Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1028 E. 2026/912 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1028
Karar No
2026/912
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1028 Esas 2026/912 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1028 KARAR NO : 2026/912

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 18/05/2026 (Ara karar) NUMARASI : 2026/160 Esas DAVA : Alacak /Şirket Ortağına Borçtan Kaynaklı TALEP : İhtiyati Haciz Kararının Kaldırılması DAVA TARİHİ : 20/02/2026 KARAR TARİHİ : 03/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2026

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sırasında mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına karşı, davalı tarafından yapılan ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine yönelik mahkemece verilen ara karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz kararına itirazının reddine karar verilen davalı ihtiyati haczin kaldırılması talepli dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz verilmesi yönünde yasal koşulların bulunmadığını, taraflar arasında çok sayıda derdest dava bulunduğunu, cevabi ihtarnamenin borç ikrarı kabul edilemeyeceğini ileri sürerek yokluğunda verilen ihtiyati haciz kararının ve uygulanan tüm hacizlerin kaldırılmasına, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde İİK m. 266 uyarınca davacı şirketteki %40 pay ve içeride bulunan hak edişlerin teminat olarak kabulü ile banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki alacakları üzerindeki hacizlerin teminat karşılığı kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 02/03/2026 tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile; davalı borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki her türlü doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarından; 4.500.000,00.-TL'lik kısmının ihtiyaten haczine karar verilerek; davaya konu alacağın muaccel bir para borcu olduğu, rehinle temin altına alındığına ilişkin her hangi bir delil bulunmadığı, davalı yanca keşide edilen 13/01/2026 tarih ve 887 yevmiye sayılı noterlik ihtarnamesinde ileri sürülen şirketten borç alındığı iddiasının kabul edildiği, ödeme hususunda her hangi bir delil ortaya konulmadığı, ihtiyati haciz talep eden yanca sunulan delillerin ihtiyati haciz istemi yönünden bu aşamada yaklaşık ispat koşulunu sağladığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair karar verilmiş, davalı tarafça yokluğunda verilen ihtiyati hacze itiraz edilmesi üzerine bu kez mahkemece 18/05/2026 tarihli ara karar ile; İİK'nin 265. maddesinde ihtiyati hacze itiraz nedenlerinin sınırlı olarak sayıldığı, ihtiyati hacze itiraz edenin ileri sürdüğü itirazların İİK m. 265 hükmünde sınırlı olarak sayılan itirazlar sebeplerinden olmadığı, ayrıca davalının kar payı alacağı iddiasının bu hususta ancak Genel Kurul tarafından bir karar alınması halinde bir alacak iddiasının ileri sürülebileceği gerekçesiyle; "ihtiyati hacze itirazın reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itirazının reddine karar verilen davalı istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin ortağı olan davalıdan alacağı bulunduğu iddiasıyla açılan davada, mahsup ve kar payı alacağı iddilarının bulunduğu 13/01/2026 tarihli cevabi ihtarnamenin ikrar olarak kabulünün mümkün bulunmadığını, kayıtsız ve şartsız bir borç kabulü niteliğinde olmadığını, ihtiyati haczin koşullarının gerçekleşmediği, muaccel olmuş likit ve yaklaşık olarak ispatı sağlanmış bir alacağın bulunmadığını, davacı şirkette %40 payı bulunarak kar payı alacağı ve sair hakedişleri bulunurken konulan ihtiyati haczin ölçüsüz olduğunu, davacının cari hesap anlatısının tek taraflı olduğunu, şirket faaliyetleri için kendisinin yaptığı harcamalar, ödemeler, ücret ve huzur hakkı alacakları, kar payı alacakları ve mahsup talepleri gözetilmeden gerçek bir bakiye ortaya çıkarılamayacağını, öncelikle ticari defterler ve banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, 16/03/2026 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin toplam brüt 20.791.844,07-TL kar payı dağıtılmasına karar verildiğini, bu durumda yaklaşık 8.316.737,63-TL kar payı alacağı doğduğunu, bu durumda hacze konu tutarı karşılayacak kar payı alacağı bulunduğunun açık olduğunu tartışmalı ve yargılama gerektirir cari hesap iddiasına dayalı ihtiyati haciz konulmasının hatalı olduğunu, tartışmalı kayıtlar üzerinden haciz konulamayacağını, yargılama gerektiğini, yaklaşık ispat bulunmadığını ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı). İİK'nın 265. maddesinde; ihtiyati haciz kararına karşı itiraz usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı 7 gün içinde mahkemeye itiraz edebilecektir. Somut