Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1008 E. 2026/1686 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1008
Karar No
2026/1686
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1008 KARAR NO : 2026/1686

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2026 NUMARASI : 2024/1041 Esas 2026/389 Karar DAVA : KONKORDATO KARAR TARİHİ : 07/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/07/2026

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1041 Esas 2026/389 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı asli müdahil ...A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili talep dilekçesinde; ... Şirketi'nin, Kemalpaşa Vergi Dairesi’nin ..vergi kimlik numaralı mükellefi olup Şirketin en son adresinin ..Mah. .... No: ... Kemalpaşa / İZMİR olduğunu, şirket, 292... - motorlu kara taşıtları için karoser, kabin, kupa, dorse ve damper imalatı (otomobil, kamyon, kamyonet, otobüs, minibüs, traktör, damperli kamyon ve özel amaçlı motorlu kara taşıtlarının Karoserleri) faaliyeti ile iştigal ettiğini, şirketin proje tanzim tarihi itibariyle mali tablolarında yer alan kayıtlı sermayesinin 2.400.000,00 TL olup tamamının ödendiğini, şirkette 2024 Eylül ayı sonu itibariyle 11 olan çalışan sayısının yapılan işlerin yoğunluğuna göre yıl içerisinde değişiklik gösterdiğini, çalışanların maaşları ve SGK primlerinin bugüne kadar eksiksiz olarak günü gününe yatırıldığını, firmanın bulunduğu bölge ve sektör itibariyle Devlet Hazinesine olan katkısının azımsanamayacak ölçüde olup böyle bir firmanın devamlılık arz etmesinin kamu açısından da son derece faydalı ve gerekli olduğunu, otomotiv sektörünün, dünya genelinde gün geçtikçe gelişen ve ülke ekonomileri için önemi artan bir sektör olduğunu, bu sektörde firmalar arası rekabetin hızla yükselmekte ve buna bağlı olarak verimlilik artışı, kaynakların etkin kullanımı, idari ve teknik organizasyon gibi unsurların büyük önem kazandığını, bu kapsamda; Ar-Ge’ye yatırım, kalite yönetimi, ana ve yan sanayi arasında iş birliğine dayanan ilişkiler, nitelikli iş gücü istihdamı, esnek üretim yöntemlerinin uygulanması ve etkin pazarlama gibi özellikler rekabette öne çıkmayı belirleyen unsurlar olduğunu, ülkemiz otomotiv sektörünün, yüksek üretim payı ve ekonomik katkısıyla imalat sanayiinin önde gelen sektörleri arasında yer aldığını , sektörün yurtiçinde yaratmış olduğu değerlerin (yurtiçi girdi kullanımı ve katma değer toplamı) ekonomide çok önemli bir yere sahip olduğunu, sektörün imalat sanayi toplam üretimi içindeki payının imalat sanayi sektörler ortalamasının üstünde olduğunu, otomotiv sanayi, çok sayıda ileri ve geri bağlantıları nedeniyle ülkelerin tedarik ve değer zincirlerinin performansını belirleyen ve böylece ekonomik gelişmelere yön verme potansiyeli bulunan bir etkiye sahip olduğunu, otomotiv sanayi demir-çelik, hafif metaller, petro-kimya, lastik, plastik gibi temel sanayi dallarının başlıca ürün alıcısı olduğunu ve otomotiv sektöründeki teknolojik gelişmelerin paralelinde bu sektörleri de teknolojik gelişmeye zorlayan ve katkı sağlayan bir sektör olduğunu, turizm, alt yapı ve inşaat ile ulaştırma ve tarım sektörlerinin gerek duyduğu her çeşit motorlu araçların otomotiv sektörü ürünleri ile sağlandığını, bu nedenle sektördeki değişimlerin, ekonominin tümünü yakından ilgilendirdiğini, 2019 yılından itibaren büyümesini sürdüren Türk treyler sektörünün, geçtiğimiz yıl yurtiçinde 29 bin 941 adet satış gerçekleştirdiğini , 2021 yılında 21 bin 817 adetlik satışla kıyaslandığında geçtiğimiz yıla göre yüzde 87’lik bir büyüme oranı yakaladığını, Türk treyler ihracatında değer bazında yüzde 25 artış kaydedilirken pazarın toplam büyüklüğünün 55 bin adet üzerinde olduğu varsayıldığını, Türk treyler sektörünün yurtiçinde 30 bin adet, yurtdışında 25 bin adetlerde gerçekleşerek 55 bin adetlik treyler büyüklüğe ulaştığını ,2023 yılında ülkemizin deprem felaketiyle karşı karşıya geldiğini, bölgedeki üreticilerin de depremden yara aldığını , pazarın yurtiçinde nasıl seyredeceğinin tamamen depremin etkilerine bağlı olduğunu, eğer hızlı bir inşa süreci olur ise özellikle damper, silobas, gibi ürünlere Talebin çok artmasının beklendiğini, Türkiye’de otomotiv sanayinin güçlü sermaye yapısı, yabancı ortaklıklar, güçlü yan sanayinin varlığı, nitelikli işgücü, coğrafi konum, esnek üretim yapabilme yeteneği, kalite sisteminin sağlanmış olması rekabet açısından sektörün güçlü yanlarını oluştururken; düşük kapasite kullanım oranından kaynaklanan yüksek üretim maliyeti, dış pazarlarda yaşanan sorunlar, ana- yan sanayi ilişkilerinin yetersizliği ve yeterli sinerji yaratılamaması gibi unsurlar sektörün zayıf yönlerini oluşturduğunu, şirketin ve bundan dolayı banka kredilerinde çapraz kefaletleri bulunan grup şirketinin (.... Şirketi ) içinde bulunduğu mali krizin aşılarak tekrar normal ticari yaşamına devam edebilmesi için kanunların sağladığı olanak ölçüsünde konkordato talebinde bulunduklarını, geçmiş dönemlerde piyasalarda ve şirket özelinde yaşanan olumsuzlukların da etkisiyle....Şirketi’ nin zor duruma düşmesinin temel nedenlerinin; Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların şirket finansal dengesine olumsuz etkisi: Ülkemizdeki ekonomik sorunlar nedeniyle talebin daralmasının ekonomiye etkisi ile bir kısım müşterilerin siparişlerini ertelemelerinden dolayı grup şirketi ile birlikte stok fazlası ve yatırım borcu ile karşı karşıya kalınmış olması. Alacaklar ve Borçların Vadelerinde Ortaya Çıkan Uyumsuzluğun Yansımaları: Ticari faaliyetlerdeki borçların vadesi ile alacaklarının vadesi arasında uyumsuzluk ve fiyat ayarlamalarında yaşanan gecikmeler nedeniyle söz konusu vade uyumsuzlukları kredi kullanılarak giderilmeye çalışıldığını , söz konusu kredi nedeniyle önemli tutarda finansman maliyetlerine Katlanıldığını , Finansman Temininde Yaşanan Güçlükler Nedeniyle Alternatif Finansman Yöntemlerine Başvurulması: Son dönemde Bankaların kredi kanallarını kapamaları sonrasında finansman temininde güçlük yaşanmasına neden olduğunu, müvekkili şirketin, dava dilekçesi ekinde yer alan Konkordato Ön Projesindeki teklifi ile muhtemel bir iflas durumu ile karşılaşmamak amacıyla konkordato kapsamına giren adi alacaklıların, alacaklarının