İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/111 E. 2026/419 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/111
- Karar No
- 2026/419
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/111 Esas KARAR NO : 2026/419
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2025 KARAR TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine ... no.lu ZMM- İhtiyari Mali Mesuliyet poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç arasında 06.07.2024 tarihinde gerçekleşen kazada ... plakalı aracın 96100 kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvurulmuş ve müvekkilinin aracının perte ayrılmış, yapılan mutabakatta fazlaya dair haklar saklı tutularak rayiç 655.000.- TL olarak kabul edilmiş, 355.500 TL sovtaj bedeli, ZMM sigorta limiti dahilinde 200.000.- TL, İMM kapsamında ise 99.500. TL tazminatın müvekkiline ödenmiş olduğunu, Müvekkiline ait aracı 2015 model ... marka ... tipi hususi araç olup, aracın rayiç değeri her ne kadar 655.000 TL olarak tespit edilmişse de, bu bedelin çok düşük olarak belirlendiğini, bu sebeple müvekkilinin maddi zarara Uğratıldığını ve aracın rayicinin en az 825.000.- TL civarında olduğunu, Müvekkilinin aracının gerçek değeri olarak tespit edilen bedel ile davalı şirketçe pert bedeli olarak takdir edilen bedel arasında fahiş fark bulunduğunun anlaşılmış olduğunu, müvekkilinin aracının perte ayrılmasına rıza göstererek davalı sigorta şirketi ile mutabakat imzalamış ise de bu belgede fazlaya dair haklarını saklı tutmuş olduğundan, davalı sigorta şirketinin müvekkiline aracının gerçek rayiç bedelini ödemekle mükellef olduğunu, 6102 Sayılı TTK.'nun 1459. maddesinde; "Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder." denilmekle sigortacının, zarara uğrayanın gerçek zararını ödemekle sorumlu olduğunun belirtilmiş olduğunu, Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.1.1. Maddesinde "Sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibarıyla rayiç değerine kadar teminat altına almıştır. Sigorta tazminatının hesabında sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki rayiç değerleri esas tutulur. " hükmünün yer aldığını ve Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.2.2. maddesinde ise; "Sigortalının ve sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişilerin aracın hasarlı haliyle sahibine terk edilmesine onay vermesi halinde aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hali arasındaki tutar sigortalıya tazminat olarak ödenir." hükmünü içerdiğini, Müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında mutabakat imzalanmış olsa da belirlenen rayiç değerin gerçeği yansıtmadığının alınan raporla tespit edilmiş olduğunu, bu sebeple bahse konu mutabakat ile belirlenen rayiç bedelinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu kapsamda imzalanan mutabakatnamenin de geçerli kabul edilemeyeceğinin Yargıtay 11.H.D.O02.10.2003 T, 2275-8707 sayılı kararıyla da tespit edilmiş olduğunu, şöyle ki; “bahsi geçen kararda “Davacı sigorta şirketinden bir miktar para alarak davalının poliçeden doğan sorumluluğunu İbra etmişse de, daha sonra açtığı davada, kazadan doğan maddi zararın fazla olduğunu ileri sürerek bunun tazminini istemiştir. Mahkeme, davacının delilleri toplanarak kazadan dolayı uğradığı maddi zararın miktarı, niteliği ve kusur oranlarına göre ibraname karşılığı alınan bedelin KTK' nun 111/2.maddesi uyarınca yetersiz veya fahiş olup olmadığının - bilirkişi incelemesi de yaptırılarak belirlenmesi gerekirken, geçerliği araştırılmadan ibranameye dayalı olarak davacının maddi tazminat isteminin reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.” şeklinde hüküm kurularak, imzalanan mutabakatnameye dayanılarak hüküm kurulamayacağını açıkça belirtmiş olduğunu, İşbu dava öncesi 23.10.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurularak müvekkilinin aracındaki pert farkı bedeli talep edilmiş, davalı sigorta şirketince herhangi bir cevap verilmeyerek talebin zımnen reddedilmiş olduğunu, ayrıca arabuluculuk başvurusunda da bulunulmuşsa da anlaşma sağlanamadığından, müvekkilinin uğramış olduğu zararın karşılanmaması üzerine işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, İddia etmiş ve sonuç olarak, HMK 107/1. maddesi gereğince belirsiz alacak davasının kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkiline ait ... plakalı aracın 100,00 -TL pert bedelinin, poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 25/12/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; 20.10.2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkilin aracında oluşan bakiye pert bedelini 152.600,00-TL daha arttırdığımızı, toplam 152.700,00-TL pert tazminatının temerrüt tarihi olan 06.