İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/164 E. 2026/120 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/164
Karar No
2026/120
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/164 Esas KARAR NO : 2026/120

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/05/2023 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.03.2019 tarihinde saat 20:00 sıralarında Kartal Sahilyolu Çanakkale Caddesi kavşağı Tuzla istikametinde, Sahilyolu Trabzonspor durağın ilerisinde ... sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobilin Sahilyolu Trabzonspor durağının ilerisinde karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen kazada davacı...'ın ağır yaralandığını, olay sonrası İstanbul ... Başsavcılığı tarafından başlatılan...nolu soruşturma dosyasından toplanan deliller doğrultusunda "Taksirle Yaralama" suçundan iddianame düzenlendiği ve İstanbul Anadolu... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas numaralı dosyası ile davalırdan ...’ın yargılamasının yapıldığını, sanığın tali kusurlu olduğu kabul edilerek buna göre hüküm kurulduğunu, davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, aracın sigortacısı olan ...Sigorta A.Ş’ye maddi tazminatı ödemesi için 07/10/2022 tarihinde başvuruda bulunulduğu ve ... sayılı dosyadan herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını, kaza tarihi itibariyle yürütülükte olan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkına Yönetmelik” uyarınca maluliyet raporu alındığı takdirde davacın maluliyetinin ve rapora göre tazminat hesaplanarak dikkate alınmasını, kusur oranı hesaplanması taleplerinin olduğu, yargılama sırasında yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilecek miktar yönünden talep arttırım ve diğer hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken müteselsilen ve 400.000TL manevi tazminatın da davalı ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Olay günü ...Tuzla yönüne doğru sevk ve idaresinde bulunan ...araç ile ilerlerken Trabzonspor durağı yakınında bulunan ışıklara yaklaştığında yavaşladığını ve kendisine yeşil ışık yandığında durmasına gerek kalmadan hareket ettiğini, davacı yanın söz konusu duraktan yayalara kırmızı ışık yanmasına rağmen ve yaya geçidini kullanmadan yola doğru atlayarak söz konusu kazanın gerçekleşmesine neden olduğunu, bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ...cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde, davacının otobüsten indikten sonra kendisine ait ve diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindek...plakalı araç ile kendisine çarptığı, söz konusu kaza nedeni ile diğer davalı ...'in kusurlu olduğu ve %10 oranında maluliyeti bulunduğu iddia edildiğini, söz konusu olay ile ilgili olarak kendisinin herhangi bir kusuru bulunmadığını ve hiç bir sorumluluğunun bulunmadığını, yaşanan olayda davacının kusurlu olduğunu, trafik kaza tespit tutanığında davacıyanın trafik işaret ve levhalarına uymayarak hareket ettiğinin açıkça belirtildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza nedeniyle yalnızca sürekli işgüremezlik tazminatı bakımdan sorumluluklarının bulunduğunu, geçici iş göremezlik- bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafı sorumluluk kapsamında sorumlulukların bulunmadığını, müracaatçının SGK’lı olup olmadığına bakılmaksızın, mevzuata göre SGK tarafından karşılanması gereken giderlerin trafik sigortalarının teminat kapsamına girmediğini, 25.02.2011 tarih ve 27857 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı madde gereği, kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını, davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için olay tarihine ait hastane belgeleri ile illiyet bağı kurularak, maluliyet oranı ve malul kaldığını tam teşekkülü hastane raporları ile belgelendirmesi gerekmekte olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödemiş olduğu tazminat tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini ve kazada kasur durumlarının tespitinin gerektiğini belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava; yaralanmalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir. Uyuşmazlık; 03/03/2019 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMM