Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/410 E. 2025/410 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/410
- Karar No
- 2025/410
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/410 - 2026/1543 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/410 KARAR NO : 2026/1543
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :26/12/2024 NUMARASI :2023/686 Esas - 2024/986 Karar
DAVACI :EUREKO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... - DAVALILAR :1-AKAR İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :2-AK NT TRANSPORT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... ... İHBAR OLUNAN :BAŞKENT SİGORTA ARACILIĞI HİZMETLERİ A.Ş. - ... DAVA :Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ :05/09/2023
KARAR TARİHİ :17/09/2026 KR. YAZIM TARİHİ :24/09/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... numaralı Emtea Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalanan Zorluteks Teks. Tic. ve San. A.Ş.’ye ait emtiaların, Özbekistan'dan Türkiye’ye nakliyesi işinin davalılar tarafından üstlenildiğini, söz konusu emteaların, 2195 nolu, 25.07.2022 tarihli CMR Belgesi tahtında 31 ... / 31 ... plakalı araç ile taşındığı sefer esnasında araçta çıkan yangın sonucu yanarak zayi olduğunu, söz konusu olayın tutanak altına alındığını, taşıma sürecinde ve sorumlulukları altında meydana geldiği sabit olan zarardan davalı taşıyıcıların sorumlu olduğunu, fatura ve yapılan tespitler gereğince 2.095.275,44.-TL sigortalı zararı, müvekkili şirket tarafından tazmin edilmiş olup, TTK. ve poliçe hükümleri gereğince, sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin, TTK. ilgili hükümleri gereğince davalılara rücu hakkı doğduğunu, ticari dava şartı olan arabuluculuk prosedürü tamamlanmış olup arabuluculuk son tutanak aslını sunduklarını, 2.095.275,44.-TL rücuen tazminat alacağının, sigortalıya ödeme yapılan 02.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı AK NT Transport İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; karayolu eşya taşıma sözleşmeleri amir hükümleri uyarınca taşıyıcı olan müvekkilinin emtiayı kendi koruması altında bir yerden diğer bir yere taşınmasını üstlendiğini ve sözleşmenin esasının taşıma işinin görülmesinden ibaret olduğunu, davacının müvekkiline rücu hakkını bildirir ihtarnamesine karşılık müvekkilinin 16.08.2022 tarihinde Reyhanlı 1. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap vermiş olup, kusurun göndericiden kaynaklandığını, bu sebep dolayısıyla herhangi bir zararın tazminini giderme sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunmadığını keza davacının öncelikle aracın sigorta şirketine başvuruda bulunmasını gerektirdiğine dair cevap verdiğini, iş bu davacının talebini reddedildiğini, müvekkili şirkete ait 31 ... plakalı araçta yangın neticesinde meydana gelen hasara ilişkin ekspertiz raporu ve bilirkişi uzman tetkiki neticesinde kusurun gönderene ait olduğunun açıkça anlaşıldığını, ayrıca yangının başlaması sebebinin tırın dorse bölümü içerisinde var olan oksijenden kaynaklandığını, çıkan yangın neticesinde dorsenin üst kısmında oluşan delik neticesinde yangının büyüdüğünün rapor edildiğini, sonuç olarak yangının sürtünme ve ani hareketler sonucu ortaya çıkan ısı enerjisi nedeniyle meydana geldiğine dair sonuca varıldığını bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Akar İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava yetkisiz mahkemede açıldığından sayın mahkemenin davanın esasına girmeksizin yetkisizlik kararı vermesi gerektiğini, müvekkili şirket ile Ak Nt Transport şirketi arasındaki taşıma işi anlaşması doğrultusunda davaya konu taşıma işleminin Ak Nt Transport tarafından ifa edildiğini bu doğrultuda söz konusu taşıma işlemi sırasında meydana gelen zarardan nakliye hizmetini fiilen gerçekleştiren Ak Nt Tansport şirketinin sorumlu olduğu izahtan vareste olup, bu noktada müvekkilinin dava konusu taşımada herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, taşınan malların yükleme ve yük sabitleme işi diğer davalı şirket ve gönderici Bakan Tex LLC firması tarafından yapıldığını, işbu dilekçe ekinde dosyaya sundukları Kazak Cumhuriyeti Olağanüstü Durum Afet Bakanlığı Kızılorda Eyaleti Afet Bölümü Aral Bölgesi Dairesi Cumhuriyet Devlet Makamı'nın 30.07.2022 tarihli 21-09/19-457 sayılı beyannamesi ile araçta çıkan yangının yükün (iplerin) kağıt kutulara yerleştirilmesi ve onların birbirine sürtmesi sonucu yangına sebep olmasından kaynaklandığının tutanak altına alındığını, davacının dava dilekçesi incelendiğinde yasa hükmüne göre bir hesaplama yapmaksızın, sigortalısına ödemiş olduğu tüm bedeli talep ettiğinin anlaşıldığını, dolayısıyla bir an için davanın kabulüne karar verileceği düşünülse dahi, davacının talep ettiği bedel üzerinden kabul kararı verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olacağını, müvekkili şirketin doğrudan veya dolaylı olarak verdiği nakliye/taşıma hizmeti sırasında meydana gelen/gelecek kaza/hasar sonucu müvekkili şirketin ödemekle sorumlu olduğu/olacağı tüm tazminat miktarları ile her türlü rücu miktarların Başkent Sigorta Aracılığı Hizmetleri A.