Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/197 E. 2026/197 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/197
- Karar No
- 2026/197
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/197 - 2026/1707 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/197 KARAR NO : 2026/1707
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2025 NUMARASI : 2024/466 Esas - 2025/656 Karar
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ...SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ...
İLİŞKİLİ KİŞİ : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 05.12.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 29.01.2026 KARAR TARİHİ : 16.09.2026 YAZIM TARİHİ : 16.09.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.03.2024 tarihinde davacının... plaka sayılı aracı ile seyir halindeyken ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davacının aracına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plaka sayılı aracın ... Sigorta tarafından sigortalandığını, ... plaka sayılı aracın kazanın oluşumunda %100 asli kusurlu olduğunu, davacının orijinal aracının kaza neticesinde bir kısım parçalarının yenileriyle değiştirildiğini ve bir kısım parçaların tamir görerek onarılmak zorunda kaldığını, aracında değer kaybı oluştuğunu, dava dışı ... Sigorta'ya yapılan başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından poliçe limiti dahilinde ödeme yapıldığını, teminat limitinin üstünde kalan kısım bakımından ise sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığının bildirildiğini, ancak ödenen miktarın değer kaybını karşılamadığını, davalı araç malikinin kasko firması olan ...Sigorta A.Ş.' ye ait kasko poliçesine göre davacının aracında meydana gelen her türlü maddi zarar sınırsız olarak sorumlu olduğunu belirterek şimdilik 100,00 TL değer kaybı ile 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 20.10.2025 tarihli dilekçesiyle davalı ... yönünden değer kaybı taleplerini 128.000 TL'ye araç mahrumiyet bedeli taleplerini 23.750 TL'ye, davalı ...Sigorta A.Ş yönünden değer kaybı taleplerini 128.000 TL'ye arttırmıştır. Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalının sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan bir poliçe mevcut olması gerektiğinden ve olayın vukuundan itibaren 2 içinde dava açılması gerektiğinden öncelikle zamanaşımı itirazları olduğunu, davanın husumet ve derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddedilmesini talep ettiklerini, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın karışmış olduğu kaza neticesinde 11/7691661 numaralı hasar dosyası kapsamında ...Sigorta A.Ş. ... plakalı araç için 26.731,80 TL rücu ödemesi yapıldığını, davalı şirketin kusur oranı, eksper raporları ve poliçe limiti kapsamında gerekli ödemelerin yapıldığını, işbu davaya konu taleplerle ilgili herhangi bir ödeme sorumluluğu bulunmadığını, ihtiyari mali sorumluluk sigortasının zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatları tükendikten sonra devreye girebileceğini, araç değer kaybı bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin kasko poliçesi teminat kapsamında yer almadığını, davacı tarafın sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmediğini, sigortalı araç yönünden yapılan kusur değerlendirilmesinin ve kusur dağılımını kabul etmediklerini, davanın belirsiz veya kısmi alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya ilişkin kusur oranını kabul etmediklerini, bunun için bilirkişi incelemesi yapılmasını, sigortaya müzekkere yazılarak ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, davacı tarafın talebinin net olması gerektiğini, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin içeriğinin açıklanması gerektiğini, belirli bir alacak için belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, davaya konu kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin davacının talebi olan miktarın sigorta limitleri dahilinde olduğunu, davalı müvekkilinin kusurlu çıkması halinde hukuki tazmin sorumluluğunun diğer davalı ...Sigorta'ya ait olduğunu, kaza tarihinden itibaren yasal faiz talebine itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile 128.000,00 TL değer kaybının davalı ... yönünden 20.03.2024 tarihinden itibaren, davalı ...Sigorta A.Ş. yönünden 05.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketi yönünden sınırsız poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) davacıya verilmesine, 23.750,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 20.03.2024 tarihinden itibaren yasal faiz ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; Değer kaybı tespiti hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun maddi hatalarla dolu olduğunu, piyasa rayiçlerini, aracın model, kilometre, hasar geçmişi verilerini dikkate almadığını, hesaplama metodu T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigorta Değer Kaybı Hesaplama Esasları ile uyumlu olmadığını, raporun denetime elverişli olmadığını, hesaplamanın nasıl yapıldığının açıklanmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu çelişki giderilmeden hüküm verildiğini, araç mahrumiyeti talebinin ispatlanmadığını, davacı, aracın hangi tarihler arasında kullanılamadığını somut bulgu ile kanıtlamadığını, davalıya yüklenen kusur oranını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, somut olayda davacı aracının ani şerit değişikliği, hız uyumsuzluğu ve takip mesafesine aykırılığı yönünde ciddi emareler varken kusur tam olarak müvekkile yüklenemeyeceğini, Trafik kaza tutanağında yapılan tespitlere ve kusur yönünden yapılan değerlendirmelere itiraz ettiklerini, raporun tek taraflı hazırlanığını ve yanıltıcı bilgiler içerdiğini, dosyada sunulan 14.04.2025 ve 16.06.2025 tarihli raporlarda kusur oranlarının birbiriyle çelişmesine rağmen mahkemenin çelişkiyi gidermeden 3. Bilirkişi raporu kazandırmadan davalı aleyhine hüküm kurduğunu, mahkemece değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin fahiş rakamlarda tespit edildiğini, araç mahrumiyeti yönünden illiyet bağı olmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, Harç, bilirkişi ücreti, arabuluculuk giderleri ve vekalet ücreti davalılar arasında “sorumluluk oranlarına göre” dağıtılmış görünse de; mahkeme kusur oranını açıkça belirtmediğinden dağıtım objektif değil, hesaplamaya elverişli olmadığını, kusur oranı açıkça belirtilmeden gider sorumluluğu belirlenemeyeceğini, HMK 297/2’ye açık aykırılık olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davalının sürücüsü aynı zamanda maliki olduğu davalı sigorta şirketi tarafından ihtiyari mali mesuliyet klozu içeren Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının malik sıfatıyla işleteni olduğu aracın karıştığı üç araçlı trafik kazası sonucu davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatı taleplerine ilişkindir. Somut olayda, 20.03.2024 tarihinde, davacının maliki olduğu araçla davalıların İMM sigortacısı, maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının aracı hasar görmüştür. Kaza sonrası taraflarca kaza tespit tutanağı düzenlenmiş,davalı sürücünün aracı ile ilerlerken trafiğin aniden durması sebebiyle öndeki araca arkadan çarptığını belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan üç kişilik bilirkişi heyet raporunda davalı sürücünün kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu bulunmuştur.Mahkemece belirlenen kusur oranı heyetimizce de oluşa uygun bulunduğundan davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Dosya kapsamında hükme esas alınan raporda davacıya ait araçtaki değer kaybı Yargıtay yerleşik içtihatları kapsamında gerçek zarar ilkesi gereğince, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlendiği, davacının kazada hasar gören aracını, makul onarım süresi boyunca kullanamayacağı, bu nedenle de ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere masraf yapıp ek külfete katlanmak zorunda kalacağı aşikar olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ağır hasarlı olduğu belirtilen araç için belirlenen 25 gün makul süre olup anılan yönleri itibariyle bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu,TBK 117 maddesi gereğince temerrüt tarihinin haksız fiil tarihi olduğu gözetilerek kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde bulunduğundan davalı yanın anılan yönlere değinen istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereği davalının istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.11.2025 tarih ve 2024/466 esas, 2025/656 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı ...'dan alınması gereken 10.366,04 TL harçtan peşin alınan toplam 1.977,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.389,04 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafın istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK. 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16.09.2026 Başkan 29923 e-imzalıdır
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*