poliçesi ile sigortalı davalı ...'a ait, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın yaya konumunda bulunan davacıya çarpması sonucu tarafların kusur durumu, davacının sürekli iş göremezlik tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, varsa miktarı, tarafların sorumlulukları ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, davacı tanıkları dinlenilmiş, ceza dosyası fiziken celp edilmiş, ATK, İTÜ ve Karayolları Fen Heyeti ve bilirkişiden rapor aldırılarak sonuca gidilmiştir. İstanbul Anadolu ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas,... Karar sayılı dosyası FİZİKEN celp edilmiş olup yapılan incelemede; 03/03/2019 tarihinde sanık ...’ın sevk ve idaresindeki ...aracın Kartal Sahil yolu üzerinde seyir hâlindeyken otobüsten indikten sonra karşıdan karşıya geçmeye çalışan katılan ...’a çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu, İTÜ bilirkişi heyeti raporu, taraf ve tanık beyanları ile diğer delillerin değerlendirilmesi sonucu katılanın yakın mesafede bulunan ışıklı yaya geçidini kullanmayarak ve yaklaşan araçların geçişini kontrol etmeksizin taşıt yoluna çıkması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, sanık ...'ın ise kendisine yeşil ışık yanmasına rağmen otobüs durağının bulunduğu bölgede yola yaya çıkabileceğini öngörerek hızını ve dikkatini yol koşullarına uygun şekilde ayarlaması gerekirken gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle tali kusurlu bulunduğu, mahkemece sanığın kusursuz olduğunu belirten ATK raporuna karşılık İTÜ bilirkişi raporundaki kusur değerlendirmesinin benimsendiği, bu suretle sanığın taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği kabul edilerek TCK’nın 89/1 ve 89/2-b maddeleri uyarınca belirlenen cezasından TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılarak 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, iş bu kararın 06/06/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Ceza dosyasında hükme esas alınan 04/03/2022 tarihli İTÜ Trafik İhtisas Heyeti raporunda; 03/03/2019 tarihinde saat 21.00 sıralarında...Yolu Çanakkale Caddesi kavşağında meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ...plakalı araçla kendisine yeşil ışık yanması üzerine kavşaktan geçerek ilerlediği sırada, durakta yolcu indiren halk otobüsünden inen davacı yaya Beyza Nur Akbal’ın otobüsün önünden geçerek taşıt yolunun birinci şeridine çıktığı esnada aracın çarpması sonucu yaralandığı, davacı yayanın trafik ışıklarına uymaması, yeşil ışık yanan araçlara geçiş önceliği vermemesi ve yolun güvenli olduğu zamanı beklemeksizin duran otobüsün önünden taşıt yoluna çıkması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde asli ve birinci derecede kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise yolcu indiren otobüsün bulunduğu bölgede başka yayaların da yola çıkabileceğini öngörerek hızını azaltması, yol ve trafik koşullarına uygun şekilde seyretmesi ve gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, özellikle çarpma sonrasında yayanın yaklaşık 25 metre sürüklenmesinin aracın mahal şartlarına göre yüksek hızla seyrettiğini gösterdiği, bu nedenle sürücünün de kazanın meydana gelmesinde alt düzeyde tali kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı tanık deliline dayanmakla Mahkememizce davacı tanıkları dinlenilmiş olup; Davacı tanığı... beyanında; Birbirlerini önceden tanımadıklarını, kaza tarihinde davacı... ile aynı otobüsten indiklerini, birlikte karşıdan karşıya geçtikleri sırada araçlara kırmızı, yayalara yeşil ışık yandığını, diğer şeritlerdeki araçların durmuş olmasına rağmen beyaz renkli bir aracın çok hızlı şekilde gelerek davacıya çarptığını, davacıyı çekerek kurtarmaya çalıştığını ancak başarılı olamadığını, çarpmanın etkisiyle davacının havaya fırladığını, araç sürücüsünün kaza sonrasında durduğunu ancak davacıya yardım etmeyerek olay yerinden ayrıldığını ifade etmiştir. Davacı tanığı ... beyanında; Davacının yakın arkadaşı olduğunu, kaza sırasında otobüste bulunduğunu, davacının arka kapıdan indiğini, otobüsün bir süre ilerledikten sonra aniden durduğunu, davacıyı otobüsün sol tarafında gördüğünü ancak çarpma anına tanık olmadığını, kaza sonrasında davacının yaklaşık altı