Ş. tarafından karşılanacağı hususunda sigorta poliçesinin mevcut olduğunu, bu kapsamda, işbu dava sonunda verilecek kararın Başkent Sigorta Aracılığı Hizmetleri A.Ş. şirketini etkileyecek olması sebebiyle davanın Başkent Sigorta Aracılığı Hizmetleri A.Ş. şirketinin aşağıda belirtilen adreslerine tebligat çıkartılarak davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, bu sebeple; dava yetkisiz mahkemede açıldığından, yetkisizlik kararı verilmesine, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddine, davanın Başkent Sigorta Aracılığı Hizmetleri A.Ş.'ye ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda deniz taşımasının söz konusu olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda varılmış olan sonucun da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, raporda taşıyıcının sınırlı sorumluluk miktarının hatalı hesaplandığını, davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı Akar İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda olay doğru bir şekilde açıklandığını ve irdelendiğini, "Gemi" kelimenin maddi hata olarak yazıldığını, bilirkişi raporunun aslında Kazak Cumhuriyeti Olağanüstü Durum Afet Bakanlığı Kızılorda Eyaleti Afet Bölümü Aral Bölgesi Dairesi Cumhuriyet Devlet Makamının 30.07.2022 tarihli raporunu teyit ettiğini, bu noktada raporun hukuka aykırı olduğundan bahsedilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu zararın meydana gelmesinde müvekkil şirketin hiç bir kusuru bulunmadığından, müvekkil şirketin herhangi bir tazminat ödemesine karar verilemeyeceğini, bir an için davanın kabulüne karar verileceği düşünülse dahi, davacının talep ettiği bedel üzerinden kabul kararı verilmesinin TTK'nın 882/1 maddesine göre haksız ve hukuka aykırı olacağını belirterek; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Gebze 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/12/2024 tarih, 2023/686 Esas - 2024/986 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı sigorta şirketi tarafından ... numaralı Emtea Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalanan dava dışı Zorluteks Teks. Tic. ve San. A.Ş.’ye ait emtiaların, Özbekistan'dan Türkiye’ye nakliyesi işinin davalılar tarafından üstlenildiği, söz konusu emteaların 31 ... / 31 ... plakalı araç ile taşındığı sefer esnasında araçta çıkan yangın sonucu yanarak zayi olduğu, zararın taşıma sırasında davalıların ihmali ile gerçekleştiği iddiasıyla zararın tazmini için eldeki davanın açıldığı, davalılar tarafından davanın reddini savunulduğu, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. Dava, 6102 sayılı TTK'nın 850 vd. maddelerinde düzenlenen, taşıma işlerinden kaynaklanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 863. maddesinde; sözleşmeden durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça gönderenin eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorunda olduğu; taşıyıcının da ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. TTK'da gönderenin kusursuz sorumluluğu halleri (m. 864), taşıyanın sorumluluğu (m. 875) ile tazminatın hesaplama yöntemi (m. 880), sorumluluk sınırları (m. 882), sorumluluğunun sınırlama hakkının kaydı (m. 886) halleri, açıkça düzenlenmiştir. Uluslararası karayolu ile taşımanın Özbekistan-Türkiye arasında olması, dolayısıyla yükleme ve teslim yerinin iki ayrı ülke olması sebebiyle uyuşmazlığa "Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR)" hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti açısından 1995 yılından itibaren bir iç hukuk normu haline gelen CMR 1. maddesine göre, yükün teslim alındığı yer ile yükün teslim edildiği yerin ayrı ülke ve bu ülkelerden birinin sözleşmeye taraf ülke olması halinde tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın CMR hükümlerinin uygulanacağını belirtmiştir. CMR'de de, 6102 sayılı TTK'nın taşıma hukukunu düzenleyen kurallara paralel kurallar bulunmaktadır. Buna göre, CMR'nin 17. maddesi; "1.Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 2. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz. 3. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata veya ihmallerinden dolayı sorumludur." şeklindedir. CMR Konvansiyonunun 23. maddesinde, taşıyıcının sorumlu olduğu tazminatın malların taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanacağı, malların kıymetinin ise öncelikle ticaret borsası fiyatına göre tespit edileceği, eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılacağı, eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespitin, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılacağı düzenleme altına alınmıştır. Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır. Gönderen ile taşıyıcının zararın meydana gelmesindeki sorumluluklarının 6102 sayılı TTK'nın 863/1 maddesi uyarınca ve CMR Konvansiyonunun 17/4-c maddesine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan hükümde, açıkça eşyayı "taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, sabitleyerek yüklemek" borcu gönderene yüklenmiştir. Bu durumda eldeki davada davacının, taşıyıcı olan davalılardan sorumluluğu oranında rücuen tazminat hakkı vardır. İlk derece mahkemesince alınan 07/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda yangının, dava dışı taşıtanın hatalı yükleme ve ambalajlamasından kaynaklandığı raporlanmış, Mahkemece bu rapor esas alınarak, davalıların sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. CMR Konvansiyonunun 17/4-c maddesine göre; sözleşmeden durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça gönderenin eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorunda olduğu; taşıyıcının da ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlü olduğu kuralının değerlendirildiği bir rapor alınmadığı görülmektedir. Taşıyıcının nezaret yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, bu kapsamda kusurunun bulunup bulunmadığı, CMR'nin 17/4-b maddesi gereğince gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama bulunup bulunmadığı, bu kapsamda CMR'nin 18/4. maddesi gereğince taşıyıcı olan davalıların, sözleşme uyarınca eşyayı sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, neme, sarsıntılara ya da benzer etkilere karşı özel olarak koruma yükümlülüğü bulunup bulunmadığının değerlendirilmediği görülmektedir. Bu kapsamda hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, mahkemece yapılan araştırmada yetersizdir. Bunun yanında, eldeki davanın rücuen tazminat talepli tazminat davası olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13/4 maddesi gereğince maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin tarifenin 2. kısmına göre maktu olarak belirlenmesi gerekirken, (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/5162 esas 2024/991 karar sayılı ilamı) nispi olarak belirlenmesi de hatalı bulunmuştur. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, 6102 sayılı TTK'nın 863. maddesinde ve CMR Konvansiyonunun 17/4-c maddesinde; sözleşmeden durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça gönderenin eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorunda olduğu; taşıyıcının da ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlü olduğu kuralının değerlendirildiği, gönderinin emtiayı doğru yükleyip yüklemediği, taşıyıcının nezaret yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, bu kapsamda kusurunun bulunup bulunmadığı, TTK'nın 878/1-b. maddesi ve CMR'nin 17/4-b maddesi gereğince gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama bulunup bulunmadığı, taşıyıcının TTK'nın 878/4. maddesi ve CMR'nin 18/4. maddesi gereğince, sözleşme uyarınca eşyayı sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, neme, sarsıntılara ya da benzer etkilere karşı özel olarak koruma yükümlülüğü bulunup bulunmadığının değerlendirildiği bir rapor alarak gönderenin ve davalı taşıyıcının kusur oranlarını belirlemek, davalının kusurunun bulunduğu değerlendirildiği takdirde oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Gebze 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/12/2024 tarih, 2023/686 Esas ve 2024/986 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-İİK'nın 36/5 maddesi gereğince İstanbul Anadolu İcra Dairesinin 2025/253 Esas ve Reyhanlı İcra Dairesinin 2026/124 Esas sayılı dosyalarına sunulan teminatların yatıran tarafa iadesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.17/09/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*