İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/978 E. 2026/677 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/978
- Karar No
- 2026/677
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/978 Esas KARAR NO :2026/677 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/09/2025 KARAR TARİHİ:22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili .... Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. DAVA : Davacı vekilinin 09/09/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 20.05.2024 tarihli hizmet sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında müvekkili şirketin davalı şirkete istihdam edilecek personelin pozisyon seçimi ve yerleştirilmesi hususlarında danışmanlık hizmeti verdiğini ve bunun karşılığında hizmet bedeline hak kazandığını belirttiği, Müvekkili şirketin sözleşme kapsamında davalının personel ihtiyacı ve pozisyonun niteliklerine göre aday araştırması yaptığını, başvuruları topladığını, adayların ön değerlendirme ve mülakat süreçlerini yürüttüğünü, uygun adayların özgeçmişlerini davalı şirkete ilettiğini ve aday görüşmelerinin organizasyonunu gerçekleştirdiğini belirttiği, verilen hizmet karşılığında 30.06.2024 tarihli ve ... numaralı faturanın düzenlendiğini, ancak davalı tarafından faturanın süresinde ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden 41.052,36 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürdüğü, Sözleşmenin 5.1 maddesi uyarınca ilk taksidin, işin üstlenilmesinden sonra ön ödeme bedeli olarak fatura edileceğini, dava konusu faturanın da davalı tarafından bildirilen satış personelinin tahmini bir yıllık brüt ücretinin %14'ü ve KDV'si üzerinden hesaplanan toplam bedelin 1/3'üne ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirerek kısa listeyi davalıya sunduğunu ve ikinci taksit hakkı doğmasına rağmen iyi niyet göstergesi olarak aday görüşme sürecinin tamamlanmasını beklediğini belirterek, davanın kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekilinin tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının ilk olarak müvekkili şirkete .... Noterliğinin 15.11.2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide ettiğini, müvekkilince ihtarnameye karşı Bakırköy 40. Noterliğinin 19.11.2024 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap ve itirazlarını bildirdiğini, müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan personel istihdam sözleşmesi gereğince muhatap müvekkili şirketin faaliyetine uygun personel temin edeceği taahhüdünde bulunmak sureti ile sözleşmenin imzalanmasını temin ettiğini, sözleşmede açık bir şekilde hizmet bedeli olarak “ işe yerleşen adayın yıllık brüt ücret paketinin %14’ü tutarında olacağını” şeklinde ibare bulunduğunu, bu tarihe kadar davacının yönlendirmesi veya sözleşme kapsamındaki faaliyet çerçevesinde müvekkili şirkette işe başlamış tek bir personel dahi bulunmadığı gibi bu hususta bir personel görüşmesi dahi gerçekleştirilmediğini, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete mail yolu ile yapılan bildirimlerde müvekkili şirketin faaliyet konusu ile hiçbir alakası bulunmayan vasıfsız kişilere ilişkin liste gönderildiği hususunun tespit edildiğini ve buna ilişkin olarak mail yolu ile talep edilen hususun bu olmadığı, müvekkili şirketin faaliyeti ile alakalı tecrübeli kişiler olmadığı, bunların kabul edilemeyeceği hususunun bildirildiğini, sözleşmede açık bir şekilde “müşterilerinin istihdam ihtiyacı, stratejisi, şirket kültürü, pozisyon nitelikleri ve sorumluluklarının analiz edileceği” belirtilmiş olup, davacının hiçbir sözleşme edinimini ifa etmeksizin müvekkili şirketin faaliyetini ve ihtiyacı ile alakası bulunmayan kişilere ilişkin liste göndererek bir ücrete hak kazandığını iddia edemeyeceğini, ic takibi dayanağı faturaya ilişkin olarak müvekkili şirketin hiçbir hizmet almadığı gibi bu tarihe kadar davacı şirketin