Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/528 E. 2026/2182 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/528
Karar No
2026/2182
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/528 - 2026/2182 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/528 KARAR NO : 2026/2182

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2025 NUMARASI : 2022/38 Esas - 2025/718 Karar

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACILAR : 1- ... (T.C. NO:.........) 2-.... (T.C. NO:.........) 3- ... (T.C. NO:.........) 4- ... (T.C. NO:.........) 5-. ... (T.C. NO:.........)

VEKİLİ : Av. ... - ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALILAR : 1- ... (T.C. NO:.........) 2- ... (T.C. NO:.........)

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)

BAŞVURU TARİHİ : 24.10.2025 - 30.10.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 16.03.2026 KARAR TARİHİ : 21.10.2026 YAZIM TARİHİ : 21.10.2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.07.2021 tarihinde davalı davalı ...'ın maliki davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıların çocukları yaya ...'a çarparak üzerinden geçmesi sebebiyle ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, aracın ZMSS sigortacısının davalı ... Sigorta AŞ olduğunu, tutulan kaza tespit tutanağında davalı sürücü ...'ın kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan 2021/17685 Sayılı soruşturma dosyasının halen devam ettiğini, davacı anne babanın çocuklarının vefat etmesi sebebiyle cenaze masrafı yaptıklarını, davacı anne babanın henüz yaşı çok küçük olan evlatlarını kaybetmiş olmanın derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirerek davacılar için 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderleri olmak üzere maddi tazminatı ile davacılar için toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek faizi ile beraber davalılardan ... Sigorta AŞ hariç, diğer davalılar ... ile ... tarafından müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillere ödenmesini, davacılardan ..., ..., ...'ın kardeşlerinin vefatından dolayı yaşadıkları elem/keder, acı dolayısıyla her biri için 25.000,00 TL'den toplam 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile beraber davalılardan ... Sigorta AŞ hariç, diğer davalılar ... ile ... tarafından müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillere ödenmesini, davalıların malvarlıkları üzerine tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz şerhi konulmasına karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 20.05.2025 tarihli dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatlarını davacı ... için 822.341,34 TL'ye, davacı ... için 421.766,16 TL'ye, cenaze giderlerini taleplerini 4.515,00 TL'ye arttırmıştır. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete başvuru şartının gerçekleşmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, cenaze ve def'in giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonunca talebin kabulü ile 5.090,00.-TL cenaze ve defin giderinin tahsiline karar verildiğini, anılan karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili dilekçesinde; davalının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini vekaleten ettiği görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından maddi tazminat davasının kabulü ile davacı ... için 822.591,34 TL, davacı ... için 442.016,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan kaza tarihi olan 18.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin poliçe limiti olan 430,000.00.-TL ile sorumlu tutulmasına, davacılar ... ve ...'ın davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat (cenaze masrafı) davasının kabulüne, 4.515,00 TL cenaze marafı tazminatının davalılardan kaza tarihi olan 18.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar ... ve ...'a ödenmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılar ... ve ...'a 50.000'şer TL, davacılar ..., ... davacı ...'a 20.000'şer TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 18.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin manevi tazminat ve vekalet ücreti hususunda usul ve yasaya uygun bir takdir içermediğini, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, 15.10.2021 tarihli raporda davalı sürücünün kullandığı araca ait fren izi tespit edilemediğini ve davalı sürücünün %85, müteveffanın %15 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, ATK raporunda ise davalı sürücü ve müteveffanın %50'şer oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, ancak söz konusu kanaatin dosya kapsamı ve fiili durumu ile örtüşmediğini, henüz 5 yaşında olan bir çocuğun davranışlarının kusur olarak nitelendirilemeyeceğini, 5 yaşındaki bir çocuğun ölümü; anne, baba ve kardeşler için en ağır manevi zarar olduğunu ve bu denli büyük bir kaybın karşılığı olarak hükmedilen karar; olayın ağırlığı ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığını, mahkemece hükmedilen miktarın davanın kapsamı, davacının elde ettiği haklar ve kaybettiği kısımlar