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ederiz. Arttırdığımız kısım ile dava dilekçesinde talep edilen miktarın birleştirilmesi sonucu toplam 152.700,00-TL maddi tazminat bedeli tutarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Her türlü başvuru, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz "... şeklinde bedel artırım talebinde bulunmuştur. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada zamanaşımının dolmuş ve davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış, ayrıca davanın görevli ve yetkili olmayan mahkemede açılmış olduğundan davanın bu yönlerden de reddini talep ettiklerini, Müvekkili şirket tarafından rayiç bedelinin 650.000,00 TL, sovtaj bedelinin 355.500,00 TL ve trafik poliçesi limiti olan 200.000,00 TL'nin mutabakat sonucu ve İMM sigortasından dolayı 99.500,00 TL olmak üzere toplam 299.500,00 TL'nin 01.10.2024 tarihinde davacı ...'e ödenmiş olduğunu, davacı tarafa yapılan ödeme ile müvekkili şirketin sigorta poliçesinden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğundan, işbu haksız vesMesnetsiz davanın reddi gerektiğini, 3. Trafik Sigortası Genel Şartlarının Tazminatın Ödenmesi başlıklı B.2 maddesinde; “...Hak sahibinin aracın hasarlı haliyle kendisine terk edilmesine onay vermesi halinde, aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hali arasındaki tutar zorunlu trafik sigortası limitleri dahilinde kendisine tazminat olarak ödenebilir. Bu durumda ilgisine göre bu maddede yer alan usul çerçevesinde işlem yapılır. Hak sahibinin onayı ile aracı hasarlı haliyle hak sahibine terk ederek tazminatı ödemek isteyen sigortacı, tespit edip hak sahibine bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren 1 aylık süreyle sınırlı olarak garanti etmiş sayılır.” hükmünü içerdiğini, Müvekkili şirket tarafından yukarıdaki madde kapsamında davacıyla mutabık kalınarak araç rayiç ve sovtaj değeri hesaplanmış ve bu doğrultuda ödeme yapılmış olduğunu, bu nedenle Müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, haksız talebin reddi gerektiğini, Davada temerrüt faizi olarak yasal faize talep edilmesi gerekirken avans faizinin talep edilmesinin doğru olmadığını, başvuru sahibi vekilinin avans faiz isteminin reddi gerektiğini Savunmuş ve sonuç olarak, yapılan ödemeler nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirmesi sebebiyle huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davalı vekilince sunulan hasar dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine, Davalı ... Sigorta Anonim Şirketine, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişiler ... , ... ve ... tarafından hazırlanan 20.10.2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "... Davacı tarafından imzalanmış olan 13.08.2024 tarihli mutabakat “fazlaya ilişkin yasal haklarının saklı kalması kaydıyla” verilmiş olduğu, Bu mutabakat doğrultusunda; 06.07.2024 tarihli kazada aracın rayiç bedelinin 655.000 TL ve davacıya ait ... plakalı araç hasarlı vaziyette 355.500.- TL sovtaj bedeli ile dava dışı ... 'e satılmış ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından, trafik poliçesi kapsamında azami teminatı olan 200.000.- TL ve İMM/İhtiyari Mali Mesuliyet kapsamında da 99.500.- TL olmak üzere toplam 299.500.- TL hasar bedeli 01.10.2024 tarihinde davacıya ödenmiş olduğu, Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin, 08.07.2024 ilk başvuru tarihini takip eden 8 iş günü hitamında 22.07.2024 tarihinde ve hasar pert farkının ödenmesine ilişkin talep dilekçesinin tebliğ tarihi olan 23.10.2024 tarihini takip eden 8 iş günü hitamında 06.11.2024 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, Sürücü ...'un 96100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'in kusursuz olduğu, Dava konusu aracın hasarının onarımının ekonomik olmadığı, Pert işlemi için aracın kaza tarihindeki rayicinin 807.700 TL olduğu Kendisine toplam 655.000 TL ödeme yapılmış olan davacının kalan zarar tutarının 152.700 TL olduğu Bu durumda; ... no.lu ZMS/Trafik Sigorta Poliçesinin azami teminatı tüketilmiş olduğundan, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından, davacı ...'in bakiye kalan 152.700 TL zararının, ... no.lu Kasko Sigorta Poliçesi içerisinde mevcut olan ve zarar görenin geri kalan hasar miktarını karşılamak amacıyla verilen İMM/İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı kapsamında ödenmesi gerektiği görüş ve kanaatine varmıştır....." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacıya ait ... plakalı araca ait bakiye pert bedelinin tahsili isteminden ibarettir. Huzurdaki davada uyuşmazlık; 06/07/2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketinin İMMS sigortası ile sigortalı bulunan dava dışı araç sürücüsü ...'a ait ... plakalı araç ile çarpışmasında kusurun kimden kaynaklandığı, dava konusu ... plakalı aracın pert total işlemine tabi tutulup tutulmadığı, tamirinin ekonomik olup olmadığı, davacının aracının perte çıkması nedeniyle ödenmeyen bakiye pert bedeli talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında inceleme yapılabilmesi için bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 20/10/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. Taraflarca rapora itiraz edilmemiştir. Yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı, yaşanan trafik kazası nedeniyle karşı araç İMMS'ine karşı işbu davayı ikame etmiştir. Bu kapsamda kazanın meydana gelmesinde kusur durumunun belirlenmesinin tespiti için alınan raporda karşı araç sürücüsü ...'un 2918 sayılı kanunun 84/a kuralını ihlal etmesi nedeniyle %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün ise kusursuz olduğu tespit edilmiş ve bu tespitin kaza tespit tutanağı ile aynı yönde olduğu kusur durumunu değiştirecek başkaca bir delil olmadığı nazara alınarak hükme ve denetime elverişli rapordaki kusura ilişkin tespitler mahkememizce de benimsenmiştir. Dava konusu araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı doğrultusunda davacı kazalı aracının markası, modeli, yaşı, km'si, kazadan önceki mevcut durumu ve hasarın boyutu, irdelenmek suretiyle, aracın rayiç değerinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti ile buna göre kaza tarihinde hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle tazminat miktarının tespit edilmesi yöntemiyle bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada araçta oluşan hasar bedeli ve değer kayına göre pert işleminin ekonomik olduğu , aracın bu kaza öncesi başkaca kazasının bulunmadığı tespit edilmiş olup alınan hükme ve denetime elverişli rapor doğrultusunda ödenen miktarlar düşülmek suretiyle bakiye pert bedeli 152.700 TL olarak tespit edilmiş ve bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda poliçe teminatı kapsamında bulunan bedel hüküm altına alınmıştır. Ayrıca davalı mutabakat gereği borcu olmadığını ileri sürmüş ise davacı yanca KTK 111. Maddesine uygun olarak iki sene içinde dava açılmış ve davalının dayandığı mutabakat kısmi ödeme niteliğinde makbuz olarak kabul edilmiştir. (Emsal ilam: ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 2023/1289 Esas 2025/134 Karar) Temerrüt tarihi ve faiz türünün incelenmesinde: 2918 sayılı KTK'nın 99/1. Maddesi gereğince temerrüt tarihi davalı sigorta bakımından sigortaya başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası esas alınarak belirlenmiş ve aracın hususi olması da gözetilerek 06/11/2024 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle; davacı tarafından açılan davanın kabulü ile 152.700,00-TL pert bedeli tazminatının temerrüt tarihi olan 06.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın KABULÜ ile , 152.700,00-TL pert bedeli tazminatının temerrüt tarihi olan 06.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 10.430,94-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.222,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.208,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin/nisbi harcı, 2.607,00-TL tamamlama harcı, 28.000,00-TL bilirkişi ücreti, 122,50-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 31.960,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından karar tesisine yer olmadığına, 6-Devletçe karşılanan 4600 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2026
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA