Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1436 E. 2026/1500 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1436
Karar No
2026/1500
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1436 Esas

KARAR NO : 2026/1500

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/05/2024

NUMARASI : 2023/1061 E. - 2024/423 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nun lehtarı olduğu 15/03/2020 düzenleme tarihli 15/05/2020 vadeli 6.950.000 Tutarlı kambiyo senedinde müvekkilinin borçlu ...'e aval veren kefil olarak gösterildiğini bu senet için Bakırköy 5. ATM nin 2020/198 D. İş sayılı dosyası ile 250.000 TL si hakkında senedin protesto edilip edilmediğine bakılmadan 23/07/2020 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğini söz konusu karar gereği Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını ve takip çıkışının 7.130.652 TL olduğunu müvekkile kefil sıfatıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını müvekkilinin bu durumu bankadan gelen hesabınıza haciz konulmuştur mesajı ile öğrendiğini senet aslının icra müdürlüğünde bulunduğunu müvekkili adına kayıtlı Didim, Bakırköy, Fatih ve Pendik de bulunan taşınmaz kayıtlarına ve banka hesaplarına ihtiyati haciz konulup haciz ihbarnamesi gönderildiğini 250.000 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı alınmasına rağmen 6.950.000 TL asıl alacağın işlemiş faizi ile birlikte takip konusu edildiği oysa senetteki imzanın davacıya ait olmadığı senedin alacaklısı ve borçlusu ile herhangi bir ilişkisi ve tanışıklığı olmadığını, müvekkilinin 1948 doğumlu olup 72 yaşında, ...'den emekli olduğunu pandemi sürecinden dolayı adli sürelerin durduğunu, bu nedenle yaşı gereği evinin dışına çıkamayan müvekkilinin duruşmalara katılamadığını, müvekkile ait kendilerine çıkarılan vekaletnamede ki imza ile karşılaştığında senette ki imzanın müvekkiline ait olmadığını açıkça görüleceğini profesyonel bir kurgu yapıldığını senedin vadesi 15/05/2020 olmasına rağmen adli tatilin başlaması ve bayram öncesine kadar davalı tarafça beklenildiğini müvekkilinin sahte senet kefili yapıldığını, senet borçlusu ... üzerine kayıtlı hiçbir mal varlığı bulunmadığını belirterek Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu yukarıda detayları verilen senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığını ve senet üzerinde ki imzanın kendisine ait olmadığına ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının yersiz olduğunu Bakırköy CBS ye verilen ilk raporun kabul edilemez olduğu ATK dan rapor alınmasını talep ettiği davacı tarafın birçok mahkemede dava açtıktan sonra şimdi de Cezai takibat açısından ceza soruşturması açılması için şikayette bulunulduğunu söz konusu senedin 16/03/2020 tarihinde ... ve davacı tarafından imzalanarak borçlara istinaden ...'na teslim edildiği 30/03/2020 tarihinde de ... tarafından senedin müvekkiline cirolandığını davacının borcu olmadığını dile getirdiği ancak senetten dolayı ortaya koyan borç ilişkisinin asıl ilişkiden mücerret olup asıl ilişkide ki bağı ortadan kalksa bile kıymetli evraktan kaynaklı borcun sona ermeyeceğini kıymetli evrakın mücerretlik ilkesi denilen bu ilke gereğince senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasında ki bağın ortadan kalkmadığını davacı tarafın kefil sıfatıyla senedi bizzat imzalayarak kabul ve taahhüt de bulunduğunu müvekkilinin mağdur edilmeye çalışıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/07/2022 tarih ve 2020/355 Esas - 2022/357 Karar sayılı ilamı ile ; "... bilirkişi raporlarının büyük çoğunluğunda söz konusu imzanın davacının eli ürünü olduğuna dair kanaat belirtildiği her ne kadar yapıştırıcı madde yöntemiyle çerçeveleme şeklinde imza taşınması imza taşınması ihtimalinden bahsedilmiş ise de bunun sadece ihtimal olarak belirtildiği kesin bir kanaat olarak ileri sürülmediği söz konusu o raporlar da dahi imzanın davacının eli ürünü olduğunun genel anlamda tespit edildiği davaya dayanak senedin illiyetten mücerret olup senet dayanaklarının dosyaya yansıyıp yansımamasının senedin muteberliğine etki etmeyeceği mahkememizce senet altında ki kefil ismi altında ki imzanın davacıya ait olduğuna dair kanaat oluştuğu zira imza taşınma olasılığının sadece olasılık olarak gösterildiği bu nedenle kati bir kanaat içeren imzanın davacının eli ürünü olduğuna dair ekseriyetli bilirkişi raporları dikkate alındığında senette ki imzanın davacının eli ürünü olduğu bu hususta ATK tarafından düzenlenen raporla ... ve ... tarafından düzenlenen rapor ve ..., ..., ... tarafından düzenlenen raporun genel anlamda birbirini teyit eder nitelikte olduğu bizzat davacının talebi üzerine mahkememiz huzurunda inceleme yaptırılması sonucunda rapor düzenleyen ..., ... ve ...'nun raporlarında pencere yöntemi uygulandığına ilişkin görüş bildirildiği diğer birer kişilik raporlarda imza aidiyetinin davacıya ait olmadığının bildirildiği birbirini teyit eder vaziyette 3 ayrı rapor ve bu konuda uzman ATK nın da raporunun bulunmuş olduğu dikkate alındığında bu kanaatin teyit edildiği ..." gerekçesi ile davacının sabit olmayan davasının reddine karar verilmiştir.

