Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/887 E. 2026/981 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/887
Karar No
2026/981
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2026/887 - Karar No:2026/981 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/887 KARAR NO : 2026/981

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 17.07.2026 NUMARASI : 2025/556 Esas

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN/ DAVACI : VEKİLİ : Av.

İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ EDEN/ DAVALI : VEKİLLERİ : Av. : Av.

DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbire İtiraz KARAR TARİHİ : 24/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, mahkemece verilen 17.07.2026 tarihli ara karara karşı süresi içinde ihtiyati tedbire itiraz eden/ davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilince Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/91 D.İş sayılı dosyasına sunulan talep dilekçesinde; müvekkili şirket ile karşı taraf arasında ... Numaralı...Yerleşkesi 1. Etap ( ...) Yapım İşi Projesi kapsamında 13.01.2021 tarihli (Ana Sözleşme) ve ... Numaralı ... Yerleşkesi 2. Etap (İç Mekan) Yapım İşi Sözleşmesi Modüler Bölme Duvar İşleri ile ilgili 15.09.2022 tarihli ("İç Bölme Sözleşmesi") akdedildiğini. Bilahare farklı tarihlerde ana sözleşme kapsamında 16 adet zeyilname düzenlenerek nihai olarak sözleşme bedelinin Türk Lirası bazında; 139.978.698,00 TL, Amerikan Doları bazında; 22.757.951,59 USD, Euro bazında; 13.727,62Euro olarak belirlendiğini. YİNE 15/09/2022 tarihli İç Bölme Sözleşmesi'nin ifası esnasında karşı taraf ile 6 adet zeyilname düzenlendiğini ve bu zeyilnamelerle işlerin bitirme tarihinin 31/12/2023 olarak değiştirilerek, sözleşme bedelinin Türk Lirası bazında 20.916.194,55TL, Amerikan Doları bazında; 2.451.229,39 USD, Euro bazında; 7.986,60 Euro, olarak belirlendiğini. İşbu Ana Sözleşme, İç Bölme Sözleşmesi ve yapılan Zeyilnameler kapsamında karşı tarafa; (Ana Sözleşme Kapsamında;... Kurumsal Şube tarafından düzenlenen, 25.08.2022 Tarihli,...Seri No'lu, 30.06.2025 vadeli, 1.372,76 EUR Bedelli, ... Kurumsal Şube tarafından düzenlenen, 25.08.2022 Tarihli, A 672191 Seri No'lu, 30.06.2025 vadeli, 1.564,96 EUR Bedelli, ... Kurumsal Şube tarafından düzenlenen, 29.01.2021 Tarihli, ... Seri No'lu, 30.06.2025 vadeli, 1.554.886,71 USD Bedelli, ... Kurumsal Şube tarafından düzenlenen, 25.08.2022 Tarihli, A 672188 Seri No'lu, 30.06.2025 vadeli, 43.415,68 USD Bedelli, ... Kurumsal Şube tarafından düzenlenen, 25.08.2022 Tarihli,...Seri No'lu, 30.06.2025 vadeli, 102.171,42 TL Bedelli,... Şubesi tarafından düzenlenen, 03.02.2023 Tarihli, 1030-TM- 951 Referans Numaralı, 30.06.2025 vadeli, 16.541,34 USD Bedelli, ...Şubesi tarafından düzenlenen, 27.01.2021 Tarihli,...Referans Numaralı, 30.06.2025 vadeli, 8.171.885,57 TL Bedelli, ...Şubesi tarafından düzenlenen, 03.02.2023 Tarihli,... Referans Numaralı, 30.06.2025 vadeli, 655.040,93 TL Bedelli,...Şubesi tarafından düzenlenen, 28.02.2022 Tarihli,... Seri Numaralı, 30.06.2025 vadeli, 1.500.000TL Bedelli, ...Şubesi tarafından düzenlenen, 28.02.2022 Tarihli, ... Seri Numaralı, 30.06.2025 vadeli, 282.500,00 USD Bedelli, ..., Ankara Şubesi tarafından düzenlenen, 02.08.2024 Tarihli,... Numaralı, 30.06.2025 vadeli, 534.763,62 USD Bedelli, ..., Ankara Şubesi tarafından düzenlenen, 02.08.2024 Tarihli,...Numaralı, 30.06.2025 vadeli, 3.174.943,53 TL Bedelli, ... Şubesi tarafından düzenlenen, 23.08.2024 Tarihli, ... Numaralı, 25.08.2025 vadeli, 5.000.000,00TL bedelli, İç Bölme Sözleşme Kapsamında; ... Şubesi tarafından düzenlenen, 04.10.2022 Tarihli, 2111878 Numaralı, 26.06.2025 vadeli, 1.414.410,20 TL Bedelli, ... Şubesi tarafından düzenlenen, 04.10.2022 Tarihli, 2111881 Numaralı, 26.06.2025 vadeli, 224.704,77 USD Bedelli, .... Şubesi tarafından düzenlenen, 02.08.2024 Tarihli, TMDZ24-209335 Numaralı, 30.06.2025 vadeli, 35.721,54 USD Bedelli, ... Şubesi tarafından düzenlenen, 02.08.2024 Tarihli, TMDZ24-209330 Numaralı, 30.06.2025 vadeli, 298.729,20 TL Bedelli, ... Şubesi tarafından düzenlenen, 04.10.2022 Tarihli, 2111876 Numaralı, 26.06.2025 vadeli, 220.646,04 USD bedelli teminat mektuplarının verildiğini. Müvekkilinin ana sözleşme konusu iş ile ilgili olarak 28 adet hakkediş düzenleyerek karşı tarafa sunduğunu ve hakkedişlere ilişkin faturalar düzenlediğini, işbu hakkedişlere ilişkin müvekkilinin 578,63 EUR+ 936.121,23 USD+ 3.229. 