İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/436 E. 2026/427 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/436
Karar No
2026/427
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/436 Esas KARAR NO : 2026/427

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 10/07/2023 KARAR TARİHİ : 03/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil... AŞ adına tescilli ... plakalı, 2015 model, ... Marka ... , ... şasi numaralı, .... motor numaralı araç, muhataplardan ... tarafından işletilmekte olan ...'den 13.04.2022 tarihinde ikinci el olarak satın alındığını, söz konusu aracın ilk el yetkili satıcısı ... AŞ. iken ithalatçı firması ise ...A.Ş. olduğunu, Söz konusu araç müvekkil şirket tarafından satın alındıktan sonra tüm bakımlarını yetkili servis ... A.Ş. (...) de yaptırıldığını, ağustos ayında dava konusu araçta meydana gelen arıza sonrası adı geçen yetkili serviste turbo değişimi yapılmış ve 102,149.83 TL onarım-bakım ve işçilik bedeli müvekkil şirket tarafından ödendiğini, son olarak 10.11.2022 tarihinde arızanın tekrarı tekleme uyarısı aldığı için aracı aynı gün çekiciyle servise teslim edildiğini, ileride çıkacak uyuşmazlıklarda delil olarak kullanılması amacıyla aracın; ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli ya da açık ayıp niteliğinde bulunup bulunmadığı, üretimden mi yoksa kullanıcı hatasından mı kaynaklandığı, süreklilik arz edip etmediği, aracın nitelik veya niteliğini etkileyip etkilemediği ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltıp azaltmadığı veya ortadan kaldırıp kaldırmadığı hususlarında ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasından düzenlenen bilirkişi raporunda; "... aracın motorunun aşınmaya bağlı olarak ömrünü tamamlamış olduğu, kullanılamaz duruma geldiği, aracın kullanılabilir hale gelmesi için komple motor değişimi gerektiği. hasar onarım miktarının (10.11.2022 arıza tarihi ve kuru itibarıyla) yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 412,183.67 - TL + KDV yani 486,376.73 - TL olduğu, satın alınma sırasında basit ve rutin kontrol ile anlaşılamayacağından gizli ayıp niteliğinde olduğu, kullanıcı hatası olmadığını, arızanın bir süreklilik arz ettiği ve ayıbın aracın (Teknik bakımdan) nitelik veya niteliğini etkilediği, tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azalttığını, ekonomik eksikliğe neden olduğu...” belirtildiğini, ... 14. Noterliği'nin...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, söz konusu araçta nitelik ve/veya niceliğini etkileyen, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcı müvekkilin beklediği faydaları ortadan kaldıran ve önemli ölçüde azaltan maddi, ekonomik ayıplar bulunduğunu, gönderilen ihtarnameye olumlu yanıt alınamadığını, pandemi ve sonrasında yaşanan yüksek enflasyon nedeni, paranın değeri ( alım gücü ) de bununla ters orantılı olarak devamlı düşmüş ve düşmeye devam ettiğini, bu sebeple araçtaki "onarım bedeli, rayiç fiyat farkını ve ikame araç bedelini" istemek zorunda kalındığını, davacı müvekkil şirketin ilk arızanın ortaya çıkması sonrası yetkili servisin "..." dan kaynaklandığı ve değiştirilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine gereğinin yapılması istediğini, yetkili ... Tic. A.Ş. tarafından ... değişimini yapıldığını, 31.08.2022 tarih ve ... nolu fatura müvekkil tarafından ödendiğini, (Söz konusu 102,149.83- TL tutarındaki faturanın 70,062.15 - TL'lik kısmı turbo değişimi için olup davalıdan tahsilinin gerektiğini, geri kalan 32,087.68 - TL'lik kısmı ise araç bakımı için ödendiği), aracın motorunun aşınmaya bağlı olarak ömrünü tamamlamış ve kullanılamaz duruma gelmesi nedeni ile aracın kullanılabilir hale gelmesi için komple motor değişimi Yetkili ... Tic. A.