tamamını ve yine konkordatoya tabi olmayan rehinli alacaklıların, alacaklarının tamamını geçici mühlet ve devamında kesin mühlet verilmesi durumunda, kesin mühleti kapsayan 12 ay (ve eğer kesin mühlet uzatıldığı takdirde bu sürenin) sonunda konkordato projesinin onaylanması halinde konkordato onay kararını takip eden aydan itibaren başlamak üzere 4 yıllık dönemde 48 ayda eşit taksitlerle ödemeyi teklif ettiğini, bu itibarla Konkordatoya tabi adi alacaklıların, alacaklarının hiçbirisinden vazgeçmemiş olacağını ve yukarıda açıklandığı şekilde müvekkili şirkete geçici mühlet ve devamında kesin mühlet imkanı sağlanması durumunda, kesin mühletin bitimini ve onay kararını takip eden 4 yılda 48 ayda alacaklılara alacaklarının tamamı eşit taksitle ödeneceğini ayrıca rehinli alacaklılarla sağlanacak mutabakat ile mutabakata varılan tutarlar doğrultusunda kesin mühletin bitimini ( onay tarihini ) takip eden 48 ayda eşit taksitlerle ödeme yapılacağını, müvekkili şirkete geçici mühletten sonra kesin mühlet verilmesi ve bu doğrultuda kesin mühleti kapsayan 1 yıl (ve gerektiği takdirde 6 ay ilave) ödemesiz süre sağlanması durumunda; şirketin faaliyeti ile elde edilecek faaliyet karının işletme sermayesi olarak kullanılacağını , bu süre içinde zorunlu maliyet giderlerinin karşılanacağını ve aynı zamanda finansal yapısını güçlendirerek nakit kaynak yaratacağını, zorunlu (elektrik- nakliye- işçilik vb.) maliyet giderlerinin ödenebilmesi ve herhangi bir haciz ve muhafaza baskısı oluşmaması sayesinde ticari faaliyeti aksamadan devam edebileceğini, süreç içinde yeni bir kredi kullanılmayacağını ve ilave finansman yükü oluşmayacağını, bu çerçevede, şirketin adi alacaklılarının alacaklarından herhangi bir tenzilat yapılmaksızın alacaklarının tamamının ödenmesi öngörüldüğünden, şirket tarafından “vade konkordatosu” talep edildiğini, müvekkili şirketin sunduğu ödeme planı teklifi detaylı olarak mahkemeye sunulan ön projenin devamında yer aldığını, şirketin 30.09.2024 tarihli Mali Tablolarında yer alan kayıtlar incelendiğinde Toplam Borç Tutarının 241.809.254,70 TL olduğunu, şirketin 30.09.2024 Tarihli muhasebe kayıtlarına intikal eden borçların, 25.298.898,91 TL lik kısmı Banka ve kredi kuruluşlarına olan Ana Para borçlarından oluştuğunu, personel borçları Eylül 2024 dönemine ait borçları ifade etmekte olup, ödemesi Ekim 2024 ayında yapıldığından iflas analizinde toplam borçlar içinde dikkate alınmayacağını, şirketin teminatı olmayan imtiyazsız borçlarının toplamının 232.159.119,37 TL olarak belirlendiğini, Konkordato projesinin alacaklılar toplantısında onaylanmasına ilişkin İİK m. 302 hükmünde; "Komiser alacaklılar toplantısına başkanlık eder ve borçlunun durumu hakkında bir rapor verir. Borçlu gerekli açıklamaları yapmak üzere toplantıda hazır bulunmaya mecburdur. Konkordato projesi; a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır. Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz. Rehinle temin edilmiş olan alacaklar, 298 inci madde uyarınca takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılırlar." düzenlemelerine yer verildiğini, buna göre, rehinle temin edilmiş olan alacaklılar ile İİK m. 206 hükmünün birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklılar konkordato için yapılacak oylama ile projenin kabulü halinde yapılacak anlaşmanın dışında kaldığını, bu bakımdan, konkordato projesinin bahsi geçen rehinli ve imtiyazlı alacaklılar haricinde kalan alacaklılar ile yapılacak bir ödeme planına dayandırılması gerektiğini, diğer yandan, 7101 sayılı Kanun ile getirilen İİK m. 308/h hükmü, konkordato projesi kapsamında olmayan rehinli alacaklılar ile kesin mühlet içinde borçların yapılandırılması için anlaşma yapma imkanı da sunmuş olup, bu çerçevede, mahkemece verilecek olası bir kesin mühlet zarfında rehinli alacaklılar ile görüşülerek 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 308/h maddesi uyarınca “Rehinli Alacaklılarla Müzakere ve Borçların Yapılandırılması” işlemi gerçekleştirilmeye çalışılacağının , anılan hükmün ikinci fıkrasında yer alan, “Komiser, kesin mühlet içinde uygun göreceği zamanda bütün rehinli alacaklıları borçlunun anapara indirimi, faiz indirimi, vadelendirme veya diğer ödeme tekliflerini müzakere etmek üzere tebligat çıkartarak davet eder.” düzenlemesine göre, rehinli alacaklılar ile yapılacak yapılandırma müzakerelerinde anapara ya da faiz indirimi teklif edilmesi de mümkün olduğunu, böylelikle, mahkeme tarafından verilecek kesin mühlet zarfında, konkordato kapsamında olan alacaklılar yanında, İİK m. 302 hükmü uyarınca konkordato projesinin kabulünde hesaba katılmayan rehinli (imtiyazlı) alacaklılara olan borçların da bahsi geçen Kanun hükmünden yararlanılmak suretiyle kesin mühlet içinde yeniden yapılandırılmasının sağlanmış olacağını , müvekkil şirket açısından, şirketin 8.340.533,65 - TL. tutarında rehinli borcunun olduğu dikkate alındığında, konkordatoya tabi alacaklıların yanında, rehinli alacaklılar ile İİK m. 308/h hükmüne göre yapılandırma anlaşması yapılması da son derece yararlı olduğunu, bu bakımdan, rehinli alacaklılar ile İİK m. 308/h hükmüne göre yapılacak olan yapılandırma anlaşması, konkordato projesi bakımından önemli bir unsur olarak ortaya çıktığını, konkordato ön projesi kapsamında, şirket tarafından konkordatoya tabi olan adi alacaklıların tüm alacaklarının ödenmesi öngörüldüğünden, vazgeçilen herhangi bir alacak bulunmadığını, dolayısıyla, konkordato kapsamında olan 232.159.119,37- TL. tutarındaki adi alacaklılar bakımından sadece “vade konkordatosu” talep edildiğini, konkordato ön projesi kapsamında, şirket tarafından konkordatoya tabi alacaklıların tüm alacaklarının ödenmesi öngörüldüğünden, alacaklıların vazgeçeceği herhangi bir alacak bulunmadığını, şirketin önceki yıllarda ve devam eden süreçte devam eden faaliyeti kapsamında üretim kapasitesi de göz önüne alınarak gelirleri ve bu yapacağı zorunlu giderlerine ait ödemeler dikkate alınarak hazırlanan proforma gelir tablosu doğrultusunda nakit akım tablosunun planlandığını, 30.09.2024 itibarıyla mevcut borçlar ve ödeme vadeleri değerlendirildiğini ve şirketin sağladığı nakit ile konkordato kapsamında teklif edilmesi gerekebilecek vade konkordatosu