754,52 TL nakit teminat ve bakiye cari hesap alacaklarının bulunduğunu, yine müvekkilinin 15/09/2022 tarihli İç Bölme Sözleşmesine istinaden düzenlenen Zeyilnameler kapsamında 11 adet hakkediş düzenlediğini ve bu hakkedişlere ilişkin faturalar düzenleyerek karşı tarafa gönderdiğini, bu hakkedişlere ilişkin müvekkilinin 2.617,58 EUR, +1.182.159,13 TL ve 170.874,40 USD nakit teminat ve bakiye cari hesap alacağı bulunduğunu, her iki sözleşme kapsamında müvekkilinin karşı taraftan; Ana Sözleşme + İç Bölme Sözleşmesinden kaynaklı bakiye 3.196,21 EUR, Ana Sözleşme + İç Bölme Sözleşmesinden kaynaklı bakiye 4.411.913,65 TL, Ana Sözleşme + İç Bölme Sözleşmesin den kaynaklı bakiye 765.246,83 USD vadesi geçmiş alacaklarının bulunduğunu, karşı taraftan talep edilmesine rağmen karşı tarafça herhangi bir hukuki gerekçe olmaksızın ödenmediğini, işbu alacakların yanı sıra yine karşı taraftan; Ana Sözleşme'den kaynaklı 580.696,05 USD, 3.589.974,59 TL, 610,87 EUR nakit teminat ve 222.838,72 USD, 1.347.994,88 TL, 122,18 EUR NCR kesintilerinden kaynaklı alacakları ile İç Bölme Sözleşmesi'nden kaynaklı 49.771,63 USD, 406.983,66 TL, 2.617,58 EUR nakit teminat alacakları bulunduğunu. Mevcut muaccel alacaklarla ilgili olarak taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığını. Müvekkilinin karşı tarafa Ana sözleşme kapsamındaki işi 08/03/ 2024 tarihinde geçici kabule hazır hale getirildiğini bildirdiğini, karşı tarafın ise 13/03/2024 tarihli yazısı ile geçici kabul talebi ilgili ilgili bir kısım bilgi talebinde bulunduğunu, karşı tarafın geçici kabulü geciktirip alacaklarının muaccel hale gelmesini engellemeye çalıştıklarını ve geçici kabulü 31/12/2024 tarihinde tamamladığını, yine karşı tarafla İç Bölme Sözleşmesinden kaynaklanan işin geçici kabul olmasına rağmen 20/09/2024 tarihli yazıya rağmen geçici kabul işlemlerini başlatmadığını, müvekkili şirketin geçici kabul ile ilgili talepleri akabinde 20.12.2024 tarihinde Ana Sözleşme ile ilgili TL, USD ve EUR işlere ilişkin 29 No'lu hakediş ve kesin hesabını düzenleyerek karşı tarafa sunduğunu, 18.10.2024 - 20.12.2024 Hakediş Dönemine ilişkin 20.12.2024 tarihli Kesin Hesap ekindeki Hakediş Keşfi incelendiğinde; 29 No'lu Hakediş ve Kesin Hesap Alacağı TL olarak 3.747.681,84 TL, 29 No'lu Hakediş ve Kesin Hesap Alacağı USD olarak 1.082.243,89 USD, 29 No'lu Hakediş ve Kesin Hesap Alacağı EUR olarak 1.510,04 EUR olduğunu, karşı tarafın TL Hakediş alacakları ile ilgili 20.12.2024 tarihli hakedişte 3.747.681,84 TL hakediş alacaklarına karşı tarafa sunulmasına rağmen hakediş alacaklarının yok sayılarak 15.955. 020,96 TL borçlu hale getirildiğini, USD hakediş alacakları ile ilgili 20.12.2024 tarihli hakedişte 1.082.243,89 USD hakediş alacaklarına, karşı tarafa sunulmasına rağmen 2.006. 504,75 USD borçlu hale getirildiğini, EUR Hakediş alacakları ile ilgili 20.12.2024 tarihli hakedişte 1.510,04 EUR hakediş alacaklarının itiraz vuku bulmaksızın kabul edildiğini. Karşı tarafça müvekkili şirkete gönderilen 15.03.2025 ve 07.04.2025 tarihli yazılar ve eklerinde alacaklarını ödemeyeceğini ve hakediş alacaklarını da onaylamayacağını bildirdiğini, karşı tarafça, yapılan görüşmelerde belirtilen 18.02.2025 tarihli 29 No'lu kesin hakedişe verilen cevabın kesin olduğunu, bu kesin hesabın müvekkili şirketçe onaylanarak karşı tarafa gönderilmesi gerektiğini, aksi halde yedinde bulunan teminat mektuplarının tazmin edileceği hususları müvekkili şirkete baskı unsuru olarak şifahi şekilde bildirildiğini, müvekkili şirketin, karşı tarafın belirtilen şekildeki kötüniyetli davranışı karşısında İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/189 D.İş Sayılı dosyası ile karşı taraf yedinde bulunan ve kötüniyetli tazmin taleplerinin önüne geçmek amacıyla, teminat mektuplarının nakde dönüştürülmesinin önlenmesi adına İhtiyati Tedbir talebinde bulunulduğunu, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.04.2025 Tarihli kararı ile İhtiyati Tedbir taleplerinin kabulüne karar verildiğini, bilahare karşı tarafın itirazı üzerine 22/ 05/2025 tarihli kararıyla ihtiyati tedbirin kaldırıldığını, bunun üzerine karşı tarafın ... Kurumsal Şube tarafından düzenlenen, 29.01.2021 Tarihli, ... Seri No'lu, 30.06.2025 vadeli, 1.554.886,71 USD Bedelli, ... Kurumsal Şube tarafından düzenlenen, 25.08.2022 Tarihli,... Seri No'lu, 30.06.2025 vadeli, 43.415,68 USD Bedelli teminat mektupların tazmin isteminde bulunulduğu ve tanzim edildiğini, iş bu teminat mektuplarının nakde çevrilmesi halinde müvekkili şirketin telafisi güç ve imkansız zararlarla karşı karşıya kalınacağından teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını talep etmiştir. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/91 D.İş- 2025/91 Karar sayılı dosyasının 26.05.2025 tarihli ara kararında ; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, kararın ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 10.07.2025 tarih ve 2025/668 Esas- 2025/829 Karar sayılı ilamı ile ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.05.2025 tarihli değişik iş kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Dairemizin kaldırma kararı üzerine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yapılan inceleme sonucu 17.09.2025 tarih ve 2025/181 D.İş- 2025/181 Karar sayılı karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, kanun yolunun tabi olduğu hukuk maddelerinin hatalı gösterildiği gerekçesiyle mahkemece 30.09.2025 tarihinde tavzih kararı verildiği ve verilen tavzih kararına karşı da istinaf kanun yolunun açık olduğunun belirtildiği, aleyhine tedbir istenen davalı ...A.Ş. tarafından verilen ihtiyati tedbir talebine itiraz edildiği, mahkemece yapılan inceleme sonucu 08.07.2026 tarihli ek karar ile; "Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/556 E. sayılı dosyasında; Davacı ... Şirketi tarafından, davalı ... Şirketi aleyhinde, taraflar arasında ... Numaralı...Yerleşkesi 1. Etap ( ... ) Yapım İşi Projesi kapsamında 13.01.2021 tarihli ("Ana Sözleşme") ve ... Numaralı ... Yerleşkesi 2. Etap (İç Mekan) Yapım İşi Sözleşmesi Modüler Bölme Duvar İşleri ile ilgili 15.09.2022 Tarihli ("İç Bölme Sözleşmesi") VE ilgili Zeyilnamelerin imzalandığını. İşbu Sözleşmeler ve Zeyilnameler kapsamında Karşı Taraf'a avans ve kesin teminat mektupları teslim edildiğini. Müvekkil şirket tarafından Sözleşme ve Zeyilnameler kapsamında yapılan işlere ilişkin hakedişlerin Karşı Taraf'a sunulduğu, Karşı Tarafça hakedişlerin onaylandığı, hakediş konusu alacaklar ile ilgili fatura düzenlenmesi talimatı verildiği ve talimat doğrultusunda faturaların düzenlendiğini. Yine fatura konusu alacakların muhteviyatında herhangi bir çekişme bulunmadığı gibi, faturaların Karşı Tarafça kayda alınmak suretiyle ihtilafsız olarak ticari defterlere işlenerek ödemelerinin yapıldığı halde, bir kısım faturalardan kaynaklı muaccel alacakların ödenmediğini belirtilerek ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı tutarak; müvekkil ile davalı arasındaki sözleşmelere konu işlerin ifasından kaynaklı bakiye alacakları olan, 3.196,23 Euro, 4.411.913,65 TL ve 765.246,85 USD ile müvekkilin haksız olarak nakde çevrilen iki adet teminat mektubunun (T.C. ...Şube tarafından düzenlenen, 29.01.2021 Tarihli, 30.06.2025 vadeli, 1.554. 886,71 USD Bedelli, ... Şube tarafından düzenlenen, 25.08.2022 Tarihli, 30.06.2025 vadeli, 35.626,19 USD Bedelli) toplam bedeli olan 1.590.512,90USD'lik alacağın doğum tarihlerinden itibaren hesap edilecek faizleri(TL alacağımız için ticari faiz, yabancı para alacaklarımız için 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesine göre Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ) ile birlikte davalıdan tahsiline, yine dava sürecinde, davalı tarafın yedinde bulunan müvekkil tarafından verilmiş olan teminat mektuplarının davalı tarafça nakde çevirmesi halinde müvekkili şirketin telafisi güç ve imkansız zararlarla karşı karşıya kalacağından bahisle, HMK 389.md. ve devamı gereğince davalı yedinde bulunan teminat mektuplarının nakde dönüştürülmesinin önlenmesi ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesinini talep ve dava edildiği, iş bu davanın derdest olduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK’nun 390’ıncı maddesinin 1’inci fıkrasında; “İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.”, aynı kanun’un 397’nci maddesinin 4’üncü bendin de ise; “İhtiyati tedbir dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır." hükümleri düzenlenmiştir. Bu kanun hükümlerinden açıkça