Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1124 E. 2026/1505 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1124
- Karar No
- 2026/1505
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/1124
KARAR NO : 2026/1505
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 10/07/2026 ara karar
NUMARASI : 2026/150 E.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... ve ... isimli yazılım programlarının hak sahibi olduğunu, söz konusu yazılımların FSEK kapsamında eser niteliğinde bulunduğunu, Bilgisayar programlarının FSEK kapsamında korunan eserler arasında yer aldığını, eser sahipliği için ayrıca tescil zorunluluğu bulunmadığını, yazılımlar üzerindeki mali ve manevi hakların davacılara ait olduğunu, ... yazılımının geliştirilmesine 1997 yılında başlandığını, ilk olarak 2001 yılında kullanılmaya başlandığını, zaman içerisinde geliştirilerek sektörde tanınan bir ERP yazılımı haline geldiğini, 2003 yılından itibaren "Yapıtaşı" markası altında faaliyet gösterildiğini, daha sonra ... ve ... ürünlerinin internet sitesi, fuar, seminer ve çeşitli tanıtım faaliyetleriyle pazara sunulduğunu, 2006 yılında ... Ltd. Şti.'nin kurulduğunu, 2013 yılında ise diğer eser sahibinin haklarını şirkete devrettiğini, bu nedenle hem ...'ın hem de şirketin eser sahipliği haklarına sahip olduğunu, davalı Fatih Duranoğlu'nun önce Entegre Proje Yönetimi A.Ş.'de, daha sonra ise davacı şirkette çalıştığını, bu süreçte ... ve ... yazılımlarının teknik yapısı, işleyişi ve kaynaklarına ilişkin bilgi sahibi olduğunu, Davalının 2009 yılında şirketten ayrılarak davacının müşterisi olan Acıbadem Proje Yönetimi firmasında çalışmaya devam ettiğini, bu süreçte de davacı yazılımlarına ilişkin teknik bilgi ve verilere erişiminin sürdüğünü, Davalı ile gizlilik sözleşmesi imzalandığını, ayrıca 2021 yılında noter ihtarnamesi gönderilerek davacıya ait yazılım ve ticari bilgilerin kullanılmaması konusunda uyarıda bulunulduğunu, 2025 yılı Ağustos ayında davalının www.....com isimli internet sitesi üzerinden "..." adıyla yazılım satışı yaptığının öğrenildiğini, bunun üzerine ihtarname gönderildiğini ancak davalının iddiaları kabul etmediğini, Davalı tarafından geliştirildiği belirtilen yazılımın; davacı yazılımının temel kodlarını, teknoloji altyapısını, modül isimlerini, veri yapısını, uygulama mantığını ve yazılım mimarisini izinsiz kullandığını, ayrıca internet sitesindeki tanıtım içerikleri, sunumlar ve pazarlama materyallerinin de büyük ölçüde davacıdan kopyalandığını, Davalının halen davacının müşterilerini referans gösterdiğini, bunun yanıltıcı nitelikte olduğunu ve haksız rekabet oluşturduğunu, Delillerin değiştirilmesi veya yok edilmesi ihtimali bulunduğunu belirterek, davalı bilgisayarları ile yazılım üzerinde yazılım alanında uzman bilirkişi marifetiyle delil tespiti yapılmasını ettiğini belirterek; Davalıya ait www.....com internet sitesi ile ... isimli yazılıma ilişkin delillerin tespit edilmesine, Davalı adresi ve bilgisayarlarında yazılım alanında uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasına, www.....com internet sitesinin öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla, sonrasında ise kesin olarak kapatılmasına, ... isimli yazılımın satış ve pazarlanmasının öncelikle tedbiren, sonrasında kesin olarak durdurulmasına, Davalının FSEK kapsamında eser hakkına tecavüz ettiğinin ve TTK kapsamında haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, Haksız eylemlerin ve tecavüzün önlenmesine ve ortadan kaldırılmasına, o Şimdilik 2.000 TL telif tazminatı, 2.000 TL davalının elde ettiği kazancın iadesi, 5.000 TL maddi tazminat ve 1.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi 10/07/2026 tarihli ara kararıyla; Tüm dosya kapsamı ve alınan rapor dikkate alındığında, davalı yazılımı üzerinde yerinde teknik inceleme gerçekleştirilemediğinden ve bu aşamadaki tespitler dikkate alındığında iltibasın varlığı yaklaşık olarak ispat edilemediğinden,"
İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından üretilen ... ve ... yazılımlarının, müvekkilin eski çalışanı olan davalı Fatih Duranoğlu tarafından kopyalandığını, kaynak kodlarının kullanılarak ... adıyla benzer bir yazılım üretildiğini, davalının haksız eylemlerinin sonlandırılması ve tazminat ödenmesi talebiyle açılan davada mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının 2004-2021 yılları arasında müvekkili yazılımı üzerinde çalışarak ticari sır niteliğindeki verilere erişim sağladığını, bilirkişi raporunda dahi tarafların internet siteleri ve hizmet alanlarının benzer olduğunun tespit edildiğini, yazılımların sanal ortamda bulunması nedeniyle davalının bilgisayarlarında inceleme yapılması gerektiğini, yerel mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, davalının yazılımının mahkemece celp edilerek kıyaslama yapılması gerektiğini, müvekkilin yazılımı ile davalının yazılımının aynı iskelet üzerine kurulduğunun açık olduğunu, davalı hakkında gizlilik sözleşmesine aykırılık nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 10.07.2026 tarihli kararının kaldırılmasını, tedbir talebinin kabulünü talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın istinaf dilekçesindeki “ ... kıyaslaması ihtilaf değildir ” beyanı, dava dilekçesinden itibaren ileri sürdüğü ..., temel kod, veri yapısı, teknoloji altyapısı ve yazılım mimarisi kullanımı iddialarıyla açıkça çeliştiğini, davacı taraf, kopyalama iddiasını somut teknik delille ispatlayamayınca uyuşmazlığı genel sektör benzerliklerine, modül adlarına, hedef kitleye ve web sitesi tanıtım içeriklerine indirgemeye çalıştığını, bu nedenlerle, davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İstinafa konu karar 10/07/2026 tarihli ara karardır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... ve ... isimli yazılım programlarının sahibi olduğunu, FSEK göre eser mahiyetinde olduğunu, davalının, müvekkillerine ait olan yazılım içeriklerini kopyalarak, hem yazılımın kaynak kodlarını haksız şekilde kullanarak, hem yazılımın satışa arz edilmesine ilişkin tanıtım ve pazarlama unsurlarını müvekkilinden kopyalayarak kendi web sitesinde aynı şekilde tanıtımlar sunarak, hem de isim olarak dahi benzerliğe sebebiyet verecek şekilde ... adı ile aynı mahiyette bir yazılımı satışa arz etmek suretiyle, FSEK kapsamında müvekkiline ait yazılımına/eserine karşı tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının "www.....com" adlı internet sitesinin tedbiren kapatılmasına, davalının ... adı verilen ürün satışının tedbiren, durdurulmasına, davalının tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, davalının haksız eylemlerinin ortadan kaldırılmasına, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır....ve ... tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle;" İşbu raporda yer verilen bilişim yönünden değerlendirmeler, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler ile kamuya açık dijital içerikler üzerinden yapılan incelemelere dayanmaktadır. Davalı yazılımı üzerinde yerinde teknik inceleme gerçekleştirilemediğinden, taraf yazılımlarının teknik karşılaştırmasına ilişkin bilişim yönünden olumlu veya olumsuz bir teknik kanaat oluşturulamadığı, Bu çerçevede ... ... ihlali iddiası yönünden bütüncül inceleme yapılabilmesi için taraf kaynak kodlarının dosyaya ibrazının gerektiği ve bu kaynak kodları ile birlikte yazılımların tüm ihlal iddiaları yönündendeğerlendirilebileceği, "belirtilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusunun FSEK ten kaynaklanan haklara tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet ettiğinin tespiti ile önlenmesi davası olduğu, davacı tarafından müvekkillerinin ... ve ... isimli yazılım programlarının sahibi olduğunu, FSEK göre eser mahiyetinde olduğunu, davalının, müvekkillerine ait olan yazılım içeriklerini kopyalarak, hem yazılımın kaynak kodlarını haksız şekilde kullanarak, hem yazılımın satışa arz edilmesine ilişkin tanıtım ve pazarlama unsurlarını müvekkilinden kopyalayarak kendi web sitesinde aynı şekilde tanıtımlar sunarak, hem de isim olarak dahi benzerliğe sebebiyet verecek şekilde ... adı ile aynı mahiyette bir yazılımı satışa arz ettiğini belirterek tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de davalıya ait bilgisayar üzerinde inceleme yapılamadığı bu aşamada yaklaşık ispatın gerçekleşmediği anlaşılmakla mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarih ve 2026/150 E., sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026