Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/51 E. 2026/2770 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/51
Karar No
2026/2770
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/51

KARAR NO:2026/2770

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:21/10/2025

NUMARASI:2024/394 E - 2025/721 K

DAVA:İtirazın İptali

KARAR TARİHİ:13/10/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı tarafından 05.03.2020 tarihinde davacının “... Esenyurt/İstanbul” adresinde bulunan iş yerinde harici hat kullanmak suretiyle kaçak elektrik kullanıldığından bahisle davacı hakkında tahakkuk yapıldığını,elektriğinin kesildiğini ve sayacın mühürlendiğini, davacının elektrik aboneliği olup,kaçak elektrik kullanmadığını,davalı şirketçe tutanakların geçerli delil hükmünde olduğunu iddia etmişse de tutanaklar incelendiğinde davalının ve tanık veya başka kişilerin imzasını taşımadığı, sadece kurum personeline ait olabilecek kişilerin imzalarını taşıdığı, davalı şirket tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının (30.612,66 TL) tespitinie karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;davalı şirket çalışanları tarafından 05.03.2020 tarihinde yapıları kontrollerde ... Esenyurt adresinde ... nolu tesisatın bulunduğu yerde harici hattan enerji kullanılması sebebiyle davacı adına ... nolu kaçak tespit tutanağı tarafından tanzim edildiğini, davacı adına tanzim edilen kaçak kullanım faturası Enerji Piyasası Tüketici Hizmetler Yönetmeliğine uygun olarak tahakkuk ettirilmiş olduğunu beyanla , davacının haksız ve mesnetsiz davasının davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; "

"Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... seri numaralı kaçak tespit tutanağına istinaden kesilen ilk tahakkuk faturası yönünden davacının davasının reddine, ek tahakkuk faturası yönünden ise kısmen kabulü ile davacının davalıya ek tahakkuk faturası sebebiyle 743,37TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,"karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili istinaf etmiştir.Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda ;" yargılamada alınan bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalar ve ulaşılan sonuçlar bakımından bariz farklılıklar bulunmaktadır.Hükme esas alınan son bilirkişi raporunun heyet tarafından düzenlendiği belirtilmiş ise de ,heyette sadece teknik incelemeye katkı sağlamak üzere tek elektrik mühendisi bulunduğu,dolayısı ile bu raporun içeriği itibarıyla ve yapılan itirazlar da dikkate alınarak uzlaştırıcı bir rapor mahiyetinde olmadığı değerlendirilmiştir.Bu sebeple ,yargılama sırasında rapor sunan bilirkişiler dışında 3 kişilik elektrik mühendisi bilirkişi kurulundan itirazları karşılar şekilde,denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi uyuşmazlığın çözümü için gerekli olmakla, tarafların istinaf taleplerinin kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına" karar verilmiştir.İstinaf Konusu Mahkeme Kararı ;Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda ;

A-ESAS DAVA YÖNÜNDEN 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; Davacının dava konusu fatura sebebiyle davalıya 25.617,77TL yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE,

B-BİRLEŞEN İSTANBUL 15.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2023/461 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN

1-Davanın KISMEN KABULÜNE; İstanbul 18.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan İTİRAZIN 4.994,89TL yönünden İPTALİ ile TAKİBİN bu tutar üzerinden DEVAMINA,

2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.

