İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/620 E. 2026/753 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/620
- Karar No
- 2026/753
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/620 KARAR NO : 2026/753
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 26/08/2025 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili banka ile alacağını temlik eden bankanın (...) ... Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu/lehtarı ... A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmeyi davalı kefilinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, müvekkil bankanın 10.463.750,00 TL nakdi alacaktan dolayı ilgili kredilerin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle ... 11. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiği ve borcun ödenmemesi sonucunda, davalı kefil aleyhine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, dava dışı asıl borçlu şirket (... A.Ş) hakkında ... 3.ATM ... E. sayılı dosyası ile 14.07.2025 tarihinden itibaren geçici mühlet kararı verildiği, davalı borçluların asıl borca, işlemiş faize, faiz oranına itirazları üzerine sonuç olarak takibin durduğu müvekkili şirketin 10.463.750,00 nakit alacağı üzerinden davalıların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptaline, takibin devamına %20 ‘den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının keşide ettiği hesap kat ihtarı usul ve yasaya aykırı olduğu, TBK’nun 586 m. riayet edilmeden takip başlatıldığı, davacı müvekkilin İİK’nun 68/b m. 1 aylık itiraz süresini kısıtladığı, davacının 1 aylık itiraz süresini beklemeden alelacele icra takibi başlattığı, müvekkil şirketin esasen asıl borçlu değil, müteselsil kefil olduğu, müvekkil hakkında takip yapılabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesi gerektiği, kat ihtarının tebliğ edildiği gün takip başlatıldığı için TBK’nun 586 m. aykırılık teşkil ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Uyuşmazlığın konusu: Davacı Banka ile dava dışı borçlu dava dışı ...A.Ş.'nin borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerini Davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları , imzalanan Sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerin gereklerinin vadesinde yerine getirilmemesi üzerine kredi kat edilerek ... 11. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ihtarname keşide edilmesine rağmen sözleşme gereği kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemi olup uyuşmazlık konusu; Dava dış borçlu...Tic. A.Ş. hakkında... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında konkordato süreci sebebiyle işbu borcun takibe konu edilip edilemeyeceği, temerrüt koşullarının oluşup oluşmadığı, takibin atıfet süresinde başlatılıp başlatılmadığı kefilin kefalet koşullarının yerinde olup olmadığı itirazın haksız olup olmadığı bu kapsamda davalının borçlu olup olmadığı borçlu ise miktarı noktasında toplandığı görüldü. Taraf iddia ve savunmaları, ibraz edilen deliller, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, Takip alacaklısı ...Anonim Şirketi tarafından, davalı ....Şirketi aleyhine, asıl alacak tutarı olan 10.000.000,00 TL üzerinden 18.07.2025 tarihinde, ( işlemiş faiz ile birlikte toplam alacak talebi 10.463,750 TL ) İlamsız Takipte Ödeme Emri ile icra takibi başlatıldığı, Davalı vekili tarafından icra müdürlüğüne sunulan 18.07.2024 tarihli dilekçe ile borcun tamamına, asıl alacağa ve takibin tüm ferilerine itiraz edildiği, bunun üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça bu defa İİK 67 maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır. Bankacı Bilirkişi ..tarafından düzenlenen 01/07/2026 tarihli raporda; uyuşmazlığın davacı ... T.A.Ş. ile dava dışı ...TİC. AŞ. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden, davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitleri toplamının 12.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarının 10.556.179,79 TL'nin kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin kendilerinin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceğini, fazlaya ilişkin 7.361,11 TL 'nin (10.463.750,00 -10.456.388,89 ) reddi durumunda takip tarihinden itibaren 10.000.000,00 TL asıl alacak tutarına yıllık %79,50 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi ile birlikte istenebileceğini,... 