Ş. tarafından gerçekleştirildiği, yetkili Servis tarafından düzenlenen 22.02.2023 tarih ve ... nolu fatura tutarı olan 461,860.87 - TL müvekkil tarafından ödendiğini, komple motor değişimi nedeni ile ödenen 461,860.87 - TL'nin davalılardan tahsili gerektiğini, her ne kadar araçtaki ayıp nedeni ile oluşan arıza giderilmiş olsa da motor değişimi nedeni ile ruhsat değişmiş ve aracın ikinci el piyasa rayiç değeri ciddi oranda düştüğünü, aracın arıza öncesindeki değeri ile sonrasındaki değeri arasında ciddi fiyat farkı oluştuğunu, yapılacak bilirkişi incelemesinde neticesinde ortaya rayiç değer farkının ortaya çıkacağını, araç onarım süresi boyunca davacı müvekkilin aracı kullanamadığını, aracını kullanma imkânından mahrum kalan davacı müvekkilin bu zararının tazmini gerektiğini, aracın serviste kaldığı süreçte ikame bir araç kullanmak zorunda kaldığını ve bunun davalılar tarafından ödenmesi gerektiğini, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenerek ikame araç bedelin tespitini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla turbo değişim gideri olan 70.062,15TL, komple motor değişim bedeli olan 461.860,87TL, araç mahrumiyet bedeli olarak 1.000TL ve rayiç fiyat farkı olarak 1.000TL toplamda 533.923,02TL'nin davalılardan tahsiline, alacaklara ihtar tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacının “ayıp” olarak nitelendirdiği hususlar kullanım hatasına ve/veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklı ayıp olmadığını, Nitekim "ayıptan sorumluluk" hususu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. Maddesinde ele alındığını, satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olduğunu, kanun hükmü satıcının ayıptan sorumluluğun kapsamını ifade ederken "ayıplı mal"ın tanımı da yaptığını, dava konusu aracın üretimi ile alıcıya satışı esnasında niteliğini doğrudan veya dolaylı olarak azaltan herhangi bir durum söz konusu olmadığı gibi alıcının kullanım amacını azaltan ve araçtan beklediği faydalara zeval getiren herhangi bir durum da olmadığını, 13.04.2022 tarihinde satın alınan araçta arızanın meydana geldiği ileri sürülen tarihe kadar tam verimle çalıştığını ve davacı tarafa fayda sağladığını, aracı 8 yıldan fazla süredir sorunsuz bir biçimde kullanıldığını, bu sebeple araçta üretim kaynaklı bir ayıbın kabulü mümkün olmadığını, araçta bulunduğu ileri sürülen hasarların kullanıcı hatasından kaynaklandığını, aracın satım ve teslim tarihi itibariyle herhangi bir ayıp ihtiva ettiğine dair bir davacı delili veya tespiti de mevcut olmadığını, dava konusu araçtan yararlanmasını engelleyen veya güçleştiren üretimden herhangi bir kusur veya ayıp söz konusu olmadığını, dava konusu aracın hangi şartlar altında ve ne şekilde kullanıldığı belirsiz olduğunu, kullanıcı hatası/dış etken faktörlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini, dava konusu aracın geçirdiği kazalara ve uğradığı hasarlara ilişkin bilgilerin dava dosyasında bulunmadığını, aracın gizli ayıplı olduğu ve motor arızası neticesinde kullanılamaz hale geldiği iddia edilmekteyse de, bu iddia gerçeği yansıtmadığını ve ispatlanmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirse de davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini, davacı tarafından kullanılan ve faydalanılan aracın komple motor değişim bedeli, rayiç fiyat farkı ile ikame araç bedelinin tahsiline karar verilmesi talep edildiğini, davacının, araç kiralama bedeli talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu, ikame araç tahsis zorunluluğu Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği m.14 hükmü ile kararlaştırılmış olup yönetmelik maddesinin 4. Fıkrasına göre yasal garanti süresi içerisinde araçta meydana gelen arızaların tamiri tamamlanıncaya kadar ikame araç tesisi zorunlu olduğunu, 13.04.2022 tarihinde ikinci el olarak satın alınan dava konusu aracın İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik'in 15. maddesine göre otomobiller için 3 ay veya 5.000 km (hangisi önce dolarsa) şeklinde garanti süresinin kararlaştırıldığını, davacı tarafın söz konusu arıza nedeniyle aracını kullanamadığını iddia ettiği tarihte aracının garanti süresinin çoktan sonra erdiğini, bununla birlikte davalı Müvekkil Şirketin ikame araç tahsisi zorunluluğu bulunmadığını, davacı tarafından araç kiralandığına ilişkin olarak da iddiaları kanıtlar nitelikte somut deliller dosyaya sunulmadığını, dava konusu aracın ithalatçısı olduğunu, servis hizmeti veren veya onarım bedelini tahsil eden taraf olmadığını, dolayısıyla onarım bedelini tahsil etmeyen taraftan onarım bedelinin talep edilmesi mümkün olmadığını iddia ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... AŞ. . vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle belirtmek isteriz ki, davaya konu ... marka aracın ...Tic. A.Ş. ‘dir. Müvekkil Şirket, ... tarafından ithal edilen bu araçların yetkili satıcısı ve servisi konumunda olduğunu, davaya konu aracın gizli ayıplı olduğu iddiaları gerçeği yansıtmadığını, davacının araç kendi uhdesinde iken bakımları düzenli olarak yetkili serviste yaptırdığını ifade etse de davacıdan önceki araç maliklerinin kullanıcı olarak üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, aracın bakımlarını aksattıkları servis kayıtlarından açıkça görüleceğini, bu noktada ortada kullanıma bağlı olarak da meydana gelmiş olma ihtimali yüksek bir durum varken müvekkil şirkete kusur atfedilemeyeceğini, aracın servis kayıtlarına göre davacı şirket uhdesine geçene kadar 3 kez el değiştirdiğini, davaya konu aracın müvekkil şirkete ait yetkili serviste tek bir servis girişi olup, bu kapsamda garanti kapsamında akü değişimi gerçekleştirildiğini ve üretici firmanın yapılmasını talep ettiği teknik kontroller yapıldığını, motor içerisinde yer alan parçaların görevlerini etkili bir biçimde yerine getirebilmesi için motor yağının periyodik aralıklarla değişimi ve bakımların zamanında yaptırılması gerektiğini, davacı buna ilişkin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirse de aracın önceki maliklerinin bu yükümlülüğü yerine getirmediğinin aşağıdaki tablosundan açıkça görüleceğini, önceki maliklerin aracın bakım aralıkları olan 6 Ay/13,000 Km sınırına uymadığını, motor yağı değişiminin aksatılması halinde zamanla kirlenen yağ yağlama özelliğini yitirir ve parçaları yıpratmaya başlayacağını sonuç olarak da motorda ciddi aşınmalara sebep olacağını, dolayısıyla araçta meydana gelen arıza halinin üretici/ithalatçı ya da satıcı müvekkil şirket ile ilgisi bulunmadığını, davaya konu aracın kullanım koşullarına uyulmadığı açık olmakla birlikte; üretimden kaynaklı bir ayıbın mevcudiyeti halinde aracın yaklaşık 8 yıl gibi uzunca bir süre sorunsuz şekilde kullanılmasının da mümkün olmadığını, Zira bu kadar zaman sonra ve uzun mesafe katettikten ve araç defalarca kez el değiştirdikten sonra meydana gelen arızanın sorumlusunun müvekkil şirket olamayacağını, davacının taleplerini somutlaştırması ve buna ilişkin belgeleri sunması gerektiğini, davacı tarafın tacir olup maddi zararlarını belgelemek