Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/126 E. 2026/1747 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/126
- Karar No
- 2026/1747
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/126 Esas
KARAR NO: 2026/1747 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Kapatılan) İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2019/826 Esas- 2021/308 Karar
TARİH: 25/05/2021
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/10/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait 128.445,06 TL'lik hakediş ödemesinin ... l. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/86 D.İş sayılı kararı île davalı bankada açılan hesaba yatırıldığını, bu karardan sonra açılan ... (Kapatılan) 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/691 E, sayılı davanın reddedilerek kesinleştiğini, davalı bankada bulunan paranın davacı şirkete ödenmesi için ... (Kapatılan) 5.Asliye Hukuk Mahkemesi dosyalarını devralan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ara karar kurularak davalı bankaya müzekkere yazıldığını, kararda bankanın yapması gereken işlemlerin açıkça yazılmış olmasına rağmen davalı bankanın mahkeme kararını tanımadan kendisine emanet olarak yatırılan parayı davacı şirkete ödemeyi reddettiğini, bankanın müzekkereye verdiği cevapta hesapta blokeler olduğunu belirttiğini, Mahkemenin 12.12.2017 tarihli ara kararı ile davalı bankaya tekrar müzekkere yazılarak bankanın yaptığı işlemin yanlış olduğunu, hesabın banka tarafından yanlış açıldığını, blokeli hesabın kapatılıp yeni hesap açılarak bu hesaptaki paranın davacı ... vekili olarak kendilerine ödenmesinin istendiğini, davalı bankanın bu kadar açık ve net mahkeme ara kararını yerine getirmediğini, şirkete ait olan parayı hala uhdesinde tuttuğunu, yapılan işlemin açıkça kötü niyetli olduğunu, davalının yaptığı itirazın haksız ve yersiz olduğunu, bu seneplerle itirazının iptaline, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ... ... ... .... Bölgesi tarafından ... I. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/86 D. İş sayılı dosyasına talepte bulunularak birtakım hakedişler noktasında tevdii mahalli tayini talep edildiğini, verilen karar neticesinde bankanın ... Şubesinin tevdii mahalli olarak tayin edildiğini ve mahkeme kararına istinaden bankanın ... Şubesinde davacı şirket adına hesap açıldığını, bu hesaba tevdii mahallini talep eden dava dışı Makine... Bölgesi tarafından 85.416,06 TL, yine dava dışı ... ... ... ... tarafından 43.029,00 Tl. olmak üzere toplam 128.445.06 TL yatırıldığını, tevdii mahalli olarak tayin edilen hesaba davacı şirketin borçlarından dolayı icra müdürlükleri tarafından haciz konulduğunu, kamu alacaklarına istinaden e-hacizler ve blokeler işlendiğini, işbu blokelerden, kamu haczi vc diğer hacizlerden dolayı davacı şirkete ödeme yapılamadığını, davacı şirketin alacak ve borçlarının aracı kurum olan bankayı ilgilendirmediğini, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/691 D.İş sayılı dosyasından 15.11.2017 tarihinde bankaya müzekkere yazılarak dava dışı ... ile ... ... ... ... ... arasında görülmekte olan itirazın iptali davası nedeniyle hesapta bulunan paranın davacı şirketin vekiline ödenmesinin istendiğini, bankanın işbu mahkemeye hitaben 16.11.2017 tarihli, 2283 sayılı cevabi yazısında hesapta bulunan blokeler, kamu hacizleri ve diğer hacizlerden dolayı hesapta bulunan para ile ilgili herhangi bir işlem yapamadığını mahkemeye bildirdiğini, aracı kurum olan bankanın dava konusu olayda hiçbir kusuru ve ihmali olmadığını savunarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine ve mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 25/05/2021 tarih ve 2019/826 Esas- 2021/308 Karar sayılı kararında;