süresinin tespitine çalışıldığını, yapılan çalışmalar sonucunda konkordato tasdik kararını takip eden aydan itibaren başlamak üzere 4 yıllık dönemde aylık eşit taksitler 48 ayda Konkordatoya Tabi Alacaklıların alacaklarının tamamının ödenebileceği onamadan itibaren yıllık % 24 faizi ile ve hatta günün enflasyon şartlarına göre faiz oranları revize edilmek üzere teklif ettiğini, teklif edilen Konkordato Ön Projesinin Gerçekleşmesinin Kuvvetle Muhtemel Olduğuna Yönelik Yapılan Değerlendirmeye Dayanak Teşkil Eden Nakit Akım Tablosu 2024 - 2029 yılları olarak düzenlendiğini, Ön Projede yapılan tespitlere göre; İşletmenin Sürekliliği Esasına Göre Hazırlanan 30.09.2024 tarihli Bilançoda (bu tarihten sonra bugüne kadar aktif ve pasiflerde meydana gelen değişiklikler de dikkate alınmak suretiyle) görüldüğü üzere Aktif toplamı 317.525.744,95 TL ve Borçlar toplamı 287.503.384,78 TL olup, borçların karşılandığı ve Şirketin 30.022.360,17 TL kadar Müspet Özvarlık mevcudu olduğu, tespit edilmiş olup, bu haliyle, şirketin aktiflerinin borçlarından 30.022.360,17 TL. fazla olması bakımından, şirketin 30.09.2024 tarihli (bu tarihten bugüne kadar aktif ve pasiflerde meydana gelen değişiklikler de dikkate alınmak suretiyle) reel bilançosuna göre borca batık olmadığının anlaşıldığını, bu haliyle, yukarıda açıklandığı üzere, müvekkili şirketin mevcut mali durumu itibariyle vade konkordatosu talep edebileceğinin anlaşıldığını, şirketin iflası halinde alacaklıların iflas masasından ellerine geçmesi muhtemel tutarlara göre 30.09.2024 tarihi itibariyle hazırlanan İflas tasfiyesinde şirket mallarının cebri satışından elde edilebilecek tutarların, aynı malların serbest piyasa ortamında arz ve talebin rayiç piyasa değerlerinden oldukça aşağıda gerçekleşeceği varsayımına göre, Şirketin tüm aktiflerinin tasfiye kapsamı ve şartlarında paraya çevrilmesi durumunda iflas masasının eline geçecek muhtemel tutarlar toplamı şirketin aktiflerinin % 50’ı civarında olabileceğini, bu durumda şirketin aktif varlıklarından sağlanabilecek kaynak tutarı (317.525.744,95 TL % 50=) 158.762.872,48 TL olarak hesaplandığını, İflas ve/veya müvekkili şirketin Konkordato talebinin reddi halinde alacaklıların eline geçecek tutarda ancak Aktif Varlıkların % 50’ı oranında 158.762.872,48 TL kadar olabileceğini, hazırlanan tabloda görüleceği üzere; Şirketin iflası halinde öncelikle rehinli alacaklıların, alacaklarının %100’ünü tahsil edebileceklerini, kamu alacaklıları alacaklarının %100’ünü tahsil edeceklerini, konkordatoya tabi alacaklılara ise alacaklarının %55’si oranında kaynak kalacağını, müvekkili şirketin Konkordato Teklifinin kabul edilmesi durumunda ise şirketin faaliyetine kesintisiz devam edebileceğini ve Konkordatoya tabi alacaklıların 284.899.725,07 TL olan alacaklarının tamamı kesin süre bitiminde 48 ayda eşit taksit şeklinde ve onamadan itibaren yıllık % 24 faizi ile ve hatta günün enflasyon şartlarına göre faiz oranları revize edilmek üzere teklif ettiğini, müvekkilleri için.... A.Ş. Bağımsız Denetim Şirketi tarafından hazırlanan makul güvence veren denetim raporunun ön projeye ek olarak sunulduğunu, söz konusu raporda, davacı şirket tarafından hazırlanan konkordato ön projesi ve ekleri üzerinde yapılan finansal analiz çalışması neticesinde; 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun 285.maddesi Uyarınca Yapılan Konkordato Başvurusunda Şirket Tarafından Hazırlanan Konkordato ön Projesinde yer alan teklifin; aynı kanunun 286/e maddesi uyarınca hazırlanmış olan makul güvence veren rapor kapsamında da gerçekleştirilebilir olduğunun tespit edildiğini, konkordato talep eden müvekkil şirketlerin ortakları... ve ..., davacı şirketlerin ortakları ve/veya temsilcileri olup, adı geçen müvekkillerinin davacı şirketlerin tamamının banka borçları için verdikleri şahsi kefaletleri mevcut olduğunu, 7101 sayılı Kanun ile getirilen İİK m. 285 hükmünde yer alan; Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir.” düzenlemesine göre, tüzel kişilerin yanı sıra, tacir sıfatı olup olmadığına bakılmaksızın gerçek kişilerin de konkordato talep edebileceklerinin kabul edildiğini, bu çerçevede, konkordato talep eden müvekkili .... ve ..., davacı şirketlerin ortağı ve temsilcileri olup, adı geçen müvekkillerinin davacı şirketlerin tamamının banka borçları için verdikleri şahsi kefaletleri mevcut olup, söz konusu kefaletlerden doğan borçların davacı şirketler için talep edilen konkordato kapsamındaki borçlar ile aynı olduğu dikkate alındığında, şirket ortaklarının verdikleri kefaletler nedeniyle şahsen cebri icraya maruz kalmalarının şirketlerin yönetiminde zaaf yaratacağı şüphesiz olduğundan, konkordato sürecinin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için, davacı şirketlerin ortak ve/veya temsilcileri olan ... ve ... hakkında, şahsen konkordato kararı verilmesini talep etme zarureti doğduğunu, müvekkili ... ve ... yukarıda belirtilen davacı şirketlerin bankalara olan borçlarının tamamı için verdikleri şahsi kefaletler söz konusu olup, müvekkili şirketler için kefalet alan bankalara sunulan Ödeme Planlarının ve hedeflerinin tamamı, davacı gerçek kişiler açısından da geçerli olduğunu, asıl borcun ödenmesi ile birlikte onun fer’i niteliğinde olan kefalet borcu da aynı miktarda sona ereceğinden, davacı şirketler için sunulan ödeme planlarında yer alan ödemelerin yapılması, esasen şirket ortakları olan gerçek kişi davacının da borçlarını aynı oranda sona erdireceğini, bu bakımdan, davacı şirketler için sunulan Konkordato Ön Projeleri aynen gerçek kişi davacı için de geçerli olduğunu, İİK m. 286 hükmünde konkordato talebine eklenmesi gereken Konkordato Ön Projesi ile diğer tüm belge ve bilgiler, davacı şirketler ile gerçek kişilerin tamamı bakımından dava dilekçesi ekinde Mahkemeye sunulmuş olup, İİK m. 286/son uyarınca, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtların da mahkemeye sunulacağını, bu çerçevede, müvekkili şirketler tarafından İİK m. 286 hükmünde belirtilen tüm belgeler eksiksiz olarak konkordato talebi ile birlikte mahkemeye sunulmuş olduğundan, İİK m. 287/1 hükmünde yer alan, “Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.” düzenlemesi uyarınca, mahkeme tarafından konkordato talebi ile