Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1417 E. 2026/1491 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1417
Karar No
2026/1491
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1417

KARAR NO : 2026/1491

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 28/03/2024

NUMARASI : 2020/392 E. - 2024/102 K.

DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)|Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)|

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davaya konu eserlerden "..." isimli parçanın bestecisi olduğunu, bu eserin hak sahipliğinin ... nezdinde tescilli olduğu, davaya konu bir diğer eser olan "..." isimli parçanın hem bestecisi, hem de söz yazarı olduğunu, bu eserin de ... kayıtlarında müvekkili adına tescilli olduğunu, “...” isimli müzik eserinin 6 kez, "...” isimli müzik eserinin 1 kez davalı şirketin organizasyonunda bulunan ses yarışmasında izin alınmadan ve mali hakları ödenmeden kullanılmış olduğunu, davaya konu eserlerin davalı tarafından müvekkilinden izin alınmadan, kullanımı nedeniyle tecavüzün tespitini, ref'ini ve men'ini, ayrıca FSEK 68. de kapsamında 3 kat hesaplanmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi (Davacı vekili 5.2.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 126.000 TL olarak talep etmiştir), 10.000,00-TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “dava tarihinin 9.12.2020 olduğunu, bu tarihten 2 yıl öncesine dayanan taleplerin zamanaşımına uğradığını, Meslek Birlikleri ile aralarında sözleşme mevcut olduğunu, dava konusu eserlerin, davacının mensubu olduğu meslek birliği ile sözleşme kapsamında kullanılmış olduğunu, dava konusu eserlerin "...” adlı yarışma programında kullanıldığı, yarışmacıların performanslarına göre elenmekte veya yarışmaya devam etmekte olduklarını, ayrıca yarışma programlarının kısa sürede güncelliğini yitirdiğini, bu nedenle bir müzik albümündeki eserler için talep edilebilecek fahiş miktarlı telif bedellerinin değil, bu husustaki rayiç bedellerin dikkate alınması gerektiğini, Dava konusu eserlerde eserin bestecisi olan ...'nun adının belirtilmiş olduğunu, bu nedenle davacı tarafça talep edilen manevi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, davacı yanın iddiasının aksine eserin hususiyetinin bozulmamış olduğunu, tüm şarkıların bestecisinin tarzı ile söylendiğini” öncelikle zaman aşımı gözetilerek davanın reddine, aksi halde esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince;" TBK hükümlerine göre telif tazminatı belirlenirken, tazminat hukukun genel ilkelerine göre eser sahibinin maruz kaldığı zararın adil bir biçimde denkleştirilmesi , eserin kullanım şekli ve kullandığı yer ve süre ihlalin boyutu ve süresi kapsamında talep edenin sebepsiz zenginleşmemesi, hükmedilecek tazminatın ise ihlal edeni mükafatlandırır nitelikte olmaması ana kuralı gözetilerek: davacı tarafın eserlerinin kullanıldığı tarih itibariyle popülaritesi, yarışmanın yayınlandığı ...kanalının ... kanalı oluşu, yarışmanın raitingi ,eserin kullanıldığı tarihler ve süre( “...” isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında, 11.10.2016 tarihli “...” yarışma programında ... tarafından seslendirilmiş olduğu, yayının tekrarının www....-...-... internet adresinde yayınlanmakta olduğu, “...” isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında, 26.11.2016 tarihli “...” yarışma programında ... tarafından seslendirilmiş olduğu, yayının tekrarının www...com.tr/...-.-... ve www....com/....-..-...-... internet adreslerinde de yayınlanmakta olduğu, “...” isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında, 15.12.2016 tarihli “...” yarışma programında ... tarafından seslendirilmiş olduğu, yayının tekrarının www...com.tr/...-... ve ...-...-... internet adreslerinde yayınlanmakta olduğu, “...” isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında, 20.01.2017 tarihli “...” yarışma programında ... tarafından seslendirilmiş olduğu, bu performansın davalıya ait internet sitelerinde yayınlanmadığı, “...” isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında, 03.12.2017 tarihli “...” yarışma programında ... tarafından seslendirilmiş olduğu, yayının tekrarının www...com/...-..- | ...-... ve www...com.tr...-... internet adreslerinde yayınlanmakta olduğu,“...” isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında, 06.10.2018 tarihli “...” yarışma programında ... isimli yarışmacı tarafından 15 saniye seslendirilmiş olduğu, yayının yarışmacının “...” isimli yarışma performansı ile birlikte davalıya ait www...com.tr/..-...-...-...-....btm internet adresinde de yayınlanmakta olduğu, “...” isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında, 11.02.2020 tarihli ve “...” isimli programın çeyrek finalinde ... tarafından seslendirilmiş olduğu ve yayın tekrarının “...” ... kanalı olan www. ....com.. web adresinde yayınlanmakta olduğu, ancak davalıya ait www...com.tr veya www...com web sitelerinde yayınlanmadığı,) gözetilerek yani kullanılan süre ve mecra ve eserlerin niteliği ve kullanıldığı tarihteki raiçlere göre BK hükümlerine göre ... isimli eserin 5 kez yayınlandığı ve davacının mali haklarının ihlal edildiği toplamda bu eser için gerçekleşen 5 ihlal kapsamında her bir ihlal için raiç 600-TL olarak takdir edilmiş olan 600x5=3000 TL olmak üzere FSEK 68. maddeye göre hesaplanan 3 katı olan 9.000 TL nin bu eser için son yayın tarihi olarak kabul edilen 3.12.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ... isimli eserin 1 kez yayınlandığı ve davacının mali haklarının ihlal edildiği bu eser için gerçekleşen 1 ihlal kapsamında raiç 1200- TL olarak takdir edilmiş olan 1200- TL nin FSEK 68. maddeye göre hesaplanan 3 katı olan 3600- TL nin bu eser için ihlal tarihi yayın tarihi olarak kabul edilerek 11.2.2020 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı manevi tazminat talep etmiş ancak manevi tazminat talep şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Zira FSEK m. 15'te düzenlenen “..." veyahut "Eserin Hususiyetinin Bozulması" şartlarının somut olayda gerçekleşmediği alınan raporlar kapsamı ile sabittir. Bilirkişilerce CD incelenmiş, performansların hepsinde davacının adının yazılı olduğu , eserlerin bir yarışma programında icra ediliyor oluşundan kaynaklı olarak solistlerin icra esnasında son derece dikkatli ve özenli oldukları, orkestranın ise alanlarında yetkin müzisyenlerden oluştuğu anlaşılmış, eserlerin hususiyetinin bozulmadığı davacının manevi tazminat talep etme şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.