ay yürümekte zorlandığını, temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını, üniversite eğitimine ara vermek zorunda kaldığını, sonrasında ise epilepsi hastalığının başladığını, çenesinin altında ve bacaklarının iç kısımlarında derin yara izleri bulunduğunu, kazanın psikolojik etkilerinin halen devam ettiğini ifade ettiği görülmüştür. Davacının maluliyet oranının tespiti için dosya ATK ... İhtisas Dairesine gönderilmiş, ATK ... İhtisas Dairesi 02/04/2024 tarihli raporunda özetle; Davacının tüm vücut engellilik oranının % 20 (yirmi) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birinin bakımına muhtaç olmadığı, ancak iyileşme sürecinde 3 ay boyunca başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceği yönünde rapor tanzim edilmiştir. ATK Maluliyet raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Mahkememizce kusur ve tazminat miktarı yönünden bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; 03/03/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davacı yaya ...ın yaklaşık 50 metre mesafede bulunan ışıklı yaya geçidini kullanmayarak taşıt yolundan karşıya geçmesi nedeniyle 2918 sayılı KTK’nın 68. maddesini ihlal ettiği ve kazanın meydana gelmesinde %75 oranında asli kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsü ...’ın ise geçiş hakkı kendisinde olmasına rağmen hızını yol ve trafik koşullarına uygun şekilde ayarlamaması nedeniyle KTK’nın 52/1-b maddesi uyarınca %25 oranında tali kusurlu olduğu, araç maliki ve işleteni davalı ...’ın KTK’nın 85. maddesi gereğince sürücü ile birlikte meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulunun 02/04/2024 tarihli raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %20 olarak belirlendiği, davacının 09/06/1999 doğumlu olduğu, kaza tarihinde 20 yaşında bulunduğu, TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak, net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda işlemiş aktif dönem zararının 55.461,56 TL, işleyecek aktif dönem zararının 1.428.178,08 TL ve pasif dönem zararının 775.296,67 TL olmak üzere toplam sürekli iş göremezlik zararının 2.258.936,31 TL olarak hesaplandığı, davacının %75 oranındaki kusurunun indirilmesi sonucunda nihai maddi zararının 564.734,08 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki 360.000,00 TL sürekli sakatlık teminat limitiyle sınırlı olarak sorumlu bulunduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir. Tarafların kusur raporuna itirazları üzerine dosya ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş olup; raporda özetle; 03/03/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla kendisine yeşil ışık yanarken ışık kontrollü kavşağı geçerek ilerlediği sırada, davacı yaya ...’ın otobüsten indikten sonra yakın mesafede bulunan ışıklı yaya geçidini kullanmaksızın taşıt yolundan karşıya geçmeye çalıştığı esnada aracın çarpması sonucu yaralandığı, davacının yaya geçidini kullanmayarak yaklaşan araçların hız ve yakınlığını dikkate almadan, araçların güvenli geçişini beklemeksizin kontrolsüz şekilde yola çıkmasının kazanın meydana gelmesinde belirleyici olduğu, davalı sürücünün yayayı fark ettiğinde fren tedbiri almaya çalışmasına rağmen çarpışmayı önleyemediği, olay yeri özellikleri ve kamera görüntüleri değerlendirildiğinde sürücünün yol şartlarının üzerinde ve kazaya etki edecek nitelikte bir hızla seyrettiğine ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadığı, bu nedenle sürücüye kusur yükleyen önceki bilirkişi raporlarındaki değerlendirmelere iştirak edilmediği belirtilerek, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’ın kusursuz, davacı yaya ...’ın ise %100 oranında asli kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. ATK Trafik İhtisas Kurulu, mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi raporu, ceza dosyasında alınan kusur raporu, davacı tarafça 14.10.2024 tarihinde dosyaya sunulan kazaya ilişkin kamera görüntüleri değerlendirilmek suretiyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya İTÜ Trafik Bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, raporda özetle; 03/03/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla kendisine yeşil ışık yanarken ışık kontrollü kavşağı geçerek seyir hâlinde olduğu, davacı yaya ...’