birlikte derhal yani tensiple birlikte müvekkili şirketler ile gerçek kişilerin tamamı hakkında geçici mühlet kararı verilmesi ve geçici mühlet kararı ile birlikte konkordatonun başarıya ulaşıp ulaşmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir (ya da üç) Geçici Konkordato Komiserinin atanması gerektiğini, İİK m. 287/4 hükmünde, “Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alındığını, geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.” geçici mühletin üç ay süre ile verilmesi gerekmekte olup, gerekirse talep üzerine iki aya kadar uzatılması mümkün olduğunu ayrıca geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurduğundan, GEÇİCİ MÜHLET KARARI İLE BİRLİKTE İİK m. 294 HÜKMÜNDE BELİRTİLEN KESİN MÜHLETİN SONUÇLARINA HÜKMEDİLMESİ ve bahsi geçen hükmün gereği olarak, mahkemece verilecek geçici mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaması ve evvelce başlamış takiplerin durması, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararlarının uygulanamaması, geçici mühlet içinde ihtiyati haciz kararlarının uygulanması halinde bunun durdurulması, geçici mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin durması ve müvekkili şirketin malvarlığının korunmasına yönelik diğer tedbirlerin alınmasına yönelik karar tesis edilmesi de, geçici mühletin hukuki sonucu olarak ortaya çıkan yasal bir zorunluluk olduğunu, diğer taraftan, GEÇİCİ MÜHLETTEN SONRA İKİNCİ AŞAMA OLARAK, İİK m. 289 uyarınca, Mahkemece müvekkili şirkete verilecek geçici mühlet zarfında, mahkeme tarafından müvekkili şirketler ile gerçek kişilerin davet edilmesi suretiyle duruşma yapılması, geçici komiser tarafından düzenlenen raporun duruşmadan önce sunulması ve gerektiği takdirde geçici komiserin de duruşmada dinlenmesi ve geçici komiser tarafından sunulacak rapor ile alacaklıların konkordato başvurusuna dair beyanları dikkate alınmak suretiyle, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğuna mahkemece kanaat getirildiği takdirde, kesin mühlet taleplerinin kabul edilmesine ve müvekkili şirkete (gerekirse komiserin raporuna göre altı ay uzatılmak kaydıyla) bir yıl kesin mühlet verilmesine ve İİK m. 289 uyarınca kesin mühletin yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesinin de talep edildiğini, nihayet, KESİN MÜHLETTEN SONRA ÜÇÜNCÜ AŞAMA OLARAK, mahkeme tarafından verilecek kesin mühlet içinde ve mahkemenin görevlendirdiği komiser nezaretinde yapılacak alacaklılar toplantısı ve İİK hükümlerine göre işletilen yasal prosedürün tamamlanmasının ardından, İİK m. 305 hükmü uyarınca konkordato projesinin tasdiki için belirtilen şartların yerine getirildiği mahkeme tarafından tespit edildiği takdirde, İİK m. 306 hükmü uyarınca KONKORDATONUN TASDİKİNE karar verilmesin de talep edildiğini belirtmiş , öncelikle, İİK m. 286 hükmüne göre konkordato talebinin içermesi gereken Konkordato Ön Projesi ile diğer tüm belgelerin dilekçe ve ekinde eksiksiz olarak sunulduğu dikkate alınarak, İİK m. 287 uyarınca müvekkili şirketler ile gerçek kişilere (gerekirse müvekkil şirketlerin ya da geçici komiserin talebi ile iki ay uzatılmak kaydıyla) tensiple birlikte derhal üç aylık süre ile GEÇİCİ MÜHLET VERİLMESİNE ve geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla mahkeme tarafından tayin edilmek üzere bir ya da üç geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine; İİK m. 288 uyarınca geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurduğundan, GEÇİCİ MÜHLET KARARI İLE BİRLİKTE İİK m. 294 HÜKMÜNDE BELİRTİLEN KESİN MÜHLETİN SONUÇLARINA HÜKMEDİLMESİ ve bahsi geçen hükmün gereği olarak, mahkemece verilecek mühlet içinde davacılar aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir icra ve iflas takibi yapılamaması ve evvelce başlamış takiplerin durması, yeni ihtiyati haciz, haciz ve e-haciz kararı alınmaması, ihtiyatî tedbir, ihtiyatî haciz, haciz ve e-haciz kararlarının uygulanamaması, geçici mühlet içinde ihtiyati haciz ya da haciz kararlarının uygulanması halinde bunun durdurulması, vadesinde ödenmediği gerekçesiyle her türlü alacağın tamamının muaccel hale gelmesi ile akde dayanılarak temerrüt vesaire nam altında faiz işlemesinin durması; davacıların mevcut ve açılabilecek TL, USD, Euro vesaire banka mevduat ve diğer tüm açılmış hesaplarına (dava dilekçesine eklediğimiz hesap numaraları ve bunların dışında açılmış olabilecekler dahil); ayrıca ilgili bankaların davacıların hesaplarında mahsup, takas gibi işlem yaparak mevduatı alıkoyması ve bu hesaplara haciz uygulamaması; geçici mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin durması ve müvekkili şirket ve şahısların malvarlığının korunmasına yönelik diğer tedbirlerin alınmasına yönelik karar verilmesine; İİK m. 294/4 hükmünün atfıyla konkordato için de geçerli olan İİK m. 200-201 hükümleri gereğince geçici mühlet kararından sonra müvekkili şirketin ya da şahısların banka hesaplarına gelen paralar üzerinde alacaklılar tarafından takas, mahsup ve blokaj işlemleri yapılmasının engellenmesi ve durdurulmasına ve buna aykırı olarak çekilen paraların müvekkili şirket ya da şahıslara iadesine; müvekkili şirket tarafından üçüncü kişilere verilen teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin tedbiren önlenmesine; İİK m. 288/2 hükmü uyarınca, geçici mühlet kararının, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunmasına ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilmesine; İİK m. 289/1 hükmü uyarınca mahkemece verilen geçici mühlet içinde olmak kaydıyla, mahkemenin tayin ettiği geçici komiser ile alacaklıların konkordato talebine ilişkin beyanları dikkate alınmak suretiyle, müvekkili şirketler ve şahıslar tarafından teklif edilen konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde, müvekkili şirket ve şahıslara alacaklıları ile konkordato yapabilmeleri ve rehinli alacaklılara olan borçlarını da İİK m. 308/h uyarınca yapılandırabilmeleri için BİR YIL SÜRE (gerektiğinde altı ay uzatılmak kaydı ile) İLE KESİN MÜHLET VERİLMESİNE ve kesin mühlet kararı ile birlikte geçici komiser ya da komiserlerin görevlerinin devamı ile İİK m. 294 vd. hükmünde belirtilen kesin mühletin tüm sonuçlarına hükmedilmesine; mahkeme tarafından verilecek kesin mühlet içinde ve mahkemenin görevlendirdiği komiser nezaretinde yapılacak alacaklılar toplantısı ve İİK hükümlerine göre işletilen yasal prosedürün tamamlanmasının ardından, İİK m. 305 hükmü uyarınca konkordato projesinin tasdiki için belirtilen şartların yerine getirildiği mahkeme tarafından tespit edildiği takdirde, İİK m. 306 hükmü uyarınca müvekkili şirket ve şahıslar açısından KONKORDATONUN TASDİKİNE ve ayrıca İİK m. 308/h hükmü uyarınca gerekli çoğunluk sağlandığı takdirde rehinli alacaklılarla yapılan yapılandırma anlaşmasının da tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. Müdahil ....A.