anlaşılacağı üzere, uyuşmazlığın esası hakkında dava açılmasından sonraki tüm taleplerin, esas hakkında davanın açıldığı mahkemeye yöneltilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK’nun 394’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında öngörülen itirazın, ihtiyati tedbir kararını veren mahkemeye yapılacağına dair hüküm, uyuşmazlığın esası hakkındaki davanın henüz açılmamış olması hâlinde uygulanır. Dosyamızda yapılan ihtiyati tedbir talebi sonrasında, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2025/556 esas sayılı dosyasında, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin asıl davanın açıldığı ve derdest olduğu görülmekle, yukarıda yazılı yasal düzenleme gereğince dosyamızın, anılan dosyanın eki sayılacağı ve Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararına itirazı değerlendirilmesi ve bu konuda karar verilmesi yetki ve görevinin asıl davaya bakan Mahkeme ait olacağı nazara alınarak, iş bu değişik iş dosyanın ve talep dilekçesinin anılan mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. " gerekçesiyle ihtiyati tedbire itirazın değerlendirilmesi amacıyla dosyanın ve itiraz dilekçesinin Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/556 Esas sayılı dosyasına gönderilmesine ve bu dosyanın mahkemenin 2025/556 Esas sayılı dava dosyasının eki sayılmasına, itiraz eden vekilinin tedbir talebinin kabulüne ilişkin mahkemece verilen 17.09.2025 tarihli ara karara itirazının Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/556 Esas sayılı dava dosyası üzerinden değerlendirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Değişik iş dosyasının Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/556 Esas sayılı dava dosyasına yukarıda belirtilen karar gereğince değerlendirme yapılmak üzere gönderilmesi üzerine, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.07.2026 tarihli ara kararı ile; ihtiyati tedbire konu olan aynı teminat mektuplarına yönelik Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/181 D. İş esasına kaydedilerek mahkemenin 17/09/2025 tarihli toplam alacağın % 15'i oranında hesap edilen 10.744.151,87TL nakit veya bu miktarda süresiz ve koşulsuz kesin banka teminat mektubunun teminat olarak alınması karşılığında, talep konusu teminat mektuplarının nakde çevrilmesini tedbiren durdurulmasına karar verildiği, iş bu karara davalı ...Şirket tarafından 17/09/2025 tarihli karara 06/07/2026 tarihinde itiraz edilmiş ise de, verilen 07/08/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına yönelik kararına yönelik davacı... Şirketi'nin kararı istinaf etmesi üzerine Ankara Bölge 27. Hukuk Dairesi'nin 15.12.2025 tarih 2025/1184 E, 2025/1292 Karar sayılı ilamıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği ve kesin olan ihtiyati tedbir red kararınının karar tarihinin iş bu itiraza konu karar tarihinden sonra olduğu, itiraza konu olan ihtiyati tedbir kararının ise istinafın kesin olan kararından önce verildiği anlaşılmakla, istinafın kesin olan red kararı karşısında ve keza Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2025 tarih ve 2025/181 D.İş ek kararının istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince kanun yolu incelemesine tabi olan karara yönelik yapıldığı anlaşılan ihtiyati tedbire itiraz hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.07.2026 tarihli ihtiyati tedbire itiraz eden/ davalı vekili istinaf başvurusunda; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/181 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talebinin eser sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren önlemesi istemine ilişkin olduğu, talep dilekçesiyle, karşı taraf aleyhinde bilahare dava açılacağının belirtilerek teminat mektuplarının nakde çevrilmesi halinde talep edenin telafisi imkansız zararları doğacağından nakde çevrilmelerinin tedbiren önlenmesinin talep edildiği, 06.05.2025 tarihinde iddiaların yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini ancak Ankara BAM 27. HD'nin 10.07.2025 tarih ve 2025/668 E- 2025/829 K sayılı ilamla "taraflar arasındaki sözleşmelerde teminat mektuplarının iadesi koşulları düzenlenmiş olup, taraflar arasında ... numaralı...Yerleşkesi 1. Etap (...) Yapım İşi Projesi kapsamında 13.01.2021 tarihli ana sözleşme kapsamında işlerin yapılıp teslim edildiği ve