zorunda olduğunu, bu gerçeğe rağmen davacı tarafça araç kiralama bedeline ilişkin herhangi bir fatura vb. belge dosyaya sunmadığını, davaya konu araç yetkili servis nezdinde onarıldığını ve bu onarım esnasında sıfır ve orijinal nitelikte parçalar kullanıldığını, ... marka araçların yetkili servislerinde arızalı parçalar üzerinde tamirat yoluna gidilmediğini, arızalı parçanın tekrar sorun çıkartmaması, konfor ve güvenliğin yeniden tesis edilebilmesi için bu parçalar orijinal yenisiyle değiştirildiğini, söz konusu değişimler nedeniyle araçta bir değer kaybının da meydana gelmesinin önüne geçildiğini, aracın 8 yaşında olması ve kilometresi dikkate alındığında arızalı parçanın yerine sıfır kilometre orijinal yenisi takıldığından aracın değerinde bir artıştan da söz edilebileceğini, bahse konu onarımların da yetkili servis nezdinde gerçekleşmiş olması sebebiyle davacı tarafın değer kaybına yönelik taleplerinin haksız olduğunun iddia ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilin basiretli bir tacir olduğunu, yıllardan beri otomotiv işinde bulunduğunu, bugüne kadar herhangi bir ürünü ayıplı olarak müşterisine satmadığını, bahse konu aracı gizli ayıplı olarak satmasının söz konusu olmadığını, aracın davalı tarafından satışında 110,754 km'de olduğunu, davalı müvekkilin 110,400 km'de iken ... isimli firmadan satın alındığını, davalı müvekkilin aracı neredeyse hiç kullanmadığını, aracın yürüyemez hale geldiği zamanda, kilometresinin 136,874 km gösterdiğini, arada 26 bin kilometrelik bir fark bulunduğunu, bu mesafeyi kat etmiş bir araçta sorun meydana geldiğinde, bundan satıcı müvekkilin sorumlu olması ihtimali izaha muhtaç olduğunu, Ek olarak, araç satıldıktan sonra bakımdan geçirildiğini, bakım esnasında aracın arızalı olduğu kanaatine varılmadığını, satış sözleşmesinde araçla ilgili alıcıya aracın bakımlarının tam ve eksiksiz bir şekilde yapıldığı hakkında bilgilendirme yapıldığını, davalı müvekkilin, aracın arızasıyla ilgili sorumluluğu bulunmadığını, davalı müvekkil bahse konu aracı, delil tespiti isteyen tarafa 13.04.2022 tarihinde sattığını, aracı satın alan taraf 25.04.2022 tarihinde yaptırdığı periyodik bakımda, herhangi bir motor veya turbo arızasının olmadığı tespit edildiğini, akabinde delil tespiti isteyen tarafça aracın götürülmesine binaen, ağustos ayında dava dışı yetkili servis olan ... Aş. tarafından delil tespitine konu aracın bakımı yapıldığını, bakım sonucu aracın turbosunun değiştirildiğini, turbonun neden değiştirildiği değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporu kapsamında incelenmediğini, turbo değiştirildikten sonra meydana gelen arızanın, turbo tamiri ile ilgili olup olmayacağı araştırılmadığını, turbonun dizel motora verebileceği hasarlar incelenmediğini, uyuşmazlık konusu aracın motor arızasının turbo takıldıktan sonra ortaya çıktığının açık olduğunu, ayrıca harekete bağlı aksamlar ile kullanıma dayalı korozyan garanti kapsamında olmadığını, turbo tamirini yapan servisin sorumluluğuna değinilmediğini, delil tespitine konu aracın motor arızası verdiği sürece kadarki bakımlarına ve bakımlarına dikkatlice bakacak olursak, aracın turbo tamiri yapıldıktan sonra motor arızası vermeye başladığı görüleceğini, araca turboyu takan dava dışı yetkili sevisin de bu aşamada sorumluluğu değerlendirilmesi gerekli olduğunu, bilindiği üzere turbolar dizel motorlara doğrudan zarar verebildiğini, değişik iş dosyasında inceleme yapan bilirkişi sadece dava dışı yetkili servisçe kendisine iletilen bilgilere göre değerlendirme yaptığını, racın turbosunda hasar olup olmadığı, bu hasarın