3. ATM...Esas sayılı dosyasına ilişkin davacının yaptığı açıklamaya göre, dava dışı asıl borçlu .... AŞ. Hakkında 14.07.2025 tarihinden itibaren geçici mühlet kararı verilmiş olduğunun anlaşıldığını, kredi hesaplarının da 3 gün sonra 17.07.2025 tarihi itibariyle kesilip kat edildiğini, geçici mühlet karar tarihi 14.07.2025 iken hesabın kat edildiği tarihin 17.07.2025 tarihi olduğunu, hesabın kesilip kat edilme tarihinin geçici mühlet tarihinden sonra esasen takibe konu taksitli kredi hesabı kesilip kat edilirken henüz geciken bir taksit yokken erken bir tarihte kat ihtarı keşide edildiğini, ihtarname ile temerrüt koşulları teşekkür ettirilmiş gibi gözükse de özellikle konkordato mevzuatı bakımından muacelliyetin doğmamış olduğu, geçici mühlet öncesi muaccel bir alacağın bulunmadığını, davacının konkordato projesine red oyu verip vermediğinin de açık olmadığını, davalı kefilin kefaleten üstlendikleri sorumluluk bakımından bir sınırlama yapılıp yapılamayacağının mevcut delil durumuna göre irdelenmeyeceğini görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Taraf iddia ve savunmaları, ibraz edilen deliller, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davacı banka ile dava dışı ...A.Ş.'nin 01.11.2026 tarihinde imzalanan 10.000,00 TL bedelli ve 09/06/2016 tarihli 2.000,00 TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı ... A.Ş'nin de söz konusu Genel Kredi Sözleşmesinde 10.000,00 TL bedelli ve 2.000,00 TL tutarında kefalet imzasının bulunduğu, davacı bankanın 10.463.750,00 TL nakdi alacaktan dolayı ilgili kredilerin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması gerekçesi ile ... 11. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edildiği ve borcun ödenmemesi sonucunda, davalı kefil aleyhine ...Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün...E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı vekili tarafından icra müdürlüğüne sunulan 18.07.2024 tarihli dilekçe ile borcun tamamına, asıl alacağa ve takibin tüm ferilerine itiraz edildiği, bunun üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça bu defa İİK 67 maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır. Dava dışı asıl borçlu şirket ...TİC. A.Ş. tarafından, ... 3. ATM ...Esas sayılı dosyasında 14/07/2025 tarihinde konkordato başvurusunda bulunulduğu, mahkemece anılan tarihte dava dışı asıl borçlu şirket hakkında geçici mühlet kararı verildiği, davacı banka tarafından ise geçici mühlet kararı sonrasında 17/07/2025 tarihinde henüz ödenmemiş bir borç mevcut değil iken hesabın kat edildiği anlaşılmıştır. İİK.296. maddesinde " Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hale getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez..." düzenlemesi bulunmaktadır. Bilindiği üzere, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir (Uygur, Turgut; 6098 Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II. s. 2541). Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile artık bu mümkün olamamaktadır. Bu itibarla, müteselsil kefiller yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya başvuru şartlarının oluşması gereklidir. Borç muaccel olmadıkça kefil hakkında takip yapılamaz. Somut olayda, dava dışı asıl borçlunun konkordato talep tarihi itibariyle ve geçici mühlet karar tarihi itibariyle, davacı bankaya taksidi ödenmemiş borcunun bulunmadığı, hesabın geçici mühlet kararı (14/07/2025) verildikten sonra 17/07/2025 tarihinde kat edildiği, bu durumda asıl borçlu dava dışı şirket yönünden, hakkında verilen 14/07/2025 tarihli geçici mühlet kararının uygulanması gerektiği gözetildiğinde, İİK'nın 296.maddesi kapsamındaki yasaklayıcı hükme göre sözleşmenin feshi geçersiz olup borç muaccel olmadığından kefil hakkında icra takibi yapma şartlarının da mevcut olmaması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Dava dışı asıl borçlu şirketin konkordato talebinde bulunması üzerine, davacı banka tarafından, taraflar arasındaki kredi sözleşmesi feshedilerek hesap kat edilerek sonrasında başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemiyle iş bu dava açıldığına ve davanın esası yönünden reddine karar verildiğine göre, davacı aleyhine, nispi vekalet ücreti takdiri yapılarak (Bkz aynı yönde Ankara B.A.M. 21. H.D.'nin ... Karar sayılı ilamı) HÜ K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Reddine, 2- Alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 126.375,95 TL'nin mahsubu ile fazlaca alınan 125.643,95 TL karar kesinleşme işleminden sonra talep halinde davacıya iadesine, 3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5- Davalı, reddedilen davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.033.187,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi uyarınca 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydının yapılmasına, 7-HMK'nın 333 maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/10/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır