Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2753 E. 2026/11709 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2753
- Karar No
- 2026/11709
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2504 Esas, 2025/4021 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/597 Esas, 2024/306 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hissedar olduğu dava konusu Ankara ili, Keçiören ilçesi, ... Mahallesi 917 58... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "spor alanı" olarak ayrıldığını ve davalı idare tarafından hukuken el atıldığını ileri sürerek belirlenecek kamulaştırmasız el atma tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parselde, "özel spor merkezleri, basketbol, tenis, futbol, voleybol, açık-kapalı kortlar, yüzme havuzu, atış poligonları vb." tesislerinin, maliklerince yapılıp işletilebileceğinden, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; parselin imar planlarında spor alanı olarak planlandığını, yüz ölçümü 237.282,78 m² olan, spor alanı olarak planlanan parselin 30.000 m²den büyük olmasından dolayı İlçe Belediye Başkanlığının yetki ve sorumluluğunda olmadığını, 30.000 m²den büyük park, spor alanı, yeşil alan gibi alanların yapımının Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına ait olduğunu ileri sürerek davanın öncelikle görev, zaman aşımı nedeniyle usulden reddine, aksi hâlde, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda davacının mülkiyet hakkını kısıtlayan bir durumun bulunmadığını, herhangi bir fiili el atma söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın kamulaştırılmasında müvekkili idare sorumlu olmadığından müvekkili idare yönünden husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, idari yargının görevli olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen değerin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından oto pazarı işletme belgesinin iptal edildiği ve kullanıcı tarafından taşınmazın boşaltıldığı, yapılan keşif sonucunda taşınmaza fiilen el atmaya son verildiği anlaşılmış olduğundan, dava konusu 917 58... parsel sayılı taşınmazın en son yapılan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının kesinleşen yargı kararı ile iptal edildiği, ancak 2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli en son onaylanan Uygulama İmar Planının yürürlükte olduğu ve özel spor alanı kullanımında bulunduğu, ancak plan gereğince minimum ifraz koşulu 5.000 m² olduğundan davacının müstakil imar hakkı bulunmadığı ve dava konusu alanın 30.000 m²den büyük oluşu nedeniyle taşınmazın tamamından davalı ... Başkanlığının sorumlu olduğunun kabulü ile davalı ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesinde ve arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle bedelinin tespit edilip davalı ... Başkanlığından tahsiline, taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile davalı ... adına tesciline ve yerleşik Yargıtay içtihatları ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davanın konusunun para olması nedeniyle hükmedilen miktar üzerinden davacı lehine nispi vekalet ücreti verilmesine dair kararda, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek Madde 1'i uyarınca bedelin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından davalı ... vekilinin vekâlet ücretine ilişkin talebi konusunda inceleme yapılmamıştır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.