Tarafların istinaf talebi üzerine İstanbul B.A.M 44. H.D 2022/1533 Esas ve 2022/1515 Karar sayılı İstinaf İlamı ile; "Eldeki menfi tespit davasına konu kambiyo senedi TTK'da düzenlenmiş, TTK m.4/1-a hükmü gereğince de TTK'da öngörülen bu husustan doğan hukuk davası ticari dava olmakla; TTK m.5 uyarınca bu davaya bakmakla görevli olan mahkeme asliye ticaret mahkemesi olarak belirlenmiştir. Dava konusu talebin temelinin kambiyo senedine dayandırıldığı anlaşılmakla ilk derece Mahkemesinin görevsizliği sebebiyle 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c. ve 115/1-2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasıyla ilgili karar verilmiş olması hukuka aykırı olduğundan davacının istinaf isteminin re'sen gözetilen işbu sebeple kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)a-3. maddesi gereğince kaldırılarak, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmek üzere dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine" dair karar verildiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince; İş bu deliller ışığında dava konusu bonodaki davacı adına atılan imzanın sahteliğine ilişkin olarak, dosyada mübrez bilirkişi raporlarının büyük çoğunluğunda söz konusu imzanın davacının eli ürünü olduğuna dair kanaat belirtildiği, ancak söz konusu bononun yapıştırıcı madde yöntemiyle çerçeveleme şeklinde imza taşınması suretiyle davacı imzasının kullanıldığı tespitinin de yapıldığı, mahkememizce de bu tespitlere itibar edilerek davacının imzasının kullanılarak dava konusu senette kefil olarak gösterildiği kanaatine varılmıştır. Tarafların birbirini tanımaması, davalı tarafın isticvap beyanında dava konusu bonoyu edinme sebebi olarak gösterdiği ticari ilişkinin yapılış itibariyle hayatın olağan akışına uygun olmaması ve davalıya ait entegrasyon kayıtlarındaki kayıtlar mahkememizin kanaatini teyit eder niteliktedir. Dolayısıyla iş bu tespitler ışığında, dava konusu senetteki aval sıfatıyla atılan imzanın davacının gerçek iradesini taşımadığı, senedin davacının imzası kullanılarak sahte olarak oluşturulduğu, bu nedenle bonodan ve bononun konu edildiği icra takibinden dolayı davacının borçlu olmadığınından,"

1-Davanın KABULÜ İLE,

-Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ve dosyasına konu 15.03.2020 düzenleme tarihli, 15.05.2020 ödeme tarihli olan, 6.950.000 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,