sözleşme kapsamında vermesi gereken hizmete ilişkin tek bir personelle görüşme dahi söz konusu olmadığını, bu hususun ihtarnamede davacı tarafa bildirildiğini, davacının müvekkili şirkete hiç uğramadığını, müvekkili şirkete yönelik bir çalışma yapmadığını, şirkete gelerek değerlendirme yapmadığını, sözleşmenin imzasından sonra müvekkili şirketin faaliyeti konusu ve ihtiyacı ile ilgili hiçbir ilgisi olmayan vasıfsız kişilere ait bir listeyi mail olarak atmak suretiyle davacının bir ücrete hak kazandığının asla iddia edilemeyeceğini belirtmiş olup, davanın reddine, davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava; .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptal edilip edilmeyeceği, icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği hususlarına ilişkindir. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için tarafların ilgili yıllara ait ticari defter ve dayanak belgelerinin incelenmesi gerekeceğinden, defter inceleme kararı verilmiş, mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 27.06.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, Davacı şirketin ticari defterlerinde, 26.02.2025 icra takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 31.200,00 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ticari defterlerinde ise aynı tutarda davacı şirkete borçlu gözüktüğü, takip dayanağı 30.06.2024 tarihli ve ... no.lu 31.200,00 TL tutarlı faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaya ilişkin herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı, Takip dayanağı faturanın e-Fatura sistemi üzerinden "Temel Fatura" senaryosu ile düzenlenerek davalı şirkete elektronik ortamda iletildiği, faturaya karşı Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen sekiz günlük süre içerisinde yapılmış herhangi bir itiraz veya iade faturası bulunmadığı, buna karşılık davalı şirket tarafından yasal süreden sonra keşide edilen noter ihtarnamesi ile sözleşme kapsamında danışmanlık hizmetinin gereği gibi yerine getirilmediği, uygun personel yönlendirilmediği ve fatura bedelinin kabul edilmediği yönünde itirazda bulunulduğu, aynı yöndeki itirazların dosya kapsamındaki elektronik posta yazışmalarında da yer aldığı, Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında yürütüldüğü ileri sürülen danışmanlık faaliyetlerine ilişkin aday değerlendirme raporları, kısa liste (short list), aday sunumları, referans araştırmaları, müşteri analiz raporları veya sözleşmede belirtilen danışmanlık hizmetlerinin fiilen yerine getirildiğini ortaya koyan herhangi bir belge veya kaydın dosyaya sunulmadığı, Taraflar arasında imzalanan 20.05.2024 tarihli Seçme ve Yerleştirme Hizmet Sözleşmesi'nin 5.1 maddesinde, ilk taksit niteliğindeki ön ödeme bedelinin "... projeyi üstlenmesiyle beraber" faturalanacağının düzenlendiği görülmüş olup, davacı şirketin sözleşme kapsamında projeyi fiilen üstlenip üstlenmediği, sözleşmesel danışmanlık hizmetlerini gereği gibi yerine getirip getirmediği, davalının noter ihtarnamesi ve elektronik posta yazışmalarında ileri sürdüğü itirazların sözleşmesel edimlerin yerine getirilmediğini ortaya koyup koymadığı ve bu kapsamda davacının dava konusu 31.200,00 TL tutarındaki ön ödeme hizmet bedeline hak kazanıp kazanmadığı hususları mali müşavirlik uzmanlık alanı dışında kalmakta olup, bu konuda insan kaynakları uzmanı atanmak sureti ile hizmetin ifasının araştırılması hususunda hukuki ve nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Ayrıca dosya kapsamına sunulan ücret hesaplama tablosunda dava konusu faturanın ... – Satış Uzmanı pozisyonu için, 557.200,00 TL tutarında tahmini yıllık brüt ücret esas alınarak hesaplandığının anlaşıldığı, sözleşmede belirtilen %14 hizmet bedeli üzerinden yaklaşık 78.000,00 TL toplam hizmet bedeli belirlendiği, bunun 1/3'üne isabet eden 26.000,00 TL ön ödeme bedeline KDV ilave edilmek suretiyle 