Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2000 E. 2026/673 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2000
Karar No
2026/673
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2000

KARAR NO: 2026/673

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/09/2022

NUMARASI: 2021/429 Esas - 2022/586 Karar

DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketten 20/05/2020 tarih ve ... sayılı fatura ile ... Model Jeneratör satın alındığını, satın alma işleminden sonra davacıya teslim edilen Jeneratör 21/05/2020 tarih ve ...Nolu Start/Teslim Formu ile teslim edildiği, bahsi geçen formda “marka ve modeli anılan jeneratörün jelatinin açıldığı, arka ön kapı üzerindeki boyanın bir yere çarpması sonucu boyanın çıktığı ve darbe oluştuğu" hususu kayıt altına alındığı, davacıya bu hususun jeneratörün çalışmasına engel teşkil etmeyeceği konusunda bilgi verilmediği ve boyasının çıkmasının mala zarar verdiği, mazot elektronik seviye göstergesi olmadan eksik olarak tarafımıza mal teslimi yapıldığı, ayrıca parçaları sökmek için gerekli olan ve kullanma kılavuzunda da yazılı olan alet takımı da teslim edilmediğini, jeneratörün çalışmaması üzerine 29/05/2020 tarih ve ... Nolu Servis Bilgi formu ile; inceleme yapılmış jeneratörün çalışmadığı kayıt altına alındığı, servis yetkililerince yapılan kontrol sonucunda fabrika çıkışlı arıza tespit edildiği ve servis bilgi formunda kayıt altına alındığını, davacı tekrar arıza kaydı bırakarak davalı şirketten alınan jeneratörün çalışmadığını ve yakıt kaçırdığını bildirildiği, bunun üzerine servis yetkilileri 08/06/2020 08/06/2020 tarih ve ... nolu servis bilgi formunda da görüleceği üzere; yakıt deposu ile çekvalf arasındaki hareketten dolayı yırtılma olduğu görüldüğü tespit edildiği ve yenisi ile değiştirildiği ve 1 adet yağ filtresi de takılarak davacıdan toplam 400,00 TL alındığı, yakıt akıtması sebebiyle yaklaşık 200 litre yakıt kaybına sebep olduğu, fabrika çıkışlı olarak hatalı üretilen jeneratörün davacıya yaşattığı mağduriyetler yarattığı, ekinlerinin kurumaması için sürekli servis ile görüşmeler yapıldığı ve bahsi geçen jeneratörün alındığından beri bir türlü istenilen verimin alınamadığını, 22/12/2020 tarihli Arabulucuk görüşmesinde de davalı tarafın davacıya yakıt tankı değişimini ve yakıt sızıntısına bağlı olarak oluşan 200 litrelik yakıt zararını karşılamayı kabul ederek zaten satmış oldukları malın ayıplı olduğunu kabul ettiği belirtilerek satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini, davalı tarafından teslim edilmeyen 1 adet alet takım çantasının davacıya verilmesini, jeneratörün ayıplı yakıt deposundan sızan 200 litrelik yakıt bedelinin davacıya ödenmesini, bu talepler uygun görülmez ise; satılandaki ayıp oranında uygun bir bedel indirim yapılarak indirim yapılan tutarın davacıya ödenmesini, davacıya satış sırasında teslim edilmeyen 1 adet alet takım çantasının davalı tarafından verilmesini, jeneratörün ayıplı yakıt deposundan sızan 200 litrelik yakıt bedelinin davacıya ödenmesini, .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarı için harcanan 404,14 TL bedelin davacıya dava tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazları doğrultusunda davanın yetkili İstanbul Mahkemeleri’ne gönderilmesine, davacının seçimlik haklarını terditli davaya konu etmesi yerleşik yüksek mahkeme kararlarına aykırı olduğundan, davacıya taleplerini açıklaması için kesin süre verilmesine, aksi takdirde huzurdaki davanın usulden reddine, usule ilişkin itirazlarımız kabul görmediği takdirde, davacı TTK’de öngörülen ihbar yükümlülüğünü hak düşürücü süreler içerisinde yerine getirmediğinden, dolayısıyla seçimlik haklar kapsamında talepte bulunamayacağından davanın reddine, dava konusu jeneratörde ayıp niteliğinde herhangi bir arıza bulunmadığından, kaldı ki tespit edilen arıza davacının onarım hakkını kullanması ile giderildiğinden, davacı halihazırda jeneratörü sorunsuz olarak kullandığından davanın reddine, kabul anlamına gelmemek üzere, mahkemece jeneratörde üretimden kaynaklı bir ayıp olduğu ve tekrar eden arıza nedeni ile davacının diğer seçimlik haklarını kullanabileceği sonucuna varılırsa, var olduğu iddia edilen arızanın ücretsiz onarımla giderilebilecek nitelikte olduğu dikkate alınarak jeneratör değişimi talebinin seçimlik hakların kullanımında orantılılık ilkesi çerçevesinde reddine, ücretsiz onarım ya da değer kaybı yönünden araştırma yapılarak hüküm kurulmasına, somut verilere dayanmayan tazminat taleplerinin reddine, aksi takdirde Protokol’de öngörülen sınır gözetilerek tazminat bakımından hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tarafların itirazı üzerine Hatay 6. Asliye Hukuk Mahkemesince Makine Mühendisi bilirkişinin sunduğu 05/08/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Jeneratörün ruting kontrollerini davacı tarafça zamanında kılavuza uygun olarak yapıldığı, zemini, koruması ve diğer etkenlere karşı jeneratörün usulüne uygun olarak kullanıldığı, dolayısıyla jeneratörün arızalanmasında kullanım kılavuzuna aykırı bir neden olmadığı, aksa yetkili servis elemanları tarafından yapılan inceleme sonucunda 12.06.2020 tarih ve ... sayılı tutanağından anlaşılacağı üzere arızaların(fabrika çıkışlı hata tespit edilmiştir) beyanları olduğu bilgi formundan anlaşıldığı, dolayısıyla arızanın fabrika çıkışlı olduğu, sözleşmede yer alan alet takımının jeneratörle birlikte teslim edileceğine ilişkin sözleşmede yer almasına rağmen (Yardımcı donatılar 11.madde) bakım çantasının teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, ayrıca Jeneratörün yanında bulunması gereken bakım çantası tarafından görülmediği, Jeneratörün yakıt depo kapasitesinin 240 Lt. Olduğu katalogdan tespit edilmiştir. Ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 200 Lt. Mazot kaybının olduğu görülmüştür. Fabrika çıkışlı depodaki deliğin deponun alt kısmında yer aldığı ve bir seferde en fazla 240 Lt. Yakıt kaybı olabileceği tespit edildiği, arıza süresince heba olan 200 Lt. Yakıtın keşif tarihindeki (09.03.2022) bedeli olan 20,84 TL olduğu, 200 Lt. x 20.84TL— 4.168,00 TL'nin veya; dava tarihi olan 26.02.2021 tarihi itibariyle yakıtın badeli 6,60 TL olduğu, 200Lt. x 6,60 TL — 1.320,00TL olduğu, ayrıca İhtarname için harcanan miktar 404,14TL'nin davacıya ödenmesi ve satılan Jeneratörün “AYIPSIZ” bir benzeri ile değiştirilmesi gerektiği,..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve HMK 323/1-ç maddesi uyarınca ihtarname masrafları yargılama giderine dahil edilerek,davanın kabulü ile; savaya konu ... markalı jeneratörün ayıplı olması nedeniyle davalı tarafa iadesine ve aynı özelliklerde bir jeneratör ile değiştirilmesine, satış sırasında teslim edilmeyen 1 adet alet çantasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arıza nedeni ile yakıt deposundan sızan 200 litrelik yakıt bedeli olan 1.320,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanzim olunan bilirkişi raporları keşif yapılmak suretiyle hazırlanmasına rağmen davalı şirkete haber verilmeksizin davacının uhdesinde bulunan jeneratör incelenerek hazırlandığını, kök rapora bu yönde itirazda bulunulmasına rağmen yeni bir bilirkişi tayin edilmediğini, keşif günü taraflarına bildirilmek suretiyle rapor tanzimine karar verilmediğini, bilirkişi raporuna gerekçeli itirazlar sunulmasına rağmen bilirkişi bu itirazlarımızı karşılar ek rapor hazırlamadığını, yalnızca davacının beyan ve talepleri doğrultusunda inceleme ve tespitlerde bulunduğunu, huzurdaki uyuşmazlığın da ticari bir uyuşmazlık olduğunu ve ticari uyuşmazlıklarda davanın aydınlatılabilmesi adına kısa bir yargılama süresinin yetersiz kalacağı dikkate alındığında yeniden rapor alınması talebinin haksız yere reddedildiğini, rapora itirazların dikkate alınarak yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmemesi de savunma hakkının açıkça ihlalini doğurduğunu, ilk derece mahkemesi aksi yönde tutum sergileyerek denetime elverişli bulunmayan raporu hükme esas aldığını, mahkemenin iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermesi gerektiğini, ayıp iddiasının kabul anlamına gelmemek üzere davacı ayıp ihbar sürelerine uymadığından, davacının jeneratörü bu haliyle kabul ettiğinin kabulü gerektiğini ve yerel mahkemenin aksi yöndeki gerekçesinin hatalı olduğunu, ayıp iddiasının kabul anlamına gelmemek üzere, davacı ayıp ihbar sürelerine uymadığından herhalde taleplerinin kabulünün de mümkün olmadığını, davacı, jeneratörü teslim alırken jelatininin açıldığının, arka ön kapı üzerindeki boyanın bir yere çarpması sonucu çıktığının ve darbe oluştuğunun teslim formunda belirtildiğini beyan ettiğini, teslim formunda yer alan söz konusu tespitler jeneratörün ayıplı olduğuna işaret etmediğini, bir an için davacının iddiaları kabul edilecek olursa, teslim formunda tespit edilen hususların açık ayıp niteliğinde olduğunun da kabulü gerektiğini, teslimin üzerinden neredeyse bir yıl geçtikten sonra davacının teslim tutanağında yer alan hususları ayıp iddiasının dayanağı olarak göstermesinin haksız ve kötüniyetli olduğu gibi, TTK m. 23/1/c hükmüne de açıkça aykırılık teşkil ettiğini, dava dilekçesinde söz edilen ve açıkça belli olmayan ayıplar bakımından davacının TTK m. 23/1/c uyarınca sekiz gün içerisinde malı inceleme/incelettirme ve ayıp tespit edildiği takdirde bunu davalı şirkete zaman geçirmeden bildirme yükümlülüğü bulunduğunu ancak davacı kanunda öngörülen süre içerisinde inceleme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olacak ki aylar sonra davalı şirkete ihtarname gönderdiğini, süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının ayıp iddiası yerinde olsa dahi jeneratörü her haliyle kabul ettiğini, yerel mahkemenin aksi yöndeki gerekçesinin hatalı olduğunu, davacı teslim formunu imzalayarak jeneratörü teslim aldığını, jeneratörün arka ön kısmındaki boyaya ilişkin olarak da herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, eğer davacı jeneratörü bu haliyle kabul etmiyorsa teslim almaktan kaçınması veya ayıp ihbarında bulunmasının mümkün olduğunu ancak davacı bu yollardan hiçbirine başvurmadığını, davacı da farkındadır ki; jeneratörün küçük bir kısmındaki boya çıkması ayıp niteliğinde olmayacağını ve bu durumun jeneratörün çalışmasını etkilemeyeceğini, davacının ayıp iddialarının yerinde olmadığını, jeneratörde tekrar eden arızanın söz konusu olmadığını, davacının hatalı kullanımı nedeniyle jeneratörün garanti kapsamından çıktığını, bu nedenle tespit edilen arızaların ücreti mukabilinde tamir edildiğini ve davacının halihazırda jeneratörü sorunsuzca kullandığını, jeneratörde tespit edilen arızalar davacının onarım hakkını kullanması ile giderilmiş olduğunu ve davacı halihazırda jeneratörü sorunsuz olarak kullandığını, bu husus ne bilirkişi tarafından ne de yerel mahkeme tarafından dikkate alındığını, davacının onarım hakkını kullanıp jeneratörün garanti kapsamında onarılmasından sonra tekrar eden bir arıza olmadığı halde diğer seçimlik haklarından birini kullanmaya yönelik talepte bulunmasının hakkaniyetli olmadığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satılanın ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmeden dönülerek sözleşme bedelinin iadesi tazmini davasıdır.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmeye konu jeneratörün ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı ve davacının sözleşmeden dönüp bedel iadesi talep edip edemeyeceği noktalarındadır.