Davanın itirazın iptali davası olduğu, bankacılık hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdii edilerek alınan 26.03.2021 tarihli rapora göre, ... l. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/86 D.İş sayılı kararı ile ... ... ... .... Şti.'ye karşı açtığı tevdi mahalli tayini davasında davanın kabulüne ve tevdi mahalli talep eden Makine... Bölgesi tarafından ödenecek 85.416,06 TL'nin, ... ... ... ... tarafından ödenecek 43.029,00 TL bedelin ödenebilmesi için ... ... Bankasında hesap açılmasına karar verildiği; 08.02.2017 tarihinde kesinleşen ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/691 esas 2014/585 karar sayılı "...'in ... ... ... ... ve Makine... Bölgesi'ne karşı açtığı itirazın iptali davasının reddi" kararı ile davacı vekilinin talebi üzerine, tevdi mahalli olarak tayin edilen davalı bankaya yatırdıkları bedelin davacı vekiline ödenmesi için müzekkere yazıldığı, davalı bankanın açılan hesap üzerindeki hacizler nedeniyle blokeler olduğunu belirterek ödeme yapmadığı; dosyadaki belgelerden, davacı şirket hakkında icra takipleri başlatıldığı ve tevdi mahalli olarak açılan hesaba İcra Müdürlüklerinin talebi ile haciz uygulandığı, hesaba konulan hacizlerin ve blokelerin yalnız mahkeme kararı ile kaldırılabileceği, davalı bankanın tevdi mahalli olarak tayin edilmesinin bu hususu değiştirmeyeceği, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/691 esas 2014/585 karar sayılı karara istinaden davalı bankaya gönderdiği müzekkerenin, sadece anılan karar ile sınırlı olduğu ve diğer yetkili merciiler tarafından konulan haciz ve blokelerin kaldırılması anlamına gelmeyeceği, bankaya yazılan müzekkerede de hacizlerin kaldırılmasına dair bir ibarenin bulunmadığı, davacı tarafın açılan hesap üzerinde bulunan haciz ve blokeleri kaldırdıktan veya ödedikten sonra hesapta kalan miktarı alabileceği rapor edilmiş olup, ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek, mahkememizce de hükme esas alınan, denetime elverişli ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine ve her ne kadar davalı taraf husumet itirazında bulunmuş ise de, husumetin doğru hasma yöneltildiği anlaşılmakla işin esasına girilerek yargılama yapıldığı ve davalının husumet itirazının reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket inşaat taahhüt işi yaptığını, müvekkil şirketin hakedişine ait 128.445,06 TL ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2013/86 Değişik iş sayılı karar ile tevdi mahalli tayini ile davalı bankaya yediemin olarak yatırıldığını, daha sonra bu para ile ilgili ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/691 E. sayılı dava açıldığını, mahkeme kararı ile paranın müvekkil şirkete ait olduğu tescil edildiğini, tarafınca mahkemeye talepte bulunularak paranın tarafına ödenmesinin talep edildiğini, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi verdiği ara karar ile paranın tarafına ödenmesi için davalı bankaya müzekkere gönderdiğini, davalı banka mahkemeye verdiği cevapta davacı şirket adına hesap açtığını paranın bu hesaba yattığını ve hesapta bloke ve hacizler olduğunu bu nedenle ödeme yapmayacağını bildirdiğini, mahkemece davalı bankaya tekrar müzekkere gönderildiğini ve bankanın hesabı davacı şirket adına açmasının yanlış olduğunu, bu hesabın kapatılmasını, mahkeme adına hesap açılarak paranın bu hesaba aktarılmasını, daha sonra da bu hesaptaki paranın tarafına ödenmesine karar verildiğini, bankanın mahkeme kararını yerine getirmemesi üzerine işbu dava açıldığını, mahkemece dosya bilirkişiye gönderilmiş ve bilirkişinin aleyhe raporu nedeniyle dava reddedildiğini, mahkeme kararının yanlış olduğunu, bir mahkemenin verdiği kararı bir başka mahkemenin yargılama konusu yapmasının doğru olmadığını, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/691 E. Sayılı dosyada verdiği karar işbu dosyada bilirkişi incelemesine tabi tutulduğunu, ara kararın açık olduğunu, bankanın yanlış açtığı hesabı kapatması ve bu hesaptaki parayı önce mahkemenin adına açılacak bir hesaba aktarılması oradan da tarafına ödenmesinin