olaya gelince, ihtiyati haciz talep eden alacaklı şirket tarafından, borçlu ortak aleyhine açılan alacak istemli davada, davacı şirketin ortaklardan alacaklar hesabında davalı ortağın, şirkete 4.500.000,00 TL borçlu bulunduğunun kayıtlı olduğu ileri sürülerek şimdilik 4.500.000,00 TL alacağın tahsilini teminen borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece, 02/03/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüyle, davalı borçlunun, 4.500.000,00 TL alacak yönünden borca yeter miktardaki taşınır ve taşınmaz mallarıyla üçüncü kişiler nezdindeki tüm hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine yönelik karar verildiği anlaşılmıştır. Anılan karara borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonunda mahkemece 18/05/2026 tarihli ara karar ile borçlunun itirazının reddine dair karar verilmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne esas alındığı anlaşılan ve davalı tarafından davacı şirkete gönderildiği tarafların kabulünde bulunan 13/01/2026 tarihli ... yevmiye nolu noterlik ihtarnamesinde, davalı ortağın, davacı şirketten borç alındığı iddiasını kabul ettiği fakat ödeme konusunda bir delil sunmadığı, yaklaşık ispat bulunduğu değerlendirilmesiyle yazılı olduğu üzere ihtiyati haciz kararı verildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki davalı tarafından davacı şirkete gönderilen söz konusu 13/01/2026 tarihli cevabi ihtarname kapsamında; "...ortağı olduğum muhatap şirket tarafından keşide edilen 07/01/2026 tarihli ihtarnamede, yönetim kurulu üyesi olduğum dönemdeki cari hesap bakiyesinden kaynaklı 12.622.448,89-TL asıl alacak ve 5.802.404,36-TL adat faizi olmak üzere toplam 18.424.853,25-TL talep edilmiştir. İhtarnamede yer alan fahiş faiz taleplerini, tek taraflı ve hukuka aykırı hesaplamaları kabul etmemekle birlikte; tarafımın iyi niyetli yaklaşımı çerçevesinde asıl borca ilişkin ödeme iradesini(gerçek ve hesaplanabilir olması halinde) ve bilgi taleplerimi aşağıda sunarım...." ifadelerine yer verilerek adat faizine yönelik alacak isteminin kabul edilmediği de vurgulanarak belirli koşulların gerçekleşmesi halinde asıl borca yönelik olarak borcun gerçek ve hesaplanır olması koşuluyla ödeme iradesine ilişkin beyanlara yer verildiği, incelenen beyanlar kapsamından bu aşamada muaccel bir alacağın varlığından söz edilemeyeceği, İİK 265 maddesine göre muacceliyet ihtiyati haciz şartlarına ilişkin olup itiraz sebepleri arasında yer aldığının kabulünün gerektiği değerlendirilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece, davalı ortak tarafından, davacı şirkete gönderilen 13/01/2026 tarihli söz konusu cevabi ihtarname kapsamında, davalı ortak tarafından davacı şirketten borç alındığı iddiasının kabul edildiği, ödeme hususunda ise bir delil ortaya konulmadığı, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafça bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı gerekçesiyle yazılı olduğu üzere 4.500.000,00 TL tutarlı alacak yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne yönelik karar verilmiş ise de; somut dosya kapsamından bu aşamada muaccel bir alacağının bulunduğuna ilişkin yaklaşık ispata yarar yazılı bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gözetilerek ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin 18/05/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne, mahkemenin 02/03/2026 tarihli 2026/160 Esas sayılı ihtiyati haciz ara kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2026 tarih ve 2026/160 Esas sayılı ara kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/(1)-b-2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati haciz kararına davalı tarafın itirazının KABULÜNE, 3-Mahkemenin 02/03/2026 tarih ve 2026/160 Esas sayılı ihtiyati haciz kararının KALDIRILMASINA, 4-Alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 5-İhtiyati haciz kararına itiraz eden tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Lehine ihtiyati haciz kararı verilen tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT uyarınca duruşmalı ihtiyati hacze itiraz yönünden takdir edilen 12.500,00 TL maktu vekalet ücretinin, lehine ihtiyati haciz verilen davacı taraftan alınarak ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalı tarafa verilmesine, B)1-İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalıya iadesine, 2-İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile posta gideri olarak yapılan 340,00 TL yargılama giderinin lehine ihtiyati haciz kararı verilen davacı taraftan alınarak ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 03/07/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1028, K. 2026/912, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1028-e-2026-912-k-fccac76b1fab