İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/988 E. 2026/769 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/988
- Karar No
- 2026/769
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/988 Esas KARAR NO : 2026/769
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:08/10/2025 KARAR TARİHİ:12/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... ile müvekkili olan şirket arasında "..." plakalı ... marka, ... tipi, 2016 model aracın sigortalanması adına 06.10.2022 başlangıç, 06.10.2023 bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Poliçesi imzalanmış olduğunu, 06.01.2023 tarihinde, davalı ... ... ... maliki olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... ili ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servis istikametine doğru seyri sırasında kavşaktan dönerken aracının ön kısımlarıyla, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki müvekkili olan şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araca çarpmış, çarpma sonucunda 2 araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kapsamda müvekkili olan şirket tarafından dava dışı ...'a 08.02.2023 tarihinde 135.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili olan şirketin yapmış olduğu ödeme nedeniyle, davalının bu tarihten itibaren işleyecek faiz ile birlikte söz konusu tutarı ödemesi gerektiğini, Yargıtay’in yerleşik içtihatları da bu yönde olduğunu, Bu nedenle zarar tespiti yönünden dosyanın bilirkişiye tevdiini, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle;... plaka sayılı araç müvekkili olan şirket nezdinde ... numaralı Trafik Sigorta Poliçe ile 06/01/2023 tarihinde saat 14:51'te sigortalandığını, Kaza tespit tutanağında kaza 06/01/2023 saat 15:31 olarak belirtilmiş ise de kaza şoku ile geçen zaman, polisin aranıp gelme zamanı vs dikkate alındığında kazanın poliçe vadesinden önce meydana geldiği anlaşıldığını, kazanın meydana gelip saatinin tam olarak belirlenebilmesi için kamera kayıtları ile polisin ve ambulansın arama saatlerinin celbini talep ettiklerini, ayrıca kaza tespit tutanağında kaza sonucu sürücülerin yaralandığı ve alkol raporlarının hastanede alınacağı belirtildiğini, kazanın tutanakta belirtilen saatte meydana gelip gelmediğinin tespiti için yaralanan kişilerin hastane giriş saatlerinin ve alkol raporu tanzim edilme saatlerinin ilgili hastanelerden celbini talep ettiklerini, kazanın poliçe tanzim saatinden önce meydana geldiğinin tespiti halinde müvekkili olan şirketin herhangi bir sorumluluğu olmayacağından davanın reddi gerektiğini, ancak davacı bu belgeleri tam ve eksiksiz olarak müvekkili olan şirkete ibraz etmeksizin huzurdaki davayı ikame ettiklerini, hal böyle iken, somut olayda başvuru şartı gerçekleşmediğinden, usulden red kararı verilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için başvuru sahibinin iddia ettiği şekilde belirtilen evrakları sunduğu düşünülse dahi özellikle hasarın hangi parçalarda olduğu, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin (kilometre vs.) temin edilebilmesi için, hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulması zorunlu olduğunu, önemle belirtmek gerekir ki kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporlar hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, Ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmak, Yargıtay tarafından eksik inceleme olarak değerlendirilmekte olduğunu, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının iddialarının ispatlanması gerektiğini, davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılması gerektiğini beyan ettiği görülmüştür. DELİLLER: ... Sigorta A.Şne müzekkere yazılarak, Mahkememiz dava konusu olaya ilişkin olarak 06/01/2023 tarihli ... plakalı araçların karışmış olduğu kazaya ilişkin hasar dosyası ve poliçe evraklarının bir örneğinin çıkartılması istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz dava konusu olaya ilişkin olarak ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 06.01.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin olarak bütün bilgi ve belgelerin çıkartılması istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... İl Sağlık Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... (TC: ...), davalı ... (TC: ...) ve davalı ... (TC: ...)'ın ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne hangi saat ve dakika itibariyle hastaneye giriş yaptıklarına ve alkol testlerine ilişkin kayıtlarının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz ara kararı gereğince ekte sunulu kaza tespit tutanağı da dikkate alınmak suretiyle müzekkere ekindeki 06.01.2023 tarihinde 15.31 saatinde gerçekleşen trafik kazasında olay yerinden, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Alkol Analiz Raporu düzenlenmesi için kan verme yeri arasının kaç metre olduğu, gidilmesi halinde ne kadar süreceği hususlarında araştırma yapılarak ve kroki de çizilmek suretiyle düzenlenecek araştırma tutanağının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Makine Mühendisi vasıtasıyla 11.08.2026 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, trafik kazası sebebiyle ödenen sigorta tazminatının rücu talebine dair başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip ve dava konusu alacak sigorta tazminatı rücu istemine ilişkindir. Kaza 06/01/2023 tarihinde ... plakalı araçlar arasında meydana gelmiştir. Davacı sigorta şirketi kasko poliçesi kapsamında dava dışı zarar görene kaza sebebiyle 08/02/2023 tarihinde 135.000 TL ödeme yapmıştır. Davalılardan ... aracın maliki, ... aracın şoförü ve ... Sigorta zmms sigortacısı olarak zarardan sorumludur. Davacının aktif husumeti halefiyet ilkesine dayanmaktadır. TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur. Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Somut olayda davacı yaptığı ödemeye ilişkin belgeleri dosyaya ibraz etmiş ve aktif husumetini ispatlamıştır. Alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede, davalı araç sürücüsünün kazada asli ve tam kusurlu olduğu, zarar görene poliçe kapsamında ödenen 135.000 TL’nin kadri maruf olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin ve hazırlanan raporun denetime elverişli olduğu, mevzuata uygun olduğu anlaşılmıştır. Ödenen sigorta tazminatının kasko poliçesi kapsamında olduğu poliçe ve kaza bilgilerinden anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinin rizikonun poliçe kapsamında bulunmadığına dair savunması bulunmaktadır. Kolluk birimi tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında kaza saati 15:31 olarak belirtilmiştir. Sürücünün kan alma saati 15:35 olarak hastane raporuna yazılmıştır. Davalı aracın sigorta poliçesini tanzim saati ise 14:51’dir. Davalı, kazanın poliçenin tanzim edilmesinden daha önce meydana geldiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan kolluk araştırmasına göre kazanın meydana geldiği yer ile hastanenin kan alma biriminin arasında 170 metre, 3 dakikalık bir yürüme mesafesinin bulunduğu tespit edilmiştir. Kolluk tutanakları resmî belge olduğundan aksi sabit oluncaya kadar geçerli bir belgedir. Bu belgenin sahteliğinin veya belgedeki bilgilerin aksi davalı tarafça ispat edilmelidir. Ancak davalının sunduğu bilgi ve belgeler ile yapılan araştırmalar neticesinde kazanın daha önceki bir saatte gerçekleştiği ispat edilememiştir. Bu sebeple kazanın sigorta poliçesi kapsamında bulunduğu ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunduğu kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davanın kabulüne karar verilmiş ve alacak haksız fiile dayalı olup likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebi reddedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçluların yaptığı itirazın iptaline, takibin 120.000,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, 2-İcra inkâr tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 8.197,20 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.449,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.747,90 TL harcın Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.449,30 TL peşin/nisbi harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.652,90 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.717,60 TL yargılama giderinin Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak Davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12.10.2026
Katip ...
Hakim ...