Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1051 E. 2026/946 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1051
- Karar No
- 2026/946
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1051 Esas 2026/946 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1051 KARAR NO : 2026/946
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 21/05/2026 (Ara Karar) NUMARASI : 2026/35 Esas TALEP : İhtiyati Tedbire İtiraz TALEP TARİHİ : 20/02/2026 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2026
Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararının yokluk sebebiyle hükümsüzlüğünün tespiti istemli davada mahkemece verilen ihtiyati tedbir ara kararına itiraz talebinin reddine ilişkin 21/05/2026 tarihli ara karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı şirket tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı talep dilekçesinde özetle; yargılama yapılarak deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir kararının davalının çalışma hürriyetini, yönetimsel haklarını bertaraf edebileceğini, önemli miktarda taşınmazın satışı kararının genel kurula ait olduğunu, dava konusu yönetim kurulu kararında taşınmazın satışına ilişkin bir karar alınmadığını, iptali talep edilen yönetim kurulu toplantısında olağan genel kurul toplantısının gündemi belirlendiğini, davayı açmakta zaten hukuki yarar bulunmadığını belirterek 17/02/2026 tarihli ara kararla verilen "Davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalı şirketin 26/12/2025 tarihli 2025/01 sayılı Yönetim Kurulu kararlarının yürütmesinin durdurulmasına," ilişkin tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 21/05/2026 tarihli ara karar ile; davacının 16/02/2026 tarihli dilekçesi ile 26/12/2025 tarihli 2025/01 sayılı Yönetim Kurulu kararlarının icrasının geri bırakılması suretiyle tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmesi üzerine,17/02/2026 tarihli ara kararı ile tedbir talebi yerinde görülerek "Davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalı şirketin 26/12/2025 tarihli 2025/01 sayılı Yönetim Kurulu kararlarının yürütmesinin durdurulmasına," ilişkin karar verildiği, bu kez davalı tarafça ihtiyati tedbir kararına itiraz edildiği anlaşılmakta olup duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, bu kapsamda ihtiyati tedbir kararına yönelik davalı tarafın itirazının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle; "17/02/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine" ilişkin karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbire itiraz eden davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen yürütmenin durdurulmasına yönelik tedbir ara kararının uygulanabilir olmadığını, iptali istenen yönetim kurulu kararının, toplanmasına karar verilen genel kurulun gündem maddelerine ilişkin olduğunu, davacının hukuki yararı bulunmadığını, genel kurulda satışına ilişkin karar alan taşınmazlara ilişkin genel kurulun iptali davası açma hakkı bulunduğunu, hiçbir delil toplanmaksızın savunma hakkı kısıtlanır şekildi alınan kararın usule aykırı olduğunu, şirketin devam eden fabrika sahası yapım işinin tamamlanması halinde davacının da hissesinin değerleneceğini, şirket ayni sermayesinin küçük bir kısmına tekabül ettiğini, tedbir kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; 26/12/2025 tarihli 2025/01 sayılı Yönetim Kurulu kararlarının yoklukla malul bulunduğunun tespiti istemli davada, söz konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, mahkemece, yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemiyle açılan davada, 17/02/2026 tarihli ara karar ile davacı tarafın, iptali istenen kararın yürütmesinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebi yerinde görülerek "Davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalı şirketin 26/12/2025 tarihli 2025/01 sayılı Yönetim Kurulu kararlarının yürütmesinin durdurulmasına," ilişkin karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından; davalı tarafından, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine, mahkemece yapılan duruşmalı inceleme sonucunda, HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği gerekçesiyle, ihtiyati tedbir kararına yönelik davalı tarafın itirazının reddine yönelik yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin, ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı tarafın itirazının reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı şirketin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı şirketin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran davalı taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/07/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -