İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/190 E. 2026/167 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/190
- Karar No
- 2026/167
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/190 KARAR NO : 2026/167
DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/05/2023 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,---. Asliye Ticaret Mahkemesinin --- Esas---- sayılı 06/06/2024 tarihli görevsizlik kararı ile yukarıda esas kaydı yapıldığı anlaşıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket davalı ----Şirketi ile de ticari faaliyete bulunmuş, davalı şirketten marka kullanım hakkı almıştır. Bu doğrultuda, davalı şirket ----adına tescil edilmiş bulunan --- Tescil İşlem Numaralı “-----” isimli marka, 18.01.2021 tarihli “Marka Lisans Kiralama Sözleşmesi” uyarınca müvekkil şirket ---- tarafından kiralayan sıfatı ile kullanılmıştır. Taraflar arasında akdedilen 18.01.2021 tarihli sözleşme gereğince iş ve işlemlerinin sözleşmeye uygun şekilde tam, eksiksiz ve gereği gibi yerine getiren müvekkil şirket, bu doğrultuda marka hakkını da usulüne uygun şekilde kullanmıştır. Ancak ne var ki, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde keşide edilen ---- Noterliği'nin 09.05.2022 tarihli ---- Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile 18.01.2021 tarihli marka lisans sözleşmesinin feshedildiği bildirilmiştir. Davalı şirket----. Noterliği'nin 09.05.2022 tarihli ---- Yevmiye Numaralı ihtarname kapsamında beyanla; --- adına tescil edilmiş bulunan --- tescil işlem numaralı “---” isimli marka, 18.01.2021 tarihli “Marka Lisans Kiralama Sözleşmesi” uyarınca davacı şirket tarafından kiralayan olarak kullanıldığını, 18.01.2021 tarihli “Marka Lisans Kiralama Sözleşmesinin “Kiralayanın Hak ve Yükümlülükleri” başlıklı 4. Maddesi uyarınca, kiralananın işbu sözleşmeden doğan haklarını 3. Kişilere devir ve temlik edemeyeceği ve markanın değer kaybetmesine yol açacak herhangi bir işlemde bulunmayacağı kararlaştırılmış olduğunu, davalı şirket tarafından marka tescil sahibi olarak edinilen bilgiler kapsamında müvekkil tarafından, sözleşmeye konu “Çağrı Merkezi Hizmetleri” sınıfında tescilli “----” markası adı altında verilen hizmetlerden olumsuz geri dönüşler alındığı, düşük hizmet kalitesi ile işin niteliği gereği karşılanması gereken mevzuat yükümlülüklerin yerine getirilmediği, bunun sonucu olarak marka değerinin azaldığı ve sözleşmeye aykırı olarak edimlerinizin yerine getirilmedği tespit edildiğini, bu sebeple markaya ilişkin Marka Lisans Kiralama Sözleşmesinin, sözleşmenin 8. Maddesinde düzenlenen “tarafların hak ve yükümlülüklerine uymaması diğer tarafa işbu sözleşmeyi haklı edenlerle tek taraflı feshetme hakkını doğurur” hükmü uyarınca, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan fazlaya ilişkim tüm talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, tek taraflı olarak feshedildiğini.." iddia etmek suretiyle marka kullanım hakkına ilişkin sözleşmeyi feshetmiştir. Davalı şirket tarafından iddia olunan hususların tümü gerçek dışı ve hakkaniyete aykırı olmasına karşın müvekkil şirket tarafından kendisine yapılan bildirim ile markanın kullanımı sona erdirilmiştir. Bu doğrultuda, davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı şekilde 18.01.2021 tarihli Marka Lisans Kiralama Sözleşmesini feshetmesi ile müvekkil şirketin marka üzerindeki kullanım yetkisi sona ermiş, sözleşmenin feshi ile birlikte maddi zarara uğramış ve ayrıca davalının haksız iddiaları sebebi ile ticari itibarı zedelenmiştir. Açıklanan nedenlerin varlığında, Sayın Mahkemeniz nezdinde müvekkilin zararlarının tazminine yönelik olarak işbu davanın ikame edilmesi zorunluluğu hasıl olmuştur. Öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki, davacı müvekkil şirket akdetmiş olduğu 18.01.2021 tarihli marka kullanım hakkı sözleşmesine istinaden usulüne uygun şekilde kullanmıştır. Bu doğrultuda, sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getiren