Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/43 E. 2026/1573 K. – Sigorta
Konu: Sigorta
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/43
- Karar No
- 2026/1573
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/43
KARAR NO: 2026/1573
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Kapatılan) İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 21/06/2022
NUMARASI: 2019/531 Esas - 2022/511 Karar
DAVANIN KONUSU: Sigorta (Nakliyat sigortası- taşıyana rücu)
Taraflar arasındaki sigorta davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... T.A.Ş. tarafından ...' da yerleşik...firmasından .../04/2018 tarih ve ... nolu fatura muhteviyatı ... olarak 1 palet 975,00 kg refrakter emtiası satın alındığını, emtianın ...' dan Türkiye' ye kadar olan karayolu nakliyesi için nakliyeci ...A.Ş. ile anlaşıldığını, ...A.Ş. firmasının da nakliye işini alt nakliyeci davalı ... .... Şti ye taşere ettiğini, emtianın alt nakliyeci davalı ... adına kayıtlı ...' ın idaresindeki ... plakalı çekici ve .... firmasına ait ... plakalı dorseye parsiyel yük olarak yüklendiğini, emtiânın 30/04/2018 tarihinde ... Gümrük Müdürlüğü” nden ... nolu transit refakpt belgesi ile .... ... Gümrük Müdürlüğü' ne getirildiğini, Gümrük Müdürlüğü' nde ... nol güvenlik mührü açılarak yapılan kontrollerde 1 palet emtianın tamamının hasarlı olduğunun tespit edildiğini, emtianın ... nolu antrepoya indirilerek antrepo sorumluları ve araç şoförü tarafından tutanak tutularak hasarın sigortalı yetkililerine bildirildiğini, meydana gelen hasarın tespiti ve tazmini için sigortalı tarafından davacı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu, davacı sigorta şirketi nezdinde 9952888 nolu hasar ve rücu dosyası açıldığını, davacı sigorta şirketinin ekspertiz çalışması için .... AŞ' yi yönlendirdiğini, eksper tarafından 04/09/2018 tarihinde sigortalı tesislerine gidilerek ekspertiz çalışması yapıldığını, ekspertiz çalışması sonucunda ... nolu rapor ile toplam hasar miktarının 3.007,567 USD olarak hesaplandığını, davacı sigorta şirketi| tarafından 06/09/2018 tarihinde, sigortalısı ... ... T.A.Ş.” ye 3.007,67 USD ödeme yapıldığını, buna göre davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı TTK 1472 maddesi gereğince sigortalısının yerine geçerek ödediği bedelle sınırlı olmak kaydıyla davalıya rücu edebileceğini, taşıyanın ağır ihmal ve kusurundan dolayı sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağını, eksper raporunun bağlayıcı olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile % 20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında özetle; Davacı sigorta şirketinin iddia ettiği hasarın nevi, ne zaman ve emtia kimin sorumluluğunda iken meydaha geldiğine dair bilgilerin hatta sigortalısı ile arasında iddia ettiği poliçe bilgilerinin dahi yer almadığını, sigortalı yetkililerinin ekspertiz sırasındaki beyanlarına istinaden değerlendirme yapıldığını, davacının âktif husumet ehliyetinin mevcut olmadığını, öncelikle sigorta poliçesine dayanarak halefiyet iddiasında bulunan davacı sigorta şirketinin dava konusu taşımanın sigorta teminatı altında olduğunu ispatlaması gerektiğini, aksi takdirde geçerli bir sigorta ilişkisi mevcut olmadığından davanın aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddi gerektiğini, poliçe hükümlerine aykırı olarak sigortalısına ödeme yapan davacının TTK 1472 maddesi gereği halefiyeti ve taşımacıdan rücuen tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, emtianın ambalajının yetersiz, hatalı, eksik olması nedeniyle ve davalıya taşımaya îlişkin gerekli bilgi ve talimatların verilmemiş olması nedeniyle davalı taşımacının sorumluluğunun bulunmadığını, gönderici tarafından düzenlenen sevk mektubu/taşıma talimatında açıkça emtianın üst üste istiflenmesinde bir engel olmadığının ifade edildiğini, davalıya gönderilen bilgi/talimat formunda açıkça paketlerin birbiri üstüne istiflenebileceğine dair talimat verildiğini, mahkemece davalı taşımacıya