İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/753 E. 2026/856 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/753
Karar No
2026/856
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/753 Esas KARAR NO : 2026/856

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2026

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki çerçevesinde ... tarihli ... 28. Noterliğinin ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile ... plaka sayılı ve yine 16.07.2024 tarihli ... 28. Noterliğinin ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile... plaka sayılı otomobillerin satış sözleşmesinin yapıldığını, araç bedeli olarak 1.181.000,00-TL ve 544.000,00-TL bedelin davalı şirkete ödendiğini, söz konusu araçların müvekkil şirkete teslim edildiğini, müvekkil şirketin araçları doğrudan satış için galeriye çektiğini ve herhangi bir amaçla kullanmadığını, müvekkilin iştigal alanının ikinci el araç alım satımı olduğunu, araçların davalı şirketin anlaşmalı olduğu eksper şirketinden alınan eksper raporu ile ihale yoluyla satıldığını, müvekkil şirketin bu araçları davalı şirketin ihale ilanı ve yayınlanan eksper raporları çerçevesinde satın aldığını, eksper raporuna ve ihale ilanına güvenerek ihaleye katıldığını ve araçları satın aldığını, geçen süre zarfında araçların galeride müşterilere pazarlandığını ve hiçbir şekilde kullanılmadığını, her iki araca da müşteri çıkması üzerine gerek yasal zorunluluk gerekse müvekkil şirket ile müşteriler arasında ileride ihtilaf çıkmasını engellemek için ... plaka sayılı araç için 21.10.2024 tarihinde...firmasından, ... plaka sayılı araç için 19.10.2024 tarihinde ...firmasından ekspertiz raporu talep edildiğini, alınan ekspertiz raporlarında davalı şirket tarafından ihale ve satış öncesi ilan edilen ve müvekkil şirkete sunulan eksper raporları arasında ciddi farklılıklar çıktığını, ... plaka sayılı araçta sol ön çamurluk, sol arka kapı ve sol arka çamurlukların değiştiğinin, aracın airbaglerinin daha önce açıldığının ve emniyet kemerlerinin de işlemli olduğunun öğrenildiğini,...plaka sayılı araçta ise torpidonun işlemli olduğunun ve airbaglerin daha önce açıldığının ortaya çıktığını, bu ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğunu ve müvekkil şirketin ancak uzman ekspertiz raporu ile bu hususu öğrenebildiğini, ... 9. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve ...tarihli ihtarnamesiyle araçlarda gizli ayıp olması nedeniyle ayıp oranında indirim yapılmasının ve bu tutarın satış tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ihtarın tebliğini takiben 3 iş günü içerisinde müvekkil şirkete gönderilmesinin talep edildiğini, ancak bedelin süresi içerisinde ödenmediğini ve talebin reddedildiğini, ... Arabuluculuk Bürosunun... sayılı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, araçların nitelik ve/veya niceliğini etkileyen, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcı müvekkilin beklediği faydaları ortadan kaldıran ve önemli ölçüde azaltan maddi, ekonomik gizli ayıplar bulunduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 219 gereğince satıcının ayıptan sorumlu olduğunu, davalı şirketin dürüstlük kuralını ihlal ederek müvekkil şirketi hataya düşürdüğünü ve gizli ayıbı sakladığını, TBK m. 223/f.2 uyarınca olağan gözden geçirme ile tespit edilemeyen ayıbın ekspertiz raporu ile tespit edilmesinin ardından davalı tarafa bildirildiğini, ancak davalı tarafın bu hususu kabul etmediğini, müvekkil şirketin araçlarda bulunan gizli ayıplar sebebiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 227 doğrultusunda seçimlik haklarının bulunduğunu, TBK m. 227/f.1/b gereğince ayıp oranında indirim yapılması ve belirlenen tutarın satış tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğini, araçlardaki ayıbın özel uzmanlık gerektiren bir husus olması nedeniyle yapılacak özel bir inceleme ile araçların müvekkil şirkete satıldığı tarihteki ayıplı bedellerinin ve ayıp oranında yapılacak indirim tutarının belirlenmesi gerektiğini, indirim tutarı özel bir uzmanlık gerektirdiğinden davanın belirsiz alacak olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, şimdilik HMK m. 107 uyarınca 1.000,00 TL'nin araç satış sözleşmelerinin imzalandığı tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, delillere karşı delil sunma ve cevap haklarını saklı tuttuklarını, davacının dava konusu talep ve