müvekkil, sözleşme doğrultusunda kendisine yüklenen tüm yükümlülüklere de riayet etmektedir. Ancak, davacı yan olumsuz geri dönüşler alındığı, mevzuat yükümlülüklerinin yerine getirilmediği iddiasında bulunmuş ise de bu durum gerçek dışıdır. Zira, müvekkil şirket tarafından 1 yılı aşkın süredir kullanılan marka hakkında mevzuata aykırı kullanım sebebi ile herhangi bir bildirim yapılmamış, marka değerinin azalmasına sebebiyet verilmemiştir. Bunun dışında birtakım olumsuz geri bildirimler her türlü şirket hakkında verilebileceği gibi özellikle "Çağrı Merkezi" gibi bir alanda faaliyet gösteren şirketler hakkında verilmesi de oldukça olağan bir durum olup müvekkil şirket hakkında yapılan geri bildirimler haklı feshe sebebiyet verebilecek nitelikte değildir. Nitekim, davalı şirket tarafından da marka kullanım hakkının aykırı kullanıldığına dair herhangi bir bildirimde bulunulmamış, bu doğrultuda müvekkil şirket yetkililerine ne bir ihtarname keşide edilmiş ne de herhangi bir yazılı bildirimde bulunulmuştur. Hal böyle iken, davalı yan tarafından herhangi bir somut dayanak gösterilmeksizin tamamen soyut beyanlarda bulunulmak suretiyle sözleşme feshi gerçekleştirilmiştir. Hal böyle iken, davalı şirketin hiçbir hukuki ve somut dayanağı bulunmaksızın sözleşme feshi gerçekleştirmesi neticesinde hem müvekkil şirket elde etmekte olduğu gelirden yoksun kalmış hem de marka kullanım hakkı devam ediyor olsaydı elde edeceği ticari ilişkilerden mahrum kalmıştır. Ayrıca davalının haksız feshi sebebi ile şirket itibari zedelenmiş, şirket itibar kaybına uğramıştır. Zira, ortada haklı feshi oluşturacak nitelikte herhangi bir somut sebep veyahut delil teşkil edebilecek husus bulunmamakla birlikte, ayrıca davalı şirket bakımından da dava konusu sözleşmenin devamını çekilmez hale getirecek nitelikte objektif bir sebep de bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerin varlığında; öncelikle davalı şirket tarafından dava konusu sözleşmenin herhangi bir haklı sebep bulunmaksızın haksız ve hukuka aykırı şekilde feshedildiğinin tespitini; davalı şirketin marka lisans kiralama sözleşmesini haksız feshi sebebi ile uğramış olduğu maddi zararların tazmini için ileride bilirkişi marifetiyle tespit edilecek tutar doğrultusunda ıslah edilmek üzere şimdilik 1.000,00-TL (HMK M.107 gereğince belirsiz alacak davası) maddi tazminatın davalı şirketten alınarak davacı müvekkile verilmesine; müvekkilin uğramış olduğu itibar kaybı sebebi ile ileride bilirkişi marifetiyle tespit edilecek tutar doğrultusunda ıslah edilmek üzere şimdilik 10.00,00-TL (HMK M.107 gereğince belirsiz alacak davası) manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkil şirkete verilmesini talep etmekteyiz. Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemeniz tarafından re'sen nazara alınacak sebeplerle; Haklı davamızın KABULÜ ile, Dava konusu marka lisans kiralama sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı şekilde feshedildiğinin tespitine, Müvekkil şirketin uğramış olduğu maddi zararların tazmini için ileride bilirkişi marifetiyle tespit edilecek tutar doğrultusunda ıslah edilmek üzere şimdilik 10.000,00-TL (HMK M.107 gereğince belirsiz alacak davası) maddi tazminatın davalı şirketten alınarak davacı müvekkile verilmesine, Müvekkil şirketin uğramış olduğu itibar kaybı sebebi ile ileride bilirkişi marifetiyle tespit edilecek tutar doğrultusunda ıslah edilmek üzere şimdilik 10.000,00-TL (HMK M.107 gereğince belirsiz alacak davası) maddi tazminatın davalı şirketten alınarak davacı müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket -----Şirketi uzun yıllardır faaliyet göstermekte olan bir şirkettir. Sektörde uzun yıllardır faaliyet gösteren müvekkil şirket bu doğrultuda davacı şirket ile de ticari faaliyette bulunmuştur. Müvekkil şirket ile davacı şirket arasında akdedilmiş olan sözleşme ile müvekkil şirket----adına tescil edilmiş bulunan ---- Tescil İşlem Numaralı “----” isimli marka, 18.01.2021 tarihli “Marka Lisans