kusur atfedilmesi halinde kusurun ağırlıklı bölümünün göndericiye yüklenmesi suretiyle müterafik olarak paylaştırılmasını talep ettiklerini, konvansiyon uyarınca sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini, sovtaj teklifine dair belgenin dosyada yer almadığını, davacının sigortalısına: sovtaj tenzili yapmadan hasarı tazmin etmiş olması halinde hasarlı kabul edilen emtianın dayacının yedinde bulunduğunu gösterdiğini, bu halde davalı taşımacıya kusur atfedilmesi halinde sovtaj değerinin zarardan mahsubu ya da hasarlı malın davalı taşımacıya teslimi gerektiğini, CMR 23.madde hükmünde taşımacıya kusur atfedilmesi halinde azami sorumluluk miktarının düzenlendiğini, buna göre taşımacının zarar gören emtianın ağırlığının 8.33 SDR karşılığını aşan miktar ile sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının CMR 27.maddesine göre %5 faizi aşan fazla talebin reddi| gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporları denetlenebilir ve dosya içeriğine uygun olduğundan mahkememizce de benimsenmiş ve meydana gelen hasar teminat kapsamında olmadığından; davacı ...' nın sigortalısına yaptığı ödemenin kendisine aktif husumet ehliyeti vermeyeceği, buna bağlı olarak davacı ...'nın TTK 1472 maddesinden kaynaklanan kanuni halef sıfatının olmayacağı, dosyaya, sigortalı ...' nin imza ve kaşesini içerir Temliknamede sunulmadığından davacı ...' nın TBK 186 ve devamı maddelerine göre temlik alacaklısı (akdi halef) sıfatının da olmadığı değerlendirilerek..." gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sigortalı ... ... ... T.A.Ş tarafından ...'da yerleşik firmadan 10.04.2018 tarihli fatura muhteviyatı üzerinden bir palet 975 kg refrakter emtiası satın aldığını ,emtianın ...'dan Türkiye'ye kadar olan kara yolu nakliyesi için ...AŞ ile anlaşmaya varıldığını, adı geçen firmanın nakliye işini alt nakliyeci davalı şirkete taşere ettiğini, emtianın alt nakliyeci adına kayıtlı olan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve dorseye parsiyel yük olarak yüklendiğini, emtianın 30.04.2018 tarihinde ... Gümrük Müdürlüğünden transit refakat belgesi ile... Müdürlüğüne getirildiğini, güvenlik mührü açılarak yapılan kontrollerde bir palet emtianın tamamında hasar olduğunun tespit edildiğini, emtianın antrepoya indirilerek antrepo sorumluları ve araç şoförü tarafından tutanak tutulduğunu, müvekkili sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu, rücu dosyası açılarak ekspertiz çalışması neticesinde 06.09.2018 tarihinde sigortalı şirkete 3.007,67 USD ödeyerek sigortalının zararının karşılandığını, sigortalı haklarına halef olunduğunu, rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine iptal davası açıldığını, mahkeme tarafından aktif husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verildiğini, ret kararına ilişkin gerekçenin haricen öğrenildiğini, kararın eksik incelemeye dayalı rapor alınmak suretiyle oluşturulduğunu, davaya konu hasarın poliçe teminatları kapsamında olduğunu, hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, istifleme işleminin istisnai olarak sigortalı veya adamları tarafından yapılması halinde ambalajlamaya dahil olarak sayıldığını ve teminat harici bırakıldığını, uyuşmazlıkta ise istifleme işleminin sigortalı veya adamları tarafından yapılmadığı ve taşıyıcı tarafından yapıldığı için somut olaya uygulanma imkanı bulunmayacağı ve ambalajlamaya dahil edilmeyeceğinin aşikar olduğunu, somut olayda şayet hasar dava dışı sigortalı tarafından hazırlanan sandık içi istifleme yüklemesinden yahut sandığın yetersizliğinden kaynaklanmış olsa idi bu halde zararın poliçe kapsamında olmadığının söylenebileceğini, sigorta poliçesinin sigortalının kendi kusurundan kaynaklı zararları istisna tuttuğunu, taşıyıcı kusurundan kaynaklı zararın poliçe kapsamında olduğunun açık bulunduğunu, araç içi yükleme ve istiflemenin taşıyıcı tarafından yapıldığını ve taşıyıcının sorumlu olduğunun dosya kapsamından tartışmasız olduğunu, meydana gelen