Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/4269 E. 2026/1497 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/4269
- Karar No
- 2026/1497
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/4269 KARAR NO : 2026/1497
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU :Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) İSTİNAF KARAR TARİHİ :06/07/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) DAVACI VEKİLİNİN İDDİASI VE İSTEMİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirketlerin,... İş Ortaklığı bünyesinde ... İli ... İlçesi ... Binasının yapımını üstlendiğini,bu sebep ile davalı taraf .... Şirketi ile ... tarihinde yapılan cihaz satış sözleşmesi ile ... İli ... İlçesi ... Binasında kullanılacak klimaların satışı ve montajı için taraflar serbestçe anlaşma sağlandığını ayrıca müvekkil şirket ile diğer davalı taraf ... arasında da yüklenici/taşeron sözleşmesi yapıldığını, iş bu sözleşmelerin birbiri ile bağlı sözleşmeler olduğunu.(Ek.1) Müvekkil Şirketler ile davalı ... Klima arasında yapılan sözleşme ile birlikte müvekkil şirket tarafından ödeme planı kapsamında sözleşmede de geçen 6 (altı) adet çek davalı şirkete ödeme aracı olarak verildiğini, iş bu kambiyo senetlerinin ödeme planı kapsamında verildiğini ve sözleşmede düzenlenen ürünlerin teslimi ve montajına uygun olarak davalıya ödemenin yapılmasının amaçlandığını, ancak sözleşme tarihinden sonra davalı şirket herhangi bir şekilde sözleşme konusu ürünlerin teslimini gerçekleştirmediğini ayrıca Müvekkil Şirketler ile taşeron ... arasında da ... İli ... İlçesi ... yapılması amacıyla taşeronluk sözleşmesi düzenlendiğini,iş bu sebeple ödeme aracı olarak müvekkil tarafından taşerona ... Tarihli ... Seri Numaralı ... TL bedelli ... Çeki, ... Tarihli ... Seri Numaralı ... TL bedelli ... Çeki ve ... Tarihli ... Seri Numaralı ... TL bedelli ... Çeki olmak üzere toplamda 3 adet çek verildiğini,davalılar ... ... ve ... sözleşmeye aykırı bir şekilde edimini ifa etmediklerini,ancak buna ödeme aracı olarak verilen çeklerden; ... tarihli ... Seri Numaralı ... TL bedelli ... Çeki, ... tarihli ... Seri Numaralı ... TL bedelli ... Çeki ve ... tarihli ... Seri Numaralı ... TL bedelli ... Çeklerini ... Klima tarafından; ... Tarihli ... Seri Numaralı ... TL bedelli ... Çeki, ... Tarihli ... Seri Numaralı ... TL bedelli ... Çeki ve ... Tarihli ... Seri Numaralı ... TL bedelli ... Çekleri ise ... tarafından bankaya ibraz edilmek suretiyle tahsilatı gerçekleştirilmiş olup hukuka aykırı bir şekilde müvekkilin malvarlığı üzerinden sebepsiz zenginleşmişdiklerini,zorunlu arabuluculuk kapsamında yapılan görüşmelerde davalı ... Klima Şirketi ''Konkordato sürecinde olduklarından dolayı anlaşamayacaklarını''; davalı ... ise, ''klima alt yapısı borulama işinin %95'ini yaptığını, geri kalan işin %5'ini yapmaya hazır olduğunu'' beyan ederek anlaşamama yoluna gitmişlerdir. Söz konusu arabulucu sürecinde tarafların anlaşamama gerekçelerine de bakıldığında aslında üstlendikleri işi yapmadıkları ancak para tahsilatlarını yaptıkları açıkça ortada olduğunu, Müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen çek bedellerinin sözleşmeye aykırılık nedeniyle sebepsiz zenginleşme kapsamında müvekkil şirketine ödenmesi gerektiğini ancak gerek sözleşme hükümlerinin bulunması, gerek işin sözleşme kapsamında yapılan bir iş olması ve gerekse de arabuluculuk sürecinde davalıların sözleşme gereği üstlendikleri işin ne kadarının yapıldığı konusunda yaşadıkları çelişki sebebiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 107. Maddesi gereğince davanın şimdilik asgari bir miktar üzerinden açılması zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek davalı ... Şirketinden haksız ve hukuka aykırı olarak elde ettiği bedelin şimdilik ... TL'nin ( Fazlaya İlişkin Haklar Saklıdır.) temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hesaplanarak tahsiline , davalı ...'dan haksız ve hukuka aykırı olarak elde ettiği bedelin şimdilik ... TL'nin ( Fazlaya İlişkin Haklar Saklıdır.) temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hesaplanarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece ... tarihli celsede,davalı ... Klima yönünden dosyanın tefrikine karar verilerek yargılamaya davalı ... yönünden