dava dışı idare tarafların geçici kabulün yapıldığı ve bu hususun tarafların kabulünde olduğu anlaşılmakla, bu sözleşme kapsamında verilen teminat mektupları üzerinde talep edilen ihtiyati tedbir talebinin, ihtiyati tedbirin geçici koruma niteliğinde olduğu değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, dosya kapsamı ile kesin nitelikli Ankara BAM 27. HD'nin kararı nazara alınarak tedbir isteyenin talep konusu mektuplar değerinin %15'i oranında teminatı karşılığında tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, gerek ihtiyati tedbir koşulları oluşmadan, gerekse de taraflar arasındaki ihtilafa ilişkin esas mahkemede dava açılıp görüldüğü ve tedbir talebi reddedilerek kesinleşmişken, mahkemece verilen bu kabul kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.09.2025 tarihli tedbir kararının, HMK'nun 394.maddesi uyarınca itirazları neticesinde Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından kaldırılması ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince hukuka aykırı şekilde "karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin tedbir kararına karşı itirazları incelemeye yetkili mahkeme olmasına rağmen karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, HMK'nun 394.maddesinin dikkate alınması gerektiğini, mahkemenin "kesin olan ihtiyati tedbire red kararınının karar tarihinin iş bu itiraza konu karar tarihinden sonra olduğu, tiraza konu olan ihtiyati tedbir kararının ise istinafın kesin olan kararından önce verildiği" gerekçesinin hatalı olup, zira mahkemenin görmekte olduğu esas davasında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince 07.08.2025 tarihinde davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiğini, oysa itiraza konu olan Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kabul kararının 17.09.2025 tarihli olup, esas davayı görmekte olan Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince zaten itirazlara konu tedbir kararından önce 07.08.2025 tarihinde "ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verildiğini, yine gerekçede Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince 30.09.2025 tarihinde ek karar verildiğinin, bu ek kararın istinaf kanun yolu açık olmak üzere verildiğinin ve bu karara yönelik yapıldığının belirtilerek ihtiyati tedbire itiraz hususunda karar verilmesine yer olmadığına denildiğini ancak Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.09.2025 tarihli ihtiyati tedbir kabul kararında ilk olarak "dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda İ.İ.K. 265/son maddesi uyarınca Mahkememizde itiraz yolu açık olmak üzere" karar verildiğini ancak daha sonra 30.09.2025 tarihli ek tavzih kararı ile itiraz yoluna ilişkin bu hata düzeltilerek karar metnine "dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 394/1-2. Maddesi hükmü gereğince işbu kararın karşı tarafa tebliği üzerine bir hafta içerisinde Mahkememizde itiraz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi." cümlesi eklenerek kararın tavzih edildiğini ve ek karara karşı istinaf kanun yolunun açık olduğunun belirtildiğini, bu noktada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince 2025/181 D.İş dosyasında verilen 30.09.2025 tarihli ek kararın, açıkça 17.09.2025 tarihli tedbir kabul kararının itiraz yolunun yasal dayanağına ilişkin olduğu ve ek karar ile 17.09.2025 tarihli karara karşı HMK'nun 394/1-2maddesi hükmü uyarınca bir hafta içerisinde itiraz edilebileceğinin karara bağlandığı halde Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, tedbir kararına yapılan itirazın istinaf kanun yoluna tabi olan karara karşı yapıldığı şeklinde bir gerekçeyle karar vermekten el çekilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, öncelikle mahkemece verilen 17.07.2026 tarihli ara kararın kaldırılması, akabinde Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/181 D.iş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir kararının müvekkilinin yokluğunda dosya üzerinden inceleme yapılarak verilmiş olup, banka üzerinden bilgi verilmesi üzerine 30.06.2026 tarihinde tedbirden haberdar olunduğunu ve 06.07.2026 tarihinde de karara karşı esas dosyaya itiraz edildiğini, esas mahkemesince, itiraza konu tedbir kararının tarihinden önce 07.08.2025 tarihinde davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, işbu