31.200,00 TL tutarında faturanın düzenlendiği görülmüş ise de, hesaplamaya esas alınan 557.200,00 TL tutarındaki tahmini yıllık brüt ücretin personel, teklif, mutabakat veya sözleşmesel düzenlemeye dayanılarak belirlendiğini gösteren herhangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığından, bu tutarın talep edilme şartlarının oluşup oluşmadığı yönünde mali değerlendirmenin yapılamadığı, FAİZ: Raporumuzun 5-Faiz bölümünde açıklandığı üzere, TBK m. 117’deki temerrüt şartlarını tabi olan ticari ilişkide davacı şirketin TTK 1530.maddesi kapsamındaki faiz talep edemeyeceği, Sayın Mahkemece davacının alacağını talep edebileceğine karar verilmesi halinde, takip öncesinde 3095 s.k. m.2/2 kapsamında değişen avans faiz oranlarına göre takip öncesinde 10.222,92 TL işlemiş faiz hesaplandığı, davacının talebinin daha az olması sebebiyle 9.852,36 TL’lik talebin yerinde olduğu, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında öngörülen faiz oranları üzerinden hesaplama yapılabileceği,.." şeklinde görüş bildirilmiştir. Tekmil dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan davanın faturaya dayalı itirazın iptali talepli olduğu, 27/06/2026 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, incelenen taraf defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacının ticari defterlerinde takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 31.200,00-TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ise ticari defterlerinde aynı tutarda davacı şirkete borçlu gözüktüğü, takip dayanağı olan 30/06/2024 tarihli 31.200,00-TL tutarlı faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalının incelenen defterlerinde bu faturaya ilişkin herhangi bir ödeme kaydına da rastlanılmadığı, hülasa muhasebesel bir çekişmenin taraf defterlerinde olmadığı, ancak takip dayanağı fatura incelendiğinde, faturanın e-fatura sistemi üzerinden "Temel Fatura" senaryosu ile düzenlenerek davalı şirkete elektronik ortamda iletildiği, faturaya karşı Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen sekiz günlük süre içerisinde davalı tarafından yapılmış herhangi bir itiraz veya iade faturası bulunmadığı, buna karşılık davalı şirket tarafından yasal süreden sonra keşide edilen noter ihtarnamesi ile sözleşme kapsamında danışmanlık hizmetinin gereği gibi yerine getirilmediği, uygun personel yönlendirilmediği ve fatura bedelinin kabul edilmediği yönünde itirazda bulunulduğu, aynı yöndeki itirazların dosya kapsamındaki elektronik posta yazışmalarında da yer aldığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında yürütüldüğü ileri sürülen danışmanlık faaliyetlerine ilişkin aday değerlendirme raporları, kısa liste (short list), aday sunumları, referans araştırmaları, müşteri analiz raporları veya sözleşmede belirtilen danışmanlık hizmetlerinin fiilen yerine getirildiğini ortaya koyan herhangi bir belge veya kaydın dosyaya sunulmadığı, tek başına fatura düzenlemenin faturayı düzenleyen için alacak hakkı doğurmayacağı, davalının bu faturayı defterlerine kaydetmesinin de bu hususu değiştirmeyeceği, zira davalının sistem üzerinden reddedemediği bu fatura için noter kanalı ile faturayı kabul etmediğini ihtar ettiği, ezcümle davacının fatura konusu mal ve hizmeti davacıya sunduğunu/ifa ettiğini dosya kapsamında isbat edemediği mahkememizce değerlendirilmekle dava reddedilmiş, davacının takipte kötüniyeti ispat olunamamakla kötüniyet tazminatı talebi de reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Davanın REDDİNE, 2-Koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 732,00TL maktu harcın, 615,40TL peşin harçtan düşümü ile eksik 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 41.052,36TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibrariyle KESİN olmak üzere karar verildi.verilen karar usulen okundu anlatıldı.22/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır