Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/120 E. 2026/2609 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/120
- Karar No
- 2026/2609
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/120 - 2026/2609 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/120 KARAR NO : 2026/2609
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/05/2024 NUMARASI : 2021/269 Esas, 2024/471 Karar DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVA : Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 20/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.05.2024 tarih ve 2021/269 Esas, 2024/471 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 31.10.2020 tarihinde ... Cad. mevkiinde meydana gelen trafik kazasında, ... yönetimindeki ... plakalı özel otosu ile, ... Mah. ... sokak içerisinden geri manevra ile ... Caddesine giriş yapmak istediği esnada, ... istikametinden gelip ... Caddesine seyreden sürücü belgesiz, ... idaresindeki ... plakalı motorsikleti ile ... plakalı otoya çarpmamak için sağa hafif manevra yaptığı sırada yolun kıyısında bekleyen yaya müvekkillerinin murisi ...'ya çarparak önce yaralanmasına ve bilahare ölümüne neden olduğunu, trafik kaza tespit tutanağına göre her iki sürücünün de kusurlu bulunduğunu, yaya olan müvekkilinin ise hiçbir kusurunun bulunmadığını, 20.11.2020 tarihinde ayrı ayrı kaza yapan araçların sigortalandığı ... Sigorta ve ... Sigorta A.Ş'ye zararın tazmini için müracaat ettiklerini ancak herhangi bir anlaşma olmadığını, murisin ölümü ile müvekkillerinin maddi desteğinden yoksun kaldıklarını, müvekkillerinin eş ve annelerini kaybetmenin derin psikolojik sarsıntısı ile manevi yönden çok yıprandıklarını belirterek toplanacak delillere göre belirlenecek destekten yoksun kalma tazminat ve her bir müvekkili için 15.000'er-TL'den toplam 45.000,00-TL manevi tazminat olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini beyanla maddi ve manevi tazminat taleplerinin güvencesi olarak işletenler ile sürücülerin taşınır/taşınmaz malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Davacı vekili 23.01.2024 tarihli ıslah dilekçesi dava değerini 693.645,23-TL olarak belirlemişlerdir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde hiç bir etkisinin olmadığını, kusurunun bulunmadığını, müvekkili aleyhine açılan haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davanın esasa girilmeksizin zamanaşımı nedeniyle reddine, ara buluculuğa ve sigorta şirketine başvuru şartı usulünce yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacıların davalılardan ...'ye yönelik maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden; davanın feragat nedeniyle reddine, davacıların davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye yönelik maddi tazminat talepleri yönünden; tarafların yargılama sırasında sulh oldukları anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacıların davalılardan ... Sigorta A.Ş. ve ...'e yönelik maddi tazminat talebi yönünden; davacılardan ... ...'nın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı bulunmadığından davacılardan ... ... yönünden davanın reddine, meydana gelen trafik kazası neticesinde davacılardan ...'nın eşi olan ...'nın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı olarak davacılardan ... yönünden 350.695,34 TL'lik kısmı yönünden davalılardan ... Sigorta ve ... müşterek ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde davacılardan ...'ten 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan ... Sigorta A.Ş'den ise 11/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, ayrıca bakiye destekten yoksun kalma tazminatı olarak 341.507,66 TL'nin ise davalılardan ...'ten 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, meydana gelen trafik kazası neticesinde davacılardan ...'nın annesi olan ...'nın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı olarak davacılardan ... yönünden 1.451,23 TL'lik kısmı yönünden davalılardan ... Sigorta ve ... müşterek ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde davacılardan ...'ten 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan ... Sigorta A.Ş'den ise 11/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, ayrıca bakiye destekten yoksun kalma tazminatı olarak 921,23 TL'nin ise davalılardan ...'ten 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, davacıların davalılardan ...'e yönelik manevi tazminat talepleri yönünden davanın kabulü ile; meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacılardan ...'nın eşi, davacılardan ... ve ... ...'nın anneleri olan ...'nın vefatı sonucu davacının çektiği elem ve üzüntü, kazanın oluşum şekli, kusur oranları, tarafların ekonomik durumları ve paranın alım gücü dikkate alınarak takdiren her bir davacı için 15.000,00'er TL olmak üzere 45.000,00 TL manevi tazminatın 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'ten alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili; ... ...'nın talep hakkı bulunmadığından davacının davasının ... ...'nın 15.000,00 TL manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmekte iken davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... ve ... yönünden manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiş ise de davacı tarafça diğer davalılar ile anlaşılıp davadan feragat edildiğinden müteselsilen sorumlu şirket hakkındaki davanın da reddedilmesi gerektiğini, ... yönünden ilk derece mahkemesince her ne kadar davacı yönünden destekten yoksun kalma tazminatı alacağına hükmedilmiş ise de davacı tarafça diğer davacılar ile anlaşılıp davadan feragat edildiğinden müteselsil sorumlulardan biri hakkında diğerlerini de sorumluluktan kurtardığından davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı karar verildiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınacak açıklıkta olmayıp aktif pasif dönemi anlaşılık şekilde gösterir yeniden bilirkişi raporu tesis edilmesi gedilmeden düzenlenen bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporundan tazminat tutarının kusur oranında bölüştürülmesinde hataya düşüldüğünü, %75 ve %25 olarak belirtilen kusur oranını kabul etmemekle birlikte hatalı olduğunu, davacı tarafça müvekkili yönünden dava şartı ara buluculuk başvurusu yapılmadan açıldığından usulden reddine karar verilmesi gerekirken esas yönden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili; dosyada alınan hatalı kusur raporu dikkate alınarak dosyada hesap raporu alındığını, dolayısıyla alınan hesap raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu, hesaplamada progresif rant yönteminin kullanılmasının kabul edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber davacıların müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuruda bulunmadığı hususu açıkken dosyada hükmedilen tazminat tutarları bakımından faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi olarak belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminata ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı ... ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Kusur raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde; Dosya arasında mevcut bulunan kaza tespit tutanağında sürücü ...'in dönüş yaparken karşıdan gelen araca geçiş hakkını vermediğinden, sürücü ...'nin kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından kusurlu, yaya ...'nin kusurunun ise bulunmadığı belirtilmiştir. ....Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/314 Esas sayılı dosyasında ATK'dan alınan 13.09.2021 tarihli raporda kaza tespit tutanağındaki aynı sebeplerle ...'in asli oranda, ...'nin ise tali oranda, müteveffa yayanın ise kusursuz olduğu belirtildiği görülmüştür. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/1969 soruşturma sayılı dosyasında trafik bilirkişisinden alınan 13.11.2020 tarihli raporda da ...'in asli oranda, ...'nin ise tali oranda kusurlu oldukları belirtilmiştir. İşbu dosyada Karayolları Fen Heyetinden alınan 18.12.2022 tarihli heyet raporunda aynı sebeplerle sürücü ...'in asli oranda kusurlu, motosiklet sürücüsü ...'nin tali oranda kusurlu, müteveffa yayanın ise kazaya etken herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan heyet raporunun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi çelişkileri de giderdiği anlaşıldığından kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde: Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile müteveffanın ev hanımı olduğu göz önüne alınırak davacıların zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından istinaf eden davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