motora zarar verip vermediği, önceden değiştirilen turbonun neden değiştirildiği(arızanın ne olduğu) hususlarının etraflıca açıklığa kavuşturulmasının gerektiğini, motorun neden kullanılmaz hale geldiği somut olarak tespit edilmediğini, raporda sadece dava dışı yetkili servis marifetiyle incelenen araçta motor arızasının olduğuna değinildiği, başkaca inceleme yapılmadığını, bilirkişi, kendisine tevdi edilen görevi layıkıyla yerine getiremediğini, yeterli araştırmayı yapmadığını, motor arızası ile ilgili tek bahsedilen husus, silindirlerin aşırı aşınması ve ..., ... hata kodları olduğunu, ... hata kodu "..." ni ifade ettiğini, ... ise "..." nı ifade ettiğini, bilirkişi, dava dışı yetkili servisin salt beyanlarına itibar ettiğini, başkaca arızaların, sebeplerin varlığını araştırmadığını, kam mili zamanlayıcısı/konum sensörünün arızalı olup olmadığı incelenmediğini, dava dışı yetkili servisçe, değişik iş dosyasında görev yapan bilirkişiye verilen bilgide "araçta ... hatasının meydana geldiği ve hata kodunun da ... ile ilgili olduğu " aktarıldığını, bilirkişinin bu hata kodunun hangi hallerde meydana gelebileceğini, ne arızalar doğurabileceğini, hata uyarısı veren sensörün arızalı olup olmadığını değerlendirmediğini, araçlarda yer alan sensörler her ne kadar uyarı/ikaz işlevi görseler de arızalanmaları bittabi mümkün olduğunu, Böylesine bir arızanın varlığı açısından, tek yetkili servis değerlendirmesine başvurulmasının hatalı olduğunu, davaya konu araç, satın alındıktan sonra motor arızası verene kadar 3 kere bakımdan geçirdiğini, bakımların hiçbirinde motor ile ilgili bir arıza tespit edilmediğini, turbo değiştirildikten sonra "ilerleyen zamanda motor mekaniğinde arıza çıkabilir" uyarısı yapılmasına rağmen gerekli önlemler alınmadığını, bu uyarının kaynağı açıklanmadığını, böyle bir tespitte bulunulan kişinin böyle bir uyarı aldığını araştırarak, gerekli ehemmiyeti göstermesi gerektiğini, o dönemde giderilebilecek bir arızanın katbekat artmasına yol açtığını, aracın vermiş olduğu arıza ile ilgili kullanıcı hatası olduğunun kabulünin gerektiğini, araçta meydana gelen arızadan ve rayiç fiyat farkı talebinden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, aracın onarım süresi boyunca ikame araç kullandığını fakat ne kullanılan veya kiralanan araca ilişkin evrak sunulmuş ne de fatura bilgilerin sunulduğunu, bu sebeple ikame araç bedeli talebinin reddi gerektiğini iddia ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ikinci el olarak satın alınan otomobilin motor arızası nedeniyle; otomobilde yapılan motor değişim bedeli, otomobilin ikinci el piyasa fiyatında meydana gelen değer kaybı ile otomobilin kullanılamaması nedeniyle ikame araç bedeli alacaklarının tazmini istemine ilişkindir. Uyap kayıtlarında yapılan incelemede dava konusu 2015 model, ... marka ... model, ... plakalı aracın 06/05/2016 tarihinde davalı ... tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye satışının yapılarak ilk tescilinin gerçekleştirildiği, süreçte aracın davalılardan ...'a satışının yapıldığı 21/03/2022 tarihine kadar 12 kez satış işlemi gördüğü, ardından araç 110.754 km'de iken ikici el araç satışı ile iştigal eden ... tarafından davacı şirkte 13/04/2022 tarihinde satılarak aracın davacı adına tescil edildiği görülmüştür. Aracın davacı elinde bulunduğu16/06/2022 tarihinde araç 119.417 km'de ve 25/06/2022 tarihinde 120.597 km'de motor yüksek sesle çalışıyor, gaz pedalına basınca motor geç tepki veriyor ve motor sesi değişiyor şikayeti ile aracın yetkili servisi olan dava dışı ...'e başvurulduğu akabinde yapılan