Ş. vekili 20/12/2024 tarihli dilekçesinde; müvekkili bankanın kullandırmış olduğu krediler nedeniyle davacılardan alacaklı durumda olduğunu belirtmiş , müdahale taleplerinin kabulü ile haksız ve alacaklıların zararına sebep olacak Geçici Mühlet kararının kaldırılmasına, geçici mühlet süresinin uzatılması ve/veya kesin mühlet verilmesi taleplerinin de reddine, İİK 287. madde şartlarını taşımayan ve mühlet kararı verilmesine gerek olmaması nedeni ile geçici mühlet kararına itirazlar göz önüne alınarak değerlendirilmesine ve tedbir kararının kaldırılmasına; somut olayda konkordato mühleti verilmesini gerektirir bir hal bulunmadığı yönündeki itirazları doğrultusunda ,davacıların kesin konkordato mühleti verilmesi ve neticede konkordatonun tasdiki taleplerinin reddi ile usul ve yasaya aykırı mesnetsiz işbu davanın tüm davacı borçlular yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça davacı şirketler ... Şirketi ile ... Şirketi ve borçlu davacılar .... ve ...'nin borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemediği veya ödeyememe tehlikesi altında olduğundan bahisle alacaklıları ile borçluların ertelenmesine yönelik vade konkordatosu yapılabilmesi için geçici mühlet verilmesi, geçici ve kesin mühlet verilerek sonucunda konkordatonun tasdikine karar verilmesine yönelik Mahkememize dava açıldığı, tüm davacılar yönünden İİK' nin 286.maddesinde belirtilen belgeler dava dilekçesi ile birlikte eksiksiz olarak sunulduğundan, Mahkememizce 09/12/2024 tarihli tensip tutanağı ile davacılara İİK'nin 287/1.maddesi gereğince 09/12/2024 tarihinden itibaren geçici mühlet kararı verildiği, verilen geçici mühlet kararı doğrultusunda davacı şirketler ve davacı gerçek kişiler için konkordato komiser görevlendirmesi yapıldığı, Mahkememizin 27/02/2025 tarihli ara kararıyla konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşıldığından bahisle İİK' nun 289/3. maddesi uyarınca borçlu davacı şirketler .... Şirketi, ....Şirketi ile borçlu davacı davacı asiller ... ve ...'ye İİK' nin 289/3. maddesi gereğince 1 yıllık kesin mühlet verilmesine karar verildiği, Mahkememizin 08/04/2025 tarihli ara kararı ile de alacaklılar kurulu oluşturulduğu, kesin mühlet süreci içerisinde konkordato komiserinden ara raporlar alındığı, kesin mühletin sona ermesinden önce konkordato komiseri tarafından 03/02/2026 tarihinde İİK'nun 302 maddesi gereğince düzenlenen raporun Mahkememize ibraz edildiği, Mahkememizce konkordato komiser raporunun alınmasından sonra İİK 305. Maddesindeki konkordatonun tasdiki şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine yönelik olarak dosya üzerinde SMMM, Sektör Bilirkişisi ve Hukukçu bilirkişiden oluşturulan üç kişilik bilirkişi kurulu vasıtası ile bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi kurulu rapor alındığı, Mahkememizin 04/02/2026 tarihli ek tensip tutanağıyla kesin mühlet içerisinde karar verilemeyeceği anlaşıldığından İİK 304/son maddesi gereğince 09/03/2026 tarihinden itibaren 2 ay süre ile mühlet hükümlerinin devamına karar verildiği , İİK'nun 288.maddesi hükümleri gereğince gerekli ilanların yaptırıldığı, alınan konkordato komiser raporu ile bilirkişi kurulu raporunda da ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği üzere Borçlu/davacı ... Şirketi' nin 30/09/2025 tarihi itibariyle kaydi öz varlığının müspet 36.803.034,37 TL olması nedeniyle kaydi olarak borca batık olmadığı , şirketin 30/09/2025 tarihi itibariyle reel değerlere göre aktif toplamının 368.265.088,85 TL olduğu ayni tarih itibariyle borç toplamının ise 332.946.484,01 TL olduğu , aktif toplamının borç toplamından 35.318.604,84 TL fazlalığı nedeniyle firmanın reel değerlere göre borca batık olmadığı , davacı şirket yönünden adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel tutarlardan fazla olacağının anlaşıldığı , İİK.305/a maddesindeki konkordatonun tasdiki şartlarından “Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması” şartının yerine getirildiği , davacı şirketin konkordato projesinin adi borçlarını, konkordato projesi teklifi kapsamında tasdiki takip eden ayından itibaren ödenecek şekilde 48 eşit taksit halinde yıllık % 30 faiz oranı ile ödeme" teklifini içerdiği ,davacı şirket ön projesinde 2025 yılında 211.000.000,00 TL., 2026 yılında 296.000.000,00 TL., 2027 yılında 355.000.000,00 TL., 2028 yılında 427.000.000,00 TL. ve 2029 yılında da 512.000.000,00 TL. gelir beklediği, düzenlenen proforma gelir tablosuna göre de bu gelirlerden 1.803.000.000,00 TL. nakit fazlalığı (kar) öngörüldüğü, keza 2025 yılında bir miktar sapma ile l75.000.000,00 TL. net satış gerçekleştirdiği, bununla birlikte şirketin 170 milyon civarındaki tahsil edilebilir alacak bakiyesi ile 150 milyon civarındaki stokları ve de müşteri portföyü ile geçmiş yıllardaki mali verilerine göre şirketin bu beklenti ve öngörülerinin gerçekleşmesinin muhtemel olduğu, yine şirketin hali hazırda bilançosunda Aktifte mevcut olan stok, Cari Hesap Alacaklarının tahsili ile ödemelerin yapılmasının planlandığı, şirketin faaliyetinin kesintisiz devam etmesi durumunda gerçekleşecek satışlarla oluşacak (gelir) kaynak ve mevcut alacaklarında tahsili ile sağlanan kaynaklar ile konkordatonun tasdikini takip eden ayından itibaren 48 ay eşit taksit halinde yıllık % 30 faiz oranı ile borçların tasfiye edebileceğinin muhtemel olduğu, dolayısıyla, şirketin konkordato ön proje ekinde sunmuş olduğu ve borçlarına kaynak olarak göstermiş olduğu proforma gelir tablosunda 2025 yılı için ön görmüş olduğu gelir tahmininin % 83 ölçüsünde gerçekleştiği, ülkemizde yaşanan genel ekonomik olumsuz durumlardan dolayı bir miktar sapma olmuşsa da 2026 ve devamı