Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1298 E. 2026/1515 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1298
- Karar No
- 2026/1515
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2026/1298 Esas
KARAR NO: 2026/1515
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/153 Esas, 18/08/2026 tarihli ara karar
DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüz, Haksız Rekabet
KARAR TARİHİ: 22/10/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkiline ait tescilli ve tanınmış markaların aynısını ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini, müvekkilin markasının tescilli olduğu ve aktif olarak kullandığı ürünlerinde kullandığını, müvekkiline ait ürünlerin ambalaj, imaj, biçim, yazı- şekil kombinasyonları, renk bileşikleri, piyasaya sunuluş tarzı gibi tanıtıcı unsurlarının benzeri ürünleri üretip, bunları piyasaya arz ederek müvekkilin marka haklarına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet yarattığını, davalının bu ürünler üzerinde kullandığı, 30. sınıfta yapmış olduğu ... numaralı yerli marka tescil başvurusunun, müvekkilinin yapmış olduğu itiraz üzerine nihai olarak TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, davalının sektörde lider müvekkili ile birebir aynı ürünleri ürettiğini, taraf ürünlerinin birebir aynı cins ürünler olduğunu, davalıya ait ürünlerin "...", müvekkiline ait ürünlerin ise tanınmış ve tescilli "..." markasını taşıdığını, bu nedenle TÜRKPATENT nezdinde müvekkilin itirazı üzerine 30. sınıfta reddine karar verilen “...” markası ile davaya konu ürünlere dair ambalaj tasarımlarını kullanımlarının derhal durdurulması, davalıların huzurdaki kapsamda davalıya ait üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş dava konusu ürünlere ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı materyallere, sair tanıtım malzemelerine ve araçlara el koyulması, bu ürünlerin davalıya ait www.instagram.com/chocoworldshop ve www. f..... TR sosyal medya hesapları, ..., ... ile www...com internet sitesi dahil her türlü çevrimiçi ve çevrimdışı mecrada tanıtımının ve satışının engellenmesi, davalının müvekkiline ait “...” ve “... markasını çevrimiçi ve çevrimdışı her türlü mecrada kullanımlarının derhal durdurulması, bu kapsamda davalının “...” markalı ürünlerinin davalıya ait sosyal medya hesapları, www...com internet sitesi ve ... ile ... başta olmak üzere çevrimiçi ticaret platformlarında satışa sunulmakta olduğu tüm linklere erişimin engellenmesi hususlarında SMK m. 159, TTK m.61, HMK m.389 ve devamı uyarınca, huzurdaki yargılama neticesinde verilecek hüküm kesinleşinceye kadar önlenmesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI:
İlk derece mahkemesinin 31/03/2026 Tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verilmiş, itiraz ise reddedilmiştir.
İSTİNAF KARARI:
Dairemizin 2026/720Esas, 2026/1104 Karar sayılı ilamında; "... yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, HMK’nın 389 ve SMK’nın 159. maddelerindeki ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olduğu, Mahkemece "..." markalı ürünlerin söz konusu ürün ambalaj tasarımlarının kullanımının tedbiren durdurulmasına, davalıya ait üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş "..." markalı ürünlere ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı materyallere, sair tanıtım malzemelerine ve araçlara el koyulması ile yediemine teslimine, davalının "..." markası başta olmak üzere, davacıya ait "...", "..." ve "...+şekil" markaları ile bu markaları taşıyan ticari giydirmeler ile aynı ve benzer çevrimiçi ve çevrimdışı her türlü mecradaki kullanımlarının tedbiren durdurulmasına, "..." markalı ürünlerin söz konusu ürün ambalaj tasarımlarının kullanımının tedbiren durdurulmasına, davalıya ait üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş "..." markalı ürünlere ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı materyallere, sair tanıtım malzemelerine ve araçlara el koyulmasına (Tedbire konu ürünlerle sınırlı kalmak üzere), yediemine teslimine, ..., ..., ... ve davalıya ait www...com internet sitesi ve dahil her türlü çevrimiçi ve çevrimdışı mecrada davaya konu "..." ve dahil "..." markası ile iltibasa neden olduğuna dair bilirkişi raporunda görüş belirtilen davalıya ait ürünlerin tanıtımının ve satışının engellenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamına ve ihtiyati tedbir kararının niteliğine göre takdir edilen 500.000,00 TL teminatın da yeterli olduğu anlaşılmıştır.