Davacı, davalıdan 20.05.2020 tarihinde 11.092,00 USD bedelle dava konusu jeneratörü satın alınmış, 21.05.2020 tarihli Teslim Formunda, jeneratörün koruma jelatini açılınca arka ön kapı üzerindeki boyanın bir yere çarpması sonucu çıktığı belirtilerek davacıya teslim edilmiştir. Jeneratörün çalışmaması üzerine düzenlenen 29.05.2020 tarihli Servis Formunda, fabrika çıkışlı arıza tespit edildiği, yakıt hortumunun ters bağlanması nedeniyle giriş çıkış hortumları normal bağlanarak çalıştığı belirtilmiştir. Jeneratörün çalışmaması ve yakıt kaçırması sonucu düzenlenen 08.06.2020 tarihli Servis Bilgi Formunda, yapılan kontrol sonucu yakıt deposu ile çekvalf arasındaki yakıt hortumunda hareketten dolayı yırtılma olduğu tespit edilerek, bu parçaların yenisi ile değiştirildiği belirtilmiştir. Yakıt deposundan yakıt sızdırması nedeniyle düzenlenen 12.06.2020 tarihli Servis Formunda, yakıt deposu üzerinde fabrikadan kaynaklı hata tespit edilerek, demir depo üzerine hatalı olarak açılan deliğin vida ve yapıştırıcı madde silikon ile kapatılarak yakıt sızdırmasının giderildiği belirtilmiştir.

