Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/411 E. 2026/1548 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/411
- Karar No
- 2026/1548
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/411 KARAR NO : 2026/1548
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :01/11/2024 NUMARASI :2020/770 Esas - 2024/805 Karar
DAVACI :... (T.C.No:...) - ... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Tapu İptali ve Tescil -Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :01/12/2020
KARAR TARİHİ :17/09/2026 KR. YAZIM TARİHİ :24/09/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin, müvekkili 24.03.2009 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile hukuka aykırı olarak ortaklıktan çıkarttığını, bu kararın iptali için Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinde 2016/21 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, 06.01.2017 tarihinde 2017/38 Karar sayılı ilamı ile davanın kabul edildiğini ve çıkartma kararının iptal edildiğini, verilen kararın 06.03.2017 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilin kooperatife ortaklığının kesintisiz olarak devam ettiğinin tespit edildiğini, müvekkilin kooperatiften yegane alacağının, yapılan inşaat sonucunda ... Blok ... . Kat ... numaraları dairenin kendisine devrinin talep hakkı olduğunu ancak yapılan görüşmelerde kooperatifin yetkili temsilcilerinin, kooperatife yeni üye aldıklarını söz konusu dairenin dolu olduğunu ifade ettiklerini, davalı kooperatifin asli borcunu yerine getirmediği için bu davanın açılaması zorunluluğu doğduğunu, davalının asli borcu olan S.S. Soylukent Konut Yapı Kooperatifi projesi Kocaeli ili, Gebze İlçesi, Hacıhalil Mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı ... Blok ... . Kat ... numaralı dairenin müvekkile devrine, talebin kabul edilmemesi halinde ilgili bağımsız bölümün rayiç değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile iadesine, bu talebinde talebin kabul görmemesi halinde ise fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL olmak üzere davalı kooperatife daha önce ödenen bedellerin ve aidatların hakkaniyete uygun bir hesaplama yapılarak ödendiği tarihten itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile iadesine karar verilmesine, her durumda da dava konusu dairenin kullanılmaya başladığı tarihten itibaren yoksun kalınan kar ile ticari temerrüt faizinin için davalının şimdilik 100 TL'ye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı kooperatif üyesi olan ...’dan üyelik hakkını devraldığını ve ... ile arasında İstanbul 35. Noterliğinin 27.09.2004 tarih ve ... yevmiye sayılı kooperatif üyelik hakkı devir sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme gereğince davacı ...’ın ... Blok K:... D:... numaralı ortaklığındaki hak ve hisselerinin tamamını, devredenin bütün hak ve yükümlülükleri ile birlikte devir aldığını kabul ve beyan ettiğini, Noter evrakının Kooperatife sunulmasını ardından ise ...’ın hak ve yükümlülükleri davacıya intikal etmiş vaziyette üyelik devrinin kooperatif tarafından kabul edildiğini, davacının, kooperatife herhangi bir ödeme yapmadığını, ...’dan üyeliği devraldığından ...’ın ödediği miktar olan 11.966,00-TL'nin muhasebe kayıtlarında davacının ödediği miktar olarak geçirildiğini ancak bunun dışında üye olduğu tarihten dava açıldığı tarihe kadar kooperatife herhangi bir ödeme yapmadığını, nitekim bu husus kooperatif defter ve kayıtları incelendiğinde de açıkça ortaya çıkacağını, davacının söylediği gibi, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/21 Esas ve 2017/38 Karar sayılı kararı ile davacının üyelikten ihraç kararının iptaline karar verildiğini ancak mahkeme tarafından davacının borcu bulunmaması nedeniyle değil, davacıya gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olarak gönderilmediği gerekçesiyle üyelikten ihraç kararının iptaline hükmedildiğini, davacının mahkeme kararıyla üyeliğe geri döndüğünü, davacının üyeliğe geri dönmüş olmasına rağmen davacıya verilecek boş dairenin bulunmaması nedeni ile davacının ödediği bedelin kendisine iadesi ile