Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/95 E. 2025/8 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/95
Karar No
2025/8
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/95 - 2025/8 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : 2024/95 KARAR NO : 2025/8

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KÂTİP : ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/664 KARAR NO : 2023/967 KARAR TARİHİ : 02/11/2023 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 13/12/2023 (Davalı) DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) B.A.M. KARAR TARİHİ : 02/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/01/2025

Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde, 09.05.2017 günü müvekkilinin evinin bulunduğu caddede kaldırımda yürürken sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın kaldırımda bulunan tabelaya çarpması neticesinde yerinden çıkan tabela müvekkilinin üzerine düştüğünü ve müvekkilinin yaralanmasına ve maluliyetine yol açtığını, fazlaya ait ve munzam zarardan kaynaklanan hak ve alacağı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 19.000,00.-TL sürekli iş göremezlik, 500,00.-TL geçici iş göremezlik, 500,00.-TL geçici bakıcı gideri, poliçe limiti dahilinde sigortaya başvurudan 8 gün sonrasından itibaren temerrüt tarihinden itibaren araç ticari kamyonet olduğundan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 11.10.2023 tarihli ıslah dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 329.500,00.-TL sürekli iş göremezlik, 500,00.-TL geçici iş göremezlik, 500,00.-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 330.500,00.-TL toplam maddi tazminatının poliçe teminat limitini aşmamak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkili ... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe limitinin 310.000,00 TL olduğunu, öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini, sigortalı olan işletenin kusuru ve zararın kanıtlanamaması halinde müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, davacının kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, tazminatına ilişkin hesaplama TRH-2010 (kadın-erkek hayat) tabloları esas alınarak yapılması gerektiğini, talep edilen geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı tazminatlar bakımından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, şirkete yapılmış geçerli bir başvuru bulunmadığından, temerrütün gerçekleşmiş olmasının da mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Mahkemece, maddi tazminat istemine yönelik davanın kısmen kabulü ile sürekli iş göremezliğe ilişkin 329.500,00-TL ve geçici iş göremezliğe ilişkin 500,00-TL olmak üzere toplam 330.000,00-TL maddi tazminatın; 14.09.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda kusur oranına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere tabelanın Bursa Büyükşehir Belediyesi ilan ve reklam uygulama yönetmeliğine göre uygunsuz olduğu, tabela sahibi işyerinin ve ilgili belediye personelinin sorumlu olduğu, davacının yaralanmasına sebebiyet veren kaza ile sigortalı araç sürücüsünün karıştığı kazada illiyet bağının kesildiği, tabelanın yola taşacak şekilde hatalı konumlandırılması ve trafiği etkilediğinden ötürü kaza meydana geldiğinden davaya konu kazanın sigorta teminatı dışında bulunduğu, ceza yargılaması sırasında alınan rapora göre tabela sahibi işyerinin asli kusurlu olduğu, davacı tarafa mahkeme tarafından geçici ödeme talebinin kabulü üzerine ödenen 18.000,00.-TL'nin raporda hesaplanan tazminattan mahsup edilmediği, raporda hesaplamaya esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığı, hesaplama yönteminde poliçe tarihi gereği TRH ve %1,8 teknik faizi hesaplamasının kullanılması gerektiği, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığı, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. Dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde olan, dava dışı İsmet Sanlı adına kayıtlı, davalı ... AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış ...plakalı aracın 09/05/2017 tarihinde kaldırımda bulunan tabelaya çaprması neticesinde yerinden çıkan tabelanın davacının üzerine düştüğü ve davacının yaralandığı uyuşmazlık konusu değildir. Bursa 20 Asliye Ceza Mahkemesi 2019/28 E-2021/803 K sayılı dosyasının incelenmesinde dava dışı sanıklar ..., ...ve ...hakkında 5237 sayılı TCK 89/1, 89/2-b ve 62 maddesi gereğince ayrı ayrı ceza tayin edildiği, ceza tayin edildiği, 5271 sayılı CMK 231 maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükme esas alınan 11/11/20109 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde dava dışı ...mevzuata uygun olmayan tabelayı kaldırıma yerleştirmekle asli, dava dışı sürücüsü ...'nin gerekli dikkat ve özeni göstermemekle tali, dava dışı ...Daire Başkanı ...mevzuata aykırı tabelayı Fen İşleri Dairesi'ne bildirmemekle tali kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK 74 maddesi gereği hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz. 5271 Sayılı CMK 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmiş mahkumiyet niteliğinde değildir. 