yıllarda şirketin iş kapasitesi, ticari ilişkileri, mali kaynakları, iş tecrübesi gibi mevcut durumu itibariyle gelir tahminlerini tutturmasının muhtemel olduğu görülmekte olup, şirketin ticari faaliyetlerinden beklediği muhtemel gelir ve karlar (nakit fazlalıkları) ile mevcut makine ve personel kapasitesi ve beklenen gelirler ile yeni iş görüşmelerinden muhtemel gelir ve nakit girişi de göz önüne alındığında, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğunun tespit edildiği dolayısıyla, İİK m 305/b hükmü anlamında şirket tarafından teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu ve bahsi geçen tasdik şartının gerçekleştiği, borçlunun adi borçlarını, konkordato projesi teklifi kapsamında tasdiki takip eden ayından itibaren ödenecek şekilde 48 eşit taksit halinde yıllık % 30 faiz oranı ile ödeme" teklifini içeren Konkordato Projesinin toplam kaydedilmiş 148 adet adi alacaklının 80 adedi yani %54,05'i ile 240.167.716,60 TL. alacak tutarının 164.303.218,01 TL.lık kısmı yani % 68,41'i tarafından kabul edildiği , buna göre Konkordato projesinin hem kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacak tutarının üçte ikisini hem de kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacak tutarının yarısını aşan bir çoğunluk tarafından imza edilerek kabul edildiği, dolayısıyla konkordato projesinin İİK'nun hem 302/a hem de 302/b bendinde öngörülen çoğunlukla kabul edildiği ve İİK.305/c maddesindeki konkordatonun tasdiki şartının yerine getirildiği , İİK 308/h gereği rehinli alacaklılarla her hangi anlaşma sağlanmadığı, davacı şirketin İİK'nun 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklılara (İşçi alacakları) 30.09.2025 tarihli mali tablolara göre borcu görülmediği gibi rapor tarihi itibariyle işçilere vadesi geçmiş ücret borcunun bulunmadığı, diğer yandan, mühlet içinde komiser izniyle akdedilen bir sözleşmeden kaynaklanan borcu bulunmadığından bu hususta teminata bağlanması gereken borcun olmadığı ve İİK 305/d bendinde belirtilen şartın gerçekleşmiş olduğu, şirketin adi alacaklılara toplam 471.329.143,83 TL. ödemesinin kararlaştırıldığı , 492 sayılı Harçlar Kanununun 82 seri nolu Tebliği gereği borçlunun depo etmesi gereken tasdik harcının, adi alacak için 471.329.143,83 TL. *Binde 2,27= 1.069.917.16 TL olduğu ve İİK 305/e maddesi gereğince söz konusu harcın 29/04/2026 tarihinde yatırıldığı ve konkordatonun tasdikine yönelik İİK 305. Maddesinde belirtilen tüm şartların davacı ... . Şirketi lehine gerçekleştiği, davacı şirket yönünden konkordatonun tasdik kararıyla bağlayıcı hale geleceği ve Mahkememizce konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasının gerektiği, Davacı ... Şirketi yönünden Konkordato Projesi ve ödeme planında yer almayan alacaklı ...Şti tarafından talep edilen 2.695.000,00-TL, alacaklı ... AŞ tarafından talep edilen 39.840,00-TL, alacaklı ....Şti . tarafından talep edilen 1.049.078,02-TL, alacaklı ...bank tarafından talep edilen 1.501.521,81 TL, alacaklı ... Bankası tarafından talep edilen 6.299.136,59 TL, alacaklı ....Şti. tarafından talep edilen 86.562,63 TL, alacaklı ...bank tarafından talep edilen 7.558.289,43 TL, alacaklı ....Bankası tarafından talep edilen 5.626.598,82 TL, alacaklı ... Bankası tarafından talep edilen 5.008.040,36 TL,' nin çekişmeli alacak kapsamında olduğu , söz konusu alacaklarında konkordato projesi ve ödeme planına çekişmeli alacak olarak kaydının ve bu alacaklara isabet eden payın İİK 308/b maddesi gereğince açılacak davada verilecek kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından Mahkememizce belirlenecek bir bankaya yatırılmasının gerektiği, söz konusu 9 alacağında davacı ... Şirketi ' nin konkordato projesi ve ödeme planına dahil edilmesi halinde davacı yönünden toplam alacaklı adedinin 149 ' a ve alacak toplamınında 270.031.784,26 TL' ye yükseldiği, bu alacaklıların hayır oyu verdiğinin kabulü halinde dahi davacı ...... Şirketi ' nin konkordato projesinin 80 alacaklı ve 164.303.218,01 TL alacak miktarı üzerinden kabul edildiği göz önüne alınarak son alacak miktarına göre ..... Şirketi yönünden yine de alacaklıların ve alacakların yarısı üzerinden tasdik şartının gerçekleştiği, Borçlu/davacı ... Şirketi' nin şirketin 30/09/2025 tarihi itibariyle kaydi öz varlığının müspet 18.778.923,40 TL olması nedeniyle kaydi olarak borca batık olmadığı , şirketin 30/09/2025 tarihi itibariyle reel değerlere göre aktif toplamının 259.567.793,56 TL olduğu ayni tarih itibariyle borç toplamının ise 229.790.845,68 TL olduğu , aktif toplamının borç toplamından 29.776.947,88 TL fazlalığı nedeniyle firmanın reel değerlere göre borca batık olmadığı , davacı şirket yönünden adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel tutarlardan fazla olacağının anlaşıldığı , İİK.305/a maddesindeki konkordatonun tasdiki şartlarından “Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması” şartının yerine getirildiği , davacı şirketin konkordato projesinin adi borçlarını, konkordato projesi teklifi kapsamında tasdiki takip eden ayından itibaren ödenecek şekilde 48 eşit taksit halinde yıllık % 30 faiz oranı ile ödeme" teklifini içerdiği ,şirketin konkordato süresinin başlangıcından bu yana adi borçlarında önemli bir miktarda azalma meydana gelmiş olmasının şirketin borcunun ödenebilirliğinde olumlu bir durum oluşturduğu, şirketin hali hazırda bilançosunda aktifte mevcut olan 113 milyon civarındaki stok, 45 milyon civarındaki cari hesap alacaklarının tahsili ile ödemelerin yapılmasının planlandığı, şirketin faaliyetinin kesintisiz devam etmesi durumunda gerçekleşecek satışlarla oluşacak (gelir) kaynak ve mevcut alacaklarında tahsili ile sağlanan kaynaklar ile konkordatonun tasdikini takip eden ayından itibaren 48 ay eşit taksit halinde yıllık %30 faiz oranı ile borçların tasfiye edebileceğinin muhtemel olduğu, şirketin konkordato ön proje ekinde sunmuş olduğu ve borçlarına kaynak olarak göstermiş olduğu proforma gelir tablosunda ön görmüş olduğu gelir tahmininde, yaşanan olumsuz ekonomik durumlardan dolayı sapma olmuşsa da, 2026 ve devamı yıllarda şirketin iş kapasitesi, ticari ilişkileri, mali kaynakları, iş tecrübesi gibi mevcut durumu itibariyle gelir tahminlerini tutturmasının muhtemel olduğu, dolayısıyla