İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/865 E. 2026/682 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/865
- Karar No
- 2026/682
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/865 Esas KARAR NO:2026/682
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ 21/11/2025 KARAR TARİHİ:16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... A.Ş.' ye ait ... plakalı otomobil sigortalandığını, 02.04.2024 tarihinde ... plakalı aracın karıştığı kaza nedeniyle müvekkil şirketçe sigortalı ... plakalı araç hasarlandığını, davalı şirkete ait aracın dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağında yer verildiğini, sigortalı araca pert total işlemi yapıldığını, Sigortalı araçta meydana gelen zarara istinaden sigortalıya 30.05.2024 tarihinde 1.326.000,00 TL ödendiğini, Kaza sonucu ... nolu hasar dosyasından yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda, sigortalı araca pert total işlemi yapıldığını, Sigortalı araçta meydana gelen zarara istinaden sigortalıya 30.05.2024 tarihinde 1.326.000,00 TL ödendiğini, davalı şirkete ait aracın %100 kusurlu olması sebebiyle aracın davalı şirketin ZMM şirketi ... Sigorta'dan 30.07.2024 tarihinde 200.000,00 TL rücu ödemesi alındığını, davalı araç maliki ...tarafından aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile ... Elektronik Sanayi Ve Tic. A. Ş. Ne kiralandığı bilgisine ulaşıldığını, bu yüzden her iki şirkete de rücu ihtar mektubu gönderildiğini, ancak olumlu bir dönüş alınmadığını, bu yüzden davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2024/... esas Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ürünleri Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde ispat etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkili şirketin dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın işleteni olmadığını, meydana gelen hasar tutarının davacının iddia ettiğinden çok daha düşük olduğunu, rücu şartlarının oluşmadığını, müvekkili şirketin huzurdaki davada herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davanın ... Sigorta A.Ş. ye ihbarını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taleplerinde müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının davasını ispat etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili şirketin dava konusu aracın maliki olmadığını, bu yüzden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin kiralamış olduğu ... plakalı aracın sürücüsünün davaya konu kazada kusurunun bulunmadığını, meydana gelen hasar tutarının davacının iddia ettiği bedelden daha düşük olduğunu, rücu şartlarının oluşmadığını, talep edilen bedelin kasko teminatı bedeli kapsamında olduğunu belirterek davanın reddini, davanın ... Sigorta Aş'ye ihbarını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 04/03/2026 tarihli celsesinin 5 numaralı ara kararı uyarınca ihbarın kabulüne karar verilmiş olduğu ve ... Sigorta Anonim Şirketine davanın ihbar edildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 04/03/2026 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın 1 trafik kazaları konusunda uzman makine mühendisine tevdine karar verilmiş olup, 05/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Yukarıda açıklanan hususlardan dolayı, 1-... plakalı araç sürücüsü ...'un meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır. 2-... plakalı araç sürücüsü ...'nun meydana gelen kazada kusursuz olduğu görüşüne varılmıştır. 3-Davacı tarafa ait ... plakalı 2023 model ... marka ve tip araçtaki gerçek zarar 958.500 TL.sı olup Davacı şirket diğer aracın sigortasından 200.000 TL tahsil ettiğinden talep edebileceği bedel 758.500 TL.sıdır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı davacının sigortalısına ödemiş olduğu bedelin halefiyet kapsamında davalılardan tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Mahkememizce icra dosyası celp edilip incelendiğinde davalı borçluların borca itiraz ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş olduğu görülmekle esas girilmeden önce icra dairesinin yetkisine yönelik yapılmış olan itiraz öncelikli olarak değerlendirilmiş olup bu doğrultuda yerleşik içtihatlar uyarınca itirazın iptâli davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli takip yoksa itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemez. O halde mahkemece, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği gözetilerek eldeki dava da öncelikle bu itiraz incelenerek doğru bir şekilde karar verilmelidir. Hukuk Genel Kurulunun 06/04/2004 tarih, 2004/19-410 esas, 2004/471 karar sayılı ilamı da bu yöndedir. İcra takiplerinde yetki hususu, 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollaması ile usul Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır. İİK’nın 50. maddesi; "(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur." düzenlemesini içermektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesi; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz" hükmünü içermektedir. Öte yandan 6102 Sayılı TTK'nın Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu davada davacının halefiyet ilkesi uyarınca dava açmış olduğu, dava dışı sigortalının hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek idi ise davacının da bu mahkemede dava açabileceği bu kapsamda yapılan değerlendirmede; davacının dava dışı sigortalısı ... A.Ş. Nin adresinin "Kağıthane/İstanbul" olduğu ve yargı çevremiz içerisinde kaldığı, haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin kendi yerleşim yeri içerisindeki mahkeme ve icra dosyasından talepte bulunabileceği, açılan icra dosyası ve huzurdaki davanın da halefiyete dayalı olarak açıldığı, bu nedenle davalıların icra müdürlüğünün yetkisine ve mahkememizin yetkisine itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve davanın esastan incelenmesine geçilmiştir. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı KTK 3 maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek öğretide, gerekse Yargıtay uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda, getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır (Bknz: Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 2020/8228 Esas, 2021/190 Karar sayılı ilamı). Somut olay bakımından yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca inceleme yapıldığında davalı ... Turizm'e ait aracın kaza tarihini de kapsar şekilde uzun süreli olarak kiraya verilmiş olduğu, işbu hali ile davalı ...Ürün. Paz. Ve Tic. Ltd. Şti'nin işleten sıfatının bulunmadığı, bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği kanaatine varılmış açıklanan nedenlerle bu davalı yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Davacının diğer davalıya yönelik istemleri bakımından yapılan değerlendirmede; mahkememizce ilgili bilgi belgeler toplanmış, dava dışı davalı aracın ZMMS sine müzekkere (... Sigorta A.Ş.'ye) yazılarak meydana gelen kaza nedeniyle davacıya ne miktarda ödeme yapıldığı sorulmuş, akabinde dosyanın 1 trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi-kusur bilirkişine tevdi ile meydana gelene trafik kazasında tarafların kusur durumu belirlenerek , meydana gelen kazada davacının dava dışı kişiye yaptığı ödemenin makul olup olmadığı, pert total işleminin yerinde olup olmadığı, davacıya dava dışı sigorta tarafından yapılan ödeme dikkate alınıp mahsup edildiğinde davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, davacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin poliçe kapsamı içerisinde yer alıp almadığı ve davaların rücu istemine konu alacaktan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının ne olduğu hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve 05/05/2026 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. İlgili raporda " ... plakalı araç sürücüsü ...'un meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır. ... plakalı araç sürücüsü ...'nun meydana gelen kazada kusursuz olduğu görüşüne varılmıştır. Davacı tarafa ait ... plakalı 2023 model ... marka ve tip araçtaki gerçek zarar 958.500 TL.sı olup Davacı şirket diğer aracın sigortasından 200.000 TL tahsil ettiğinden talep edebileceği bedel 758.500 TL.sıdır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Rücuen tazminat davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. Zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Bu nedenle, zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir (Yargıtay 17 HD, 2020/2303 E-2021/3171 K sayılı ilam). Başka bir ifade ile rücuen tazminat davaları, ödenmesi gerekenin tespiti amacı güder. Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı hak sahibine yapılan ödeme tarihi, rücu borçlusu davalının temerrüt tarihidir. Başka bir ifade ile rücuen tazminat davalarında, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekecektir (Yargıtay 17 HD,2016/11439 E- 2019/9363 K sayılı ilamı). Somut olay bakımından davacının ödemiş olduğu zarar bedelinden bakiye kalan kısmın davalıdan tahsili talebi bakımından aktif husumetinin bulunduğu, ödediği bedellerin piyasa rayiçlerine uygun olduğu ve davacının dava dışı sigortalısına 30/05/2024 tarihinde ödemede bulunduğu, 27/09/2024 tarihinde ise davaya konu icra takibinin açıldığı, bu iki tarih için yapılan faiz hesaplamasının mahkememizce yapıldığı ve davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin de yerinde olduğu dikkate alındığında davacının bu davalıya ilişkin davasının kabulüne karar verilmiş, davacı her ne kadar icra inkar tazminatı isteminde bulunmuş ise de; alacak likit ve belirlenebilir olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddi gerekmiş, yine diğer davalıya karşı kötüniyetle takip başlatıldığı yönünde delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı isteminin de reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, A-) Davacının davalı ...Ürün. Paz. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne karşı açmış olduğu davanın pasif husumet yokluğundan bu davalı yönünden USULDEN REDDİNE, B-) Davalı ...Ürün. Paz. Ve Tic. Ltd. Şti'nin kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE, C-) Davacının davalı ... Elektronik San. Ve Tic. A.Ş..'ne karşı açmış olduğu davanın KABULÜ İLE; bu davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebindeki koşullarla bu davalı yönünden kaldığı yerden devamına, D-) Davacının davalılara yönelik icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 60.287,78 TL harçtan peşin alınan 10.659,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 49.628,64 TL harcın davalı ... Elektronik San. Ve Tic. A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına. 3-Davacı tarafından yatırılan 10.659,14 TL harcın davalı ... Elektronik San. Ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 138.384,23 TL vekalet ücretinin davalı ... Elektronik San. Ve Tic. A.Ş'den alınıp davacıya verilmesine, 5-Davalı ...Pertorl Ürün. Paz. Ve Tic. Ltd Şti. Kendisini vekil ile temsil 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmeine, 6-Davacı tarafça yapılan 247,90 TL müzekkere ve tebligat gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 9.450,80 TL yargılama giderinin davalı ... Elektronik San. Ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 8-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Elektronik San. Ve Tic. A.Ş.'den alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2026
Katip ... (e-imzalıdır)
Hakim ... (e-imzalıdır)