beyanlarının haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve gerçek dışı olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının basiretli bir tacir olarak iddia ettiği gizli ayıba ilişkin kanunun öngördüğü yasal süreler içerisinde müvekkil şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını, 6102 sayılı TTK md. 23 ve 6098 sayılı TBK md. 223/2 hükümleri gereğince ayıp ihbarının süresinde yapılması gerektiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 04.04.2012 tarihli,... E.,... K. sayılı ilamına dayandıklarını, davaya konu araçların kolayihale.com adlı internet sitesi üzerinden ihale usulü ile satıldığını ve taraflar arasında Kolay İhale İkinci El Araç Alım Sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşmenin 5. sayfasındaki itiraz süreci kısmında alıcı üyenin noter satışı sonrası araç tesliminden itibaren şehir içi 3 gün maksimum 500 km, şehir dışı 7 gün maksimum 1000 km kapsamında bildirimde bulunabileceğinin düzenlendiğini, davacının ... plakalı aracı satın aldıktan 1200 km sonra, ...plakalı aracı ise 1800 km sonra ve her iki araç için de satış tarihinden 3 ay sonra ayıp ihbarında bulunduğunu, sözleşmedeki süre ve şartlara riayet etmediğini, davacının ayıp oranında indirim talebini kısmi dava olarak ikame ettiğini, araç değerleri üzerinden peşin harç yatırılması gerekirken 1.000,00 TL üzerinden harç yatırıldığını, harç eksiğinin tamamlanması, aksi halde davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkil şirket tarafından davacıya ayıplı araç satışı yapılmadığını, Kolay İhale İkinci El Araç Alım Sözleşmesinin 5. sayfasında satın alınan aracın eksper raporunun referans niteliğinde olduğunun yazılı olduğunu, 16.07.2024 tarihli noter satış sözleşmesinde davacının araçları halihazır durumu ile satın aldığını, araçlara ilişkin tramer bilgileri, ekspertiz raporu ve araçta bulunan tüm değişimlerin, kusurların internet sitesinde yer aldığını, davacının bunları inceleyerek araçları satın aldığını,... plakalı aracın ön ekspertiz raporunda 103.091 km'de olduğunun, sol arka kapının, sol arka çamurluğun, bagajın, sol ön kapının, sağ arka çamurluğun ve sol alt marşpiyelin boyalı olduğunun, kaputun değişen olduğunun, sağ arka kapıda ezik, geri kalan kısımlarda çizikler bulunduğunun ve iki adet tramer kaydının belirtildiğini, davacının ise sol ön çamurluk, sol arka kapı ve sol arka çamurlukların değiştiğini, ... daha önce açıldığını ve emniyet kemerlerinin işlemli olduğunu ileri sürdüğünü, ... plakalı aracın ön ekspertiz raporunda 141.176 km'de olduğunun, sol arka kapı ve sol arka çamurluğun çizik, kaputun değişmiş, sağ ön çamurluğun değişmiş, sağ ön ve sağ arka kapının boyanmış olduğunun, ön panelin ve sağ ön podye-kulenin işlemli olduğunun, sağ ön sis kenar plastiğinin eksik olduğunun belirtildiğini, davacının ise torpidonun işlemli ve airbaglerin daha önce açılmış olduğunu ileri sürdüğünü, ön eksper raporlarında kaporta, boya, değişen, ezik, çizik ve işlemli kısımların yer aldığını, araçların incelenip onaylandıktan sonra satın alındığını, gizli ayıp bulunmadığını, davacının oto alım satım işi yapan basiretli bir tacir olarak sözleşmeyi ihtirazi kayıt koymadan imzaladığını, araçları kullanmadığını beyan etmesine rağmen ... plakalı araç ile 1800 km... plakalı araç ile 1200 km yol yaptığını, davacının iddialarının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının illiyet bağını ispat edemediğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2017 tarihli, ... E.,... K. ve 13.06.2018 tarihli,... E., ... K. sayılı kararlarına dayandıklarını, araçların davacının uhdesinde bulunduğu süre ve yaptığı kilometre göz önüne alındığında ileri sürülen hasarların davacı uhdesinde meydana gelip gelmediğinin ispata muhtaç olduğunu, davacının araçları satın aldığı sırada iddia edilen ayıpların mevcut olduğunu ispatlaması gerektiğini, davacı tarafından tek taraflı düzenlettirilen ekspertiz raporlarına itiraz ettiklerini, bu raporlarda belirtilen kusurların satış anında mevcut olmadığını, ekspertiz raporlarının kullanılan ekipman, test teknikleri, ölçüm yöntemleri ve subjektif değerlendirmelere bağlı olarak farklılık gösterebileceğini, araçların kullanıldığı süre boyunca herhangi bir kazaya karışıp karışmadığının veya onarım ve değişim işlemi yapılıp yapılmadığının bilinmediğini, araçların satış tarihindeki tramer kayıtlarının gönderilmesi