hasarın taşıyıcı tarafından yapılan kaba elleçlemeden araç içi emniyetin alınmamasından kaynaklandığını, gerekçeli kararda hasarın dorse/konteyner içine taşıyıcının yaptığı yükleme, istifleme, sabitlemeden kaynaklandığının belirtildiğini, sandıkların araç içine yüklenmesi, istiflenmesi, sabitlenmesinin ise ilgili madde kapsamına girmediğini, müvekkili şirketin halefiyet ilkesi gereği rücu hakkının mevcut olduğunu, ortaya çıkan zararı tazmin eden sigorta şirketlerinin sigortalısının yerine geçerek onun sahip olduğu tüm haklara halefi olarak aynı şekilde sahip olma durumunun mevcut olduğunu, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, emtia blok abonman sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyandan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uuyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Taraflar arasında, davacı sigorta şirketi ile dava dışı .... T.A.Ş arasında sigorta poliçesinin mevcudiyeti, sigortalı ile ...'da mukim şirket arasında ticari ilişkinin varlığı, davalı şirketin kara yolu taşımasını gerçekleştirmiş olduğu, dava dışı ...AŞ şirketinin akdi taşıyıcı olduğu hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.
Uyuşmazlık, davacının aktif dava ehliyetinin olup olmadığı, mahkeme kararının ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı şirket ile davacı şirket arasında başlangıç tarihi 01.09.2017, bitiş tarihi 01.10.2018 olan emtia blok abonman sigorta poliçesinin düzenlenmiş olduğu, dava dışı sigortalı şirket tarafından ...'daki mukim şirketten emtia satın alındığı buna dair 10.04.2018 tarihli fatura düzenlendiği, dava dışı sigortalı şirket tarafından emtianın yurt dışından kara yolu ile taşınması amacıyla ...AŞ şirketi adına 30.04.2018 tarihinde navlun ücretine dair e-fatura düzenlendiği, 09.04.2018 tarihinde malın teslim alındığı, buna ilişkin olarak davalı şirket tarafından CMR belgesinin düzenlendiği, CMR belgesinde gönderenin yabancı menşeyli firma, alıcının ise dava dışı sigortalı şirket olduğu, malın teslim yerinin Türkiye ... olarak belirtildiği, bir palet ambalaj cinsi malın CMR belgesi üzerine 30.04.2018 tarihinde bir kap hasarlı olarak alındı şeklinde el yazısı ile not düşüldüğü, ayrıca aynı tarihli adi yazılı şekilde düzenlenen tutanakta, ... Gümrük Müdürlüğünden transit refakat belgesi ile... Müdürlüğüne ... ... Şirketi firmasına kayıtlı plakalı araç ile gelen gümrük güvenlik mührünün sağlam olduğu görülerek aracın açıldığı, ... ... ... Firmasının göndermiş olduğu bir kap eşyanın hasarlı olduğunu, fotoğraflanarak tespit edildiği, antrepoya indirildiği belirtilerek tutanağın antrepo sorumluları ile şoför tarafından imzalanmış olduğu, 04.09.2018 tarihli ekspertiz raporunda; sigorta mevzu ürünün refrakter olduğu, sigortalı şirket tarafından ...'da yerleşik firmadan refrakter emtiasının satın alındığı, emtianın naylon ile sandık içerisine konulduğu, etrafının plastik şerit ile ambalajlanmış olduğu, emtianın ...'dan Türkiye'ye kadar kara yolu nakliyesi için ... AŞ ile anlaşıldığı, ... şirketininde nakliye işini alt nakliyeci ... Şirketine taşere ettiği, şirket adına kayıtlı araca emtianın parsiyel yük olarak yüklendiği, kontrollerde hasar olduğunun tespit edildiğine dair tutanak tutulduğu, bir palet refrakter emtiasının seramik yapıda olduğu, üretim esnasında yüksek ısıda erik metal geçişi için kullanıldığının öğrenildiği, emtianın naylon ile sarılarak sandık içine konulduğu, sandık kasaların birbirine ve araç içerisinde kaymış olması nedeniyle kasaların tahtaları kırarak emtiaya hasar vermiş olduğu, bir palet emtiada kılcal çatlarlar olduğu, üzerine baskı uygulanmış olması nedeniyle emtianın yüzeyinde kalıntılar olduğu, her bir seperatör katmanında beher emtia için ayrılan yuvaların yerleştirilmek suretiyle reflektörün istif edildiği, sarsıntıları minimize etmek amacıyla süngerlerle desteklendiği, naylon poşetlere sarılarak ambalajlandığı, hasarlı sandık kasa içindeki emtia üzerinde kazıntılar meydana