İstinaf Başvurusu;Davalı -birleşen dosya davacısı ... vekilince verilen istinaf dilekçesinde;"Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama mevzuat hükümlerine aykırıdır.Davacı-birleşen davalının toplam 360 gün boyunca kaçak elektrik kullandığı sabit olup buna rağmen bilirkişi tarafından 45 günlük süre üzerinden hesaplama yapılması hukuka aykırıdır. Bilirkişi tarafından ortalama günlük tüketime göre 20.01.2020 tarihinde tüketimin düştüğü ve bu tarih itibariyle 20.01.2020 – 05.03.2020 tarihleri arası 45 günlük süre için hesap yapılması gerektiği, kaçak ek hesabına ise gerek olmadığı belirtilmişse de işbu Yönetmeliğe aykırı tespit ve hesaplamaların kabulü mümkün değildir.Müvekkil şirket tarafından dava konusu mahalde 05.03.2020 tarihinde harici hattan kullanım yapıldığı tespit edilmiş ve 07.09.2019 – 05.03.2020 tarihleri arası (180 gün x 8,2 kW x 8H) 11808 kWh karşılığı 21.722,33-TL kaçak, 10.03.20109 – 07.09.2019 tarihleri arası (180 gün x 8,2 kW x 8H) 11808 kWh karşılığı 8.920,33-TL kaçak ek tahakkuku yapılmıştır. Dava konusu ... seri numaralı tutanakta da kaçak kullanım şekli harici hat olarak tespit edilmiş olup kaçak tüketim hesaplamasındaki kaçak kullanım süresi de Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 45/1-b bendine istinaden tespit edildiğinden bilirkişinin yapmış olduğu hesaplamalar hatalıdır.Nitekim işbu kaçak kullanımını gösterir video kaydı da dosya kapsamına sunulmuş olup işbu video kaydı da nazara alınarak tespit ve hesaplama yapılması gerekmektedir.Fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılmış ve kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirilmiştir.Tespit ve tahakkukta hata bulunmamakta olup müvekkil şirket tarafından uygulanması zorunlu olan, onaylı ulusal tarife bileşenleri hakkında müvekkil şirketin herhangi bir tasarrufu bulunmamaktadır. Konu hakkında tasarruf sahibi olan kurum EPDK'dır. Bu sebeple müvekkil şirket tarafından yapılan inceleme neticesinde, kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim edilen itiraza konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanaklarında ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturalarında herhangi bir hesaplama hatası bulunmamaktadır. Bu yönüyle de rapora itirazlarımızın kabulü ile yeni rapor alınması gerekirken hatalı hesaplama yapılan eksik rapor ile hüküm tesis edilmiştir.Son olarak aleyhimize hükmedilen yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretine de itirazlarımızı bildirir kabul etmediğimizi beyan ederiz." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;Dava, menfi tesbit talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul 18. İcra ... sayılı takip dosyasında ;30.642,66 TL asıl alacak ve ferileri yönünden toplam 33.747,45 TL ' nin tahsili bakımından takip yapılmıştır.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;Davalı şirket yetkilileri tarafından, davacının bulunduğu adreste yapılan kontrolde,harici hattan kaçak elektrik enerjisi kullanımında bulunulduğu, kaçak kullanımın olduğu hattın bağlı olduğu işyerine ait elektriksel yüklerin toplamı (kurulu gücü) 8,2 kW olduğunun tespit edildiği, 05.03.2020 tarihli tutanak sebebiyle, davacı adına harici hattan kaçak elektrik kullanımına dayalı fatura tahakkuku yapıldığı,davacı tarafın söz konusu faturayı ödediği anlaşılmaktadır.Mahkemece ,kaldırma kararından sonraki yargılamada alınan bilirkişiler Prof. Dr. ...,bilirkişi Dr. ... ve bilirkişi Dr. ... hazırladığı 19.03.2025 tarihli raporda;“Dosya arasında; davaliş şirket çalışanları tarafından, kaçak kullanım için çekilmiş olan harici hattin bağlantı noktasının bulunup, iptal edildiği yönünde bir belge ve bilgi mevcut değildir.”Ancak, davali tarafın itiraz dilekçeği ekinde dosyava sunulan CD içeriğindeki görüntüsinden, davaya konu kesisatta; sayacın faz devresinden geçen akım değerleri ile nötr devresinden geçen akım değerlerini farklı olduğu açık olarak görülmektedir.Bu durum ancak, sayaçtan önce başka bir noktadan yapılan bağlantı ile kaçak kullanım bölgesine faz iletkeni üzerinden bağlantı yapılıp, nötr dönüşünün de sayaç üzerinden veriliyor olması durumunda söz konusu olabilir. Bu durum Davalı dağıtım şirketi tarafından, Kaçak Elektrik Tespit Tutanağında tespit edildiği belirtilen kaçak kullanım olayının, yönetmelikte belirtilen fotoğraf ve görüntülerle desteklenemediği, Davalı şirketinin iddiaları doğrultusunda, Kaçak Elektrik Tespit Tutanağında belirtilen bilgilerin fotoğraflarla desteklenmesi halinde, davacının davalıya olan fatura borcu toplamının fatura son ödeme tarihi itibarı ile 12.756,91 TL olduğu, Asıl dava yönünden; davacı birleşen davada davalı...’