2-Davacı tarafın kötü niyet tazminatının İİK72/5 madde şartları oluşmadığından Reddine, karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu 15.03.2020 düzenleme ve 15.05.2020 vade tarihli 6.950 000,00 TL bedelli kambiyo senedinde davacının kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, Adli Tıp Kurumu ve uzman bilirkişi heyetleri tarafından düzenlenen raporlarla imzanın davacının eli ürünü olduğunun kesin olarak tespit edildiğini, davacının dava dilekçesinde yer almayan bedelde muvazaa iddiasını 01.07.2016 tarihli dilekçesiyle HMK 141. maddesine aykırı şekilde genişlettiğini, davalının bu genişletmeye muvafakati bulunmadığını, davacının imzanın pencere yöntemiyle alındığına dair iddiasını ispatlayamadığını, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/61318 soruşturma sayılı dosyasında dolandırıcılık iddiasına ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacının asılsız iftiralarla müvekkilini karalamaya çalıştığını, Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/355 E. ve 2022/357 K. sayılı dosyalarda da imzanın davacıya ait olduğunun sabitlendiğini, 28.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapıştırıcı bakiyelerinin teknik imkansızlık nedeniyle kesin olarak tespit edilemediğinin belirtildiğini, davacı tarafından 03.09.2021 tarihinde sunulan uzman mütalaasında mahkemece izin verilen bilirkişilerin dışında, izin verilmeyen ve kim olduğu belli olmayan ... isimli şahsın imzası bulunduğunu, bu rapora dayanılamayacağını, 28.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda da imzanın davacının eli ürünü olduğunun teyit edildiğini, senet üzerinde tespit edilen yapıştırıcı bakiyelerinin senedin geçerliliğine veya kambiyo vasfına bir etkisinin bulunmadığını, mahkemece verilen kararın hukuka ve yasalara aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkeme kararına karşı başvurulması gereken kanun yolu temyiz kanun yolu olduğundan usulsüz şekilde yapılan istinaf başvurusunun usulden reddine, dava konusu bono sahte olarak oluşturulduğunu, müvekkili bononun ve bononun konu edildiği icra takibinin borçlusu olmadığından istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Bakırköy 3. Asliye hukuk mahkemesinin 2020/355 esas 2022/357 karar sayılı dosyasında, açılan menfi tespit davasının reddine karar verildiği, dairemizin iade kararı ile ATM nin görevli ve yetkili olduğunun belirtildiği, Asliye hukuk mahkemesince, görevsizlik kararı verildiği ve Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülen dava neticesinde davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.

Davacı tarafından icra takibine konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını, senedin sahte olduğunu ileri sürmektedir.

Bakırköy 13 icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular ... ve kefil ... aleyhine 23/07/2020 6.950.000,00 TL., (FBT:15/05/2020) 1 adet senet açıklaması ile toplam 7.130.652,40 TL' nin tahsili amacı ile kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.

Takibe konu bono incelendiğinde, bononun düzenleme tarihinin 15/03/2020, vade tarihinin 15/05/2020 tarihi, 6.950.000,00 TL., bedelli, Lehtarın ..., keşidecinin ..., aval veren-kefil ... olduğu görülmüştür.

Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu senet için Bakırköy 5. ATM nin 2020/198 d. İş sayılı dosyası ile 250.000 TL'si hakkında senedin protesto edilip edilmediğine bakılmadan 23/07/2020 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, söz konusu karar gereği Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını ve takip çıkışının 7.130.652 TL olduğunu, durumun bankadan gelen hesabınıza haciz konulmuştur mesajı ile öğrenildiğini, senetteki imzanın davacıya ait olmadığı senedin alacaklısı ve borçlusu ile herhangi bir ilişkisi ve tanışıklığı olmadığını müvekkilinin 1948 doğumlu olup 72 yaşında olduğunu ...'den emekli olduğunu pandemi sürecinden dolayı adli sürelerin durduğu bu nedenle yaşı gereği evinin dışına çıkamadığını, senedin keşide tarihinin 15/03/2020 pandemi dönemine denk geldiğini, belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı tarafça resmi evrakta sahtecilik iddiası ile ..., ..., ... ve ... hakkında şikayette bulunduğu Bakırköy CBS nin 2020/61318 soruşturma numaralı dosyası üzerinden bilirkişi ...'dan alınan raporda dava konusu senette ki kefil imzasının davacının eli ürünü olmadığına dair kanaat belirtildiği görülmüştür.

28/07/2021 tarihli ATK' na ait raporda özetle;" İstem doğrultusunda yalnızca imza aidiyeti yönünden yapılan incelemede; İnceleme konusu senetteki sağ, sol, üst ve alt kısımlarında çevresinde bir çerçeve oluşturacak şekilde doğrusal hatlar oluşturan yapıştırıcı bakiyeleri bulunan ön yüz soldaki kefil imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'ın eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaat raporu olduğu" belirtilmiştir.

28/04/2022 tarihli Prof. ..., Uzm. Dr....ve Uzm. Dr. ... tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle; "...kefil ...'a atfen atılmış kefil imzasının, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında tespit edilen uygunluk ve benzerliklere nazaran; ...'ın eli ürünü OLDUĞU, kefil ...'a atfen atılmış kefil imzalarının imzanın bulunduğu alan dışındaki bölümlerde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından tespit edilen yapıştırıcı bakiyeleri mevcut teknik imkanlarımız çerçevesinde tarafımızdan tespit edilememiştir. Yapıştırıcı bakiyelerini tespit eden Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin görüş ve tespitlerinin REDDEDİLEMEYECEĞİ kanaatine varıldığı," belirtilmiştir.