ret kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olmasına rağmen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından değişik iş dosyasında kabul kararı verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı vekilince esas davada talep edilen ihtiyati tedbir talebinin 07.80.2025 tarihli karar ile reddedildiğini ve ret kararının istinaf edilmesi üzerine istinaf başvurusunun 15.12.2025 tarihli karar ile esastan reddine karar verildiğini, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.09.2025 tarihli tedbir kabul kararının gerekçesinde, BAM kararına atıf yapılarak, dosya kapsamı bilgi ve belgeler ile BAM kararı gerekçesinde belirtilen nedenlerle yaklaşık ispat hususunun gerçekleştiğinin kabul edildiğini ancak bu gerekçenin yerinde olmadığını, her ne kadar BAM kararında "taraflar arasındaki sözleşmelerde teminat mektuplarının iadesi koşulları düzenlenmiş olup, taraflar arasında ... numaralı...Yerleşkesi 1. Etap (...) Yapım İşi Projesi kapsamında 13.01.2021 tarihli ana sözleşme kapsamında işlerin yapılıp teslim edildiği ve dava dışı idare tarafların geçici kabulün yapıldığı ve bu hususun tarafların kabulünde olduğu anlaşılmakla, bu sözleşme kapsamında verilen teminat mektupları üzerinde talep edilen ihtiyati tedbir talebinin, ihtiyati tedbirin geçici koruma niteliğinde olduğu değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği" şeklinde bir gerekçeye dayanılmışsa da, bu gerekçenin yerinde olmadığını ve dosya kapsamı ile örtüşmediğini, her ne kadar BAM kararında "geçici kabulün yapılmış olması" ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi için yeterli ve yaklaşık ispat olarak ele alınmışsa da, taraflar arasındaki akdi ilişkinin kapsamı, teminat mektuplarına ilişkin sözleşme hükümleri, yalnızca 1.Etap işinin geçici kabulünün yapılmış olması ancak kesin kabulünün yapılmamış olması, 2.Etap işinin ise geçici kabulünün dahi yapılmamış ve şartlarının oluşmamış olması gibi hususlar dikkate alındığında, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin BAM kararındaki bu gerekçeye dayanarak tedbir talebinin kabulüne karar vermiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir koşulları oluşmadığı halde tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini (Yargıtay HGK'nun 20.12.2013 tarih ve 2013/21-1791 E- 2013/1676 K), ihtiyati tedbirde asıl olanın ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkması olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye, müvekkilinin ticari kimliğine, mali gücüne, sözleşme konusu işlerin hacmine ve önemine bakıldığında. davacının herhangi bir hak iddia ve talebinde bulunması halinde bu hakkına ulaşmasını güçleştirecek bir durumun da söz konusu olmadığını, tedbir konusunun teminat mektubu olduğundan, davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak değil, "seviyesi yükseltilmiş yaklaşık ispat koşulu" sağlanarak ispat edilmesi gerektiğini ancak davacı tarafın yaklaşık ispatta dahi bulunamamışken, BAM kaldırma kararının gerekçesi ve Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin "yaklaşık ispatın yapıldığı" kabulüyle tedbir talebinin kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmelerde ve sözleşme eki sözleşme genel şartnamesinde teminatlar, geçici kabul, kesin hesap hakedişi ve kesin kabul koşullarının usulünce incelenmesi halinde yüklenici firmanın sözleşmelerden doğan yükümlülüklerinin devam ettiğinin, yapımını üstlendiği işleri henüz tamamlamadığının, her ne kadar dış cephe sözleşmesi konusu 1.Etap (faz1) işi için geçici kabul işlemleri yapılmış olsa da, henüz kesin kabul dönemi içerisinde olunduğunun ve kesin kabulün yapılmadığının, iç mekan sözleşmesine konu 2.Etap (faz2) işinin ise henüz geçici kabulünün dahi yapılmadığının, teminat mektuplarının iadesi için geçici kabulün yeterli olmayacağının sözleşmede açıkça düzenlenmiş olduğunun, bu şartlar karşısında müvekkili tarafından yapılan hakediş ödemeleri ile yüklenici firma'ya yapılan nakit teminat iadeleri dikkate alındığında, tedbir konusu teminat mektuplarının iade koşullarının oluşmadığının anlaşılacağını (Sözleşme Genel Şartnamesi'nin 27.3., 27.4.1-2., 27.5., 28, 30.maddeleri ve Dış Cephe Sözleşmesi'nin 8.maddesi), davacı yüklenicinin amacının müvekkiline olan borcunu geciktirmek olduğunu, nitekim itiraza vaki tedbir kararı