Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/92 E. 2026/2776 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/92
Karar No
2026/2776
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/92

KARAR NO:2026/2776

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:20/10/2025

NUMARASI:2024/735 E - 2025/955 K

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit

KARAR TARİHİ:13/10/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilin, ... market isimli işletmesinde düzenli olarak faaliyet gösterdiğini, tüm faturalarını zamanında ödediklerini, sayacın binanın dış cephesinde bulunduğunu, müvekkil tarafından müdahale edilmesinin mümkün olmadığını, davalı kurumun yaptığı kaçak elektrik kullanım tespitinin EDK Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43. Maddesine aykırı olarak gerçekleştirildiğini, sayacın sökülüp incelenmediğini, gerekli tutanakların düzenlenmediğini, davalının yönetmeliğe aykırı biçimce 12 ay geriye dönük ve güç faktörü esas alınarak hesaplama yapıldığını, oysa mevzuata göre sözleşmesi bulunan kullanıcılar için en fazla 90 günlük geriye dönük hesaplama mümkün olduğunu, ayrıca müvekkil hakkında Bakırköy 3. ATM'nin 2024/253 D.iş ve 2024/249 K. Sayılı kararıyla elektriğin yeniden açılmasına dair tedbir kararı verilmiş olmasına rağmen enerjinin geç verildiğini, davalı şirketin usule, mevzuata ve bilime aykırı şekilde haksız kazanç amacıyla hareket ettiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, iş bu sebeplerle davalı kurumun düzenlediği kaçak elektrik faturalarının usulsüz ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin kaçak elektrik kullanmadığının ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

İstinaf Konusu Mahkeme Kararı;Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 19/07/2024 Tarihli , ... Nolu , 88.214,78 TL Tutarlı Faturanın 200,00TL'lik kısmı yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya dair talebin reddine,şeklinde hüküm kurulmuştur.

İstinaf Başvuruları;Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.

1- Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde ;"Yerel mahkeme 20/10/2025 tarihinde görülen 2 nolu celsede tarafımca duruşmaya yetişemem sebebiyle arizi olarak yetkilendirilen Av. ... tarafından duruşmaya katılım sağlanmış olup yetki belgesi sunulmaması nedeniyle harçlandırılmış yetki belgesi sunulması ve ıslah için süre talebinde bulunmasına rağmen meslektaşın yetki belgesi olmamasından dolayı bu husus tutanağa geçirilmemiş, yerel mahkemece doğrudan dosyaya karara çıkartılması suretiyle müvekkilin mağduriyetine sebebiyet verilmiştir.Bu husus bozmayı gerektirmekte olup dosyada eksikliklerin tamamlanması amacıyla davanın yeniden görülmesi gerekmektedir.Davacı, kaçak enerji kullanmamıştır. Sayacın bulunduğu yer iş yeri içerisinde olmayan binanın dış kısmındadır.Müvekkilin sayaç üzerinde denetimi kolaylıkla tespiti yapılabilecek bir noktada kaçak kullanmayı aklından dahi geçirmemiştir. Kesinlikle kaçak kullanım iddialarını kabul etmiyoruz. Sayaç ve kablolar üzerinde tarafımızca hiçbir şekilde değişiklik yapılmamıştır. Enerji akışında yanlışlık olması durumunda dahi bu yanlışlığa davalı kurum sebep olduğundan dolayı sorumluluk da davalı yana aittir.En önemlisi de kaçak hesaplamasına esas teşkil edecek kurulu güç yahut harici hat iddiasında harici hattın güç tespiti yapılmamıştır.Davacının, kaçak enerji kullandığını kesinlikle kabul etmemekle beraber kaçak hesaplaması yapılacaksa da sözde kaçak tarihinde yürürlükte olan EPDK Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapılmalıdır. Tahakkuk ettirilen faturanın hangi yönteme göre hesap edildiği belli olmadığı gibi, mevzuata, Yönetmelikle tayin edilen kriterlere ve bilime aykırı olarak düzenlenmiştir.Dosyaya 24/03/2025 tarihinde ibraz edilen bilirkişi raporunda, kaçak kullanım iddiasını kabul etmemekle birlikte mahkemece yapılan değerlendirmede müvekkil üzerine kayıtlı sayaçta kaçak bağlantı bulunmakta olduğu ve bu bağlantı kendisi tarafından yapılmadığı düşünülse bile ihmali söz konusu olduğu, tüketimin bedelinin mali sorumluluğu da kendisine ait olacağı, davalı ... kurumunun 1,5 kat cezalı olarak tahakkuk ettiği 19/07/2024 Tarihli, ... Nolu , 13,254,12 TL tutarlı fatura EPDK ilgili yönetmeliklere uygun hesaplandığı, 19/07/2024 tarihli , ... nolu , 88.214,78 tutarlı fatura, gerekli araştırmalar yapılmadan tüketici mağduriyeti oluşturacak şekilde fahiş hesaplandığı, tüketim bedelinin 40.062 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Davacının borçlu olmadığını talep ettiği bir fatura yönünden doğru hesaplama yapıldığı ancak diğer fatura yönünden hesaplamanın fahiş olduğu bu fatura yönünden 40.062,00 TL borçlu olduğu, fatura bedelinden mahsup edildiğinde bakiye kalan 48.152,78 TL yönünden borçlu olmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda açıkladığımız üzere davalı şirketin, müvekkil adına kayıtlı... tesisat numarasına ait abonelikte kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla düzenlenen kaçak kullanım bedelleri hukuka aykırı olup sayın mahkemece görevlendirilecek bilirkişiler tarafından yapılacak incelemede haklılığımız ortaya çıkmıştır" şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.

2- Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; "dava konusu edilen fatura ve kaçak tutanağı hukuka tamamen uygundur. Davacının iddialarının yasal dayanakları bulunmamaktadır. mahkemenin hatalı ve eksik hesaplama yapılarak hazırlanmış rapora istinaden yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırıdır..İstinafa konu davada alınan raporlarda müvekkil şirketin alacağı olarak belirlenen miktar kabul edilemez olduğundan Mahkemece aldırılan raporlara tespitler ve miktar açısından tarafımızca itiraz edilmiştir.. Bilirkişice yapılan keşfin HMK 288.madde kapsamında aranan nitelikteki keşif incelemesini karşılamadığı açıktır. Bilirikişinin hatalı hesaplama yapması, yerel mahkemenin de eksik inceleme ile hazırlanmış bu rapor üzerinden yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırıdır..hmk ile öngörülen yargılama aşamalarına uyulmadan, usulüne uygun olarak sözlü yargılama yapılmadan yazılı şekilde karar verilmiştir." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;Dava,menfi tesbit talebine ilişkindir.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle;Kaçak kullanım şekli ,sayaç ölçü devresine müdahale edilerek hiç ölçülmeden tüketim yapılmasıdır.Sayaca giren kablolara mudahale edildiği anlaşılmaktadır.Dolayısıyla sayacın tüketimi eksik ve hatalı kaydettiği yani sayaç gövdesine ve çalışma sisteme (şönt, yüksek frekans uyutma ve benzeri) herhangi bir mudahale şüphesi olmadığında sayacın sökülerek laboratuvarda incelenmesine gerek olmayacaktır.Kaçak kullanım süreci EPDK yönetmelik Madde 45-1/2 bendine uygun olarak; son endeks okuma tarihi olan 26/06/2024 ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasında kalan 22 gün için hesaplanmıştır.Kaçak elektrik tespit tutanığında kurulu güç tespitine yönelik deyatlar bulunmaktadır, yerinde inceleme sırasında da market içerisinde tutanakta belirtilen elektrikli cihazların faal durumda olduğu görülmüştür. ... tarafından elektrik kullanım miktarı EPDK Madde 44-2 b bendine uygun hareket edilmiştir. Kaçak kullanım yapılan mahal market işletmesi olup 14 saat üzerinden yapılan hesaplama miktarı da yönetmeliklere uygundur.Tablo doğrultusunda geriye dönük tüketim hesabı 26/06/2024 tarihinden önceki 120 gün üzerinden yapılması gerekmektedir. Yeni durumda oluşacak hesaplama tablosu ve tahakkuk edilecek bedelin 40.062 TL olarak hesaplandığını, ilgili mahalin 120 günlük tüketim kaydı olmamış dönem aralığında faaliyetlerini durdurmadıysa ki bu yönde herhangi bir iddiası da olmadığını, davacı zaten normal tüketim tarifesinden tahakkuk edilmiş borçtan sorumlu iş yerinde bedeli ödenmeksizin tüketimin fiilen yapıldığı , görüşü beyan edilmiştir.Davacı vekilinin , hesaplama yapılacak ise , kaçak tarihinde yürürlükte olan EPDK Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapılması gerektiği şeklindeki istinaf sebebi,somut olayda uygulanacak yönetmeliğin 30/05/2018 de yürürlüğe giden Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine (EPTHY) olması ve bilirkişinin de sözkonusu Yönetmeliği dikkate alması sebebiyle yerinde görülmemiştir.Dosyadaki deliller itibarıyla ,kaçak kullunım olgusu ispatlanmış olduğundan, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.HMK uyarınca,mahkemenin bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi vermesinde usule aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dava ,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 200,-TL üzerinden açılmıştır.Bilirkişi ek raporu alınmış,taraflara tebliğ edilmiş,taraflarca bilirkişi raporuna beyanda bulunulmuş,rapora itirazlar yöneltilmiş olduğu görülmektedir. Mahkemenin karar verdiği celsede ;Davacı vekili " dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdiini talep ederiz, mahkemeniz aksi kanaatte ise dava dilekçemiz doğrultusunda davamızın kabulüne karar verilsin, " şeklinde beyanda bulunmuştur. HMK'nın 107. maddesi: "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır." hükmüne amirdir. Bu kapsamda ,somut olayda ,davacı tarafa bu usuli imkan tanınmadan mahkemece karar verilmesi usule aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle; davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/92, K. 2026/2776, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-92-e-2026-2776-k-64df1ac2eb4a