üyelikten çıkması hususunda tarafların anlaştıklarını, kooperatif tarafından ferdileşmeye geçilerek üyelere dairelerinin teslim edilebilmesi için de her üyenin kooperatife olan borç ve yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini ancak davacının kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, bu hususun ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde de ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin terditli talepleri yönünden herhangi biri değerlendirme yapmadığını, yerel mahkemece eksik ve yüzeysel hazırlanan bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davacının tüm taleplerinin değerlendirilerek reddine karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından verilen karar usul ve yasaya uygun olarak verildiğini belirterek; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Gebze 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/11/2024 tarih, 2020/770 Esas - 2024/805 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kooperatif üyeliği nedeniyle tapu iptal ve tescil; olmadığında rayiç bedeli; olmadığından kooperatife ödenen aidatların ödenmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından, S.S. Soylukent Konut Yapı Kooperatifi projesi Kocaeli ili, Gebze İlçesi, ... Mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı ... Blok ... . Kat ... numaralı daireyi, noterden devir sözleşmesi ile devraldığı, kooperatifin, 24.03.2009 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile kendisini ortaklıktan çıkarttığı, bu kararın iptali için Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinde 2016/21 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, 06.01.2017 tarihinde 2017/38 Karar sayılı ilamı ile davanın kabul edildiği ve çıkartma kararının iptal edildiği, verilen kararın 06.03.2017 tarihinde kesinleştiği, kooperatife ortaklığının kesintisiz olarak devam ettiğinin tespit edildiği, daha sonra davalı tarafından kooperatife yeni üye aldıkları ve söz konusu dairenin dolu olduğunu ifade edildiği iddiasıyla, dairenin adına tescili, olmadığı takdirde bedelinin iadesi veya ödediği aidatların iadesi amacıyla eldeki davayı açtığı, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. Davacı tarafından S.S. Soylukent Konut Yapı Kooperatifi projesi Kocaeli ili, Gebze İlçesi, ... Mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı ... Blok ... . Kat ... numaralı dairenin noterden devralındığı, bu dairenin kendisine tahsis edildiği iddiasıyla eldeki davayı açtığı görülmektedir. Bilirkişi raporlarında da, davalının bu durumu fiilen kabul ettiği değerlendirilerek rapor sunulmuştur. Ancak, ilk derece mahkemesince, kooperatif üyelerine daire tahsisine ilişkin gerekli araştırma yapılmadan karar verilmiştir. Davacıya dava konusu dairenin tahsis edilip edilmediği, kooperatifte tahsis işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı, Kooperatif kayıtları getirtilerek varsa kura tutanağı ve daire tahsis kararı ile davacı adına tahsis edilmiş bağımsız bölüm olup olmadığını tespit etmek için elektrik, su, doğal gaz aboneliği faturaları değerlendirilerek davacıya tahsis edilmesi gereken bağımsız bölümün dava dışı 3. kişilere tahsis edilip edilmediğinin ve davacıya tahsis edilmiş bağımsız bölüm olup olmadığının araştırılması, tapu devri yapılıp yapılmadığının göz önünde tutulması, kooperatifçe tahsis işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığının belirlenmesi, davacıya dava konusu dairenin baştan tahsis edilip edilmediği veya daha sonra tahsis edilip edilmediğinin netleştirilmesi, gerektiği takdirde bu konuda kooperatif yöneticilerinin isticvap edilmesi ve daha sonra yargılamaya devam edilmesi gerekmektedir. Mevcut son durumda davacıya konut tahsis edilmediği sonucuna varıldığı veya tahsis edilecek daire bulunmadığı anlaşılması halinde yargılamaya davacının alacağının hesaplanması açısından devam edilmelidir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 17.11.2020 tarih, 2019/2199 E., 2020/3658 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; kooperatifin tüm ortaklarına eşit davranması Kooperatifler Kanununun 23. maddesinin bir gereğidir. Kooperatif tarafından yapılacak inşaatların farklı parsellerde bulunması bu eşitliğin bozulmasına gerekçe olamaz, nispi eşitliğin de somut olayda uygulanması mümkün değildir. Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, bu tür davalarda uygulanması gereken tazminat hesaplama ilkesi aşağıdaki şekilde formüle edilmiştir. 1-Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya iş yerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır. 2-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır. 3-Bundan sonra, yukarıda (1) numaralı bentte bulunan değerden (2) numaralı bentte bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır. 4-Bunu takiben, eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri (2) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir. 5-Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (2) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda (3) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak, (4) numaralı bentte bulunan miktar, (3) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktara (4) numaralı bentte bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece (talep miktarı aşılmadan) bu miktara hükmedilecektir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2013/3001 esas 2013/3374 karar sayılı ilamı) Somut olayda; davacıya S.S. Soylukent Konut Yapı Kooperatifi projesi Kocaeli ili, Gebze İlçesi, ... Mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı ... Blok ... . Kat ... numaralı dairenin davacıya en baştan veya daha sonradan tahsisi edilip edilmediği, kooperatif tarafından tahsis işleminin tamamlanıp tamamlanmadığı, tahsis yöntemine göre davacıya tahsis edilecek daire bulunup bulunmadığı yeterince araştırılmamış ve bu husus muğlak kalmıştır. Bu hususta tahsise ilişkin tüm kooperatif kayıt ve belgeleri getirtilmeli, gerektiğinde kooperatif yöneticileri de isticvap edilerek, kooperatif tarafından tahsis işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı netleştirilmeli, davacıya tahsis edilecek anlaşılmış bir daire bulunup bulunmadığı ortaya konulmalıdır. O halde mahkemece yapılması gereken iş, davacıya dava konusu dairenin tahsis edilip edilmediği, kooperatifte tahsis işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı, kooperatif kayıtları getirtilerek varsa kura tutanağı ve daire tahsis kararı ile davacı adına tahsis edilmiş bağımsız bölüm olup olmadığını tespit etmek için elektrik, su, doğal gaz aboneliği faturaları değerlendirilerek davacıya tahsis edilmesi gereken bağımsız bölümün dava dışı 3. kişilere tahsis edilip edilmediğinin ve davacıya tahsis edilmiş bağımsız bölüm olup olmadığının araştırılması, gerektiği takdirde kooperatif yöneticilerinin isticvap edilmesi ve bilirkişi raporu alınması, bu husus netleştirildikten sonra, davacıya daire verilemediği anlaşıldığı takdirde, bir gayrimenkul değerleme uzmanı, bir kooperatif alanında uzman bilirkişi, bir de inşaat mühendisi bilirkişi refakate alınarak, dava konusu taşınmaz başında keşif yapılarak, taşınmazın inşaat projeleri de getirtilerek davaya konu yapının bitip bitmediğinin, edimin ifa aşamasına gelip gelmediğinin, kooperatifin üyelere daire tahsisi yöntemi de nazara alınarak, S.S. Soylukent Konut Yapı Kooperatifi projesi Kocaeli ili, Gebze İlçesi, ... Mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı ... Blok ... . Kat ... numaralı dairenin davacıya özgülenerek üyelik mi yapıldığı, yoksa kura yönteminin mi belirlendiği gözetilerek, binada davacıya üyeliğine karşılık verilebilecek daire bulunup bulunmadığının tespiti ile, verilebilecek daire veya dairelerin bulunmaması halinde yukarıda belirlenen altılı formül hesabına göre hesaplama yapılmasından ibarettir. Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Gebze 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/11/2024 tarih, 2020/770 Esas ve 2024/805 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.17/09/2026
... Başkan ... ¸e-imzalıdır
... *Üye ... ¸e-imzalıdır
... Üye ... ¸e-imzalıdır
... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*