2918 Sayılı KTK 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiştir. 2918 Sayılı KTK 91/1 maddesi gereği işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı KTK'ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Somut olayda, mahkemece kusur raporu alınmamış ise de, davalı sigorta şirketinin KTK 85,88 ve 91 maddeleri gereği diğer sorumlularla birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, kusur durumunun olası rücu davasında gündeme geleceği, olayın meydana gelmesinde davacıya kusur izafe etmek mümkün olmamakla davalının tam kusurlu olarak değerlendirilmesinde isabetsizlik yoktur. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD 2021/6772 E- 2021/9565 K sayılı ilam). Davacının iyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bu ihtiyacı varsa hangi sebeple ve hangi yaşamsal faaliyetleri için bakım ihtiyacının olduğu, bu ihtiyacın günlük kaç saatlik süre için söz konusu olduğu ve süresi hususlarında rapor alınmalıdır (Yargıtay 17 HD 2021/1932 E- 2021/3168 K sayılı ilam). Somut olayda, davacının yaralanmasına neden olan kazanın 09/05/2017 tarihinde meydana geldiği, bu durumda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmasının gerekeceği, ATK 2 İhtisas Kurulu 30/01/2023 tarihli raporunun yöntemince düzenlendiği anlaşılmakla maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik yoktur. Davacının maddi tazminat talebi, geçici iş görmezlik, maluliyet ve bakım gideri kalemlerinden oluşmakta olup davacı kaza tarihinde 36 yaşındadır. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş kişiler (polis, asker vs) yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu hususu Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında kabul edilmiştir (Yargıtay 17 HD 2016/12248 E- 2017/4236 K sayılı ilam). Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira asgari geçim indirimi ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasında esas ücrete dahil edilemez (Yargıtay 17 HD 2020/405 E-2020/5729 K sayılı ilam). Geçici iş görmezlik tazminatı, uğranılan kaza nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarfeden) kişilerin talep edebileceği (efor tazminatı) tazminat türüdür. Geçici iş görmezlik zararı; kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkanı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşme süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebilecektir. Anayasa Mahkemesi 17/07/2020 tarih-2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın yapılması gerekecektir (Yargıtay 17 HD 2019/3292 E- 2021/1848 K sayılı ilam). 6098 sayılı TBK 75 maddesi gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece resen gözönünde tutulması zorunludur. Bu nedenle hüküm tarihine en yakın tarihte bilinen asgari ücret tutarı belirlenerek bu verilere göre hesap yapılması gerekecektir (Yargıtay 17 HD 2016/8879 E-2019/3815 K sayılı ilam). Geçici iş görmezlik tazminatı, uğranılan kaza nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarfeden) kişilerin talep edebileceği (efor tazminatı) tazminat türüdür. Geçici iş göremezlik zararı; kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkanı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşme süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebilecektir. 6098 Sayılı TBK 54 maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde KTK 90 maddesi gereğince, sigortacının sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da KTK 92 maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketi sorumlu tutulabilecektir. KTK 98 maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nın sorumluluğunda olduğu ileri sürülmüş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, KTK 98 maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nın sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır. 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır (Yargıtay 17 HD 2020/11295 E- 2021/780 K sayılı ilam). Davalı vekilinin, geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadıkları yolundaki istinaf sebebi yerinde değildir. 6098 sayılı TBK 54 maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup Yargıtay uygulamaları gereği geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve SGK sorumluluğunda olmayan (belgesiz) tedavi giderleri de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardandır. 