ın ise otobüsten indikten sonra hemen gerisinde bulunan ışık kontrollü yaya geçidini kullanmaksızın taşıt yolundan karşıya geçmeye çalıştığı sırada kazanın meydana geldiği, kamera görüntülerinde otobüsün yeşil ışıkta kavşağı geçerek ilerideki durakta yolcu indirip bindirdiğinin ve kazanın kısa süre sonra gerçekleştiğinin görüldüğü, davalı sürücünün çarpışma sonrasında aracını kısa mesafede durdurduğu, olay yeri özellikleri, çarpma noktası, aracın kaza sonrasındaki konumu ve kamera görüntüleri birlikte değerlendirildiğinde sürücünün yol şartlarının üzerinde ve kazaya etki edecek nitelikte bir hızla seyrettiğine ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadığı, davacı yayanın ise KTK’nın 68/3-b maddesi uyarınca ışık kontrollü yaya geçidini kullanması gerekirken yaklaşan araçların konum ve yakınlığını dikkate almadan, geçiş hakkına sahip araçların güvenli geçişini beklemeksizin kontrolsüz şekilde taşıt yoluna çıkmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği, davalı sürücünün yayaya çarpmamak için tedbir almaya çalışmasına rağmen kazayı önleyebilecek durumda olmadığı, bu nedenle sürücüye kusur yükleyen önceki bilirkişi raporlarındaki değerlendirmelere iştirak edilmediği belirtilerek, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’ın kusursuz, davacı yaya...ın ise %100 oranında asli kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasında alınan kusur bilirkişi raporu, ceza dosyasında alınan İTÜ Trafik Heyeti raporu ile mahkememiz dosyasında alınan İTÜ Trafik Heyeti raporları arasındaki çelişki giderilmemiş olup, çelişkinin giderilmesi hususunda dosya Karayolları Fen Heyetinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, alınan raporda özetle; 03/03/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağı, taraf ve tanık beyanları, ceza dosyası, önceki bilirkişi raporları, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu, İTÜ bilirkişi heyetlerince düzenlenen raporlar ve olay anına ait kamera görüntülerinin yapılan incelemesinde, davacı yaya ...’ın otobüsten indikten sonra yaklaşık 15-20 metre mesafede bulunan ışık kontrollü yaya geçidini kullanmaksızın, araç trafiğine yeşil ışık yanarken yaklaşan araçların hız ve mesafesini yeterince kontrol etmeden taşıt yoluna girdiği, bu davranışıyla 2918 sayılı KTK’nın 68. maddesini ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ...’ın ise kendisine yeşil ışık yanarken kavşağı geçmesinin geçiş önceliği sağlamakla birlikte dikkat ve özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, kamera görüntülerinde otobüsün durak cebinde bulunması nedeniyle sürücünün görüşünü engelleyen bir kör nokta oluşturmadığının, kaza öncesinde orta ve sol şeritlerin boş olduğunun ve sürücünün yayayı önceden fark ederek fren, sesli uyarı veya sola kaçış manevrası yapma imkânının bulunduğunun değerlendirildiği, çarpma sonrasında yayanın yaklaşık 25 metre sürüklenmesi ve aracın çarpma noktasından yaklaşık 42 metre ileride durması dikkate alınarak aracın çarpma anındaki hızının yaklaşık 50-55 km/sa olarak hesaplandığı, bu hızın yasal sınır civarında bulunmasına rağmen otobüs durağı gibi yaya hareketliliğinin yoğun olduğu bölgede sürücünün hızını mahal şartlarına uygun şekilde azaltması ve gerekli önlemleri alması gerektiği, sürücünün tehlikeyi zamanında fark edememesi ve mevcut kaçınma imkânlarını kullanmamasının KTK’nın 52/1-b maddesi kapsamında dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali niteliğinde olduğu, sürücüyü kusursuz kabul eden 12/12/2024 tarihli ATK ve 19/08/2025 tarihli İTÜ raporlarının aksine, sürücünün kazayı önleme veya etkilerini azaltma imkânının bulunduğu, bu nedenle ceza dosyasında alınan 04/03/2022 tarihli İTÜ raporundaki tali kusur değerlendirmesinin olayın oluş şekline daha uygun olduğu belirtilerek, kazanın meydana gelmesinde davacı yaya ...’ın %75 oranında asli kusurlu, davalı sürücü ...’ın ise %25 oranında tali kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Karayolları Fen Heyet raporundaki kusur oranları dikkate alınarak davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminat miktarının güncel asgari ücret verilerine göre hesaplanması hususunda aktüerya bilirkişisinden alınan ek raporda özetle; Karayolları Fen Heyeti raporunda belirlenen davacı yaya ...’