Davalı ...'den feragatin davalılara da sirayet etmesi gerektiğine yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde, -Maddi tazminat yönünden; Davacı vekili 04/03/2024 tarihli dilekçesi ile "açmış olduğumuz trafik kazasından kaynaklı tazminat davasında davalı ... aleyhine açmış olduğumuz davadan feragat ediyoruz" diyerek herhangi bir maddi manevi tazminat ayrımı yada açıklama yapmadan davadan feragat etmiştir. Davacılar vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Mecburi dava arkadaşlarından biri hakkında davadan feragat edilmesi halinde feragat mecburi dava arkadaşlarının tamamı için hüküm ifade eder. Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. 6098 sayılı T.B.K. 166. hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu'nun 168. maddesi, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir. Bu açıklamalar kapsamında eldeki dosyaya baktığımızda; davalı ... Sigorta A.Ş ... plakalı aracın ZMM sigortacısı olup davacı ile ibralaştıkları miktar üzerinden aracın sürücüsü de borçtan kurtulacaktır. Kaza tarihi (2021) itibariyle poliçe limiti kişi başına ölüm halinde 410.000,00-TL'dir. Davacılar ile sigorta şirketi sulh olmuşlardır. Davacılar bu sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kaldığını, bu aracın sürücüsü yönünden davadan feragat ettiğini belirtmiştir. ... Sigorta ile davalı ... kendi içinde müteselsil borçlu, davalı ... ile ... Sigorta da kendi içinde müteselsil borçludur. Bu durumda davalı ... Sigorta ile davalı sürücü ... yönünden verilen karar yerindedir. Ancak davalı ...'a karşı davadan feragat edilmiş olması diğer davalı ... ile ... Sigortaya ancak kusurları oranında sirayet edecektir. Yani davalılar ... ile ... Sigorta artık kendi kusurlarına denk gelen zarar bakımından sorumlu olacaktır. Mahkemece aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda nüfus kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacılardan ... ...'nın kaza tarihinde 27 yaşında olup Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/2401 E 2021/613 K sayılı ilamıyla da belirtildiği üzere erkek çocuklar için destek yaşının sonu olarak belirtilen 18 yaştan büyük olduğu anlaşılmakla vefat nedeniyle destek payı ayrılması mümkün olmadığından annesinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğinden bu davacı yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak; davacılardan ... yönünden aktüerya bilirkişi raporunda kusur durumuna göre kusur indirimi uygulanmaksızın TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığında eşi olan ...'nın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı tutarınıın 1.102.203,70 TL olduğu, sigorta şirketleri yönünden poliçe teminat limitinin 410.000 TL olduğu gözönüne alınarak garame hesabı sonucunda 350.695,34 TL talep olunabileceği; ...'in %75 kusur durumuna istinaden sorumluluğunun (1.102.203,70 TL x %75) 826.652,78 TL olduğu; davacı ...'nın ise Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/2401 E 2021/613 K sayılı ilamıyla da belirtildiği üzere kız çocuklar için destek yaşının sonu olarak belirtilen 22 yaş itibariyle kaza tarihindeki yaşı olarak 21 yaş 1 ay göz önüne alındığında annesinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı olarak 4.561,09 TL talep olunabileceği, ...'in %75 kusur durumuna istinaden sorumluluğunun (4.561,09 x %75) 3.420,82 TL olduğu, sigorta şirketleri yönünden poliçe teminat limitinin 410.000 TL olduğu gözönüne alınarak garame hesabı sonucunda 1.451,23 TL'nin talep olunabileceği anlaşılmakla; Davacılardan ...'nın maddi tazminat talebi yönünden davacı vekilinin 23/01/2024 tarihli değer arttırım dilekçesindeki talebiyle bağlı kalarak, davalılardan ...'in kullandığı aracın hususi kullanımda olduğu dikkate alınarak; davanın kabulü ile davacının destekten yoksun kalma tazminatı olarak 350.695,34 TL'lik kısmı yönünden davalılardan ... Sigorta ve ... müşterek ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde davacılardan ...'ten kaza tarihi olan 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan ... Sigorta A.Ş'den ise temerrüt tarihi olan 11/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, ayrıca bakiye destekten yoksun kalma tazminatı olarak sigorta poliçe limitini aşan kısmı itibariyle taleple bağlı kalınarak 341.507,66 TL'nin ise davalılardan ...'ten 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine; Davacılardan ...'nın maddi tazminat talebi yönünden davacı vekilinin 23/01/2024 tarihli değer arttırım dilekçesindeki talebiyle bağlı kalarak, davalılardan ...'in kullandığı aracın hususi kullanımda olduğu dikkate alınarak; davanın kabulü ile davacının destekten yoksun kalma tazminatı olarak 1.451,23 TL'lik kısmı yönünden davalılardan ... Sigorta ve ... müşterek ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde davacılardan ...'ten kaza tarihi olan 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan ... Sigorta A.