ile de bankaların müvekkilinin temdit/ süre uzatımı veya uzatılmaması halinde nakde çevrilmesi talebinin reddedilerek, müvekkilinin telafisi güç ve geri dönüşü olmayan zararlarla karşı karşıya geldiğini, ihtiyati tedbire konu olmadan hukuki koruma sağlanabilecek bir hakla ilgili ve ölçüsüz şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyceğini, davacı iddialarının bir kısım internet haberlerinden ibaret, soyut ve mesnetsiz hususlara dayanmış olup, bu yersiz iddialara itibar edilerek, yapılan işin yapım aşaması, eksik, hatalı veya ayıplı işlerin durumunun ve sair teknik konularda herhangi bir araştırma yapılmaksızın kabul kararı verildiğini, salt geçici kabulün yapılmış olmasının da tedbirin kabulüne yeterli olmadığını, sözleşme şartlarına göre kesin kabulün yapılmasının gerektiğinin açık olmasına rağmen hem BAM 27.HD tarafından hem de Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince bu hususun göz ardı edildğini, sözleşme hükümlerinin tamamen eksik ve hatalı değerlendirilerek tedbirin kabulüne ilişkin karar verildiğini (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. HD'nin 11.06.2024 tarih ve 2024/489 E- 2024/673 K), "Dış Cephe Sözleşmesi" ve eki zeyilnameler kapsamında yapılan 1.Etap (faz1) işinin geçici kabulünün yapılmış olmasının işin tümüyle ve eksiksiz/ ayıpsız tamamlandığı anlamına gelmediğinden, sözleşme konusu teminat mektupları hakkında "geçici kabul yapıldığı" gerekçesiyle tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, "İç Mekan Sözleşmesi" ve eki zeyilnameler kapsamında yapılan 2.Etap (faz2) işinin henüz geçici kabul işlemleri dahi yapılmamış olup, henüz geçici kabulü yapılmayan işe ilişkin banka teminat mektupları hakkında "geçici kabul yapıldığı" gerekçesiyle tedbir kararı verilmesinin de açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, tedbir talebine konu teminat mektuplarının bir kısmının yapım işi sözleşmeleri uyarınca verilen kesin/ kati teminat mektubu olup, bu teminatlar yönünden tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kesin teminat mektuplarının, yüklenici firmanın yaptığı işin güvencesi/ taahhüdü niteliğinde olup, ihtiyati tedbir talebine ve ihtiyati tedbir kararına konu edilemeyeceğini, İç Mekan Sözleşmesi'nin 27.4.1.maddesine göre, kesin teminat mektubunun, kesin kabulü müteakip, yüklenicinin kendisi ve alt yüklenicileri için Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan borcu yoktur belgesi alması şartı ile yükleniciye iade edileceğini ancak yüklenici firmanın üstlendiği iki sözleşme konusu işin de kesin kabul işlemleri yapılmamışken mahkemece "geçici kabul yapıldığı" gerekçesiyle tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki kesin teminatın iadesi koşulları oluşsa dahi, yüklenicinin, sözleşme konusu işe ilişkin/ işle ilgili üçüncü şahıslar tarafından açılan davalar veya tahakkuk edecek cezalar sebebiyle oluşacak risk tutarını yeni bir teminat mektubu ile müvekkiline teslim etmesi gerektiğini (İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesi'nin 2024/544 Esas, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/566 Esas sayılı dosyaları), ayrıca, Sözleşme Genel Şartnamesi'nin "kesin kabul" başlıklı maddesi uyarınca emredilen ve yüklenici firma tarafından yapılması gereken herhangi bir iş kalmışsa, müvekkili şirketin, teminatların (kesin ve nakit) bu kalan işin bedeline denk gelen kısmının iadesini, bu kalan iş tamamlanıncaya kadar bekletmeye veya kalan işleri yüklenici firmanın nam ve hesabına bitirtmek için kullanmaya yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, yine, avans teminat mektupları yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davacı yüklenici firmaya borcu bulunmadığını, aksine yükleniciden alacağının olduğunu, yüklenicinin, işbu ihtiyati tedbir talebi ile müvekkili şirketin teminat mektuplarıyla güvence altına aldığı alacaklarına kavuşmasını engellemeye çalıştığını, sözleşme hükümlerine göre ihtiyati tedbir talebine konu banka teminat mektuplarının yenilenme dönemi gelmesine rağmen davacı yüklenicinin, mektupları yenilemek/ güncellemek yerine ihtiyati tedbir yoluna başvurduğunu, koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddi yerine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince kabul kararı verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, öncelikle Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/556 Esas sayılı dosyasında verilen 17.07.2026 tarihli "karar verilmesine yer olmadığına dair kararın" kaldırılmasına, akabinde Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/181 D. iş dosyasında verilen 17.09.