Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/659 E. 2026/1085 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/659
Karar No
2026/1085
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/659

KARAR NO: 2026/1085

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 26/03/2026 (Ara Karar)

NUMARASI: 2026/292 E.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 7.995.000 TL nakit parası arsa alımı vaadiyle banka kanalı ile transfer yöntemi ile davalı tarafında işçinde bulunduğu grup tarafından gasp olunduğunu, müvekkilinin hiç bir karşılığı olmayan yaklaşık olarak 20.000.000 TL bedelli senetler ile piyasaya borçlandırılma sarmalına alınarak dolandırıldığını, davalının da arasında bulunduğu grubun arsa alma vaadiyle müvekkilini dolandırdıklarını belirterek müvekkili tarafından davalıya teminat senedi olarak verilen 11.09.2025 düzenleme 31.03.2026 vade tarihli 2.500.000 TL bedelli senedden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile senedin icra takibine konu edilmesinin önlenmesi amacıyla ihtiyadi tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 26/03/2026 tarihli ara kararıyla; Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilin dolandırıcılık sarmalına alınarak iradesinin fesata uğratıldığını, 31.03.2026 vade tarihli ve 2.500.000 TL bedelli teminat senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti için dava açıldığını, mahkemece reddedilen ihtiyati tedbir talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin tanınmış bir aileye mensup olması nedeniyle kurban seçildiğini, müvekkiline ait ... ili ... ada ... parsel ve .... ili ... ada ... parseldeki taşınmazların bedelsiz olarak davalı ...'ye devredildiğini, 13.10.2023 tarihinde 400.000 TL, ....11.2024 tarihinde 900.000 TL ve ....11.2024 tarihinde 100.000 TL tutarlarındaki paraların müvekkili hesabından davalı ... hesabına gönderildiğini, tüm bu maddi olguların müvekkilinin tehdit ve vaatlerle dolandırıldığını, mahkemenin tedbir talebini reddetmesi üzerine davalı tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin gayrimenkullerinin haciz ve satış riskiyle karşı karşıya kaldığını, telafisi imkansız zararların doğacağını belirterek yerel mahkemenin tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, davacının bu karara karşı sunduğu istinaf dilekçesindeki iddiaların hukuka ve gerçeklere aykırı olduğunu, dava konusu kambiyo senedinin teminat senedi vasfını haiz olmadığını ve kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiğini, davacının kötü niyetli bir şekilde mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davacının iddialarının yargılamayı gereksiz genişletmeye yönelik olduğunu, müvekkilin alacağını tahsil etmeye çalıştığını, davacının kendi rızasıyla avalist olduğu senetleri ödemekten kaçınmak amacıyla davayı ikame ettiğini belirterek davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin arsa alımı vaadiyle davalının da içinde bulunduğu kişiler tarafından dolandırıldığını, bu süreçte müvekkilinin iradesinin fesada uğratılarak karşılığı bulunmayan senetlere imza attırıldığını, dava konusu 11.09.2025 düzenleme tarihli, 31.03.2026 vadeli 2.500.000 TL bedelli senedin teminat amacıyla verildiğini, bu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek senedin icra takibine konu edilmesinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, dava konusu senedin teminat senedi olarak verildiği yönündeki iddiaların mevcut dosya kapsamındaki belgelerle yaklaşık olarak ispat edilemediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, müvekkilinin dolandırıcılık eylemlerine maruz kaldığını, iradesinin fesada uğratıldığını, bu hususa ilişkin ceza soruşturmaları bulunduğunu, dava konusu senedin gerçekte teminat amacıyla düzenlendiğini, tedbir kararı verilmemesi nedeniyle senedin icra takibine konu edildiğini ve telafisi güç zararların ortaya çıkacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İİK 72/2 maddesi uyarınca, icra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72. maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağının, imkânsız hale geleceğinin ya da gecikmesi sebebiyle ciddi bir zararın doğacağının anlaşılması gerekir.

Aynı Kanunun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın, ihtiyati tedbir sebebini açıkça belirtmesi ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi zorunlu tutulmuştur.

Somut olayda, davacı tarafından dava konusu senedin iradesinin fesada uğratılması suretiyle imzalatıldığı ve teminat senedi niteliğinde olduğu ileri sürülmüş ise de,dava konusu 11.09.2025 düzenleme tarihli, 31.03.2026 vadeli, 2.500.000 TL bedelli senedin borçlusunun dava dışı ... olduğu, davacının senette aval veren olduğu, senette teminat kaydının bulunmadığı ayrıca teminat iddiasının ispatına elverişli , senede atıf yapan yazılı bir delil sunulmadığı , davalı tarafından 01.04.2026 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takibe geçtiği, davacının dayandığı ceza soruşturmaları, taraf beyanları ve ileri sürülen diğer vakıalar yargılamada esasla birlikte değerlendirilecek olup, mevcut aşamada İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/31205 Sor. Sayılı dosyasında takipsizlik kararı verildiği görülmekle mevcut deliller değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir bakımından yaklaşık ispat koşulunun mevcut olmadığı, bu nedenle , ilk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/...-b/.... maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

...- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2026 tarih ve 2026/... E. Sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/...-b/.... maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/...-b/.... maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(...)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/659, K. 2026/1085, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-659-e-2026-1085-k-a90c67248225