işlemler ile aracın motorunun değiştirildiği görülmüştür. Araç motor değişimi tarihi itibarı ile 136.874 km'de ve ortalama 7 yaşındadır. Aracı davacı şirkete satan davalılardan ..., ... mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, aracı ikinci el olarak ... isimli firmadan satın aldığını neredeyse hiç kullanmadan davacıya sattığını, davacının aracı kontrol ederek aldığını, basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini beyan ettiği, davalılardan ... ise davacının ayıp bildirimine ilişkin sürelere uymadığını, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, aracın davacıya kendileri tarafından satışı yapılmadığından husumet itirazında bulunduklarını, araçta gizli ayıp olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu aracın ithalatçısı olan davalılardan ... ise dava tarihi itibarı ile aracın garantisinin dolduğunu, davacı iddialarının zamanaşımına uğradığını, davacının yasanın ögördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüklerine uymadığını, davacının bahsettiği hususların üretimden kaynaklı arızalar olmadığını kullanıcıdan kaynaklı hatalar olduğunu, aracın 8 yıldan beri farklı kişiler tarafından ne şekilde kullanıldığının bilinmediğini, aracın ithalatçası olmaları nedeniyle tazminat taleplerinin muhatabı olmadıklarından husumet itirazında bulunduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmişlerdir. Davacı taraf; araçtaki kusurun gizli ayıp olduğunu, bu nedenle uğradığı zararın genel hükümlere göre tazminini talep etmektedir. Her ne kadar davalılardan ... yetki itirazında açık bir şekilde yerleşiminin bulunduğu ... Mahkemelerinin yetkili olduğu husunda açıkça bir beyanda bulunmamış olsa da, beyanında yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu ifade ettiği, bu beyan dikkate alındığında geçerli bir yetki itirazının varlığı olduğunun anlaşıldığı, davalılardan ...'ın yerleşim yeri adresinin mahkememiz sınırlarında kaldığı 6100 sayılı HMK'nın 7/1 maddesine göre davalı birden fazla ise davanın bunlardan birinin yerleşim mahkemesinde açılabileceği görülmekle davalı ...'ın bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir. 6098 Sayılı TBK'nın ayıplı satımda alıcının haklarını düzenleyen 227/2. maddesinde alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı olduğunun belirtildiği, 231. maddesinde ise satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının belirtildiği, bu düzenlemeler gereği dava konusu taleplerin genel hükümlere dayalı tazminat istemlerindeki zamanaşımı süresinin 6098 sayılı TBK'nın 231. maddesinde düzenlenen zamanaşımı değil TBK 146. maddesinde düzenlenen 10 yıllık süreye tabi olduğu anlaşılmakla davalılar ... ve ...'in zamanaşımı def'ileri yerinde görülmemiştir. Yine davalılar ... ve ... tarafından husumet itirazında bulunulmuş ve her ne kadar davacı şirket ile bu davalılar arasında bir sözleşme bulunmasa da davalılardan ...'ın aracın ithalatçısı, ...'in ise yetkili satıcısı olduğu, davacının gizli ayıp iddiaları bakımından davalıların davacıya karşı sorumlu oldukları görülmekle husumet itirazları yerinde görülmemiştir. Uyuşmazlığa konu araçta meydana gelen hasar nedeniyle motor değişim bedeli, rayiç fiyat farkı ve ikame araç bedellerinin tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından 24/10/2024 tarihli raporda; Dava konusu ... plaka sayılı araçla ilgili olarak ...yetkili servisinin 6502 sayılı TKHK kapsamında değerlendirildiğinde ilim ve fenne uygun olmadan ve gerekli dikkat ve özeni göstermeden yapılan tamir işlemlerinin ayıplı hizmet niteliği taşıdığı, araçta doğru parça değişimi ve tamiri