Davacı taraf, satın aldığı jeneratörün 1 ay içinde 3 kez fabrika çıkışlı arızalanması ve arızaların giderilmesine rağmen kalıcı çözüm bulunamadığından, jeneratörün ayıplı olması nedeniyle misli ile değiştirilmesi, teslim edilmeyen 1 adet takım çantasının verilmesi ve yakıt deposundan sızan 200 litrelik yakıt bedelinin ödenmesi talep etmiş, davalı ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, arızanın kullanım hatasından kaynaklandığı, davacının onarıma ilişkin seçimlik hakkını kullanarak jeneratörü kullanmaya devam ettiğinden artık başka bir seçimlik hakkını kullanamayacağı savunmasında bulunmuştur.

Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaat edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).

Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.

6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Davacı dava dilekçesinde sözleşmeden dönülerek satış bedelinin iadesini talep etmiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, jeneratörün ruting kontrollerini davacı tarafça zamanında kılavuza uygun olarak yapıldığı, jeneratörün usulüne uygun olarak kullanıldığı, dolayısıyla jeneratörün arızalanmasında kullanım kılavuzuna aykırı bir neden olmadığı, Aksa yetkili servis elemanları tarafından yapılan inceleme sonucunda 12.06.2020 tarih ve ... sayılı tutanağından anlaşılacağı üzere arızaların(fabrika çıkışlı hata tespit edilmiştir) beyanları olduğu bilgi formundan anlaşıldığı, dolayısıyla arızanın fabrika çıkışlı olduğu, sözleşmede yer alan alet takımının jeneratörle birlikte teslim edileceğine ilişkin sözleşmede yer almasına rağmen (Yardımcı donatılar 11.madde) bakım çantasının teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, ayrıca Jeneratörün yanında bulunması gereken bakım çantası tarafından görülmediği, jeneratörün yakıt depo kapasitesinin 240 lt. olduğunun katalogdan tespit edildiği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 200 lt. mazot kaybının olduğu, fabrika çıkışlı depodaki deliğin deponun alt kısmında yer aldığı ve bir seferde en fazla 240 lt. yakıt kaybı olabileceği tespit edildiği, arıza süresince 200 lt. yakıtın keşif tarihindeki (09.03.2022) bedelinin litresi 20,84 TL 'den 4.168,00 TL, dava tarihi olan 26.02.2021 tarihi itibariyle litresi 6,60 TL'den, 200lt. yakıtın 1.320,00 TL olduğu, ayrıca ihtarname için 404,14 TL ödendiği ve satılan Jeneratörün ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

Somut olayda, davacı tarafından davalıdan 20.05.2020 tarihinde 11.092,00 USD bedelle dava konusu jeneratör satın alındığı, 21.05.2020 tarihinde davacıya teslim edildiği, jeneratörün arızaları nedeniyle 29.05.2020 tarihinde fabrika çıkışlı arıza tespit edildiği, 08.06.2020 tarihinde yakıt hortumunun değiştiği, 12.06.2020 tarihinde yakıt deposu üzerinde fabrikadan kaynaklı hata tespit edilerek, demir depo üzerine hatalı olarak açılan deliğin vida ve yapıştırıcı madde silikon ile kapatılarak yakıt sızdırmasının giderildiği görülmüştür. Dava konusu jeneratörün satın alındığı tarihten itibaren 1 ay içinde 3 kez arızalandığı, servis formlarında arızanın fabrika çıkışlı olduğunun belirtildiği, Mahkemece hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda jeneratördeki arızaların fabrika çıkışlı olduğu tespit edilmiş olduğu görülerek, sonuç olarak jeneratörün ayıplı olduğu, davacının yetkili servise başvurarak ayıp ihbar yükümlülüğünü de yerine getirdiği, TBK'nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından sözleşmeden dönme hakkını kullandığı ve somut olayda sözleşmeden dönme koşullarının gerçekleştiği görülmüştür.

Davacı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, jeneratörle birlikte teslim edileceği belirtilen alet takımı, bakım çantasının teslim edilmediğini beyan etmiş, dosya kapsamından söz konusu alet çantasının teslim edildiği de davalı tarafından ispatlanamamıştır. Jeneratörün fabrika çıkışlı deposundaki deliğin deponun alt kısmında yer aldığı, depo kapasitesinin 240 lt olduğu, bir seferde en fazla 240 lt yakıt kaybı olabileceğinden, Mahkemece taleple bağlı kalınarak davacının talep ettiği 200 lt yakıtın dava tarihindeki değerine hükmedilerek davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.363,85 TL harcın, alınması gerekli olan 5.455,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.091,55 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.09/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2000, K. 2026/673, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2000-e-2026-673-k-6d3ea674425e