024 yılı elektronik ticari defterlerine ait beratların yasal süresinde alındığı, envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı ve her iki tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulduğu tespit edilmiştir. Davacının defterlerinde davalı ile olan hesap hareketlerinin 120.04.045 numaralı cari hesapta izlendiği ve davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 1.343.696,88 TL alacaklı olduğu; davalının defterlerinde ise davacı ile olan hesap hareketlerinin 320 numaralı satıcılar hesabında izlendiği, davacının düzenlediği faturaların bu hesabın alacağına, yapılan ödemelerin ise borcuna kaydedildiği ve davalının takip tarihi itibarıyla davacıya 1.343.696,98 TL borçlu olduğu görülmüştür. Taraf defterleri arasında, dikkate alınmayacak ölçüdeki 0,10 TL'lik fark dışında, dava konusu alacak yönünden uyum bulunmaktadır. Bilirkişi raporunda ayrıca davalının defterlerinde dava konusu takibe esas son faturaların (02/12/2024 ile 09/12/2024 tarihli, .... ila ... numaralı faturalar dahil) "..." açıklamasıyla gider olarak kaydedildiği tespit edilmiştir. Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesinden getirtilen karşılaştırmalı alış-satış analizlerine göre de davacının davalıya 358 adet belge karşılığında KDV hariç 23.657.973,00 TL tutarlı fatura düzenlediği, davalının da aynı dönemde davacıdan 358 adet belge karşılığında aynı tutarda fatura aldığını vergi idaresine bildirdiği ve davalının davacıya düzenlediği iade faturası dışında tarafların bildirimlerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Malların Teslim Edilmediği ve Faturaların Gerçeğe Aykırı Olduğu Savunması Yönünden yapılan incelemede; Satım sözleşmesinde malın teslim edildiğini ispat yükü kural olarak satıcı üzerindedir; tek taraflı düzenlenen fatura, alıcı tarafından kabul edilmedikçe tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Ancak alıcının faturayı ticari defterlerine kaydetmesi, fatura bedeli üzerinden KDV indirimi yapması veya alış bildiriminde bulunması, faturayı ödemesi gibi hallerde fatura içeriği alıcı tarafından benimsenmiş olur. Basiretli bir tacirin (TTK m. 18/2) almadığı bir malın faturasını ticari defterlerine kaydetmesi, vergi idaresine alış olarak bildirmesi ve bedelini ödemesi hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere uygun değildir. Bu durumda malların teslim edilmediğini veya faturaların gerçeğe aykırı olduğunu ispat yükü alıcıya geçer. Somut olayda davalı, dava konusu faturaları kendi ticari defterlerine kaydetmiş, bu faturalara ilişkin alımları vergi idaresine bildirmiş ve taraflar arasındaki ilişki süresince KDV hariç 23.657.973,00 TL'lik fatura hacmi içinde davacıya düzenli banka ödemeleri yapmıştır. Davalının kendi defterleri, davacıya takip tarihi itibarıyla dava konusu tutarda borçlu olduğunu göstermektedir. Ayrıca TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Bilirkişi raporuna göre davalının, dava konusu faturalar da dahil olmak üzere davacının düzenlediği faturaların hiçbirine süresi içinde itirazı bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı, teslimlerin şirketin mutfağında aşçı olarak çalışan ...'a yapıldığını ve bu kişinin onay süreçleriyle örtüşmeyen, idareden bilgi saklanarak yapılmış işlemlerde bulunduğunu ileri sürmüştür. Ancak davalı, bu çalışanının aylarca süren ticari ilişki boyunca teslimlere ilişkin faturaları defterlerine kaydederek bedellerini ödemiştir. Davalının kendi çalışanı aracılığıyla teslim aldığı ve bedelini ödeyerek benimsediği mallara ilişkin olarak, daha sonra çalışanının yetkisizliğini ileri sürmesi, TBK'nın 40 ve devamı maddeleri ile TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralı karşısında sonuç doğurmaz; iç denetim eksikliğinden doğan sonuçlara, satıcıya karşı değil, kendi çalışanına karşı başvurulabilir. Davalı tarafından, satın aldığı etlerin teslim alınmadığını gösteren herhangi bir teslim tutanağı, depo giriş-çıkış belgesi veya somut delil sunulmamıştır. Bilirkişi heyet raporunda dava konusu faturalarda 2024 yılı içinde aylık et miktarının Ocak ayında 686,90 kg'dan Kasım ayında 4.527,50 kg'a kadar yükseldiği, davalının yaklaşık 100 çalışanı esas alındığında Ekim ve Kasım aylarında günlük kişi başı tüketimin 2 kg civarında olduğu, bu artışın olağan görünmediği belirtilmiş; ancak basiretli bir tacirin bu artışları erken tespit ederek faturaları defterine kaydetmemesi ve ödeme yapmaması gerektiği vurgulanarak nihai değerlendirme Mahkemeye bırakılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; fatura edilen miktarların davalının personel sayısına göre yüksek görünmesi, tek başına malların teslim