Ancak, davalıya ait olduğu tespit edilen www...com alan adlı internet sitesinden davaya konu edilen ve davacının "...", "..." markaları ile benzer olduğuna dair görüş bildirilen "..." markasının yer aldığı 30. sınıf kapsamındaki ürünler ve davacının ürün ambalajları ile benzer olduğuna dair bilirkişi raporunda görüş bildirilen ürün ambalajlarının kaldırılması ve diğer sosyal medya hesapları ile e-ticaret sitelerinden de davalının aynı ürünlerin satış ve tanıtımlarına son vermesi, görsellerin ve tanıtımların kaldırılması için davalı tarafa uygun ve kesin bir süre verilmesi gerekirken, alan adında davacıya ait markalar ile benzer ibare bulunmamasına rağmen davalının tüm ticari faaliyetini durduracak şekilde www...com alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine ve diğer linklerin tamamına erişimin engellenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
TALEP:
Davacı vekili 05/08/2026 tarihli talep dilekçesi ile;
müvekkilinin marka haklarına tecavüz edildiği ve haksız rekabet oluşturulduğu gerekçesiyle daha önce verilen ihtiyati tedbir kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından ölçülülük ilkesi gerekçesiyle kısmen kaldırıldığı, davalının "..." ibaresini terk etmesine rağmen "..." markası altında müvekkilin ticari giydirme unsurlarını taklit etmeye devam ettiği, davalının internet sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında müvekkile ait "..." ve "..." markalarını anahtar kelime olarak kullandığı, bilirkişi raporları ile davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin sabit olduğu, davalının kötü niyetli olarak mahkeme kararlarını etkisiz kılmaya çalıştığı, bu nedenle "..." ve "..." markalı ürünlerin kullanımının durdurulması gerektiği, davalıya ait stoklanmış ürünlere el konulması talep edildiği, sosyal medya hesaplarındaki ilgili linklere erişimin engellenmesi istendiği, davalının internet sitelerinde yer alan ve müvekkilin ambalaj tasarımlarını taklit eden ürünlerin tanıtım ve satışının engellenmesi gerektiği, davalının müvekkile ait markalarla benzer çevrimiçi ve çevrimdışı kullanımlarının derhal durdurulması gerektiği, yargılama neticesinde verilecek hüküm kesinleşinceye kadar teminatsız olarak veya hakkaniyete uygun düşük bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
İlk derece mahkemesinin 18/08/2026 Tarihli ara kararında;
"...somut olaya bakıldığında; talep edenin başvuru dilekçesi, bilirkişi raporları ve içerisindeki tespitler ile birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, aleyhine tedbir istenen davalının ... ibaresi ile gerçekleştirdiği fiili kullanımlar ile internet üzerinden gerçekleştirdiği faaliyetleri ile davacının markasına ait sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunun yaklaşık olarak ispatlandığı, şartlara uygun ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunduğu ve ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu kanaatine varılmakla; SMK'nın 159 ve 6100 sayılı HMK'nın 389-390. maddeleri gereğince ihtiyati tedbir talebinin KISMEN kabulü ile takdiren 500.000,00TL (Beş Yüz Bin TL) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla kabulüne dâir aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Davacının incelenen ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde "..." ibareli kullanımlar yönünden de talepte bulunduğu, davacının "..." ibareli kullanımlar yönünden ne dava dilekçesinde ne de cevaba cevap dilekçesinde herhangi bir isnatta bulunmadığı, mübrez bilirkişi kayıtlarında "..." ibareli kullanımlara ilişkin bir inceleme ve araştırma gerçekleştirmediği, davacının "..." ibareli kullanımlara yönelik talebinin HMK madde 141 kapsamında iddiayı genişletme yasağına tabii olduğu, "..." ibareli kullanımlar yönünden davacının talepte bulunmak için yasal süresinin geçtiği anlaşılmakla, "..." ibaresi yönünden taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.
1-SMK'nın 159. ve 6100 sayılı HMK'nın 389-390. maddeleri gereğince davacı vekilinin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KISMEN KABULÜ İLE TAKDİREN 500.000,00 TL (Beş Yüz Bin TL) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜNE,
"..." markalı ürünlerin söz konusu ürün ambalaj tasarımlarının kullanımının tedbiren durdurulmasına,
2-Davalıya ait üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa “sunulmuş “...” markalı ürünlere ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı materyallere, sair tanıtım malzemelerine ve araçlara el koyulması ile yediemine teslimine,
3-Davalının “...” markası başta olmak üzere, davacıya ait “...”, “...” ve "...+şekil" markaları ile bu markaları taşıyan ticari giydirmeler ile aynı ve benzer çevrimiçi ve çevrimdışı her türlü mecradaki kullanımlarının tedbiren durdurulmasına,
4-"...” markalı ürünlerin söz konusu ürün ambalaj tasarımlarının kullanımının tedbiren durdurulmasına,
5-Davalıya ait üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş “...” markalı ürünlere ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı materyallere, sair tanıtım malzemelerine ve araçlara el koyulmasına, (Tedbire konu ürünlerle sınırlı kalmak üzere), yediemine teslimine,
6-Davalıya ait “...” markalı ürünlere ilişkin sosyal medya hesaplarında yer alan; www......
www ....
www ....
www....
www...
wwwi....
www ...
www.....
www...
www....
www ...
www.
....
www......
....
www.
..., ..., ..., ... ve davalıya ait www...com internet sitesi ve dahil her türlü çevrimiçi ve çevrimdışı mecrada davaya konu “...” ve dahil “...” markalı ürünlerin tanıtımının ve satışının engellenmesine ve söz konusu linklere erişimin engellenmesine:
www...com/chocoworld/...-crumble-biskuvi-kiriklari-9kg-p-
360813036?boutigueId=61&merchantId=126359
www...com/chocoworld/...-crumble-750gr-biskuvi-kiriklari-p-
635067981?boutigueId=61&merchantId-126359
www...com/.../crumbs-750-gr-p-
670387136?boutiqueld=61&merchantId=126359
www...com/market/biskuvi-ve-kek/en-ucuz-chocoworld-9-kg-...-crumble
biskuvi-kiriklari-fiyatlari,1500954
https:/turkish...com/product-detail/Chocoworld-...-Topping-1-kg-
11000031083951.html
www....-9kg-
www......-750gr-
www...com/...-......-4-5kg-
www...com/......-1Okg-
www...com/...-karamelize-biskuvi-kremasi-1kg-
www. ....com/...-surulebilir-karamelize-biskuvi-ezmesi-krema-
10kg-
www...com/...-...-1kg-
www...com/...-....-7-5kg
www...com/...-....-1kg-
www...com/...-....