Ş'den ise temerrüt tarihi olan 11/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, ayrıca bakiye destekten yoksun kalma tazminatı olarak sigorta poliçe limitini aşan kısmı itibariyle taleple bağlı kalınarak 921,23 TL'nin ise davalılardan ...'ten kaza tarihi olan 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacılar poliçe limiti kadar bedel davalı ... Sigorta Şirketini ibra ettiğinden, müteselsil borçlulardan birinden yapılan feragat diğer borçluya kusur oranında sirayet edeceğinden istinaf eden davalılar da ibra edilen tutar kadar sorumluluktan kurtulacaktır. Bu nedenle bilirkişice hesaplanan toplam bedel üzerinden mahkemece resen kusur oranına göre yapılan hesaplama yerinde görülmekle maddi tazminat miktarına yönelik istinaf yerinde görülmemiştir. -Manevi tazminat yönünden; Davacılar, davalıların kullandığı araç ile murislerinin öldüğünü belirterek, 15.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 04/03/2024 tarihli dilekçesi ile "açmış olduğumuz trafik kazasından kaynaklı tazminat davasında davalı ... aleyhine açmış olduğumuz davadan feragat ediyoruz" diyerek herhangi bir maddi manevi tazminat ayrımı yada açıklama yapmadan davadan feragat etmiştir. Davacılar vekilinin vekaletnamesinde davan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının anlaşma konusu yapılması, kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. (Yargıtay H.G.K’nun 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 karar ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı kararı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/8483 esas 2018/5356 karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.) Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davadan sonra müteselsil borçlulardan davalı ... yönünden davadan feragat edilmiştir. Bu durumda manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince, davacının tüm manevi tazminat talebinden feragat etmiş olduğu anlaşılmakla, davanın manevi tazminat yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece davalı ... yönünden kabul karar verilmesi hatalı görülmüştür. Bu nedenle bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuş ve kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Sair istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede; Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyasında alınan trafik bilirkişisi raporu, .... ACM 2020/314 Esas sayılı dosyasında ATK'dan alınan kusur raporu ile işbu dosyada 3 kişilik kusur bilirkişisinden alınan raporların tamamında davalı ...'in kazanın oluşunda sola dönüş kurallarına uymadığından asli kusurlu olduğunun belirtildiği, raporların birbiriyle uyumlu olduğundan rapora karşı istinafın yerinde görülmediği, yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereğince poliçe teminatı içerisinde kabul edilmiş olması, mahkemesince hüküm kurulurken kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitlerine uygun şekilde karar verilmiş olması, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda iş göremezlik zararının Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile yapılmış olmasının yerinde olduğu, ölenin ev hanımı olarak kabul edilip agisiz hesap yapılmasının yerinde olduğu, davacının dava açılmadan önce sigorta şirketine 20/11/2020 tarihinde usulüne uygun başvurusunun bulunması sebebiyle davalının 11/12/2020 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünün kabulünün davalı lehine olduğu, açılan davada ıslah ile arttırılan kısım için de temerrüt tarihinin aynı olduğu, mahkemece bu tarihten faize hükmedilmesinin ve mahkemece davacıların talep edebileceği toplam zarar daha yüksek olsa da taleple bağlı olarak karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin sair istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminat yönünden yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, diğer hüküm fıkralarının aynen bırakmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.05.2024 tarih ve 2021/269 Esas, 2024/471 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-A-Davacıların davalılardan ...'ye yönelik maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden; -Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, B-Davacıların davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye yönelik maddi tazminat talepleri yönünden; -Tarafların yargılama sırasında sulh oldukları anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, C-Davacıların davalılardan ... Sigorta A.