devam edilmiştir. B) DAVALININ SAVUNMASI: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılar arasında tanzim edilen herhangi bir taşeronluk sözleşmesinin olmadığını, sözleşme hazırlandığını ancak müvekkilinin şartlarını kabul etmediğinden sözleşmeyi imzalamadığını, bu nedenle söz konusu sözleşme yükümlüklerinin müvekkili tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle kendisine bir kusur yüklenilemeyeceğini, müvekkili ile ... Nakliye Limited Şirketi arasında klima bakır boru tesisatı ve klima montaj işi konusunda anlaşıldığını ve müvekkilinin bu işe başladığını, müvekkilinin montaj işleminin %95' ni tamamlamış olup bu montaj işlemlerine ilişkin alacaklarının tamamını aldığını, ancak geri kalan montaj işlemini ise davacı firmanın klimaları temin edeceği diğer davalı ... nin klimaları teslim etmemesi nedeniyle tamamlayamadığını, davacılar sözleşme edimini yerine getirmeyen diğer firmanın kusurundan müvekillinin sorumlu tutmaya çalıştığını, davacılar kötü niyetli olup haksız ve hukuka aykırı bu davanın reddini, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... Kararı ile; " Somut olayda, davacı eser sözleşmesinin gereğinin eksik yerine getirildiğinden bahisle dava açmış olup taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı gibi diğer kesin delillerle de akdî ilişki ispatlanamamıştır. Davacı dava dilekçesinde her ne kadar sözleşmeler olarak delile dayanmış ise de bu yönde bir delil de dosyaya kazandırmamıştır. Alacak miktarına göre akdî ilişkinin tanıkla ispatlanması mümkün olmadığı gibi davacının açık rızası ve delil başlangıcı niteliğinde belge de bulunmadığından tanık beyanlarına dayalı olarak akdî ilişkinin varlığı ispatlanamaz. Davacı iddiasını, müddeabihin miktarına göre 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi hükmü gereği senetle ya da yemin deliliyle ispat etmek zorundadır. Ancak davacı sözleşme ilişkisini yasal deliller ile kanıtlayamamıştır. Davacı yanlar arasındaki akdî ilişki iddiasını senetle ispat edememiş, yemin deliline dayanmamıştır. Dolayısı ile de davacı sözleşme akdini ispatlayamamış olduğundan davasının reddine karar verilmiştir. D) İSTİNAF NEDENLERİ: Hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinafında özetle; Yerel mahkemenin davayı reddetme gerekçesinde taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı belirtilmiş ancak tarafımızca sunulan dava dilekçesinin ekinde ayrı ayrı olacak şekilde davalı taraf .... Şirketi ile ... tarihinde yapılan cihaz satış sözleşmesi ve diğer davalı taraf ... arasında da ... tarihli yüklenici/taşeron sözleşmesi dosyaya sunulduğunu, hukuka aykırı bir hüküm tesis edildiğini iş bu sebeple hükmün kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme kararında taraflarınca sunulan hiçbir delil dikkate alınmadan hukuka aykırı bir şekilde hüküm tesis edildiğini, Müvekkil Şirketler ile davalı ... Klima arasında yapılan sözleşme ile birlikte müvekkil şirket tarafından ödeme planı kapsamında sözleşmede de geçen 6 (altı) adet çek davalı şirkete ödeme aracı olarak verilmiştir. İşbu kambiyo senetleri ödeme planı kapsamında verilmiş olup, sözleşmede düzenlenen ürünlerin teslimi ve montajına uygun olarak davalıya ödemenin yapılması amaçlandığını, ancak sözleşme tarihinden sonra davalı şirket herhangi bir şekilde sözleşme konusu ürünlerin teslimini gerçekleştirmediğini, ayrıca Müvekkil Şirketler ile taşeron ... arasında da ... İli ... İlçesi ... yapılması amacıyla taşeronluk sözleşmesi düzenlenmiş olup, işbu sebeple ödeme aracı olarak müvekkil tarafından taşerona 3 adet çek verildiğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede; Davacılar vekili tarafından,... ve davalı ...'ya karşı birlikte dava açıldığı, ... hakkındaki dosyanın tefrik edilerek ... Esasa kayıt edildiği, ancak tefrik kararına rağmen ... ... davalı olarak UYAP sistem de ve gerekçeli karar başlığından yer aldığı anlaşılmakla,dosyadan taraf kaydı silinmiş ve istinaf incelemesi davalı ... yönünden yapılmıştır. Eser sözleşmesi karşılıklı edimleri içeren bir iş görme sözleşmesidir. Yüklenicinin edimi eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesine, istisna sözleşmesi de denilmektedir. Eser sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesidir. Yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici istenen özellikte eseri meydana getirmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. Tarafların anlaşırken bedel kararlaştırmamış olmaları sözleşmenin kurulmasına etki etmez. Taraflar kararlaştırmamış olsa da bedel ödeneceği biliniyorsa veya bilinmesi gerekiyorsa eser sözleşmesinin bulunduğu kabul edilir. TBK’nın 12/1. maddesine göre sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Bu düzenleme gereğince kural olarak sözleşmeler ve bu arada eser sözleşmeleri yasada aksi düzenlenmedikçe, hiçbir şekle bağlı olmayıp, sözlü veya yazılı yahut resmî biçimde yapılabilir Eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kural olarak yazılı veya kesin delillerle ispatlanmalıdır. Senetle ispat zorunluluğuna ilişkin HMK’nın 200 vd. maddelerindeki düzenlemelerin sonucu olarak sözleşme ilişkisinin kurulması hukukî işlem niteliğinde olduğundan, eser sözleşmesine dayalı bir davada; davalının akdi ilişkiyi inkâr etmesi hâlinde, ispat yükü davacının üzerinde olup, sözleşmenin kurulduğunu davacının kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin, ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispatlaması gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 147/6. maddesine göre; eser sözleşmesi nedeniyle hak talepleri 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı süresinin başlangıcı ise eserin teslim tarihinden itibaren başlamaktadır.Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 147/6. maddesine göre “Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.” 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. 6098 sayılı TBK’nın 149. madde hükümleri gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117/1 maddesne göre "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." düzenlemesi yer almakta, sözleşmeye dayalı alacaklarda ödeme günü açıkça belirlenmemiş ise, temerrüt için ihtar gereklidir. Davacı vekili, ... İli ... İlçesi ... inşaatı işi kapsamında ısıtma ve soğutma (klima) işinin davalılarca yüklenildiği ve bu kapsamda dilekçesinde detaylarını belirtttiği çeklerin ödeme amaçlı verildiğini ancak işin yapılmadığını beyan ederek, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ödenen çek bedellerinin iadesini talep etmektedir. Davalı, ... davacı ile hiç bir sözleşme imzalamadığını beyan etmekle birlikte, davaya dayanak ... İli ... ilçesi ... Binasının klima sistemine ilişkin bakır borulama işini üstlendiğini ve işi %95 oranında tamamladığını kabul ettiği görülmekle, davalının davacı yüklenimindeki hükümet konağı inşaatında klima sisteminin bir parçası olan bakır borulama işi yaptığı sabittir. Bakır borulama işi, klima sisteminin en önemli parçası olduğundan, klima montajından bağımsız değerlendirilemez. Bu durumda ısıtma ve soğutma sisteminin (Klima) bir bütün halinde mi, yoksa parça halinde mi yapım işinin üstlenildiği, tarafların iç ilişkide nasıl bir sözleşme ile işi yaptıkları, ...'nın kim ile doğrudan akdi ilişkisi olduğu hususunda, yine davacı tarafından ...'ya ödeme amaçlı verildiği beyan edilen detayı dava dilekçesinde yazılı çeklerin muhatap bankaya ibraz edilip edilmediği, tahsil edilip edilmediği, edilmiş ise kim tarafından ibraz edilip tahsil edildiği, çeklerin ciro silsilesini de gösterecek şekilde arkalı-önlü ibraz edilmiş örneğinin de dosyaya kazandırılarak,tarafların sundukları tüm deliller ve iş bu dosyadan tefrik edilen ... dosyasındaki delillerde birlikte değerlendirilmek suretiyle akdi ilişkinin varlığı, mahiyeti ve tarafların sorumluluklarının buna göre irdelenmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesinin taraflar arasındaki akdi ilişkinin inkar edildiği ve ispat edilmediği yönündeki değerlendirmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-)Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-) İstinaf eden tarafça peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talepleri hâlinde yatıranlara İADESİNE, 4-) Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-) İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-) Dairemizce kesin olarak verilen işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, kararın kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince KESİN olmak üzere ... tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.