Kiralama Sözleşmesi” uyarınca davacı şirket tarafından kiralayan sıfatı ile kullanılmıştır. (EK-1: 18.01.2021 tarihli “Marka Lisans Kiralama Sözleşmesi” ) Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme ile davalı müvekkil şirket adına tescil edilmiş olan marka lisansının kullanım davacı şirkete devretme yükümlülüğü altına girerken, davacı şirket ise bu doğrultuda bedel ödeme borcu altına girmiştir. Bu doğrultuda taraflar arasında 18.01.2021 tarihli sözleşmeye istinaden müvekkil şirket tarafından gerekli olan tüm edimler tam ve eksiksiz şekilde yerine getirilmekteyken, tarafınızca sözleşmeye aykırılıklar gerçekleştirildiği hususu tespite konu edilmiş olup bu doğrultuda sözleşmenin feshine yönelik bildirimde bulunulmuştur. Akdedilmiş olan 18.01.2021 tarihli sözleşmenin Kiralayanın Hak ve Yükümlülükleri başlıklı 4.maddesi uyarınca; kiralananın işbu sözleşmeden doğan haklarını üçüncü kişilere devir ve temlik edemeyeceği ve markanın değer kaybetmesine yol açacak herhangi bir işlemde bulunmayacağı kararlaştırılmıştır. Buna göre, kiralayanın ilgili maddeye aykırı davranışı halinde müvekkil şirketin fesih hakkı doğabilmektedir. Bu doğrultuda, müvekkil şirket yetkililerince davacı şirketin gerçekleştirmiş olduğu iş ve işlemler ile ilgili olarak olumsuz geri dönüşler aldığı, düşük hizmet kalitesi ile işin niteliği gereği karşılanması gereken mevzuat hükümlerinin yerine getirmediği tespite konu edilmiştir. Bu doğrultuda, müvekkil şirket adına keşide edilen ---- Noterliği'nin 09.05.2022 tarihli ----- Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile ilgili hususlar davacı şirkete bildirilmiş olup marka itibarını zedelediği gerekçesiyle sözleşme tek taraflı olarak ve haklı sebeple feshedilmiştir. Müvekkil şirket sektörde itibarı olan ve iş ve işlemlerini tam, eksiksiz, usulüne uygun şekilde yerine getirmektedir. Bu doğrultuda Marka Lisans Kiralama Sözleşmesi ile kiralayan sıfatına haiz davacı şirketten aynı özeni göstermesini beklemekte, itibar kaybına sebebiyet verebilecek her türlü önlemi alması gerekmektedir. Davacı şirketin, müvekkil şirket tarafından yapılan her türlü ihtara rağmen bunun aksi yönündeki faaliyetleri kapsamında müvekkil şirketin sözleşme feshi hakkını kullanması kaçınılmazdır. Zira, davacı şirketin faaliyet göstermiş olduğu dönem boyunca pek çok olumsuz geri dönüş alındığı ve hizmet kalitesi konusunda da memnuniyetsiz tutumlar bulunmaktadır. Hal böyle iken, müvekkil şirket tarafından sözleşmenin açık hükmü kullanılmak suretiyle, tek taraflı fesih iradesi kullanılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerin varlığında; davacının haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarını tümden reddettiğimizi beyanla, sözleşme kapsamındaki edimlerini tam, eksiksiz ve gereği gibi yerine getirmeyen davacı şirketin işbu tutumu sebebi ile müvekkil şirket tarafından sözleşmenin tek taraflı fesih iradesi kullanılmış işbu husus keşide edilen ihtarname ile davacı tarafa bildirilmiştir. Hal böyle iken, davacının müvekkil şirketten talep edebileceği herhangi bir hak ve alacağı bulunmamakta olup ikame edilen hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini Sayın Mahkemenizden talep etmekteyiz. Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemeniz tarafından re'sen nazara alınacak sebeplerle; Haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tümden reddi ile, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine tahmiline, karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, marka lisans kiralama sözleşmesinin haksız fesih edilip edilmediği, haksız fesih var ise maddi ve manevi zarar oluşup oluşmadığına ilişkin davadır. Mahkememizde aldırılan 02/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; Kiralama Sözleşmesi" haklı sebeple fesh ettiğine dair Heyetimizde yeterli kanaatin hasıl olmadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen tazminatları talep edilebileceği, Dosyada görevlendirilen bilirkişi heyetin içerisinde mali bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada 201.607.28.