edilmediğini ispata yeterli değildir. Davalı, bu artışlara rağmen bu süre boyunca faturaları kabul etmiş, kayıtlarına almış ve ödemiş olup, sonradan tüketim ihtiyacına ilişkin bir çıkarım yaparak kendi ticari kayıtlarının aksini beyan etmesi, usulüne uygun tutulmuş ve birbirini doğrulayan tacir defterlerinin ispat gücünü ortadan kaldırmadığı anlaşılmıştır. Davalının şikâyeti üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosunun... soruşturma sayılı dosyasında, 26/03/2025 tarihli karar ile; müştekinin gerçekte teslim alınmayan et miktarının faturalandırıldığı ve bu süre zarfında gerekli denetimi yapmayarak yaptığı ödemeler nedeniyle fazla veya haksız ödeme iddialarının hukuk mahkemelerinde çözülebileceği, taraflar arasındaki çekişmenin hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı değerlendirilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, bu karara yapılan itiraz reddedilmiştir. İade Faturası ve Davalının Alacaklı Olduğu İddiası Yönünden Davalı, 18/12/2024 tarihli ve ... numaralı 13.787.636,58 TL tutarlı bir fatura düzenleyerek geçmiş dönemde ödediği bedellerin iadesini talep etmiş ve bu faturayı 19/12/2024 tarihinde defterine davacı aleyhine kaydetmiştir. Ancak davacı, bu faturaya ... 35. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca süresi içinde itiraz ederek faturayı iade etmiş, davalı da bu itiraz üzerine faturayı 26/12/2024 tarihinde "tebligat kaydı" açıklamasıyla hesaplarından geri kaydetmiştir. Tek taraflı düzenlenen ve süresinde itiraza uğrayan bir fatura, düzenleyen lehine bir alacak doğurmaz ve karşı tarafın borcunu ortadan kaldırmaz. Davalının sevk irsaliyelerinde yetkili imzası bulunmadığı yönündeki itirazı bakımından ise; taraflar arasındaki et satışlarında teslimin davalının mutfak personeline yapıldığı, davalının bu şekilde gerçekleştirilen teslimlere ilişkin faturaları uzun süre itirazsız kabul edip ödediği, dolayısıyla taraflar arasında teslim usulüne ilişkin yerleşik bir uygulamanın oluştuğu anlaşılmaktadır. Alacak Miktarı ve Faiz; tarafların birbirini doğrulayan ticari defterlerine göre, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 1.343.696,88 TL asıl alacaklı olduğu anlaşılmıştır. İşlemiş faiz yönünden; taraflar arasında ödeme için belirli bir vade kararlaştırıldığı ispat edilmediğinden, TBK'nın 117/1. maddesi uyarınca davalının ihtar ile temerrüde düşürülmesi gerekir. Davacı tarafından keşide edilen ... 31. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 1.343.696,88 TL'nin tebliğden itibaren üç iş günü içinde ödenmesi istenmiş, ihtarname 12/12/2024 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş ve davalı verilen sürenin sonunda 15/12/2024 tarihinde temerrüde düşmüştür. Taraflar tacir olduğundan 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca ticari işlerde avans faizi istenebilir. Bilirkişi tarafından temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 5 gün için yıllık %51,75 reeskont avans faizi oranı üzerinden 9.525,52 TL işlemiş faiz hesaplanmış olup bu hesaplama yerinde görülmüştür. Bilirkişi raporu, tarafların ticari defterleri, faturalar, vergi idaresi kayıtları, ihtarnameler, soruşturma dosyası ve takip dosyası birlikte incelenerek, denetime elverişli ve gerekçeli şekilde düzenlenmiş olup hükme esas alınmıştır. Bu itibarla, davalının itirazının 1.343.696,88 TL asıl alacak ve 9.525,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.353.222,40 TL üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacak likid olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 268.739,38 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 1.343.696,88 TL asıl alacak ve 9.525,52 TL işlemiş faiz üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 92.438,62-TL nispi karar harcının, peşin alınan 16.366,55-TL harcın mahsubu ile geri kalan 76.072,07-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 207.451,14- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 1.904,48-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 17.069,45-TL (615,40 TL BHV, 87,50 TL VSH, 16.366,55 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 26.955,00-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 26.917,12-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 8-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00-TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 6,46-TL'sinin davacıdan, 4.593,54-TL'sinin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026

Katip E-imza

Hakim E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/73, K. 2026/561, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-73-e-2026-561-k-3ae5f9f1213d