İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1085 E. 2026/532 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1085
- Karar No
- 2026/532
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1085 Esas KARAR NO : 2026/532 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/11/2025 KARAR TARİHİ : 02/06/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilinin --------- 2. El adlı ihale sitesinde gördüğü ---------- plakalı Ford marka aracı ---------- Noterliği aracılığıyla 677.000,00 TL bedel karşılığında davalıdan satın aldığını, aracın ihale ilanında belirtilenin aksine hava yastıklarının değişmiş olduğunu, araç göğsünde kaplama bulunduğunu ve emniyet kemerinde direnç tespit edildiğini, bu durumun gizli ayıp niteliğinde olduğunu, müvekkilinin aracı teslim aldıktan sonra ---------- yaptırdığı ekspertiz işlemiyle söz konusu ayıpları öğrendiğini, durumu davalı şirkete bildirmesine rağmen olumlu bir yanıt alamadığını, aracın tamiratını yaptırmak zorunda kalan müvekkilinin aracı daha sonra 500.000,00 TL bedelle satarak zarara uğradığını, --------- Arabuluculuk Merkezi ---------- numaralı dosya ile yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesi uyarınca satıcının ayıplardan sorumlu olduğunu, 223/2. maddesi gereği gizli ayıbın öğrenilmesiyle derhal bildirimde bulunulduğunu, 227/1.2. maddesi kapsamında seçimlik haklardan bedel indirimi hakkının kullanıldığını, müvekkilinin uğramış olduğu 177.000,00 TL tutarındaki zararın yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ettiğini,---------- sayılı ilamında da belirtildiği üzere gizli ayıplı mal satışında satıcının sorumluluğunun devam ettiğini, dava konusu aracın ayıplı olması sebebiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL tutarında bedel indiriminin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin -------, --------, -------- ve ------- markalarıyla araç satım ve kiralama hizmetleri verdiğini, davacının 26.08.2025 tarihinde 78582 kilometredeki -------- model--------- plakalı aracı 677.000,00-TL bedelle satın aldığını, davacının aracın ayıplı olduğunu iddia ederek bedel indirimi talep ettiğini, ancak müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu uyarınca ayıp ihbar yükümlülüğünü süresinde yerine getirmediğini, aracın hasarlı olduğunun satış öncesinde ihale ekranında ve ekspertiz bilgilerinde davacıya bildirildiğini, davacının aracı tüm hasar kayıtlarını bilerek ve piyasa rayicinin altında bir bedelle satın aldığını, araçta gizli ayıp bulunmadığını, davacının satış sonrası yaptırdığı ekspertiz sonuçlarının satış öncesi paylaşılan bilgilerle aynı olduğunu, aracın davacı yedindeyken hasar görmüş olabileceğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle usulden ve görev yönünden reddedilmesi gerektiğini, ----------- plakalı aracın trafik ve Tramer kayıtlarının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden celbini, bilirkişi incelemesi yapılmasını ve her halükarda davanın esastan reddi ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Poliçe ve hasar dosyası, trafik tescil ve ruhsat bilgileri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.03.03.2026 tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 04.05.2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle;davacı -------- ait, --------- şase numaralı, ---------- plakalı, --------- marka, --------- tipi, 78.582 km kullanım mesafesinde olan --------- model aracın; Hava yastığı ve ön gergili emniyet kemerleri arızasının aracın davacıya satışı esnasından araçta mevcut olduğu, Dava konusu aracın ihale ilanında, hava yastığı sistemi arızasına ilişkin olarak yazılmış açıklamanın aracın gerçek durumun belirtir nitelikte olmadığı, Dava konusu araçta ayıp bedelinin ara karada detayı verilen hesap yönetimi ile hasar tarihi itibariyle 75.222,22 TL mertebesinden olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, ikinci el araç satışından kaynaklı ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilmesi talebine ilişkindir. Mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlık; Davacının davalıdan satın almış olduğu araçta ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp var ise açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğu, taraflarca sunulan belgelerdeki ayıp iddiasının satış anında bulunup bulunmadığı, iddiaya sebep olan hususun satım anında mevcut olup olmadığı, satış anında basit muayene ile tespit edilip edilemeyeceği, malın kullanılması ile ortaya çıkan gizli ayıp olup olmadığı, davacının ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde nispi metod uygulanmak suretiyle belirlenmesi, 6102 sayılı TTK'nın 23 ve TBK'nın 223. Maddeleri gereği ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı ile davacının talebini davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.Taraflarca sunulan belgelerin incelenmesinde; davalı tarafından ---------- plakalı , -------- marka --------- model aracın 26/08/2025 tarihinde satıldığı, davaya konu --------- plakalı araç üzerinde 29/08/2025 tarihinde davacı yanca eksper raporu alındığı, davacı yanca mail üzerinden davalıya bildirim yapıldığı görülmüştür. Mahkememiz dosyasında alına bilirkişi raporunda özetle; dava konusu aracın hava yastığı ve ön gergili emniyet kemerleri arızasının aracın davacıya satışı esnasından araçta mevcut olduğu, dava konusu aracın ihale ilanında, hava yastığı sistemi arızasına ilişkin olarak yazılmış açıklamanın aracın gerçek durumun belirtir nitelikte olmadığı, dava konusu araçta ayıp bedelinin ara karada detayı verilen hesap yönetimi itibariyle 75.222,22 TL mertebesinden