www...com/...-...-750gr
www...com/...-...-9kg-
www...com/...-...-...-750gr-
www. ....com/...-....-2-5kg
www...com/...-...-.....-...-.....-
www........-750-gr
www.......-4-5-kg-koli
www......-9-kg-koli
www......3-kg
www......3-kg
Sitelerine ..., ..., ..., ... ve davalıya ait www...com internet sitesi de dahil her türlü çevrimiçi ve çevrimdışı mecrada davaya konu “...” "..." “...” markalı ürünlerin tanıtımının, satışının ve ürün ambalajlarının kaldırılması ve diğer sosyal medya hesapları ile e-ticaret sitelerinden de davalının aynı ürünlerin satış ve tanıtımlarına son vermesi, görsellerin ve tanıtımların kaldırılması için davalı tarafa 1 AYLIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE,
Davalı tarafça kendisine verilen 1 AYLIK KESİN SÜRE SONRASINDA ilgili url adreslerinde "...", "..." VE "..." kullanımlarına devam etmesi halinde davalı tarafa ikinci bir ihtar yapılmadan ilgili url adreslerinin ERİŞİME ENGELLEMESİNE,
-Davacının "..." ibareli kullanımlar yönünden talebinin reddine" şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf isteminde özetle;
Kararın güncellik, gereklilik, hukuki belirlilik ve ölçülülük koşullarını taşımadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında ortaya konulan ölçülülük gerekçeleriyle de bağdaşmadığını, tedbir koşullarının oluşmadığını, güncel bir tehlike bulunmadığını, Bilirkişi raporlarının ağırlıklı olarak "anahtar kelime araması ve sınırlı ekran incelemesi" niteliğinde olup, satışın niteliği, satış hacmi, süreklilik, fiili pazar etkisi gibi ölçütler yönünden böylesine ağır bir tedbiri taşıyacak teknik derinliğe sahip olmadığını, Müvekkilinin hedef kitlesi ağırlıklı olarak ...olup, profesyonel alıcılar bakımından “karıştırılma ihtimali” değerlendirmesi, ortalama nihai tüketici ölçütünden farklılaştığını, ürünlerinin davacının ürünleri ile karıştırılması söz konusu olmadığını,
Davacının ... ibaresinin terk edildiğini bizzat kabul ettiğini, derhâl tedbir uygulanmasını gerektiren güncel ve yakın tehlikenin hangi somut delile dayandığı açıklanmadığını, yaklaşık ispatın olmadığını,
Tedbirin dava konusunu aşarak genişletildiğini, davanın konusu ... kullanımları olduğu hâlde kararda “... markası başta olmak üzere”, “aynı ve benzer” ve “her türlü kullanım” gibi sınırları belirsiz ifadeler kullanıldığını, açıklık olmadığını,
Mahkemece verilen 1 aylık kesin süre "fiili imkansızlık" barındırmakta olup infaz kabiliyeti olmadığını, ..., ..., pereggochocolate gibi üçüncü kişilerin kontrolündeki platformların müvekkili şirketin mülkiyetinde, yönetiminde veya kontrolünde olmadığını,
Kararda yer alan birçok URL adresi halihazırda hatalı, eksik (protokol bilgisi olmayan), bozuk veya zaten çalışmayan bağlantılar olup kaldırılmasının teknik olarak mümkün olmadığını, güncel internet ve sosyal medya incelemesi yapılmadığını, 07.01.2026 tarihli bilişim raporunda davacı tarafından tam URL sunulmadığı, Facebook’ta somut bulguya rastlanmadığı ve incelemenin temel aramayla sınırlı olduğu belirtildiğini, karara konu edilen internet bağlantılarının (URL) müvekkil şirkete ait olup olmadığının, bu sayfalarda davaya konu '...' ibaresinin fiilen yer alıp almadığının ve müvekkilin bu içerikleri kaldırma (idari müdahale) yetkisinin bulunup bulunmadığının teknik olarak tespiti gerektiğini, elkoyma kararının ölçüsüz ve belirsiz olduğunu, bilirkişinin hâkime ait hukuki nitelendirmeyi yapamayacağını, ambalajların ürün bazında incelenmediğini, ...satış kanalı değerlendirilmediğini,