için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, müvekkil şirket tarafından yanıltıcı beyanda bulunulmadığını, ikinci el araç satışında sıfır araç alımında olduğu gibi kusursuzluk garantisinin bulunmadığını, davacının taleplerinin kötü niyetli ve haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, talep edilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini belirterek, davanın öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, taraflar arasındaki 16/07/2024 tarihli iki adet araç satış sözleşmesi uyarınca satışa konu edilen ... plakalı araç ile ... plakalı araçların satış sırasında ayıplı olduğu ve işbu ayıpların davalı satıcı tarafından gizlendiği iddiası ile belirlenecek ayıp oranında bedel indirim talebine ilişkindir. -Mahkememizce araç tescil kayıtları, tramer kayıtları, servis kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış ve esasa etkili deliller dosya arasına alınmıştır. -Her iki tarafın da tacir olduğu nazara alındığında uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya sayılı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. -Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK. 23/1 maddesinde; özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK. satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, TBK. 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir. -Türk Borçlar Kanunu'nunda ayıp durumunda alıcının seçimlik hakları 227. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. -Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. -Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.'' -Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. -TTK 23/1-c. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Türk Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 223. Maddesine göre; alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. -6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükümleri yer almaktadır -Taşınır araç satışlarında satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. -Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. (6098/TBK.m.219 ve 818/BK.m.194) Satıcı ile alıcı, ayıptan sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan anlaşma yapabilirler ise de, “Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (BK.196, TBK.221) -Yine satıcının hilesi varsa, ayıbın kendisine zamanında ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek ayıba karşı güvence borcundan ve sorumluluktan kurtulamaz (818 sayılı BK.m.220). -Kural olarak satış öncesinde davacı alıcıyı aracın hasarlı olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispat yükü davalı satıcıdadır. -Mahkememizce davacı vekiline dava konusu edilen ... plakalı araç ile ...plakalı araçların incelemeye elverişli şekilde davacı uhdesinde bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise incelemeye elverişli adresleri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde bu tekrar talepte bulunma hakkından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, davacı tarafça sunulan beyan dilekçesinde; "araçlar satışmış olduğundan dosya kapsamında sunmuş olduğumuz delillerimiz kapsamında inceleme yapılmasına,... plaka sayılı aracın ekspertiz raporunun celbi için ... firmasına müzekkere yazılmasına, davalı tarafından alınan ve dava dilekçemiz ekinde sunduğumuz ekran görüntülerine ait ekspertiz raporlarının davalı tarafından bildirilmesine" hususlarına yer verildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası dosyanın mevcut bilgi ve belgelerle bağlı kalmak kaydıyla dava konusu araçlar üzerinde iddia olunan ayıp ve hataların aracın davalı tarafın davacıya aracın satışı sırasında bulunup bulunmadığı, arızaların kaynağında kullanıcı hatası bulunup bulunmadığı, varsa ilgili ayıp ve eksiklerin garanti kapsamında olup olmadığı, varsa ilgili ayıpların ilk bakışta tespit edilebilecek nitelikte açık ayıp niteliğinde olup olmadığı ve varsa ilgili ayıplar kapsamında indirim bedelinin belirlenmesi hususlarında rapor düzenlenmesi amacıyla bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02/01/2026 tarihli kök raporda özetle; davacı ... Ltd. Şti. tarafından davalı ... A.Ş.’den 16/07/2024 tarihinde satın alınmış olan ... plakalı ... marka,...tipi, 2019 model, *...* şasi numaralı ve ... plakalı ... marka, ... tipi, 2020 model, *...* şasi numaralı araçların GİZLİ AYIPLI MAL olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının ... plakalı ayıplı mal nedeniyle uğramış olduğu zararın sözleşme tarihi itibariyle 77.671-TL, 05/02/2025 olan dava tarihi itibariyle 93.556-TL olduğu, davacının ... plakalı ayıplı mal nedeniyle uğramış olduğu zararın sözleşme tarihi itibariyle 124.848-TL ve dava tarihi itibariyle ise 150.382-TL olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası Tarafların teknik itirazlarının irdelenerek rapor tanzimi. hususlarında rapor düzenlenmesi amacıyla bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/03/2026 tarihli ek raporda özetle; dava konusu araçlar dosyada mübrez olduğu üzere davacı tarafından satıldığı, kök raporun tanzimi sürecinde bu sebeple araçların incelenmesi mümkün olmadığı, bu bağlamda davaya konu araçların iddiaya konu durumunun tespitinde, dosyada mevcut olan belgelerin kullanıldığını, dava dosyalarına sunulmuş olan belgelerin delil vasfı taşıyıp taşımadığı teknik bilirkişilerin karar veremeyeceği bir husus olup, bu durum hukuki mütalaa gerektiği, dava dosyasında mevcut olan ekspertiz raporlarını kullanarak mütalaa oluşturulduğu, değer kaybı hesaplamalarında kullanılan yöntem Yargıtay’ca benimsenmiş olan nisbi yöntem olduğu, örneklemelerin ise piyasa koşulları ile uyumlu olduğu, kök rapordaki kanaatlerin değişmediği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası, dava konusu araçların davacı tarafından satın alındığı tarih ile 3. Kişilere satışının yapıldığı tarihler arasındaki kilometre farklarının irdelenerek, her iki satış aşamasında meydana gelen hasarların kullanımdan kaynaklı ayıplar olup olmadığı, farklılıkların hangi nedenlerden kaynaklandığı, düzenlenen ilk ekspertiz raporları ile davacının satış yaptığı aşamada düzenlenen ekspertiz raporları arasındaki farklıkların ilk satış aşamasında ortaya çıkabilecek nitelikte ayıplar olup olmadığının tespiti ile bu doğrultuda ek rapor düzenlenmesi amacıyla bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 18/06/2026 tarihli ek raporda özetle; dava dosyasında mevcut olan belgeler incelendiğinde, ... plakalı aracın davacıya 103091km kullanım mesafesinde iken 16/07/2024 tarihinde satıldığı, 19/10/2024 tarihinde 104208km kullanım mesafesinde iken ekspertize tabi tutulduğu ve ilgili tarihler arasında meydana gelmiş kaza onarımı ve kaza kaydına dair dava dosyasına belge sunulmadığının anlaşıldığı, dava konusu aracın davacı tarafından kullanıldığı süre zarfında yaklaşık 1000km yol katettiğinin görüldüğü, her iki ekspertiz raporu arasındaki temel farkın hava yastığının tetiklenmiş olması durumu olduğu, hava yastıklarının devreye girmiş olmasının ancak kaza kaynaklı olarak ortaya çıkabileceği, kaza dışı etki veya gündelik kullanım ile oluşmasının mümkün olmadığı, otomobilin davacı tarafından kullanıldığı sürenin bir kazanın oluşarak onarımın gerçekleştirilmesi için yeterli olmakla birlikte dava dosyasında kaza kaydına dair belge mevcut olmadığı için bu hususta değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, araçların hava yastığı alt sistemlerindeki arızalar ve hava yastıklarının onarılmış olması durumunun basit inceleme ile idrak edilebilir kusurlar olmadığı, hava yastıklarının kaza kaynaklı olarak devreye girmiş ve sonrasında onarılmış olmasının ancak komponentlerin sökülmesi ile anlaşılabileceği, kök raporda mevcut olan ayıp ve bağlı zarara dair görüş ve hesaplamaların tekrar edildiği, ... plakalı otomobilin davacı tarafından 10/07/2024 tarihinde 141176km kullanım mesafesinde iken satın alındığı ve 21/10/2024 tarihinde 142982km kullanım mesafesinde iken ekspertiz uygulandığının dosyada mevcut olan verilerden anlaşıldığı, satın alma sürecindeki ekspertiz ile davacının yaptırmış olduğu ekspertiz arasında ortaya çıkan farklılığın ancak trafik kazası sonucu oluşacak hasar ile ilişkilendirilebileceği, otomobilin hava yastıklarının devreye girmesinin kaza kaynaklı hasar oluşmadığı sürece kullanım ile mümkün olmadığı, otomobilin davacı adına tescilli olduğu süre zarfında hava yastıklarının açılmasını gerektirecek mertebede kazaya karıştığına dair veri bulunmadığı, otomobilin davacı tarafından kullanıldığı sürenin bir kazanın oluşarak onarımın gerçekleştirilmesi için yeterli olmakla birlikte dava dosyasında kaza kaydına dair belge mevcut olmadığı için bu hususta değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, araçların hava yastığı alt sistemlerindeki arızalar ve hava