ın menfi tespit talebinin 17.885,75 TL tutar için yerinde olduğu, Birleşen dava yönünden; davalı birleşen davada davacı ...’ın itirazın iptali talebinin 12.756,91 TL yönünden yerinde olduğu” şeklinde mütalaada bulunmuştur.İtirazlar üzerine bilirkişi heyeti 02/06/2025 tarihli raporda; “Davalı dağıtım şirketi tarafından, Kaçak Elektrik Tespit Tutanağında tespit edildiği belirtilen kaçak kullanım olayının, yönetmelikte belirtilen fotoğraf ve görüntülerle desteklendiği,Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42-(1)/b maddesinde kaçak elektrik kullanımı olarak tarif edildiği,.Davacıya ait kuaför işletmesinin hangi tarihte çalışmaya başladığını dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi mevcut değildir. 17.04.2019 tarihi ile 20.01.2020 tarihleri arasında ortalama günlük tüketim değerinin tekrar yükselecek, yaklaşık 17.02.2018 / 17.04.2018 dönemi tüketim değerlerini alması bu dönemde kuaför dükkanını kaçak tüketim yapmadığı göstermektedir. 20.01.2020 tarihi ile 5.03.2020 tarihleri arasında da sayaçtan geçen tüketim miktarının yeniden düşmesi ve bu sırada kuaför dükkanının çalışmakta olması; kesin olarak kaçak tüketim yapıldığını göstermektedir.Kök raporda 5.03.2020 tarihinden geriye doğru 180 gün kaçak kullanım yapılmış olduğu kabulü ile hesaplama yapılmış olduğu,ancak tesisata ait tüketim ekstresinin değerlendirilmesi sonucu kaçak tüketim süresinin 45 gün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. tablodan; davacının 05.03.2020 tarih ve ... seri nolu Kaçak Elektrik Kullanım Tespi Tutanağı tutulmasından 45 gün önce kaçak tüketime başlamış olduğu anlaşıldığından, bu tutanağa istanaden yapılmışlak hesaplamaların bu süre ile sınırlı olduğu değerlendirilmektedir.Dolayısı ile ek tüketim hesaplaması yapılmamıştır. Ortalama Günlük Tüketim Miktarları hesaplandığı,davacının davalıya olan fatura borcu toplamının takip tarihi itibarı ile; Mahkemenin kanaatinin, gecikme faizinin KDV’sinin ödenmesi gerektiği yönünde olması halinde 4.994,89 TL olduğu, Mahkemenin kanaatinin, gecikme faizinin KDV’sinin ödenmemesi gerektiği yönünde olması halinde 4.934,01 TL olduğu, Asıl dava yönünden; davacı birleşen davada davalı ...’ın menfi tespit talebinin bu tutarlar için yerinde olduğu,Birleşen dava yönünden; davalı birleşen davada davacı ...’ın itirazın iptali talebinin bu tutarlar için yerinde olduğu” şeklinde mütalaada bulunmuştur.Tutanak tarihi 05.03.2020 olup,davalının abone olduğu anlaşılmaktadır. 05.03.2020 tarihli ... A.Ş. elemanları tarafından düzenlenmiş ... seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağında, Tutanakta özetle “... nolu tüketim noktaslarına yapılan kontrollerde, harici hat çekilerek enerji kullanılmasının tespit edildiği, harici hattan kuaför dükkanının beslendiği, sayacın elektrikçi ve kuaför dükkanını beslediği,” belirtilmiştir.Kaçak Kullanım Şekli:Bilirkişi kurulunca ;"Dosya arasında mevcut, kaçak tespit sırasında çekilmiş olan fotoğraflarda ;şebekeden gelen faz iletkeninin sigorta üzerinden sayaca giriş yaptıgı ve sayaçtan çıkan faz iletenkinin, yine bu sigorta üzerinden aboneye ait tesisata gittiği görülmektedir."şeklinde açıklanmaktadır.Bu durumda ,harici hattan bazı cihazların beslenmesi durumu sözkonusu değildir.Tutanak tarihindeki Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. Kaçak tahhukkuku yanında geçmişe yönelik ek tahakkuk yapılabilmesi için kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi gerekmektedir.Davada davacının, kaçak elektrik enerjisi kullanım süresi yönünden Bilirkişi heyetince ,... tarafından sunulan tüketim ekstrelerine göre,tüketimin düşmeye başladığı tarihler tesbit edilmiş olup, bu tesbitlere göre kaçak kullanım süresi tesbit edilmiştir.Ek tüketim yönünden; davalı şirket kayıtlarında doğru bulgu ve belge bulunup bulunmadığının, diğer bir deyişle davacının kaçak kullanım başlangıç tarihinin net olarak tespit edilip edilmediğinin tesbiti gereklidir.Somut olayda ,bu yönden ,doğru bulgu ve belge bulunmadığı gerekçesiyle ek tüketim hesaplanmamıştır.Mevcut dosya kapsamına göre ,bilirkişi kurulunun hesaplama ve incelemesi delillere ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun bulunmuştur.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı-birleşen dosya davacısının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı-birleşen dosya davacısının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Asıl dosyada davalıdan alınması gereken 1.749,95 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.134,55 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)

Birleşen dosyada davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/51, K. 2026/2770, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-51-e-2026-2770-k-04f8c5ae5a34