Keza Güney Koreli ... isimli yarışmacının yayın esnasında ... ile normal bir diyalog halindeyken kendisine Türkçe şarkı bilip bilmediğinin sorulması üzerine söz konusu eserin nakarat bölümünü yaklaşık 10- 15 saniye seslendirmiş olduğu eserlere ilişkin olarak, seslendiren kişinin Türkçe bilmiyor oluşu nedeniyle eserin hususiyetini bozduğundan söz edilemeyeceği gibi diyalog esnasında örnek göstermek bakımından eserin çok az bir kısmının seslendirilmiş olması, eserin orkestra eşliğinde olmaksızın solo olarak seslendirilmiş olması hususları da gözetildiğinde manevi tazminat talep etme şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.Öte yandan davacı tarafından da bilirkişilerin görüşlerinin aleyhinde yani manevi tazminata hak kazandığı yönünde delil sunmadığı da gözetildiğinde mevcut delil kapsamına göre manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı davalı kullanımlarının davacının mali haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile ref ve men de talep etmiştir . Tecavüz belirlenen dönem için sabit ise de; Ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987 tarih, ..., 13.10.2009 tarih ..., 13.09.2011 tarih ... ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, ... sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinden taraflar arasında ihlal edilen dönem için farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda, davalının eyleminin de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden; davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın refini ve menini isteyemeyeceğinden bu yöndeki istemin reddine," gerekçesi ile,

DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,

1-... isimli eserin 5 kez yayınlandığı ve davacının mali haklarının ihlal edildiği toplamda bu eser için gerçekleşen 5 ihlal kapsamında her bir ihlal için raiç 600-TL olarak hesaplandığından 600x5=3000 TL olmak üzere FSEK 68. maddeye göre hesaplanan 3 katı olan 9.000 TL nin bu eser için son yayın tarihi olarak kabul edilen 3.12.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2- ... isimli eserin 1 kez yayınlandığı ve davacının mali haklarının ihlal edildiği bu eser için gerçekleşen 1 ihlal kapsamında raiç 1200- TL olarak hesaplandığından 1200- TL nin FSEK 68. maddeye göre hesaplanan 3 katı olan 3600- TL nin bu eser için ihlal tarihi yayın tarihi olarak kabul edilerek 11.2.2020 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

3-Manevi tazminatın şartları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine,

4-Davalı kullanımlarının davacının mali haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine,ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987 tarih, ..., 13.10.2009 tarih ..., 13.09.2011 tarih ... ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, ... sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinden taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda, davalının eyleminin de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden; davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın refini ve menini isteyemeyeceğinden bu yöndeki istemin reddine," karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... nezdinde tescilli hak sahibi olduğu müzik eserlerinin, davalı şirketin organizasyonundaki yarışma programında izinsiz ve hukuka aykırı şekilde defalarca kullanıldığını, bu hususta yürütülen arabuluculuk sürecinin anlaşmasızlıkla sonuçlandığını, açılan tecavüzün tespiti, ref'i ile FSEK 68. maddesi kapsamında rayiç bedelin üç katı tutarında maddi tazminat ve manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda eserler için takdir edilen bedellerin son derece yetersiz, hakkaniyete ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hak ihlali devam etmesine rağmen hesaplamada güncel enflasyon oranlarının dikkate alınmadığını, kararla hükmedilen miktarın davacının yaptığı yargılama giderlerinin dahi altında kaldığını, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, eksik ve hatalı değerlendirmelere dayalı yerel mahkeme kararının müvekkili lehine kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "..." adlı eserin söz yazarının davaya taraf olmaması nedeniyle FSEK 10/2. maddesi gereğince davanın usulden reddi gerektiğini, 2017 yılı rayiç bedellerinin 500 TL civarında olduğunu ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının bu rayiçlerle uyumlu bulunduğunu, 14.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda "..." adlı eser için beste bedelinin 500 TL olarak belirlendiğini ve 5 kullanım için toplam 2.500 TL tazminat hesaplandığını, "..." adlı eser için ise 1 kullanım bedelinin 1.000 TL olarak hesaplandığını, davacının itirazı üzerine alınan 30/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda ise "..." adlı eser için 5 kullanımın 4.200 TL toplam tazminat tutarına ulaştığını, mahkemenin dava tarihindeki fiili ve hukuki durumu esas alarak karar verdiğini, 14.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının adının tüm eserlerde yazılı olduğunun tespit edildiğini ve bu nedenle FSEK 15. madde kapsamında manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, ... programında ... isimli yarışmacı tarafından gerçekleştirilen 15 saniyelik kısa ve ani performansın teknik olarak besteci bilgisi vermeye imkan tanımadığını, diğer 6 eserde eser sahibi bilgilerine yer verildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987,13.10.2009,13.09.2011 tarihli kararları ve HGK'nın 20.03.2002 tarihli kararı uyarınca FSEK 68. maddesi gereğince telif tazminatına hükmedilmesiyle taraflar arasında farazi bir sözleşme kurulmuş