-TL maddi tazminatın miktarı tespit edildiği şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında davalı adına tescilli ---- numaralı ---- isimli markanın kullanımına ilişkin 18/01/2021 tarihli marka lisans sözleşmesi yapıldığı, --- Noterliğinin 09/05/2022 tarih, ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği, davacı tarafından bu feshin haksız olduğu, bu nedenle haksız feshin tespiti, maddi manevi tazminat talebinde bulunulduğu, davalı tarafından feshin haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddinin talep edildiği, davalının --- Asliye Ticaret Mahkemesi --- esas, ---- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği görüldü. Mahkememizce aldırılan 02/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda feshin haklı olmadığı, maddi tazminat yönünden ise 201.607,28 TL maddi tazminat talep edildiği, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği herhangi bir itirazda bulunulmadığı buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde taraflar arasında düzenlenen 08/01/2021 tarihli marka lisans kiralama sözleşmesi ile davalı adına tescilli --- numaralı ----- isimli markanın davacı tarafından kullanılması yönünde anlaşmaya varıldığı, davalı şirketçe fesih gerekçesi olarak sözleşmenin dördüncü maddesine dayanak markanın değer kaybetmesine yol açacak herhangi bir işlemde bulunulmayacağı maddesine dayalı 3. Kişiler tarafından davacı kullanımları nedeniyle olumsuz geri dönüşler alındığı, düşük hizmet kalitesi sunulduğu, marka değerinin azaldığı gerekçesi ile sözleşmenin feshedildiği, fesih gerekçelerine ilişkin olarak dosyaya herhangi bir şekilde 3. Kişilerce yapılmış ihbar, şikayet vs. Buna ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı gibi bunun dışında herhangi bir delilde sunulmadığı davacı tarafça lisans sözleşmesi kapsamında markanın düşük hizmet kalitesinde sunulduğuna dair herhangi bir yazılı delil veya tanık vs. Delili sunulmadığı, davalı tarafın lisans sözleşmesi feshinin gerekçesinin davalı tarafından ispat edilemediği, bu nedenle hem bilirkişi raporu hemde mahkememizde oluşan kanaate göre sözleşme feshinin haksız olduğu, davalının bu sözleşme feshi nedeniyle markanın kullanılmaması sebebiyle zarara uğradığı, zira davacı şirketin bu sözleşme kapsamında yatırımlar yaptığı, harcamalar yaptığı, ayrıca fesih nedeniyle elde edilmesi muhtemel kardan da mahrum kaldığı, hem davacı hemde davacı defterleri hemde davalı vergi kayıtları incelendiğinde davacının toplam zararının 201.607,28 TL olarak hesaplandığı, bu bedele taraflarca itiraz edilmediği, fakat davacı tarafından talep arttırım veya ıslah dilekçesi sunulmadığı, bu nedenle sözleşmenin haksız feshedildiği yönündeki kabule göre davacının 10.000 TL maddi tazminat talebinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından bu yöndeki talebin kabulüne, ayrıca manevi tazminat yönünden davacının sözleşmeye güvenerek yapmış olduğu, harcama yatırım daha sonra fesih nedeniyle uğradığı zarar kapsamında şirket itibarının zarar görmesi sebebiyle manevi tazminat talebinde bulunabileceği, dosya kapsamı ve incelenen mali veriler kapsamında talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HÜKÜM : Davanın KABULÜ ile, Davalı tarafından taraflar arasındaki marka lisans kiralama sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin tespitine, 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın (toplam 20.000,00 TL) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1-Alınması gereken 1.366,20 TL harçtan alınan 341,55 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.024,65 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan toplam 18.710,00 TL yargılama gideri ve 341,55 TL harç toplamı olan 19.051,55 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Haksız feshin tespiti yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Maddi tazminat yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.