yapılmasıyla motorunun çok daha uzun kilometreler kullanılabileceğinden araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunmadığı, dava konusu aracın satış sonrası hizmetler yönetmeliğinde belirtildiği gibi davacının yaptığı 60,789.22 TL’lık turbo tamiri maliyeti ve 461,860.87 TL’lık komple motor değişimi ödemelerini aracın yaklaşık 6 ay kullanıldığı için garantiden sayılacağından, ayıplı hizmeti bulunan ...’den talep etme hakkının bulunduğu, dava konusu aracın 2015 model ve motoru değiştirildiğinde 137,000 km’de ve tarafımdan inceleme yapıldığı tarihte ise 181,254 km’de olduğu düşünüldüğünde araca komple yeni bir motor takılmasının araçta değer kaybı yaratmayacağı aksine değer yükselmesi olacağı bu sebeple herhangi bir rayiç değer farkı oluşmayacağı, dava konusu aracın motorunun komple değiştirilerek tamir edilmesinin yaklaşık 7 iş günü sürebileceği, bu sebeple 7 iş günü için araçtan mahrum kalma bedelinin 19,250 TL olarak hesaplamıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekilinin itirazları ve dilekçe ekinde sunmuş olduğu bilimsel görüş değerlendirmelerinin de değerlendirilmesi bakımından ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan 23/06/2025 tarihli ek raporda; 24/10/2024 tarihli kök rapordaki görüş ve kanaatini değiştirecek herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu nedenle kök raporda yapılacak bir değişiklik olmadığını rapor etmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile davacı vekili tarafından sunulan uzman görüşü arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesine yönelik iddia, savunma ve toplanan tüm deliller kapsamına göre dava konusu araçta meydana gelen hasar nedeniyle turbo ve motor değişim bedeli, rayiç fiyat farkı ve ikame araç bedellerinin tespiti bakımından çelişkinin giderilmesine yönelik ... Öğretim Görevlilerinden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir.alınan 29/04/2026 tarihli heyet raporunda; Silindir yüzeyinde tespit edilen çizik ve aşınmaların, motor yağı seviyesinden bağımsız ve yağın kullanım süresine bağlı olarak viskozite ve yağlama özelliklerini kaybetmesi ve/veya yağ basıncının yetersiz kalması sonucu oluşan sınır yağlama koşulları altında meydana gelmiş olabileceği, Motor yağında ve yağ filtresinde metal çapaklar görülmemesi nedeniyle ... plakalı aracın motorunda yatak sarmasına oluşmadığı ve oluşan hasarın pistonlardaki ... ve ... deformasyonu ile sınırlandığı, Silindir yüzeylerinde çizik ve aşınma tespit edilmiş olması dikkate alındığında, kompresyon kaybının kompresyon segmanlarının silindir yüzeyi ile yeterli sızdırmazlık sağlayamaması, segman aşınması/yapışması veya silindir cidarındaki aşınma-çiziklere bağlı kaçak nedeniyle meydana gelmiş olabileceği, Davacının aracı satın aldıktan sonra motor arızası verene kadar yetkili serviste periyodik bakımlarını düzenli şekilde yaptırdığı servis formlarından anlaşıldığı, ... plakalı aracın 136.874 km’de büyük bir motor arızası çıkarması aracın ayıplı satıştan önceki ömründe piston ve segmanlarından ciddi şekilde deforme olduğunu ve motorun çalışma performansını etkilediğini ortaya koyduğu, Söz konusu aracın bakımlarının yetkili servislerde doğru kilometresi ve zamanında yapılmadığı; aracın yağlama yağı ve yağ filtresi değişimlerinin 29/06/2020 ve 13/04/2022 tarihleri arasındaki 22 ay boyunca yapılmadığı veya başka bir deyişle 37.000 km boyunca motorun aynı yağlama yağı ile çalıştırıldığı ve aracın bakımının hem kilometre hem de yıl bazında oldukça geciktirilmiş olması motorda çoktan aşınmaların meydana gelmesine ve bazı parçalarının atıl hale gelmesine