olduğu bildirilmiştir. Hukuki düzenlemeler ve yüksek mahkeme kararları incelendiğinde; 6102 sayılı TTK'nın ticari satış ve mal değişimi başlıklı 23. Maddesi " - (1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir. b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir. c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. " hükmüne haizdir.6098 Sayılı TBK'nın 223. Maddesi " Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmüne haizdir. TBK'nın 219 maddesi gereği satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur. Ayrıca satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile bunlardan sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır. Alıcının seçimlik hakları TBK'nın 227. Maddesinde sayılmış olup buna göre " Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmünü getirmiştir. Satıcının alıcıya karşı satılanda bildirdiği nitelikler ile satılanın kullanım amacı bakımından değerini veya ondan beklenen faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan niteliklerin bulunmamasından doğan sorumluluğuna ayıptan doğan sorumluluk denir. Ayıptan sorumluluğun doğması için satıcının kusurlu olması şart değildir. Satılan şeyde satıcının bildirdiği bir niteliğin veya dürüstlük kuralına göre bulunması gereken bir niteliğin mevcut olmamasına ayıp denir. Kısaca ayıp bir şeydeki nitelik eksikliğidir. Alıcının hatta herkesin satılan şeyde mahiyeti icabı her hangi bir anlaşmaya gerek olmaksızın dürüstlük kuralı gereğince bulunması gereken , beklenen nitelikler vardır. Bunlara beklenen nitelikler veya bulunması gereken nitelikler denir.---------- sayılı ilamında "...Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, araçtaki ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu, aracın her servise götürülüşü ayıp ihbarı niteliğinde olduğundan, davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalı vekilinin keşif sırasında aracın onarıldığının tespit edildiğini istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, bilirkişi raporunda kullanım süresine bağlı olarak arızanın tekrarlanmasının mümkün olabileceği belirtildiğinden bu husustaki istinaf sebeplerinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir..." belirtmiştir. ---------- Sayılı ilamında ".... Somut olayda; davalı tarafından 18.03.2015 tarihinde davacıya satışı yapılan araçtaki paslanma ve boya kusurları nedeniyle davacı tarafından aracın 07.07.2015 tarihinde servise getirildiği, araçtaki ayıbın gizli ayıp, yani kullanımla ortaya çıkan ve basit bir gözden geçirmeyle tespit edilemeyecek nitelikte bir ayıp söz konusu olduğundan, ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nın 23. maddesi hükmü değil, TBK’nın 223. maddesi hükmünün uygulanması gerektiği, dolayısıyla ayıp ihbarının süresinde olduğu kabul edilmelidir..." belirtmiştir.--------- sayılı ilamında "6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 225. maddesine göre de, satıcının ağır kusurlu olması halinde, ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. Aracın motor arızaları nedeniyle, araçtaki ayıbın gizli ayıp, yani kullanımla ortaya çıkan ve basit bir gözden geçirmeyle tespit edilemeyecek nitelikte bir ayıp söz konusu olduğundan, ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nın 23. maddesi hükmü değil, TBK’nın 223. maddesi hükmünün uygulanması gerektiği, davacı tarafça da bir çok kez bu nedenle davalının yetkili servisine başvuru yapıldığı, ayrıca pert hale gelmiş aracın hasarsız kaydıyla satışının yapıldığı, bu durumda TBK'nın 225. maddesi hükmüne göre tacir olan ve bu işi profesyonel olarak yapan davalının ağır kusurlu kabul edilmesi gerektiği anlaşılmasına göre, davacının ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kabul edilmelidir." şeklinde belirtildiği görülmektedir. Bu açıklamalar ışığında; alınan denetime uygun raporda tespit edildiği üzere araçtaki ayıp gizli ayıp kapsamındadır. 6098 sayılı TBK'nın 219/2. Madde ve fıkrası " satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur " hükmüne haizdir. Davalı satıcı bu ayıbı bilmese dahi kanun hükmü gereği alıcıya karşı sorumludur. Tüm dosya kapsamından; davalı tarafından davacıya satılan aracın rayiç değerinden satıldığı, araçta gizli ayıp bulunuğu, netice itibarı ile araçta hava yastığı ve emniyet kemerleri ön gergi siteminde arızası bulunduğu, davacının satış bedelinden indirim talep etmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişi raporunda 75.222,22 TL olarak tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davalı yanca ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı ve zamanaşımı definde bulunmuş ise satış tarihi 26/08/2025 tarihi olup, davanın açıldığı ve ıslah tarihi itibariyle talebin zamanaşımına uğramadığı, ayrıca davacı yanca aracı satın aldıktan sonra muayene ettirmek suretiyle davalıya bildirim yapıldığı görülmüş olup ayıp ihbarı süresinde yapıldığından davalı itirazı yerinde görülmemiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, toplam 75.222,22 TL tazminatın 100,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren bakiye 75.122,22 TL'nin ıslah tarihi olan 08.05.2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 5.138,42 TL harçtan, peşin yatırılan 615,40 TL harç ve ile ıslah harcı olarak alınan 1.297,00 TL'nin düşümü ile geri kalan 3.226,02 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 1297,00 TL ıslah harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 157,40 TL posta gideri olmak üzere toplam 12.685,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 6- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/06/2026