Ş. ve ...'e yönelik maddi tazminat talebi yönünden; -Davacılardan ... ...'nın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı bulunmadığından davacılardan ... ... yönünden davanın REDDİNE, -Meydana gelen trafik kazası neticesinde davacılardan ...'nın eşi olan ...'nın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı olarak davacılardan ... yönünden 350.695,34 TL'lik kısmı yönünden davalılardan ... Sigorta ve ... müşterek ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde davacılardan ...'ten 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan ... Sigorta A.Ş'den ise 11/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, ayrıca bakiye destekten yoksun kalma tazminatı olarak 341.507,66 TL'nin ise davalılardan ...'ten 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, -Meydana gelen trafik kazası neticesinde davacılardan ...'nın annesi olan ...'nın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı olarak davacılardan ... yönünden 1.451,23 TL'lik kısmı yönünden davalılardan ... Sigorta ve ... müşterek ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde davacılardan ...'ten 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan ... Sigorta A.Ş'den ise 11/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, ayrıca bakiye destekten yoksun kalma tazminatı olarak 921,23 TL'nin ise davalılardan ...'ten 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılardan ...'ya verilmesine, D-Davacıların davalılardan ...'e yönelik manevi tazminat talepleri yönünden davanın REDDİNE, 4-Maddi tazminat yönünden karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 47.446,45 TL'den peşin alınan 162,24 TL harcın ve ıslah harcı 11.828,00 TL olmak üzere toplam 11.990,24 TL'nin mahsubu ile bakiye 35.456,21 TL harcın davalılardan ... Sigorta ve ...'ten müştereken veya müteselsilen (davalı ... Sigorta Şirketinin 24.055,13 TL harç ile sınırlı sorumlu olarak) tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacılar tarafından yatırılan 162,24 TL peşin harç ve 11.828,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 11.990,24 TL'nin davalılardan ... Sigorta ve ... müştereken veya müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, 6- a-)Manevi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca davacılardan alınması gereken 732,00 TL karar harcın davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 02.05.2024 günlü karar ile davalı ...'ten manevi tazminat yönünden tahsiline karar verilen harcın bu davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, tahsil edilmiş ise ilgilisine iadesine,
7-a-)Maddi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesaplanan 54.604,30 TL vekalet ücretinin davalılardan ... Sigorta ve ... müştereken veya müteselsilen alınarak davacılardan ... ya ödenmesine, b-)Maddi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesaplanan 53.226,15 TL vekalet ücretinin davalılardan ...'ten alınarak davacılardan ...'ya ödenmesine, c-)Maddi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesaplanan 1.451,23 TL vekalet ücretinin davalılardan ... Sigorta ve ...'ten müştereken veya müteselsilen alınarak alınarak davacılardan ...'ya ödenmesine, ç-)Maddi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesaplanan 921,00-TL vekalet ücretinin davalılardan ...'ten alınarak davacılardan ...'ya ödenmesine, d-)Maddi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan ...'dan alınarak davalılardan ... Sigorta ve ...'e ödenmesine, 8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre hesaplanan 15.000'er TL vekalet ücretinin davacılar ..., ... ve ...'dan ayrı ayrı alınarak davalıya ödenmesine, 9-Davacının yapmış olduğu 4.674,85 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 2.471,00 TL'sinden davalılardan ... Sigorta ve ... müşterek ve müteselsilen, geri kalan 2.003,85 TL'nin ise davalı ...'ten alınarak davacılara ödenmesine, 10-Ara buluculuk bürosu tarafından ödenmesine karar verilen 1.360,00-TL'nin davalılardan ... Sigorta şirketinden tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
11-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, İstinaf giderleri açısından; 12-a-)Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, b-)Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Sigorta A.Ş'den alınması gereken 24.056,00 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 6.014,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 18.042,00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 13-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 14-a-)Davalı ... tarafından yapılan 394,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, b-)Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan 216,85 TL istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.20/10/2026
Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.