neden olduğu, ... plakalı aracın sadece turbo ünitesi ve motor blokunda oluşan hasara ilişkin yapılan onarım masrafları parça değişim maliyetleri ve işçilik giderleri olarak KDV dahil toplam 531.923,02 TL şeklinde tespit edildiği, Eskimiş motor yağı kullanımına bağlı olarak geliştiği anlaşılan motor bloku aşınmalarına istinaden davacının ... plakalı aracı 210.000 TL iskontolu olarak satın aldığı, 8 yaşındaki dava konusu aracın 136.000 km’de iken motorunun yenilenmesi aracın revizyonu açısından olumlu ancak orijinalliğinin bozulması açısından da olumsuz etkiler getirmektedir ve bu iki parametrenin ters yöndeki etkileri birbirini dengeleyerek araçta önemli bir değer kaybı meydana getirmeyeceği, 2015 model ... ... bir araçta sandık motor ve turbo değişiminin toplamda ortalama 15 gün içerisinde tamamlanmasının teknik olarak makul olduğu, ... marka ... ... tipindeki 2015 model hususi otomobile muadil olacak araçların günlük kiralık bedelleri onarım tarihi olan 2022 Ağustos ve 2023 Şubat tarihleri arasında 2.000 TL/gün olarak belirlenmiş olup davacının aracının tamirhanede onarıldığı süre boyunca 30.000 TL toplam maddi kaybının söz konusu olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir. Mahkememize sunulan ve hükme esas almaya elverişli olduğu tespit edilen bilirkişi raporları tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davacı şirketin dava konusu 2015 model, ... marka ... model, ... plakalı aracı 110.754 km'de iken ikici el olarak 13/04/2022 tarihinde ikinci el oto alım satımı ile uğraşan davalı ...'dan satın aldığı, aracın ilk tescil tarihinden davacı şirket adına tesciline kadar 12 kere el değiştiği, aracın garanti süresinin dolmuş olduğu, araca ilişkin 29/06/2020 tarihinden davacının aracı satın aldığı 13/04/2022 tarihine kadar bakım veya onarım amaçlı bir servis kaydının bulunmadığı, aracın bu tarihe kadar yaklaşık 22 ay boyunca ve 37.000 km motor yağı değişimi yapılmadan kullanıldığı, araçlarda rutin olarak 10.000 km ve 15.000 km aralıklar ile motor yağı değişimi yapılmasının zorunlu olduğu, aracın bakımın hem km hem de yıl bazında oldukça geciktirilmiş olmasının motor parçalarının aşınmasına ve atıl hale gelmesine neden olduğu, araç üzerinde yapılan incelemelerde aracın motorundaki hasara yağın kullanım süresine bağlı olarak viskozite ve yağlama özelliklerini kaybetmesi ve yağ basıncının yetersiz kalması sonucu oluşan sınır yağlama koşulları altında meydana gelmiş olduğunun tespit edildiği, araçta üretiminden kaynaklı olarak herhangi bir gizli ayıp bulunmadığının anlaşıldığı, davalılardan ... ve ...'in bu nedenle davacıya karşı sorumluklarının bulunmadığı, gizli ayıptan dolayı davalı satıcı ... aralarındaki ticari satım ilişkisi nedeniyle davacı şirkete karşı sorumlu olsa da, itiraza uğrayan ve itiraz üzerine alınan bilirkişi raporlarında aracın motor blokundaki aşınmalardan dolayı yaklaşık 1/4 oranında 210.000,00 TL iskontolu olarak aracın davacı şirket tarafından satın alındığının tespit edildiği dolayısıyla araçta satış anında mevcut ve sonradan ortaya çıkan ayıbın davacı tarafından bilindiği buna rağmen davacı tarafından aracın satın alındığı, bu haliyle hakkın bu şekilde kullanılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 9.118,08 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 8.336,08‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 85.427,68-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.03/06/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/436, K. 2026/427, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-436-e-2026-427-k-edd138771195