geldiği, sonuç olarak söz konusu hasarın muhtemelen araç içi emniyete almanın yetersizliği ve gaz/fren ivmelenmesi ve/veya aktarım/tahliye operasyonları sırasında sert ve kaba elleçleme neticesinde hasarlanmış olabileceği, emtianın naliyeci tarafından tam ve sağlam teslim alınmış ve hasarlı teslim edilmiş olduğundan hasarın nakliyeci firma sorumluluğunda meydana geldiği, nakliyeci ... ve alt nakliyeci ... Firmalarının sorumlu olduğu, toplam hasar bedelinin 3.007,67 USD olduğunun belirtildiği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya 06.09.2018 tarihinde 3.007,67 USD tutarında hasar bedelinin ödendiği, davacı sigorta şirketi ödemiş olduğu hasar tazminat bedeli ile 116,19 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.123,86 USD tutarındaki alacağın tahsili amacı ile davalı şirkete İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında 03.05.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, takibe itiraz üzerine iş bu itirazım iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların delillerini ibraz etmesi ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 14.07.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; uyuşmazlığa konu davada CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulama alanı bulacağı, somut olay bakımından meydana gelen hasarda, davâlı alt fili taşıyıcının, geçici zilyetliğinde bulunan emtia-eşyaya özen borcunu göstermeyerek edimini ifa etmediği değerlendirildiğinde, davalı taşıyıcının CMR m.25 atfı CMR m.17/1, m.8/1 a, 2 ve CMR m.9 hükümleri ile bağlantılı hata ve kusurlu olduğu, davacı talebi tazminatın CMR m.23/3 hükmü uyarınca yapılan hesaplama neticesinde üst sınırın altında kaldığı ve davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olduğu, bu bağlamda davacı yanın davalı alt/fiili taşıyıcıdan gerçek zarar miktarını talep edebileceği değerlendirilmekle birlikte; ancak, aşağıda 7.D ve 7.E maddelerinde belirtilen ayrıntılı hususların yerine getirilmesi halinde 3.007,67 USD bedelli ödemenin değerlendirilmesinin yapılması gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı, davacı ...' nın TTK 1472.maddesine göre kanuni: halef sıfatı ile aktif husumet ehliyetinin olup olmadığının belirlenebilmesi için uyuşmazlık konusu taşıma için tanzim ettiği, nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesinin, var ise bu poliçesinin bağlı olduğu abonman poliçesinin dosyaya sunulması gerektiği, davacı ..., dosyaya abonman poliçesini sunmadığından poliçenin hangi klozlara bağlı olarak tanzim ettiğinin belirlenemediği, buna bağlı olarak poliçenin hangi klozlara bağlı olduğu tespit edilerek, davacının sigortalısına yaptığı 06/09/2018 gün 3.007,67 USD bedelli ödemenin poliçe kapsamında olup olmadığının değerlendirilebileceği, davacının icra inkar tazminatı talebinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Tarafların rapora beyan ve itirazları ile dosya içerisine eksik bilgi ve belgeler ibraz edildikten sonra ek bilirkişi raporu alınmıştır. 25.12.2020 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; kök raporun 9.sayfasında teknik yönden yapılan değerlendirmede; dava konusu taşınan refrakter malzemedeki hasarın taşıma sırasında ancak dorse/konteyner içine taşıyıcının yaptığı yükleme-istifleme-sabitlemeden kaynaklandığı, buna göre Emtea Nakliyat Sigortası Genel Şartları” nın 5.maddesinde malların gereği veçhile hazırlanmamış veya tertiplenmemiş olmasından veya ambalaj kifayetsizliğinden ileri gelen ziya ve hasarların teminat dışı kaldığı düzenlendiğinden dava konusu hasarın poliçe teminatı dışında kaldığı, bu halde; davacı ...' nın sigortalısına yaptığı ödemenin kendisine aktif husumet ehliyeti vermeyeceği, buna bağlı olarak davacı ...'nın TTK 1472 maddesinden kaynaklanan kanuni halef sıfatının olmayacağı, dosyaya, sigortalı ...' nin imza ve kaşesini içerir temliknamede sunulmadığından davacı ...' nın TBK 186 ve devamı maddelerine göre temlik alacaklısı (akdi halef) sıfatının da olmadığı belirtilmiştir.