göz önünde bulundurulduğunda; orantısız ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece garame paylaşım yapılmadan davalı aleyhine hüküm kurulduğunu, müteveffanın yaşı itibariyle anne ve baba gözetimi altında olduğunu, davacıların kendi kusurlu davranışları nedeniyle tazminata hak kazanamayacağının açık olduğunu, gerekçeli kararın hüküm kısmında davacılar için ayrı ayrı maddi tazminata hükmedilmişse de müvekkil şirket bakımından sorumluluğun poliçe limiti 430.000 TL ile sınırlı olacağının belirtildiğini, ancak her bir davacı için davalı şirketin hangi tutar ile sorumlu olduğu hükümde açıkça belirtilmediğini, adeta 430.000 TL tazminatı 2 davacıya aranızda paylaşın dercesine hüküm kurulduğunu, müteveffanın askerlik döneminde davacılara destek sağlamayacağı hususunun gözetilmediğini, tazminattan düşüm yapılmadığını, yine müteveffa kütüğün yetiştirme gideri düşülmeksizin hesap yapılmasının hatalı olduğunu, hesaplamaya esas alınan gelirin hatalı olduğunu, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, asıl alacağa bağlı ferilerin de poliçe limiti ile sınırlanması gerektiğini, davacı tarafın başvuru şartını yerine getirmediğinden muaccel bir alacak olmadığını, davacının alacağına faiz yürütüleceği düşünülse bile faizin de ancak aleyhlerine yapılan başvuru tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 18.07.2021 tarihinde, davacılardan ... ve ...'in oğulları, diğer davacıların kardeşleri olay tarihinde yaklaşık beş yaşında olan ...'e davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu vefat etmiştir. 1-Kaza sonrası kolluk kuvvetlerince düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı sürücüye kural ihlali verilmiştir.Kazaya dair yürütülen ceza kovuşturmasında keşif sonrası trafik bilirkişisinden alınan 01.12.2022 tarihli raporda davalı sürücü kazanın oluşumunda asli, müteveffa çocuğun tali kusurlu olduğunun belirtildiği, daha sonra ATK Trafik İhtisas Dairesinde alınan 16.06.2023 tarihli rapor ile ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan 11.12.2023 tarihli raporlarda davalı sürücünün asli, müteveffa yaya çocuğun davranış faktörlerinin sonuç üzerinde asli derecede müessir olduğunun belirtildiği, bu rapor esas alınarak davalı sürücünün Gebze 12. ACM'nin 2022/90 E. 2024/609 K. Sayılı ilamıyla cezalandırılmasına karar veridiği ve uyap sisteminden yapılan sorgulmada kararın istinaf aşamasında olduğu henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda ise gerçekleşen kazada, davacıların desteğinin % 50, davalı sürücünün %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Heyetimizce de olayın oluş şekli dikkate alındığında mahkemece hükme esas alınan kusur oranları kazanın oluşuna uygun bulunduğundan kusura ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. 2-Mahkemece hükme alınan aktüer raporun Yargıtay güncel içtihatlarına uygun şekilde TRH2010 yaşam tablosu esas alınarak progresif rant yöntemine göre düzenlendiği,bakiye ömürlerin ve destek paylarının doğru alındığı, müteveffanın gelirinin asgari ücret kabul edilerek yapılan hesaplamanın doğru bulunduğu, yetiştirme giderinin düşüldüğü, aktüer raporun usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı Neova Sigorta A.Ş vekilinin bu hususlardaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. 3- 2918 sayılı KTK'nun 96. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerin tazminat taleplerinin, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulması gerektiği" hükme bağlanmıştır. KTK'nun 96. maddesi hükmüne göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak biçimde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Somut olayda; davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe limiti 430.000,00 TL olup, davacılar lehine hükmedilen tazminatlar bu miktarı aştığından garame hesabı yapılarak her bir davacı yönünden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar belirlenerek ayrıca sigorta şirketi toplam tazminattan hangi oranda sorumlu tutulursa yargılama gideri ve vekalet ücretinden de o oranda sorumlu tutulmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi de hatalı olmuştur. Davalı sigorta şirketi vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. 4-6098 sayılı TBK'nun 56/2 maddesi uyarınca; ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda; olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, desteğin yaşı, tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminatların az olduğu, davacı anne -baba için toplam 75.000'er TL, davacı kardeşler için 25.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyetli olacağı kanaatine ulaşıldığından davacılar vekilinin hükmedilen manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazının kabulü gerekmiştir. 5-Kabule göre de; haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısı bakımından; ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalı sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Eldeki dosyada mahkemece davalı sigorta şirketine 30.07.2021 tarihinde başvurulduğu dosya kapsamından anlaşılmakla temerrüt tarihi belirlenmeden diğer davalılarla birlikte kaza tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması hatalı olmuştur. Davalı sigorta şirketi vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. İlk derece mahkemesi yargılamasında yapılan ve yukarıda 3,4 ve 5 bentlerinde belirtilen yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalı ... Sigorta A.Ş vekili ile davacılar vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş; Dairemizce ZMMS poliçe limiti 430.000,00 TL'nin hükmedilen toplam 1.264.607,5 TL maddi tazminata bölünmesi suretiyle garame hesabı yapılmış ve davalı ... Sigorta A.Ş davacı ... yönünden 279.702,813 TL ve davacı .... yönünden 150.297,187 TL poliçe limitiyle sorumlu tutulmuş, yargılama giderleri ve vekalet ücreti bu miktarlara göre oranlanmış, davacı anne baba için toplam 75.000'er TL davacı kardeşler için 25.000 TL manevi tazminata hükmedilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.09.2025 tarih ve 2022/38 esas, 2025/718 sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-HMK'nın353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, A)Davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile; 822.591,34 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 18.07.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, (Sigorta şirketinin poliçe limiti 279.702,813 TL ile sınırlı olarak ve 10.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu tutulmasına) B) Davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile; 442.016,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 18.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, ( Sigorta şirketinin poliçe limiti 150.297,187 TL ile sınırlı olarak 10.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu tutulmasına) C) Davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat (cenaze masrafı) davasının kabulü ile; 4.515,00 TL cenaze masrafı tazminatının kaza tarihi olan 18.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan davacılara ödenmesine, D) Davacıların manevi tazminat taleplerinin KABULÜ İLE; Davacı anne ... lehine 75.000,00 TL, baba ... lehine 75.000,00 TL, kardeş ... lehine 25.000,00 TL, ... lehine 25.000,00 TL, ..... lehine 25.000,00 TL olmak üzere toplam 225.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan18.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, E) Maddi tazminat istemi yönünden; alınması gereken 86.693,75 TL harçtan peşin alınan 23.058,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 63.635,56 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, (davalı sigorta şirketinin 21.636,09 TL'sinden sorumlu tutulmasına) F) Manevi tazminat yönünden ; alınması gereken 15.369,75 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, G)Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 1.400,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için Hazineye gelir kaydına, H) Davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 23.058,19 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 7.867,22 TL' sinden sorumlu tutulmasına) İ) Davacılar tarafından tebligat, posta, müzekkere, ATK fatura ve bilirkişi gideri olarak sarf edilen toplam 8.787,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 2.977,18 TL'sinden sorumlu tutulmasına) J)Davacı ... açtığı maddi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. 13/1-2 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 127.162,79 TL vekâlet ücretinin, (... Sigorta Anonim Şirketi 66.472,86.-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, K)Davacı ... açtığı maddi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. 13/1-2 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 70.302,42.-TL vekâlet ücretinin, (... Sigorta Anonim Şirketi 68.391,26.-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, L)Davacılar ... ve ... açtığı maddi tazminat (cenaze masrafı) davası yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. 13/1-2 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 4.515,00..-TL vekâlet ücretinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar ... ve ...'a ödenmesine, M) Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden kabul edilen manevi tazminat yönünden ; ... lehine 45.000,00 TL, ... lehine 45.000,00 TL, ... lehine 25.000,00 TL, ... lehine 25.000,00 TL, ... lehine 25.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, N) Kullanılmayan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

4-Davacılar ve davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.962,50 istinaf giderinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine, 6-Davalı sigorta şirketi tarafından istinaf gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kararın HMK'nun 359/4 maddesi uyarınca resen taraflara tebliğine, 8- Harç takibi ve avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21.10.2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/528, K. 2026/2182, T. 21.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-528-e-2026-2182-k-6ff08336b00c