yastıklarının onarılmış olması durumunun basit inceleme ile idrak edilebilir kusurlar olmadığı, hava yastıklarının kaza kaynaklı olarak devreye girmiş ve sonrasında onarılmış olmasının ancak komponentlerin sökülmesi ile anlaşılabileceği, kök raporda mevcut olan ayıp ve bağlı zarara dair görüş ve hesaplamaların tekrar edildiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarının incelenmesinde; "araçların müvekkil şirkete teslim edildiğini, müvekkil şirketin araçları doğrudan satış için galeriye çektiğini ve herhangi bir amaçla kullanmadığını, müvekkilin iştigal alanının ikinci el araç alım satımı olduğu" hususlarına yer verildiği görülmektedir. -Yine yargılama aşamasında davacı tarafa araçların incelemeye elverişli vaziyette olup olmadığı hususunda süre verilmiş, davacı tarafın araçların satışının 3. Kişilere yapıldığını, incelemenin ekspertiz raporları üzerinden yapılmasını talep ettiği görülmüştür. -Bu kapsamda Mahkememizce inceleme yapılmış, düzenlenen son raporda; ... plakalı aracın davacıya 103091km kullanım mesafesinde iken 16/07/2024 tarihinde satıldığı, 19/10/2024 tarihinde 104208km kullanım mesafesinde iken ekspertize tabi tutulduğu, ... plakalı otomobilin davacı tarafından 10/07/2024 tarihinde 141176km kullanım mesafesinde iken satın alındığı ve 21/10/2024 tarihinde 142982km kullanım mesafesinde iken ekspertiz uygulandığının dosyada mevcut olan verilerden anlaşıldığı hususlarına yer verildiği görülmüştür. -Davacı tarafın dava dilekçesinde yer verdiği beyanların doğrulanamadığı, davalı tarafın davacıya satışı yapılan araçlarla satış aşamasından sonra sırasıyla 1.117 ve 1.716 km kullanım gerçekleştirildiği, araçların davacının iddia ettiğinin aksine satıştan sonra kullanıldığı görülmektedir. -Ayrıca araç tescil kayıtlarının incelenmesinde ... plakalı aracın davacı tarafça ... tarihinde, ... plakalı aracın ise 12/11/2024 tarihinde dava dışı 3. Kişilere satıldığı görülmektedir. Davacı tarafça bu aşamada ayıp iddiaları yönünden satıştan önce adli merciler tarafından yapılmış bir delil tespiti ya da inceleme dosyaya ibraz edilmemiştir. -Yukarıda belirtildiği şekilde davacı tarafça araçların davalı yandan satın alındığı, davacı tarafça araç alış satışı ile ilgilenildiği ve araçların galeride bekletildiği belirtilmesine karşın araçların sırasıyla 1.117 ve 1.716 km kullanımlarının gerçekleştirildiği, davacının dava dışı 3. Kişiye satış aşamasında var olduğunu iddia ettiği ayıpların hangi aşamada meydana geldiğinin bu haliyle tespit edilmesinin mümkün değildir. Ayıpların davacının kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilemediği gibi, yukarıda belirtildiği şekilde araçları incelemeye hazır etmeyen davacının ayıpların satış aşamasında var olduğunu ispata elverişli başkaca bir belge de ibraz edilmemiştir. Davacının tek dayanağının farklı tarihlerdeki satış aşamasında alınan ekspertiz raporları olduğu, davalı tarafından davacıya satışın gerçekleştirildiği tarihte alınan raporların geçersiz ya da eksik olduğuna ilişkin davacı tarafça bir belge ibraz edilmediği, bu durumun aksini ispat amacıyla sunduğu ekspertiz raporlarının yukarıda belirtildiği şekilde araçların 1.117 ve 1.716 km kullanımdan sonra düzenlendiği, işbu belgelerin ayıp iddialarını ispata elverişli olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir. -Bu doğrultuda her ne kadar davacı tarafça ticari satışa konu olan araçların ayıplı olduğu iddia edilerek seçimlik haklar kapsamında ayıp oranında indirim talebiyle işbu dava ikame edilmiş ise de Mahkememizce davacı tarafın ayıp iddialarını usulüne uygun olarak ispat edemediği Mahkememizce kabul edilmiştir. -Bu doğrultuda araçta kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran ve davalı tarafından gizlenen bir ayıbın varlığının davacı tarafça ispat edilemediği, davalı tarafından aracın ayıplı olarak satıldığına ilişkin iddiaların ispatlanamadığı, davacının seçimlik hakkı kapsamında taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan 4.057,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.325,40-TL harcın davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yargılama sırasında sarf edilen bilirkişi ücretine ilişkin 15.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ... Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/753, K. 2026/856, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-753-e-2026-856-k-f56e3c98a2c3