şirketin ticari faaliyetlerinden beklediği muhtemel gelir ve karlar (nakit fazlalıkları) ile mevcut makine ve personel kapasitesi ve beklenen gelirler ile yeni iş görüşmelerinden muhtemel gelir ve nakit girişi de göz önüne alındığında, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğunun tespit edildiği dolayısıyla, İİK m 305/b hükmü anlamında şirket tarafından teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu ve bahsi geçen tasdik şartının gerçekleştiği, borçlunun adi borçlarını, konkordato projesi teklifi kapsamında tasdiki takip eden ayından itibaren ödenecek şekilde 48 eşit taksit halinde yıllık % 30 faiz oranı ile ödeme" teklifini içeren Konkordato Projesinin toplam kaydedilmiş 105 adet adi alacaklının 53 adedi yani %50,48'i ile 75.361.959,46 TL. Alacak tutarının 48,053.377,71 TL.lık kısmı yani %63,76'sı rapor ekinde sunulan oy pusulalarını imza etmek suretiyle kabul ettikleri dolayısıyla konkordato projesinin kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacak tutarının yarısını aşan bir çoğunluk tarafından imza edilerek kabul edildiği, buna göre konkordato projesinin İİK'nun 302/a bendinde öngörülen çoğunlukla kabul edildiği ve İİK.305/c maddesindeki konkordatonun tasdiki şartının yerine getirildiği , İİK 308/h gereği rehinli alacaklılarla her hangi anlaşma sağlanmadığı, şirketin, İİK'nun 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklılara (işçi alacakları) 30.09.2025 tarihli mali tablolara göre borcu görülmediği gibi rapor tarihi itibariyle işçilere vadesi geçmiş ücret borcunun bulunmadığı, diğer yandan, mühlet içinde komiser izniyle akdedilen bir sözleşmeden kaynaklanan borcu bulunmadığından bu hususta teminata bağlanması gereken borcun olmadığı dolayısıyla İİK.305/d maddesindeki konkordatonun tasdiki şartının yerine getirildiği, şirketin adi alacaklılara toplam 147.897.845,44 TL, ödenmesinin kararlaştırıldığı, 492 sayılı Harçlar Kanununun 82 seri nolu Tebliği gereği borçlunun depo etmesi gereken tasdik harcının, adi alacak için 147.897.84 44xBinde2.2 7= 335.728.11 TL. olduğu İİK 305/e maddesi gereğince söz konusu harcın 29/04/2026 tarihinde yatırıldığı ve konkordatonun tasdikine yönelik İİK 305. Maddesinde belirtilen tüm şartların davacı .. Şirketi yönünden gerçekleştiği , davacı şirket yönünden konkordatonun tasdik kararıyla bağlayıcı hale geleceği ve Mahkememizce konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasının gerektiği, Davacı ... Şirketi yönünden Konkordato Projesi ve ödeme planında yer almayan alacaklı ...bank tarafından talep edilen 244.862,98 TL, alacaklı ...Bankası tarafından talep edilen 3.226,38 TL, alacaklı ...bank tarafından talep edilen 252.688,62 TL, alacaklı ... Bankası tarafından talep edilen 1.506.179,56 TL' nin ve ....Şti . tarafından talep edilen 2.000.000,00-TL ' nin çekişmeli alacak kapsamında olduğu , bu alacaklardan ...Şti . tarafından talep edilen 2.000.000,00-TL dışındaki alacaklarında konkordato projesi ve ödeme planına çekişmeli alacak olarak kaydının ve bu alacaklara isabet eden payın İİK 308/b maddesi gereğince açılacak davada verilecek kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından Mahkememizce belirlenecek bir bankaya yatırılmasının gerektiği ancak ....Şti . tarafından talep edilen 2.000.000,00-TL alacağın çeke dayalı olup çeklerin diğer davacı ...Şirketi ' ne ciro edilerek hesaba ödeme yapıldığı ve söz konusu çekler dolayısıyla davacı şirketin borcunun bulunmadığı gibi söz konusu çekler yönünden çeklerin ciro edildiği ve birlikte borçlu konumunda bulunan davacı ... . Şirketi konkordato projesine alacaklı .....Şti .tarafından olumlu oy kullanıldığı ve İİK 303. Maddesi hükümleri doğrultusunda davacı ... Şirketi yönünden hakların muhafaza edilemeyeceği bu hususlar gözetildiğinde .. ..Şti . tarafından talep edilen 2.000.000,00-TL alacağın nisap hesabında dikkate alınmaması gerektiği , bu durumlar göz önüne alındığında nisap hesabında dikkate alınan 4 alacağın davacı ....Şirketi ' nin konkordato projesi ve ödeme planına dahil edilmesi halinde davacı yönünden toplam alacaklı adedinin 106 ' ya ve alacak toplamınında 77.368.917,10 TL' ye yükseldiği, bu alacaklıların hayır oyu verdiğinin kabulü halinde dahi davacı ....Şirketi ' nin konkordato projesinin 53 alacaklı ve 48,053.377,71 TL alacak miktarı üzerinden kabul edildiği ve son alacak miktarına göre ... . Şirketi yönünden yine de alacaklıların ve alacakların yarısı üzerinden tasdik şartının gerçekleştiği, Borçlu davacı .. yönünden teklif edilen konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edilmediği , İİK madde. 302/a bendinde belirtilen nisabın sağlanmadığı ve İİK 305/c bendinde belirtilen şartın gerçekleşmediği , davacı ... yönünden konkordatonun tasdik şartlarının oluşmadığı , İİK 308. Maddesi gereğince davacının konkordato talebinin reddine ve tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesinin gerektiği ancak davacı ... tacir sıfatına haiz olmadığından iflasına karar verilemeyeceği, Borçlu davacı ... yönünden teklif edilen konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edilmediği , İİK madde. 302/a bendinde belirtilen nisabın sağlanmadığı ve İİK 305/c bendinde belirtilen şartın gerçekleşmediği , davacı ... yönünden konkordatonun tasdik şartlarının oluşmadığı , İİK 308. Maddesi gereğince davacının konkordato talebinin reddine ve tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesinin gerektiği ancak davacı .... tacir sıfatına haiz olmadığından iflasına karar verilemeyeceği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış davacılar ... .. Şirketi ile.... Şirketi ’nin konkordato taleplerinin kabulü ile konkordatonun İİK 306. Maddesi gereğince tasdikine , davacılar .. .. ve .. ' nin konkordato taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesi ile; 1- İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün Born-96...sicil numarasında kayıtlı ... . Şirketi ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez-218... sicil numarasında kayıtlı.... Şirketi ' nin konkordato taleplerinin KABULÜ ile konkordatonun İİK 306. Maddesi gereğince TASDİKİNE , Davacı borçluların konkordatoya tabi adi borçlarının tamamını ilk taksidi 2026 yılı Haziran ayında başlamak üzere 48 ay vadede eşit taksitler halinde projede öngörülen yıllık % 30 faiz üzerinden ödemesine, Davacılar ... Şirketi ve ... Şirketi ile rehinli alacaklıları arasında İİK 308/h maddesi uyarınca borç yapılandırılması yapılamadığının TESPİTİNE , 2-Davacı ... Şirketi yönünden konkordato projesi ve ödeme planında yer almayan alacaklı ... Şti tarafından talep edilen 2.695.000,00-TL, alacaklı .... AŞ tarafından talep edilen 39.840,00-TL, alacaklı ....