Davacı tarafından başvuru neticesinde grafolog bilirkişi Olcay Mülayimsi tarafından hazırlanan 10/08/2021 tarihli mütalaada; ...'a atfedilen imzanın bu kişiye ait olmadığına dair kanaat belirtildiği görülmüştür.

Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen Uzman mütalaasında,; söz konusu senette ki davacının adı altında ki imzanın davacının eli ürünü olduğunu ATK fizik ihtisas dairesi raporunda doğrusal haklar oluşturan yapıştırıcı bakiyeler tespit edildiği belirtildiğinde imzadan yararlanma suretiyle oluşturulma olasılığının da dışlanamadığı," belirtilmiştir.

..., ..., ... tarafından düzenlenen uzman mütalaasında, " Neticeten; 6. 950. 000 TL bedelli senet halindeki belgede bulunan kefil imzasının senet vasfının ve içeriğinin kabul ve tasdikinin oluşuna dair mahiyette OLAMAYACAĞI ve ADİ TIP KURUMU raporundaki harici bilgilerin de tamamen buna işaret ettiği, başka bir anlatımla senedin tamamen sahtecilik ve yanıltmaya dayalı PENCERE YÖNTEMİ UYGULANARAK HARİCEN ELDE EDİLEN İMZANIN SENEDE ZORLAMALI BİÇİMDE DAHİL EDİLMEYE ÇALIŞILMASI SURETİYLE KULLANILDIĞI kesin sonucuna varıldığı" belirtilmiştir.

Mahkemece, Davalı asil ...'un HMK 169. maddesi uyarınca isticvabına karar verilmiş ve beyanında özetle; emlak işiyle uğraştığını, davacıyı tanımadığını, dava dışı lehtar ...'nu tanıdığını, bu kişinin 2019 yılında gelerek Nişantaşı'nda ... Caddesi ... Sokak'ta ... Tekstil adı altında kumaş alım satımına ilişkin şahıs şirketi açacağını ve kendisinin de ortak olmasını istediğini ve teklifi kabul ettiği, bu kapsamda Tamer'e toplam 6.100.000 TL para ödediğini, tüm bu parayı kendisine elden ödediğini, daha sonra bu paranın dönüşü olmayınca dava konusu senedi getirdiğini, senedin icraya konulmuş şekli ile tanzim edilmiş olduğunu, bankayla çalışmadığını, genelde açık hesap çalıştığını, bu sebeple parayı elden para verdiğini beyan etmiştir.

Bakırköy C. Başsavcılığı'nın 2020/61318 esas 2022/164 karar sayılı dosyasında davacının şikayetçi, şüphelilerin ..., ..., ... ve ... , suçun resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık olduğu, 03/01/2022 tarihinde KYYO dair verilen karara itiraz üzerine , Bakırköy 6. Sulh ceza mahkemesinin 2022/994 d.iş dosyasından 15/12/2023 tarihinde itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, alınan bilirkişi raporlarında dava konusu bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespiti yanında, Adli Tıp Kurumu raporunda, İstem doğrultusunda yalnızca imza aidiyeti yönünden inceleme yapıldığı, yapılan incelemede; İnceleme konusu senetteki sağ, sol, üst ve alt kısımlarında çevresinde bir çerçeve oluşturacak şekilde doğrusal hatlar oluşturan yapıştırıcı bakiyelerin bulunduğunun tespit edildiği, davacı tarafından ibraz edilen mütalaalarda da ve ..., ..., ... tarafından düzenlenen uzman mütalaasında, 6.950.000 TL., bedelli senet halindeki belgede bulunan kefil imzasının senet vasfının ve içeriğinin kabul ve tasdikinin oluşuna dair mahiyette olamayacağı ve ADİ TIP KURUMU raporundaki harici bilgilerin de tamamen buna işaret ettiği, başka bir anlatımla senedin tamamen sahtecilik ve yanıltmaya dayalı Pencere Yöntemi uygulanarak haricen elde edilen imzanın senede zorlamalı biçimde dahil edilmeye çalışılması suretiyle kullanıldığı kesin sonucuna varıldığının belirtildiği, öncelikle dava konusu senedin sahtecilik yolu ile oluşturulup oluşturulmadığının incelenmesi gerektiği, Adli Tıp Kurumundan, dava konusu senet üzerinde sahtecilik işlemi bulunup bulunmadığı, pencere yöntemi veya başkaca yöntemler uygulanıp uygulanmadığının araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır.

Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-(Kapatılan) Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2024 tarih, 2023/1061 E. 2024/423 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1436, K. 2026/1500, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1436-e-2026-1500-k-bceab14c82d6