sayılacağından davacının kullanımın refini ve menini talep edemeyeceğini, müvekkili lehine kaldırılarak davanın reddini, davacının istinaf taleplerinin reddini, talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf dilekçesindeki itirazlarının haksız ve yasaya aykırı olduğunu, "..." adlı eserin söz yazarının taraf olmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği iddiasına ilişkin FSEK 10/2 maddesi uyarınca eser sahiplerinden her birinin mütecaviz eylemlere karşı tek başına hareket edebileceğini, müvekkilinin "..." ve "..." isimli müzik eserlerinin hak sahibi olduğunu, bu eserlerin davalı şirketin yarışma programında izinsiz ve umuma iletim hakları ihlal edilerek defalarca kullanıldığını, yapılan eylemin müvekkilinin mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki telif ve tazminat bedellerinin son derece düşük, eksik ve güncel enflasyon oranlarından uzak hesaplandığını, yargılama giderlerinin dahi altında kalan bir miktara hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, davalının istinaf başvurusunun reddine, mahkeme kararının müvekkili lehine kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın konusu, davacının bestecisi olduğu "..." isimli , hem bestecisi, hem de söz yazarı olduğu "..." isimli parçanın izin alınmadan ve mali hakları ödenmeden kullanılmış olması nedeniyle tecavüzün tespitini, ref'ini ve men'ini, ayrıca FSEK 68. de kapsamında 3 kat hesaplanmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi(Davacı vekili 5.2.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 126.000 TL. olarak talep etmiştir) 10.000,00-TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili tahsili taleplerine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin "..." isimli parçanın bestecisi, "..." isimli parçanın hem bestecisi, hem de söz yazarı olduğunu, ... kayıtlarında müvekkili adına tescilli olduğunu, “...” isimli müzik eserinin 6 kez, "...” isimli müzik eserinin 1 kez davalı şirketin organizasyonunda bulunan o ses yarışmasında izin alınmadan ve mali hakları ödenmeden kullanılmış olduğunu, davaya konu eserlerin davalı tarafından müvekkilinden izin alınmadan, kullanımı nedeniyle tecavüzün tespitini, ref'ini ve men'ini ve maddi ve manevi tazminatın, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, dava tarihinin 09.12.2020 olduğunu, bu tarihten 2 yıl öncesine dayanan taleplerin zamanaşımına uğradığını, Meslek Birlikleri ile aralarında sözleşme mevcut olduğunu, dava konusu eserlerin, davacının mensubu olduğu meslek birliği ile sözleşme kapsamında kullanılmış olduğunu dava konusu eserlerde eserin bestecisi olan ...'nun adının belirtilmiş olduğunu, bu nedenle davacı tarafça talep edilen manevi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, davacı yanın iddiasının aksine eserin hususiyetinin bozulmamış olduğunu, tüm şarkıların bestecisinin tarzı ile söylendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 18.10.2021 tarihli raporda özetle;" Raporlarında yer alan kliplerin izlenme sayısından da yola çıkılarak, davacı tarafın eserlerinin kullanıldığı tarih itibariyle popülaritesi, yarışmanın yayınlandığı ...kanalının ... kanalı oluşu, yarışmanın raitingi gibi parametreler göz önüne alınarak davacı tarafını eserlerinin rayiç bedelinin yarışmadaki her bir icra için söz 500 TL, müzik: 500TL , söz ve müzik için 1.000-TL olabileceğini, Davacı tarafın “...” isimli eserin sadece bestecisi olduğu göz Önüne alınarak bu eserin 5 kez (... isimli kişinin eseri seslendiriş şekli normal bir performans olmadığından) icra edildiğinden hareketle 2.500-TL (5 x 500-TL) tazminat talep edebileceği, Davacı tarafın “...” isimli eserin hem söz yazarı, hem de bestekârı olduğundan hareketle ve bu eserin bir kez icra edildiğinden hareketle 1.000-TL (1 x 1.000-TL) tazminat talep edebileceği, Sonuç olarak davacı tarafın iki eserinin kullanımlarından dolayı 2.500-TL +1.000-TL olmak üzere toplam 3.500-TL tazminat talep edebileceğini" belirtmişlerdir.