istendiğini, davalı banka mahkeme kararını tanımadığını, müvekkilin parasını gasp ettiğini ve tarafına ödemediğini, verilen işbu mahkeme kararı davalı bankanın gasp işlemini ödüllendirdiğini, mahkeme kararının yanlış olduğunu, bilirkişi raporuna itirazında da belirttiği gibi banka işleri hususunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; tevdi mahalli tayini sonrası davalı bankaya depo edilen paranın banka tarafından davacıya haksız olarak ödenmediği iddiasıyla davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davacıya ait hak ediş alacağının ihtilaflı olması sebebiyle dava dışı borçluların başvurusu üzerine ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/86 değişik iş dosyası ile tevdi mahalli talebinin kabulü ve paranın davalı banka nezdinde açılacak hesaba depo edilmesine karar verildiği, hak ediş alacağına ilişkin ... (Kapatılan) 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/691 esas ve 2014/585 karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 01/12/2016 tarihinde kesinleştiği ve kararın kesinleşmesi üzerine Mahkemece davalı bankaya depo edilen bedelin davacıya ödenmesi için 15/11/2017 tarihinde müzekkere yazıldığı, ancak hesapta bulunan para üzerinde haciz blokeleri olması sebebiyle banka tarafından ödeme yapılmadığı ve hacizlere ilişkin listenin gönderildiği, Mahkemece bu kez bankaya hesabın değişik iş dosyasına ilişkin Mahkeme adına açılması gerekirken hatalı olarak davacı adına açılması sebebiyle bu hesabın kapatılarak Mahkeme adına açılıp, paranın bu hesaba aktarıldıktan sonra davacıya ödeme yapılması hususunda 12/12/2017 tarihinde müzekkere yazıldığı, ancak banka tarafından ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin İzale_i Şuyu, Vasi ve Tereke müşteri numarası bulunduğu, başka bir müşteri numarası bulunmadığı, değişik iş dosyalarının mahkeme talimatıyla taraflar adına açıldığı, bu nedenle işlemin gerçekleşmeyeceğine dair cevap verildiği ve paranın davacıya ödenmediği anlaşılmıştır.
Gerçekten de ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/86 değişik iş kararı ile tevdi mahalli talebinin kabulü ile talep edenler tarafından ödenecek paranın ödenmesi için ... ...'nda hesap açılmasına ve hesap açıldığında hesap açıldığına dair ilgili banka şubesince karşı tarafa bildirimde bulunulmasına dair hüküm kurulduğu, hesabın Mahkeme adına açılmasına dair bir ara karar bulunmadığı, aksi halde dahi davacının ihtilaflı alacağının Mahkeme adına açılan hesapta veya kendisi adına açılan hesapta bulunmasının söz konusu alacağa haciz konulması açısından bir fark oluşturmadığı, İİK'nın 357. maddesine göre ise, icra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri derhal yapmağa ve neticesini geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeğe alakadarların mecbur olduğu, makbul sebep haricinde tebliğ ve emirleri yapmıyanlar hakkında ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye hacet kalmaksızın Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan doğruya takibat yapılacağının hüküm altına alındığı, banka tarafından kendisine İİK'nın 89. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnameleri gereği işlem yapılması zorunda olduğu, haciz blokeleri kaldırılmadığı sürece Mahkemenin bu alacağın başka bir hesaba aktarılarak davacıya ödenmesine ilişkin ara kararının yerine getirilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, buna göre davalı bankanın, icra müdürlüklerince ve kamu dairelerince konulan hacizleri uygulamama takdir ve yetkisi bulunmayıp, bu talepleri derhal yerine getirmekle yükümlü olduğundan, hacizlerin kaldırıldığı da iddia ve ispat edilmediğinden ve Mahkemece haciz alacaklarının tarafı olmadığı iş bu dosyada hacizlerin usulüne uygun olup olmadığını irdeleyip hacizleri kaldırma yetkisi de bulunmadığından paranın davacıya ödenmemesinin haklı olduğu anlaşılmakla Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. 19/10/2026