Şti . tarafından talep edilen 1.049.078,02-TL, alacaklı ... tarafından talep edilen 1.501.521,81 TL, alacaklı ....tarafından talep edilen 6.299.136,59 TL, alacaklı ....Şti. tarafından talep edilen 86.562,63 TL, alacaklı ... tarafından talep edilen 7.558.289,43 TL, alacaklı ... Bankası tarafından talep edilen 5.626.598,82 TL, alacaklı ....Bankası tarafından talep edilen 5.008.040,36 TL, ' nin çekişmeli alacak olarak kabulü ile bu alacaklara isabet eden payın İİK 308/b maddesine göre açılacak davada verilecek kararın kesinleşmesine kadar borçlu davacı tarafından kayyımın ...bank Şubesinde açacağı bir hesaba konkordato projesi ve ödeme planındaki oranlar ve vadeler dikkate alınarak İİK m.308/b uyarınca yatırılmasına , Söz konusu çekişmeli alacakların ara kararında belirtilen miktarlar üzerinden nisap hesabına KATILMASINA , 3-Davacı....Şirketi yönünden konkordato projesi ve ödeme planında yer almayan alacaklı ... tarafından talep edilen 244.862,98 TL,alacaklı ... Bankası tarafından talep edilen 3.226,38 TL,alacaklı ...tarafından talep edilen 252.688,62 TL, alacaklı ... Bankası tarafından talep edilen 1.506.179,56 TL' nin çekişmeli alacak olarak kabulü ile bu alacaklara isabet eden payın İİK 308/b maddesine göre açılacak davada verilecek kararın kesinleşmesine kadar borçlu davacı tarafından kayyımın ....bank....Şubesinde açacağı bir hesaba konkordato projesi ve ödeme planındaki oranlar ve vadeler dikkate alınarak İİK m.308/b uyarınca yatırılmasına , Söz konusu çekişmeli alacakların ara kararında belirtilen miktarlar üzerinden nisap hesabına KATILMASINA , Davacı.... Şirketi yönünden konkordato projesi ve ödeme planında yer almayan alacaklı ... ...Şti . tarafından talep edilen 2.000.000,00-TL ' nin çekişmeli alacak olarak kabulüne ancak söz konusu alacağın nisap hesabına KATILMAMASINA , 4-Davacılar ... ve ... ' nin konkordato taleplerinin REDDİNE, dair karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Asli Müdahil ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacıların konkordato tasdik talepleri gerçekçi ve somut olmadığını, şirketlerin tüm bilanço rakamları mahkeme dosyasında mevcut olduğunu, bugün itibariyle dahi borca batıkl olmadığı, alacaklılarına normal şartlarda ödemekle yükümlü oldukları oranlar üzerinden faiz ödeyebilecek bir iş gücü ve geliri olan şirketler, kanun hükmünü kötüye kullanarak faiz yükünden kurtulmaya çalıştıklarını, Yargıtayın da aynı görüşte olduğunu, aktifi pasifinden fazla olan bir kişinin tenzilat konkordatosu isteyemeyeceğini kabul ettiğini, davacının borçlular hakkında konkordatonun tasdikini gerektiren bir hal bulunmadığını, gerçek kişiler bakımından verilen red kararının yerinde olduğunu, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1041E. 2026/389 K. Sayılı 30/04/2026 tarihli kararının kaldırılmasını, davanın gerek usulden gerek esastan reddine karar verilerek tüm tedbirlerin kaldırılmasını, talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep konkordato tasdik kararı verilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Davacı şirketler vekilince, adi borçlarını yıllık %24 faiz oranında faiz uygulanmak suretiyle tasdik kararını takip eden aydan başlayarak 48 ay vade süresi ile aylık eşit taksitler halinde ödemek suretiyle vade konkordatosu talep edilmiş, mühlet içerisinde faiz oranı %30 olarak revize edilmiştir. Mahkemece talep eden şirketler yönünden konkordatonun tasdikine, gerçek kişi talep edenler yönünden reddine karar verilmiş, Müdahil Halk bankası vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Mahkememece 09/12/2024 tarihinden itibaren geçici mühlet kararı verildiği 27/02/2025 tarihli ara kararıyla 1 yıllık kesin mühlet verilmesine karar verildiği, 04/02/2026 tarihli ek tensip tutanağı ile 09/03/2026 tarihinden itibaren 2 ay süre ile mühlet hükümlerinin devamına karar verildiği görülmüştür. Tasdik duruşmasına davet ilanlarının yapıldığı, ... bankası vekilince 22/04/2026 tarihli dilekççesi ile duruşmadan 3 gün önce itirazlarının bildirildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre , konkordato projesinin İİK'nun hem 302/a hem de 302/b bendinde öngörülen çoğunlukla kabul edildiği, talep eden şirketlerin borca batık olmadığı, adi konkordatoda teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğu, teklif edilen tutarın şirketlerin kaynakları ile uyumlu olduğu, imtiyazlı borcu bulunmadığı, şirketlerin borcunu normal faaliyetleri devam ederek ödemeyi hedeflediği , .... . Şirketinin 2025 yılıda hedefledği karın %83 ini yakaladığı. .... Şirketi' nin şirketinin süreçte bankada tahsil ve teminatta bulunan çeklerin tahsili ile adi borçlarının çok azalttığı, 113 milyon civarında stok 45 milyon civarında cari hesap alacağının tahsili ile ödemelerin yapılmasının planlandığı, teklif edilen tutarın kaynakları ile orantılı olduğu, mahkemece, SMMM, hesap bilirikişisi, makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda Konkordato komiserinin nihai raporundaki görüşlerin teyit edildiği, davacı tarafça davacı şirketler.... Şirketi ile ...Şirketi yönünden konkordatonun tasdik kararı verilmesinde yasaya uymayan bir yön bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/04/2026 tarih ve 2024/1041 Esas 2026/389 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında asli müdahil ... A.Ş.'den alınması gereken 732,00.TL maktu harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 3-İstinaf başvurusu sırasında asli müdahil ... A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Kararın Dairemizce taraf vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve İİK'nun 308/a maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 07/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1008, K. 2026/1686, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1008-e-2026-1686-k-5d55de8aa2a9