değişen hal ve koşullar / tedbire uyum işlemleri dosyada değerlendirilmesi gereken yeni durumun dikkate alınmasını, ... İbaresinin Kullanımının Tümüyle Terk Edilmesinin dikkate alınması gerektiğini, güncel ihlal tehlikesi olmadığını, Müvekkili şirketin, tedbir kararına istinaden yalnızca üretimi durdurmakla kalmamış; bayilerinde, depolarında ve zincir mağazalarda bulunan dava konusu ... ibareli ürünleri kendi inisiyatifiyle toplatmış ve satış kanallarından çekmiş olduğunu, Müvekkilinin stokları bizzat piyasadan çekmiş olması karşısında, icra kanalıyla yapılacak zorlayıcı bir el koyma işlemi amacını yitirmiş, müvekkilinin ticari onurunu ve depolarını haksız yere işgal eden ölçüsüz bir cezalandırma aracına dönüşmüş olduğunu, piyasaya sürülen yeni (...) ürünlerin ambalaj tasarımları, davacı ürünlerini çağrıştırmayacak şekilde tamamen yenilenmiş olduğunu, kendi kontrolünde olan resmi web siteleri, satış portalları ve yönetebildiği sosyal medya hesaplarındaki tüm ... ürün ilanlarını, görsellerini ve geçmiş paylaşımlarını erişime kapatmış/silmiş olduğunu, müvekkilinin yetki alanındaki dijital izlerin tamamen temizlenmesi, HMK 396 anlamında durum değişikliği olduğunu,
takdir edilen 500.000 TL teminat, olası haksız tedbir zararlarını karşılamaya elverişli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün ve benzer ambalaj kullanımı nedeniyle gerçekleştiği iddia edilen haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; 18/08/2026 tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; Dairemizin 2026/720Esas, 2026/1104 Karar sayılı kararından sonra ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının hüküm kısmı incelendiğinde; "..., ..., ..., ... ve davalıya ait www...com internet sitesi ve dahil her türlü çevrimiçi ve çevrimdışı mecrada davaya konu “...” ve dahil “...” markalı ürünlerin tanıtımının ve satışının engellenmesine ve söz konusu linklere erişimin engellenmesine", karar verildiği, tedbir kararının son kısmında ise; "Sitelerine ..., ..., ..., ... ve davalıya ait www...com internet sitesi de dahil her türlü çevrimiçi ve çevrimdışı mecrada davaya konu “...” "..." “...” markalı ürünlerin tanıtımının, satışının ve ürün ambalajlarının kaldırılması ve diğer sosyal medya hesapları ile e-ticaret sitelerinden de davalının aynı ürünlerin satış ve tanıtımlarına son vermesi, görsellerin ve tanıtımların kaldırılması için davalı tarafa 1 AYLIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, 1 AYLIK KESİN SÜRE SONRASINDA ilgili url adreslerinde "...", "..." VE "..." kullanımlarına devam etmesi halinde davalı tarafa ikinci bir ihtar yapılmadan ilgili url adreslerinin ERİŞİME ENGELLEMESİNE, " şeklinde karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda; davalıya hem süre verilerek kullanımın devam etmesi halinde erişim engeli verileceğine yer verilmiş olması, hem de doğrudan erişim engeline ilişkin tedbir kararı da verilmiş olması hükümde çelişki oluşturmuştur.
İstinaf aşamasındaki itirazların değerlendirilebilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Bu husus, HMK'nın 297, 298. Maddesinde de düzenlenmiştir.
Mahkemenin ihtiyati tedbir kararının çelişkili olduğu Dairemiz kararı gereğince değerlendirme yapılmadığı görülmekle davalı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kısmen kabulü gerekmiş ve ilk derece mahkemesinin 18/08/2026 Tarihli ihtiyati tedbir kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma gerekçesine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen KABULÜNE,
2-.... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/... Esas Sayılı .../08/2026 tarihli ara kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
-Kaldırma gerekçesine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 2.002TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Artan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.22/10/2026