Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/7198 E. 2026/11708 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/7198
- Karar No
- 2026/11708
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1636 Esas, 2025/156 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/294 Esas, 2022/566 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazınHazine adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar kayyımı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, Mamak ilçesi, ... Mahallesi 521 92... parsel sayılı taşınmazıın 750,00 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespitini ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar kayyımı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar kayyımı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için fazla bedel belirlendiğini, incelemenin eksik olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalılar kayyımı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük olduğu lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, aynı bölgede denetimden geçen taşınmaz bedelleri ile de uyumlu olduğundan bir isabetsizlik görülmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde ve davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasından kanuna aykırılık bulunmadığından davacı idare vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, ancak davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, İlk Derece Mahkemesi karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerince maktu vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar kayyımı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın bedeline ilişkin kısmı ile faize ilişkin kısmı usul ve kanuna aykırı olduğunu, karar tarihine kadar faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken dosyanın kesinleşmesine kadar faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, emsal incelemesinin hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar kayyımı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, ayrıca dava tarihinden kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin tüm, davalılar kayyımı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Kayyım ile temsil edilen davalılar lehine hükmedilen bedelin ve faizin kayyıma derhal ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır
5. Tespit edilen kamulaştırma bedeline Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrasındaki düzenleme uyarınca dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalılar kayyımı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
a. (A-1) numaralı bendinde bulunan " yatırılan bedelden idarece taktir edilen kısmın derhal, kalan kısmın karar kesinleştikten sonra ödenmesine, " ibaresinin çıkartılması, yerine "tespit edilen bedelin davalılar kayyımına derhal ödenmesine " ibaresinin yazılmasına,
b.(A-1) bendinde bulunan "Tespit edilen bedelle ilgili dava 4 aylık süreçte sonuçlandırılmadığından, kamulaştırma bedelinin 10.09.2019 gecikme tarihinden dosyanın kesinleşmesine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesine, " cümlesinin çıkartılması, yerine "Tespit edilen bedele dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz işletilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılar kayyımından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.