ın %75, davalı sürücü ...’ın %25 kusur oranları esas alınarak güncel asgari ücret verileri üzerinden yapılan hesaplamada, davacının kaza tarihinde 20 yaşında olduğu, TRH-2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömrünün 59 yıl, aktif çalışma süresinin 40 yıl ve pasif döneminin 19 yıl olarak belirlendiği, Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Kurulunun 02/04/2024 tarihli raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %20 olarak tespit edildiği, sürekli iş göremezlik zararının 03/12/2019 tarihinden itibaren net asgari ücretler esas alınarak TRH-2010 yaşam tablosu ve %10 artış ile %10 iskonto esasına dayalı progresif rant yöntemiyle hesaplandığı, buna göre işlemiş aktif dönem zararının 153.968,68 TL, işleyecek aktif dönem zararının 2.223.579,60 TL ve işleyecek pasif dönem zararının 1.280.242,80 TL olmak üzere toplam sürekli iş göremezlik zararının 3.657.791,08 TL olarak belirlendiği, davacının %75 oranındaki müterafik kusuru nedeniyle yapılan indirim sonucunda talep edilebilir sürekli iş göremezlik tazminatının 914.447,77 TL olduğu, tazminat ödemesine ilişkin belge bulunmadığından tazminattan indirim yapılmasına yer olmadığı, kaza tarihinde geçerli ZMM poliçesinin sürekli sakatlık ve tedavi giderleri yönünden ayrı ayrı 360.000,00 TL teminat limiti içerdiği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin sürekli iş göremezlik tazminatından 360.000,00 TL poliçe limitiyle sorumlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili 25/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; 23/09/2024 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edilen tazminat miktarını davalı sigorta şirketi yönünden 310.000,00 TL ve diğer davalılar Yasin Kahraman ve ...yönünden 514.734,08 TL artırarak, ıslah harcını yatırdığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 28/08/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile; 25/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 564.734,08 TL’ye yükseltilen maddi tazminat taleplerini, güncel asgari tutarlar üzerinden 22/06/2026 tarihli aktüer ek raporu doğrultusunda 914.447,77 TL’ye artırdığını beyan ederek tamamlama harcını ikmal etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Dosya kapsamı, ATK maluliyet raporu, Karayolları Fen Heyeti kusur raporu ve tazminat hesabına yönelik bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; 03/03/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı...'ın yaralandığı, ceza mahkemesince yapılan yargılama sonunda 26/04/2022 tarihli karar ile kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın asli, davalı araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun kabul edildiği, 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince kabul edilen maddi vakıaların hukuk hâkimini bağlayıcı nitelikte olduğu, bununla birlikte kusur oranının belirlenmesinde hukuk hâkiminin bağımsız değerlendirme yapabileceği, mahkememiz dosyasında alınan kusur raporları arasında çelişki bulunması üzerine Karayolları Fen Heyetinden alınan 03/03/2026 tarihli raporda davacı yayanın ışıklı ve işaretli yaya geçidini kullanmayarak taşıt yoluna girmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %75 oranında asli kusurlu, davalı araç sürücüsünün ise hızını yol, görüş ve trafik şartlarına göre ayarlamaması, önlenebilir tehlike karşısında gerekli fren ve manevra tedbirlerini almaması nedeniyle %25 oranında tali kusurlu olduğunun belirlendiği, anılan raporun kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında alınan kusur raporu ve Ceza Mahkemesince tespit edilen maddi vakıalarla uyumlu olduğu, kazanın oluş şekli, tarafların trafik kurallarına aykırı davranışları ve dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, bu nedenle denetime elverişli, gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli kabul edilen Karayolları Fen Heyeti raporunun hükme esas alındığı, davacının yaralanması nedeniyle uğradığı maddi zararın belirlenmesi amacıyla alınan 22/06/2026 tarihli aktüerya ek raporunda, davacının sürekli iş göremezlik zararının 3.657.791,08 TL olarak hesaplandığı, %75 oranındaki müterafik kusur indirimi