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının tümüyle kaldırılarak tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, ihtiyati tedbire itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden/ davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/181 D. İş sayılı dosyasında 17.09.2025 tarihinde verilen ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin karar sonrasında mahkemece 30.09.2025 tarihli tavzih kararı ile "HMK'nun 304-305. Maddeleri kapsamında, Mahkememizce verilen 17/09/2025 tarihli ve 2025/181 D.İş esas ve karar sayılı tedbir kararının hüküm bölümündeki; "Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda İ.İ.K.265/son maddesi uyarınca Mahkememizde itiraz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi." cümlesinin karar metninde çıkartılmasına, yerine " Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 394/1-2. Maddesi hükmü gereğince işbu kararın karşı tarafa tebliği üzerine bir hafta içerisinde Mahkememizde itiraz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi." cümlesinin eklenmesine ve bu şekilde kararın tavzihine," şeklinde karar verildiği, verilen tavzih kararına karşı istinaf kanun yolu açık tutuluğunun belirtildiği, davalı ....A.Ş vekilince 06.07.2026 tarihinde ihtiyati tedbir kararına itiraz edildiği, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.07.2026 tarih ve 2025/181 D.İş- 2025/181 Karar sayılı kararı ile "İhtiyati tedbire itirazın değerlendirilmesi amacıyla iş bu dosyasının ve itiraz dilekçesini Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, Mahkemenin 2025/556 esas sayılı dosyası Eki Sayılmasına," karar verildiği, dosyanın gönderildiği Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yapılan değerlendirmede, 17.07.2026 tarihli ara karar ile yukarıda açıklanan gerekçe ile ihtiyati tedbire itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK’nun 390’ıncı maddesinin 1’inci fıkrasında; “İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.” hükmü, aynı Kanun'un 397/4. maddesinde de ihtiyati tedbir dosyasının, asıl dava dosyasının eki sayılacağı hususu düzenlenmiştir. Bu kapsamda, Yargıtay'ın ve Bölge Adliye Mahkemelerinin yerleşik içtihatları da dikkate alındığında, dava açılmadan evvel verilen ihtiyati tedbir kararı ile ilgili itiraz da dahil olmak üzere verilecek tüm kararlarda asıl davanın açılmış olması halinde asıl davaya bakan mahkeme görevlidir. Dava konusu somut olayda, esas hakkındaki davanın 04.08.2025 tarihinde Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/556 Esas sayılı dosyası ile açıldığı, bu dava açılmadan önce Ankara 12. AsliyeTicaret Mahkemesi'nin 2025/91 D.İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati tedbir talep edildiği, verilen ret kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 10.07.2025 tarih ve 2025/668 Esas- 2025/829 Karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı üzerine mahkemece asıl dava açıldıktan sonra 17.09.2025 tarihinde ihtiyati tedbirin kabulüne karar verildiği ve bu karara karşı itiraz edildiği anlaşılmakla, asıl davanın açıldığı Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yukarıda belirtilen kanun maddeleri kapsamında ihtiyati tedbire itiraz talebi ile ilgili bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, hatalı değerlendirme ve gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbire itiraz eden/ davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin 17.07.2026 tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-a.4-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden/ davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.07.2026 tarih ve 2025/556 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde talebin yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-İhtiyati tedbire itiraz eden/ davalı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince KESİN olarak 24/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/887, K. 2026/981, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-887-e-2026-981-k-7afd35f1cffc