6111 sayılı Kanun'un 59 maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK 98 maddesinde, SGK tarafından karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98 maddesi gereği SGK'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; TBK 54 maddesi ile KTK 98 maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı giderine ilişkin zarar ile geçici iş görmezlik zararından sorumluluk , zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, bakıcı gideri de poliçe kapsamındadır ( Yargıtay 4 HD 2021/13507 E- 2022/7004 K sayılı ilam). İyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı bulunduğunun tespit edilmesi halinde kaza tarihinde yürürlükte olan brüt asgari ücret tutarı üzerinden (Yargıtay 17 HD 2016/10548 E-2019/6480 K sayılı ilam) bakım alacağının hesaplanması gerekecektir. Somut olayda, 18/09/2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda, davacının geliri asgari ücret olarak kabul edilip, yukarıda sayılan ilkeler kapsamında davacının geçici iş görmezlik ve maluliyet alacağının hesaplandığı, ATK 2 İhtisas Kurulu 30/01/2023 tarihli raporunda davacının iyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı bulunduğuna yönelik ibare bulunmadığı, bu sebeple bakım alacağı talebinin reddinin gerekeceği, kaza tarihindeki poliçe limitine ve taleple bağlılık kuralına uygun olarak karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir. 2918 Sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Sigorta şirketine karşı açılan davalarda, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp 8 iş günü içinde ödeme yapılmazsa temerrüt tarihinden, doğrudan dava açılmışsa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacının sigortacıya dava tarihinden evvel (24/08/2017 tarihinde) müracaat ettiği, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı, 8 iş günü bitimini izleyen tarih itibarıyla davalı sigorta şirketinin temerrüdünün gerçekleşeceği göz önüne alındığında davalı sigorta şirketi vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Mahkemece, 17/11/2022 tarihli ara kararla davacı lehine 18.000,00 TL geçici ödemeye hükmedildiği, davalı tarafça söz konusu geçici ödemenin yapıldığı ileri sürülmüş ise de, buna yönelik bilgi ve belge bulunmadığı, bu hususun infaz aşamasında göz önüne alınacağından hüküm fıkrasına ''17/11/2022 tarihli ara kararla davacı lehine hükmedilen 18.000,00 TL geçici ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına'' ibaresinin eklenmesi gerekmiştir. Davalı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerindedir. HMK 355 maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece gerekçe yönünden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarih, 2022/664-2023/967 sayılı kararı hakkındaki davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2- HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Davanın KISMEN KABULÜ ile, a) Sürekli iş göremezliğe ilişkin 329.500,00.-TL ve geçici iş göremezliğe ilişkin 500,00.-TL olmak üzere toplam 330.000,00.-TL maddi tazminatın; 14/09/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) 17/11/2022 tarihli ara kararla davacı lehine hükmedilen 18.000,00.-TL geçici ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına, c) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 22.542,30.-TL harçtan peşin alınan 1.141,70.-TL harcın (80,70.-TL peşin harç ve 1.061,00.-TL tamamlama harcı) mahsubu ile bakiye 21.400,60.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, d) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 51.500,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e) Davacı tarafından yapılan 1.233,90.-TL harç, 1.250,00.-TL bilirkişi ücreti, 1.828,00.-TL adli tıp fatura bedeli, 326,50.-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 4.638,40.-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 4.631,38.-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, f) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 500,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, g) Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin ret kabul oranı dikkate alınarak 1.557,63.-TL'sinin davalıdan; 2,37.-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, h) Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 3- İstinaf kanun yoluna başvuran davalının istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı karar ve ilam harcının istem halinde kendisine iadesine, 4- İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına, 5- Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 6- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 02/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... Başkan ... ... Üye ... ...

Üye ... Hilmi ÖNGEN Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/95, K. 2025/8, T. 02.11.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-95-e-2025-8-k-e0bf4c27960e