Bilirkişiler ...tarafından düzenlenen 5.10.2022 tarihli raporda özetle; " FSEK md.68 uyarınca hükmedilecek tazminata esas teşkil etmek üzere, dava konusu “...” ve “...” isimli eserlerin ...'de yayınlanan “...” isimli yarışma programında izinsiz olarak yarışmacılarca icra edilerek yayınlanması nedeniyle talep edilebilecek rayiç bedelin, ilgili Meslek Birliklerine ve edisyon firmalarına müzekkere yazılarak “...” li programın reytingi ve bir eserin bir defaya mahsus yayınlanması halinde talep edilebilecek kullanım bedelini kullanım yapacak şirketin edisyon firmaları ile özel bir anlaşma yapıp yapmadığı hususu (talep edilebilecek kullanım bedelini özel anlaşma olan firmalara ve özel anlaşma yapmayan firmalara göre ayrı ayrı belirtmeleri) da dikkate alınarak emsal bedel rayicinin sorulması” akabinde Meslek Birlikleri ve Edisyon firmalarından gelecek cevaba göre değerlendirilebileceği, fiyat belirleme konusunda bestenin yada bestelerin popülerlik ve talep edilme oranı gibi unsurlarının da etkili olduğunu" belirtmişlerdir.

Bilirkişiler ...tarafından düzenlenen 4.6.2023 tarihli ek raporda özetle:" eski müzekkere cevaplarına göre 4200TL+kdv, 2022 müzekkere cevaplarına göre yapılan inceleme de 5 şarkı için şarkı başı 6.000 TLx5= 30.000 TL +kdv, 1 şarkı söz ve bestesi aynı şahısa ait olan şarkı için ise 12.000 TL+KDV, toplamda 42.000 TL olabileceğini, 3 kat bedelin mahkemenin takdirinde olduğunu" belirtmişlerdir.

Tüm ... A.Ş. (...)'nin sunduğu 06.12.2022 tarihli müzekkere cevabında, edisyon firmaları ile anlaşmalı yapılan lisanslamalarda firmanın belirlediği sabit tarifenin eser başına 2.500 TL olduğu, anlaşma olmayan durumlarda ise sektör standartlarında 5.000 TL ile 15.000 TL rayiç bedel talep edilmesinin uygun olduğu belirtilmiş, .... Ltd. Şti.'nin sunduğu 22.11.2022 tarihli müzekkere cevabında, gece kuşağında ("...") ulusal TV kanallarında yayınlanan şarkı - ses - yetenek yarışması programlarında repertuvardan kullanılan müzik eserlerinin yayım (söz/ müzik) hakları için Şirketi ile özel anlaşma yapan kullanıcılardan her bir şarkı için bölüm başına stopaj ve KDV hariç olmak üzere 2.400 TL lisans bedeli talep edildiği, bu bedelin, sözkonusu kullanımların belirli bir sayının üzerinde olması, taraflarına sağlıklı ve düzenli bir şekilde raporlanması ve ödemelerin de zamanında yapılması durumunda geçerli olduğu, özel anlaşma olmaksızın gece kuşağında ("...") ulusal TV kanallarında yayınlanan şarkı -ses - yetenek yarışması programlarında yapılan kullanımlarda, her bir şarkı için bölüm başına talep edilen bedelin stopaj ve KDV hariç olmak üzere 4.000 TL ile 6.000 TL arasında değişmekte olduğu belirtilmiştir.

Bilirkişi heyet raporları arasında, rayiçler ve meblağ farklılıkları gözetilerek çelişkileri giderir denetime uygun rapor tanzimi için dosyanın mahkemece yeni bir bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği ve davacı tarafından kesin süre içinde ücretin yatırılmadığı anlaşılmıştır.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 14. Maddesi‘’Bir eserin umuma arzedilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını münhasıran eser sahibi tayin eder. Bütünü veya esaslı bir kısmı alenileşmemiş olan, yahut ana hatları herhangi bir suretle henüz umuma tanıtılmayan bir ederin muhtevası hakkında ancak o eserin sahibi malümat verebilir.