15.03.2022 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda; Kök raporun 9.sayfasında teknik yönden yapılan değerlendirmede; dava konusu taşınan refrakter malzemedeki hasarın taşıma sırasında ancak dorse/konteyner içine taşıyıcının yaptığı yükleme-istifleme-sabitlemeden kaynaklandığı görüşün değişmediği, buna göre Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartlar'nın 5.maddesinde malların gereği veçhile hazırlanmamış veya tertiplenmemiş olmasından veya ambalaj kifayetsizliğinden ileri gelen ziya ve hasarların teminat dışı kaldığı düzenlendiğinden dava konusu hasarın poliçe teminatı dışında kaldığı, işbu nedenle hasarın nakliyecinin parsiyel yükte istif ödevini ayıplı ifa etmesinden kaynaklandığı sonucuna varılmakla, istifleme sigortalı tarafından yapıldığından, ve hasar ambalaj kusuruna bağlanmadığından, hasarın, ... ... (A) 4.3 maddesinde yer alan istisna kapsamında kaldığı ve hasarın teminat kapsamında olmadığı, bu halde; davacı ...' nın sigortalısına yaptığı ödemenin kendisine aktif husumet ehliyeti vermeyeceği, buna bağlı olarak davacı ...'nın TTK 1472 maddesinden kaynaklanan kanuni halef sıfatının olmayacağı, dosyaya, sigortalı ...' nin imza ve kaşesini içerir temliknamede sunulmadığından davacı ...' nın TBK 186 ve devamı maddelerine göre temlik alacaklısı (akdi halef) sıfatının da olmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair hüküm tesis edilmiştir.
Dava konusu emtianın ...'dan Türkiye'ye taşındığı, bu nedenle somut olayda Karayoluyla Eşya Taşınmasına İlişkin Uluslararası (CMR) Sözleşmenin hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2.madde ise "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir. Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle, taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur.
Somut olayda, dosya kapsamı ve bilirkişi rapor ile ek raporlardan anlaşıldığı üzere, kök raporun 9.sayfasında teknik yönden yapılan değerlendirmede ifade edildiği gibi dava konusu taşınan refrakter malzemedeki hasarın taşıma sırasında ancak dorse/konteyner içine taşıyıcının yaptığı yükleme-istifleme-sabitleme' den kaynaklandığı belirtilmiş olup aksi ispatlanamamıştır, buna göre Emtea Nakliyat Sigortası Genel Şartlarının 5.maddesinde malların gereği gibi hazırlanmamış veya tertiplenmemiş olmasından veya ambalaj kifayetsizliğinden ileri gelen ziya ve hasarların teminat dışı kaldığı düzenlendiğinden dava konusu hasarın poliçe teminatı dışında kaldığı, bu halde; davacı ...' nın sigortalısına yaptığı ödemenin kendisine aktif husumet ehliyeti vermeyeceği, buna bağlı olarak davacı ...'nın TTK'nın 1472 maddesinden kaynaklanan kanuni halef sıfatının olmayacağı, dosyaya, sigortalı ...' nin imza ve kaşesini içerir temliknamede sunulmadığından davacı ...' nın TBK'nın 186 ve devamı maddelerine göre temlik alacaklısı (akdî halef) sıfatının da olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle mahkemece aktif husumet yokluğu nedeniyle verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usule ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 615,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.24.09.2026
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir. 24.09.2026