uygulandığında davalıların sorumluluğuna karşılık gelen sürekli iş göremezlik tazminatının 914.447,77 TL olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporun dosya kapsamına, benimsenen kusur oranlarına ve hesaplama esaslarına uygun, denetime elverişli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı tarafça ilk aktüerya raporu doğrultusunda ıslah dilekçesi, kusur raporları arasındaki çelişkiler giderildikten sonra güncel asgari ücret tarifesine göre alınan aktüerya ek raporu doğrultusunda ise talep artırım dilekçesi sunduğu, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasında talep artırımı ile HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde düzenlenen ıslah kurumlarının hukuki nitelikleri ve sonuçları itibarıyla birbirinden farklı olup, talep artırımının ıslah niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle aynı dava dosyasında usulüne uygun olarak ıslah ve talep artırımı yapılmasına hukuki engel bulunmadığı, açıklanan nedenlerle, ceza mahkemesince tespit edilen maddi vakıalar, hükme esas alınan Karayolları Fen Heyeti kusur raporu, aktüerya ek raporu ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının maddi tazminat isteminin usulüne uygun olarak artırılan talep miktarı mahkememizce kabul edilerek 914.447,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden başvuru tarihi olan 07/10/2022 itibaren 8 iş günü sonrasına tekabül eden 20/10/2022 temerrüt tarihinden, davalılar Yasin Kahraman ve.. yönünden 03/03/2019 kaza tarihininden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi ölüm ve sürekli sakatlık teminatı limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı ... adına kayıtlı aracın kullanım amacının hususi olduğu anlaşıldığından alacak miktarına temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Manevi tazminat talebi bakımından; Davacı TBK'nun 56/2. maddesi uyarınca manevi tazminat isteminde bulunmakla, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, iş göremezlik oran ve süreleri gibi özellikler göz önünde tutularak, olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde, manevi tazminat isteyen davacının sosyal ve ekonomik durumu ile davalı gerçek kişinin sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve...'dan kaza tarihi olan 03/03/2019 tarihininden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; A) Davacının Maddi Tazminat talebinin KABULÜNE, 1-914.447,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden başvuru tarihi olan 07/10/2022 itibaren 8 iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi olan 20/10/2022 tarihinden, davalılar...ve ...yönünden kaza tarihi olan 03/03/2019 tarihininden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi ölüm ve sürekli sakatlık teminatı limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B) Davacının Manevi Tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, -20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar... ve...'dan kaza tarihi olan 03/03/2019 tarihininden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine, 2-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 62.465,93-TL harçtan davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 4.491,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 57.973,95-TL'nin (24.591,60-TL'sinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Manevi tazminat yönünden alınması gerekli 1.366,20-TL harcın davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 4.491,98-TL peşin harcın toplamı olan 4.671,88-TL'nin (1.839,32-TL'sinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 49.567,75-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 8-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı vekili için takdir olunan 143.167,17-TL vekalet ücretinin (57.600,00-TL'sinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, 9-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden davacı vekili için takdir olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar Yasin Kahraman ve Mesut Taşan'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı ...ve davalı...vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/164, K. 2026/120, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-164-e-2026-120-k-351e3838f880