Eserin umuma arz edilmesi veya yayımlanma tarzı, sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek mahiyette ise eser sahibi, başkasına yazılı izin vermiş olsa bile eserin gerek aslının gerek işlenmiş şeklinin umuma tanıtılması veya yayımlanmasını menedebilir. Menetme yetkisinden sözleşme ile vazgeçmek hükümsüzdür. Diğer tarafın tazminat hakkı saklıdır.’’ Denilmektedir.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının bestecisi olduğu "..." isimli, eserin, ... logolu televizyon kanalında, “...” yarışma programında yarışmacılar tarafından seslendirildiği ve yayının tekrarının davalıya ait internet sitesinde yayınlandığı, Davacının, hem bestecisi, hem de söz yazarı olduğu "..." isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında, “...” yarışma programında yarışmacı tarafından seslendirildiği ve yayının tekrarının youtoube da yayınlandığı, davalıya ait internet sitesinde yayınlanmadığının sabit olduğu, kullanılan süre ve mecra ve eserlerin niteliği ve kullanıldığı tarihteki raiçlere göre TBK hükümlerine göre ... isimli eserin 5 kez yayınlandığı ve davacının mali haklarının ihlal edildiği toplamda bu eser için gerçekleşen 5 ihlal kapsamında her bir ihlal için mahkemece, kullanılan süre, mecra, eserlerin niteliği ve kullanıldığı tarihteki rayiçler göz önünde bulundurulmak sureti ile TBK 50-51 madde kapsamında takdir edilen 600-TL., rayiç bedel dosya ile uyumludur.

... isimli eserin 1 kez yayınlandığı ve davacının mali haklarının ihlal edildiği bu eser için gerçekleşen bir ihlal kapsamında mahkemece, 1.200,00- TL., rayiç bedel olarak takdir edilmesi dosya kapsamına göre yerindedir.

Davacı taraf istinafında manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, manevi tazminata hükmedilebilmesi için FSEK m. 15'te düzenlenen “..." veyahut "Eserin Hususiyetinin Bozulması" şartlarının ihlal edilmesi gerektiği, eserler arasında sadece ... isimli kişinin 15 saniye kadar seslendirdiği “...” isimli eserde, davacının ismi, eserin bestecisi olarak yazmadığı, ancak 15 saniyelik bahse konu seslendirmenin, normal bir yarışma performansı olmadığı ve geri kalan performansların hepsinde davacının adının yazılı olduğu manevi tazminatın yasal unsurları oluşmadığından mahkemece manevi tazminat talebinin reddine dair verilen karar yerindedir.

Güney Koreli ... isimli yarışmacının yayın esnasında ... ile normal bir diyalog halindeyken kendisine Türkçe şarkı bilip bilmediğinin sorulması üzerine söz konusu eserin nakarat bölümünü yaklaşık 10- 15 saniye seslendirmiş olduğu eserlere ilişkin olarak, seslendiren kişinin Türkçe bilmiyor oluşu nedeniyle eserin hususiyetini bozduğundan söz edilemeyeceği gibi diyalog esnasında örnek göstermek bakımından eserin çok az bir kısmının seslendirilmiş olması, eserin orkestra eşliğinde olmaksızın solo olarak seslendirilmiş olması sebebi ile maddi ve manevi tazminata esas alınamaz.

Davacı istinafında bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını ileri sürmüş ise de, mahkemece Bilirkişi heyet raporları arasında, rayiçler ve meblağ farklılıkları gözetilerek çelişkileri giderir denetime uygun rapor tanzimi için dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği ve davacı tarafından kesin süre içinde ücretin yatırılmadığı anlaşılmakla bu istinaf sebebi yerinde değildir.

Davalı istinafında; davacının "..." adlı eserin bestecisi olup söz yazarının davaya taraf olmadığını, davanın söz ve bestecisi ile birlikte açılması gerektiğini, FSEK 10/2. Md. gereği davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

FSEK Madde 10 -" Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir.

Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir.

Bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımlar, iştirake esas teşkil etmez.

(Ek fıkra: 03/03/2001 - 4630/6. md.) Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. Sinema eseri ile ilgili haklar saklıdır." düzenlemesi yer almaktadır.

Davacı,"..." adlı eserin, bestecisi olduğu, besteci olması sebebi ile eser üzerinde hak sahibi olduğu, Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebileceği ve tek başına dava açabileceğinden bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde taraflar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/03/2024 tarih ve 2020/392 E., 2024/102 K. sayılı kararına karşı taraf vekillerince yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 860,71 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 433,11 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1417, K. 2026/1491, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1417-e-2026-1491-k-be9490100fc0